10. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 2. Dönem 2. Yazılı Soruları

10. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 2. Dönem 2. Yazılı Soruları
10. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 2. Dönem 2. Yazılı Soruları

Bu yazı 05 Mayıs 2007,1 (17:05) tarihinde, Türk Edebiyatı kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

103 Yorum / “10. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi 2. Dönem 2. Yazılı Soruları”

  1. çok teşekkürlerrrrrr

    Yazar ayca Tarih 16 Eylül 2007 22:56

  2. dil ve anlatım dresinde işlediğimiz konu olan
    palen konusunu bulamıyorum

    Yazar muharrem Tarih 03 Ekim 2007 16:37

  3. dil ve anlatım dersi olan paneli bulamıyorum

    Yazar muharrem Tarih 03 Ekim 2007 16:38

  4. bende paneli bulamıom off off

    Yazar öslem Tarih 06 Ekim 2007 16:34

  5. ya ben anlatıma hazırlık konusunu arastırmak ıcın gırdım bısey bulamadım bana acilen yardım.lütfen.

    Yazar kubra Tarih 16 Ekim 2007 14:33

  6. bu dil ve anlatım dersi çok sıkıcı bence hep yorum soruları var

    Yazar ali Tarih 20 Ekim 2007 12:59

  7. panel:dınleyıcılerın tartısmaya katılmadıgı en az 2 katılımcı bulunan dınleyıcılere bılgı vermek amacıyla yapılan topluma acık konusmalardır. işe yaradıysa eyup hocama tesekkur edın yorumlarınızda:)

    Yazar merve Tarih 25 Ekim 2007 18:59

  8. hangı metın ve konusmalarda gozleme ıhtıyac duyulur rıca etsem cvbını sölermısınız arkadaslarr

    Yazar merve Tarih 25 Ekim 2007 19:00

  9. hatıra,anı,gezi yazılarında mervecim

    Yazar bahar Tarih 30 Ekim 2007 13:51

  10. sormak istediginiz soru varsa bana sorun

    Yazar bahar Tarih 30 Ekim 2007 13:52

  11. sempozyum

    bir dinleyici topluluğu karşısında özellikle bilim, sanat ve fikir ağırlıklı konularda değişik konuşmacıların önceden hazırlanmış bir dizi konuşma yapmalarıdır. her konuşma 5-20 dakika ile sınırlıdır. sempozyumda ele alınan ortak konu çeşitli yönlerden incelenir, değişik görüşler ve yorumlar dile getirilir.
    sempozyumda da bir başkan bulunur. konuyu bölümlere ayırır. her bölüm için değişik mesleklerden belli sayıda konuşmacı bulunur. başkan sempozyumu açarken konuyu belirler, gerekli açıklamaları yapar. konuşmacıları tanıtır. konuşmaların sonunda görüşleri kısaca özetler.
    sempozyumda yapılan değişik konuşmalar, konuyu bütünleyici niteliktedir. burada tartışmadan çok sohbet havası vardır. konuşmalardan sonra dinleyiciler soru sorabilirler.

    Yazar sedeff Tarih 03 Kasım 2007 12:21

  12. GEzi,araştırma,anket gibi yazılarda gözleme ihtiyaç olunur;)

    Yazar özGe(dil ve ant mahkumu) Tarih 06 Kasım 2007 21:10

  13. yhaa millettt deneme,makale,fıkra vb gibi edebi türlerde tema nasıl sınırlandırılırrr cvp pLssss….

    Yazar özGe(dil ve ant mahkumu) Tarih 06 Kasım 2007 21:12

  14. millet rönesans die bi ödev verdiler.bi yerde bulamıom.bana bi yardımcı olun.yardımcı olmak isteyen arkadaşlarım bana noble_girl07@hotmail.com adresinden ulaşabilirler..

    Yazar azime Tarih 08 Kasım 2007 20:53

  15. rönesans hakkında bilgisi olan en az iki sayfa lütffffffeeeennnnn

    Yazar azime Tarih 08 Kasım 2007 20:54

  16. panel dinleyiciler önünde yapılan gurup tartışmasıdır
    tartışpmalarda konu üzerindeki çeşitli görüşlerini bir sohbet içinde açıklar
    panelin amacı ele alınan konunun çeşitli yönlerden anlatılmasısdır
    panelde 1 başkan ve 3-6 arası mkonuşmacılar bulunur
    başkan tartışmalar sonunda konuyu toparlar ve özetler
    dinleyiciler konuşmacılara soru sorarsa panel forma dönüşür bu panelin özellikleri işne yararsa al yaz

    Yazar mücahit Tarih 14 Kasım 2007 19:07

  17. acık bır anlatımın ozellıklerı nelerdır lutfennnn bulamadım gıttı bu ınternette nasıl bıseyse ne yazıom neler cıkıoo off yaa bu sene sınıfta kalmazsak ıyı :)))

    Yazar merve Tarih 20 Kasım 2007 21:19

  18. arkadaslar benımle msnden odew yapıcak bırılerı varsa eklesın cilekli-recel@hotmail.de böle olmuyo soru yazıoz kım bılır ne zaman bılen bırılerı gorckte cvplıcak ekleyın lutfenn

    Yazar merve Tarih 20 Kasım 2007 21:23

  19. mervecim açık bir anlatımın özellikleri şunlarıdır:
    *ifadenin hiçbir engele uğramadan akıp gitmesi
    *gereksiz söz tekrarından kaçınılması
    *ses akışını bozan söylenmesi güç olan seslere yer verilmemesi
    *karşmaşık ve anlaşılması güç cümle kullanılmaması
    *metnin dil ve ifadesinin sade gösterişsiz ve süssüz olması
    *düşünce ve duygunun kısa ifadelerle dile getirilesi

    Yazar özGe(dil ve ant mahkumu) Tarih 26 Kasım 2007 19:15

  20. acaba buraya edebıyatla ılgılı sorularda yazsam cvplayan olurmu? ben yınede yazıım cvplarsanız sevınırım saygıdeger arkadaslar:) anadolunun 13 ve 19. yuzyıllar arasındakı sosyal ve sıyası yasantısını sölermısınız? valla cok ıhtıyacım var 1 hafta sonra hocaya teslım etmem lasım yardım edın su acız ogrencıye…:’(

    Yazar merve Tarih 26 Kasım 2007 20:43

  21. TA ARKADAŞLAR İİ KİDE siteyi GÖRDÜM.soranlara cevaplayanlara teşekkürler :::D

    Yazar rukiye Tarih 27 Kasım 2007 10:03

  22. ya arkadaşlar ben dil ve anlatım dersinden dönem ödewi aldım yazım kuralları ve noktalam a işaretleri bana bir ku yok yardım edecekhııııııııı???::::::::::::::) yardımedin baga

    Yazar pelin Tarih 28 Kasım 2007 16:27

  23. özgecim tesekkur ederım saol

    Yazar merve Tarih 03 Aralık 2007 23:49

  24. PANEL:GÜNCEL VE YORUMA AÇIK KONUŞALRIN KATILIMCILARIN KENDİ BAKIŞ AÇISIYLA ELE ALINDIĞI KATILIMCI SAYISININ EN AZ 3 EN FAZLA 6 OLDUĞU KATILIMCILARIN FİKİRLERİNİ 10,15 DK SÜREYLE İFADE ETTİKLERİ TOPLUMA AÇIK BİR TARTIŞMA TÜRÜDÜR.

    Yazar alpay Tarih 06 Aralık 2007 22:10

  25. bana 2. sınıf türkçe yazılı soruları lazım

    Yazar BETÜL Tarih 07 Aralık 2007 23:56

  26. 2.sınıf derken lıse 2 mi lıse 2de turkce nasıl oluyo bee

    Yazar merve Tarih 08 Aralık 2007 20:33

  27. bana cok cok cok acıl ilahi ile gazel arasındakı farklılıklar ve benzerlıkler lazım nolur yardım edın yaaa cok acıl hmdee

    Yazar merve Tarih 09 Aralık 2007 18:36

  28. arkadaşlar ben de ingilizceden ödev aldım. konum; izmirdeki sanatsal faaliyetler. nasıl bi araştırma yapmam gerektiği hakkında bi fikri olan var mı?

    Yazar alpador Tarih 10 Aralık 2007 20:50

  29. ya ben dönem ödevimi bulumıom

    kelime çeşitlerinin örneklerle işlenmesi

    Yazar onur Tarih 11 Aralık 2007 19:50

  30. alpador izmirdeysen sanatevlerıne gıt anket gıbı sorular sor sanatsal faalıyetlere yonelık emınımkı cvvplar alacaksın… ;)

    Yazar merve Tarih 13 Aralık 2007 21:50

  31. slm arkadaslar ödevi olan varsa cekinmeden söyleyebilirler

    Yazar ercan Tarih 16 Aralık 2007 17:07

  32. slm arkiler ya bi şey sorabilirmiyim peki bu sorular sizin dil ve anlatım sınavınızda çıktı mı ki bu sorulara bakıyonuz:-)

    Yazar cansu Tarih 16 Aralık 2007 17:33

  33. cansucum yazılıyla ne ılgısı varkı odev oluyo bulamıoz burda cvplar alıoz… ;)

    Yazar merve Tarih 19 Aralık 2007 20:12

  34. merhaba bana öyküleyici anlatım isim ödevim var da yardım cı olusanız sevinirim

    Yazar mehmet Tarih 19 Aralık 2007 21:25

  35. arkadaşlar ben roman yazmayı düşünüyorum kişisel gelişim ve dememeyi aynı kitapta kullanmayı düşünüyorum ne dersiniz nasıl olur fikri olup ilginenler ;dump_ship@hotmail.com lütfen fikri olanlar alsın bayramınız mübarek olsun bu arada

    Yazar rukiye Tarih 20 Aralık 2007 19:46

  36. slm arkadaslar benim ödevime yardımcı olursanız çok sevinirim öyküleyici anlatımla betimleyici anlatımın arasındaki ilişki nedir. benimle ödev yapmak isteyen varsams adresim ercan_5613@hotmail.com TEŞEKKÜRLER

    Yazar ercan Tarih 23 Aralık 2007 13:38

  37. dil bakımından dilleri hakkında bilgi verir misin
    lütfen

    Yazar büşra Tarih 25 Aralık 2007 18:27

  38. bana bir tane dil bir tane edebiyat bi tane kimya bir tane matematik bir tane biyoloji bir tane bilgisayar dersinin öz geçmişini iletir misiniz lütfeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeen şimdiden teşekkür ederim

    Yazar zeynep Tarih 25 Aralık 2007 18:32

  39. ya arkadaşlar bu son yazılı cokk zor olacakmış bana yardım edin lüttfenn..şimdiden saolunn byby

    Yazar tatlı_kıs Tarih 30 Aralık 2007 16:00

  40. hayyyy allah ya yok mu yardım eli uzatan bana arkadaşlar yok sa teşekkür alamıyacam lüttfffeeennn …. şimdiden teşekkür ederim size

    Yazar tatlı_kıs Tarih 30 Aralık 2007 16:02

  41. süper gidioo wlaaa yha baksanıza beni bile AYŞEGÜLÜN gazabından kurtardınız

    Yazar çilem hanım Tarih 30 Aralık 2007 22:54

  42. edebiyat 10. sınıf 3.yazılı soruları var mı

    Yazar memet Tarih 31 Aralık 2007 10:45

  43. arkadaslar bana acilen kelime çeşitlerinin örneklerle işlenmesi konusunu gönderebilirmisininz bn bulamadım da oke simdiden tsk. msn adresime gönderirseniz çok sevinirim = dilges_ant91@hotmail.com

    Yazar Dilgeş Tarih 31 Aralık 2007 11:33

  44. YAZIM KURALLARI
    Büyük Harflerin Yazımı
     Özel adlar büyük harfle yazılır: (yeryüzü, kişi, ülkeler, diller…)
    Minik kedisine hep Pamuk diye seslenirdi…
     Kurum ve kuruluş adlarını oluşturan kelimelerin işlek harfleri:
    Devlet demir Yollarında…
    Milli Eğitim Bakanlığına yazılan…
     Dergi, kanun, eser, gazete, isimlerinin her kelimesi:
    Tarihi Galata Köprüsünün…
     Birden çok kelimeden oluşan kişi, yer adlarının ilk harfleri:
    Gazi Osman Paşa Mahalle sakinleri…
     Mahalle meydan, bulvar, cadde ve sokak adları:
    Bu gün Akdeniz Caddesi’nde…
     Cümlelerin ilk kelimesi büyük yazılır. Nokta, soru, ünlem işaretlerinden sonra gelen her cümlenin ilk harfi:
    Dışarı çıktı. Acaba paradan kıymetli olan neydi? Düşündü ama bulamadı.
     Şiirde mısraların ilk kelimesi:
    Söz ola kese savaşı,
    Söz ola kestire başı,
    Söz ola ağulu aşı,
     Mektup başlıklarının ilk kelimesi:
    Sevgili yeğenim.
     Levha ve açıklama Yazılarının ilk harfi:
    Giriş, Vezne, Müdür…
     İki noktadan sonra bir kimseden alınıp tırnak işareti içinde verdiğimiz sözlerin ilk kelimesinin ilk harfi:
    O yıl soğuk ülkelerden gelen biri: “Ne olur beni geri götür.” demiş.
     Gazete ve dergi adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
    Genç Kalemler, Resmi Gazete…
     Kitap adları ve yazı başlıklarının her kelimesi büyük harfle başlar. Başlıklarda geçen “ve, ile, ya, veya, ki” bağlaçlarıyla “mi” soru ekleri küçük harfle yazılır.
    Bin Bir Gece Masalları, Ali Baba ve Kırk Haramiler…
    İsimlerle birlikte kullanılan unvanların da baş harfleri: Sayın Profesör

     Sayılar gerekli görülen yerlerde yazıyla yazılabilir. Bu durumda sayı adları yazıya ayrı ayrı geçirilmelidir:
    Pazardan beş kilo patates, üç kilo elma aldım.
    Banka işlemlerinde ve parasal işlemlerde araya başka sayı katılmasını önlemek amacıyla sayılar bitişik yazılır:
    Birmilyondokuzyüzbin gibi…
    Tarihlerin Yazımı Bilinen bir tarihi anlatan ay ve gün adları her yerde büyük harfle yazılır:
    31 Mart ayaklanması…
     Ay ve gün adları yanlarında sayı olmadan kullanıldıklarında küçük harfle başlayarak yazılır.
    Bu yıl şubat ve mart ayları çok soğuk geçti.
     Gün bildiren tarihler aşağıdaki gibi yazılır:
    19 Mayıs 1919 – 19.05.1999 – 19 / 05 / 2000
    Tarih bildiren sayılardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.
    23 Nisan 1920′de TBMM açıldı.

    Düzeltme İşaretinin Kullanılışı Yazılışları birbirine benzeyen, anlamları ayrı birtakım yabancı kelimeleri ayırt etmen için uzun ünlülerin (sesli) üzerinde düzeltme işareti konur:
    adet=sayı - âdet=alışkanlık - aşık=küçük kemik - âşık=tutkun…
     Arapça ve Farsça kelimelerde “g” ve “k” ünsüzlerinin (sessiz) ince okunduğunu göstermek için bu ünsüzlerden sonra gelen “a” ve “u” ünlülerinin üzerinde:
    dükkân, gâvur, hikâye, kâğıt, kâr, tezgâh, mekân…
    Ayrıca Arapça ve Farsça’dan gelen kelimelerde ” l ” ünsüzünün ince olunduğunu göstermek için de bu işaret kullanılır:
    ahlâk, evlât, felâket, hilâl, ilâç, ilân, istiklâl, lâle, selâm, sülâle, lâmba, lâhana, plâk, plâj, plân

    İkilemelerin Yazımı İkilemeler ayrı yazılır:
    Baka baka, konuşa konuşa, kem küm, ev bark, soy sop…
     “m” ile yapılan ikilemeler de ayrı yazılır:
    Dolap molap, kitap mitap, çocuk mocuk…
     İsmin hâl ekleriyle yapılan ikilemeler de ayrı yazılır:
    Baş başa, göz göze, diz dize, yan yana…
     İyelik eki almış ikilemeler de ayrı yazılır:
    Boşu boşuna, ucu ucuna, günü gününe…
     İsim ve sıfatları tekrarlayarak yapılan ikilemeler de ayrı yazılır:
    Akın akın, ağır ağır, kara kara, çeşit çeşit, uslu uslu…
    İkilemeler arasına virgül konmaz:
    Ağır ağır konuşursak daha iyi anlaşılır.
    Birleşik Kelimelerin Yazımı Dilimizde önemli bir yer tutan pekiştirme sıfatları bitişik yazılır:
    Apaçık, kapkara, kupkuru, sipsivri, sapasağlam, dümdüz…
     Birleşik kelime durumuna girmiş kelimeler bitişik yazılır:
    Babayiğit, dedikodu, delikanlı, gecekondu, kabadayı, yelkovan…
     Ev, ocak ve yurt kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır:
    Bakım evi, aş evi, radyo evi, sağlık ocağı, öğrenci yurdu, sağlık yurdu…
     Hane kelimesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır:
    Pastahane, hastahane, yatakhane, yemekhane …
     Birleştirmede yer alan kelimeler eski anlamlarını koruyorlarsa bu tür birleşik kelimeler ayrı yazılır:
    Kara yolu, gül suyu, kuru üzüm, ay tutulması, balık yumurtası, yıl sonu…
     Yardımcı fiillerle yapılan birtakım birleşik fiiller ayrı yazılır:
    Yardım etmek, yol olmak, göç etmek, hayret etmek, gelin olmak…
     Dilimizdeki “af, his, ret, zan” gibi birtakım kelimeler “etmek, olmak, eylemek” yardımcı fiilleriyle birleşirken söylenişlerine uyularak yeni ses alırlar. Bu kelimeler bitişik yazılır:
    af + etmek = affetmek, His + etmek = hissetmek…
     “Emir, hüküm, keşif, nakil, kayıp” gibi birtakım kelimeler “etmek, eylemek, olmak” yardımcı fiilleriyle birleşirken ikinci hecelerdeki ünlüleri düşürürler. Bu kelimelerle yapılan birleşik fiiller bitişik yazılır:
    emir + etmek = emretmek, kayıp + olmak =kaybolmak…
     “-a, -e, -ı, -i, -u, -ü” ekleriyle yapılan birleşik fiiller bitişik yazılır:
    Bakmak + kalmak = bakakalmak
    yapmak + bilmek = yapabilmek…
     İki ya da daha çok kelimeden oluşan yerleşim merkezi adları bitişik yazılır:
    Karaköy, Dörtyol, Gürgentepe, Tepeköy…
    Sıfat ya da isim tamlaması biçiminde oluşmuş ve bu şekilde kalıplaşmış yer adları ve dağ, deniz, ova adları bitişik yazılır:
    Kızılırmak, Çukurova, Uludağ, Akdeniz, Ulukışla…
    Kuruluş Adlarının Yazımı Kurum, kuruluş, işletme, okul, birlik ve derneklerin resmi adlarının her kelimesi büyük harfle başlar:
    Devlet Demir Yolları, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Fatih İlköğretim okulu…
    Kurum ve kuruluş adlarında geçen kelimeler cins isim olarak geçtiğinde küçük harfle yazılır:
    Hava kuvvetlerinin güçlendirilmesi için…
    Demir çelik işletmelerinin…
    ‘‘De’’ ekinin Yazılışı Hal eki olan “de” kelimeye bitişik yazılır. Özel isimlerin sonuna geldiğinde kesme işaretiyle ayrılır. Kendisinden önce gelen kelimenin son ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyar.
    Ayakta durmaktan canım çıktı.
    Otomobil bozulunca yolda kalmışlar.
    Yurtta sulh cihanda sulh!
    Dolabın anahtarı Ali’de olmalı.
    Bağlaç olan “de” ayrı yazılır. Kendisinden önce gelen kelimenin son ünlüsüne göre büyük ünlü uyumuna uyar.
    Onları da gördünüz mü?
    Kerem de çalışmasını tamamlamış

    ‘‘Ki’’ ekinin Yazılışı Ek olan “-ki” ünlü uyumuna uymaksızın kendinde önce gelen kelimeye bitişik yazılır:
    Bu sayfadaki yazıyı okudunuz mu?
     Bağlaç olan “ki” ayrı yazılır:
    Olmaz ki!
    Böyle de yatılmaz ki!
    Atatürk diyor ki: …
    “Ki” bağlacı bazı kelimelerle zamanla kalıplaştıkları için bitişik yazılır:
    Halbuki, oysaki, sanki, mademki…
    ‘‘Mi’’ ekinin Yazılışı

    Soru eki olan “mi” kendinden önce gelen kelimeden ayrı yazılır. Kendinden önceki kelimenin son ünlüsüne göre ünlü uyumuna uyar. Kendisinden sonra gelen ekler bu eke bitişik yazılır:
    Oğlunu işe almadılar mı?
    Bitirdiğinde bana verecek misin?
    Tahtadaki şekli görüyor musun?
    ‘‘Yor’’ ekinin Yazılışı “-yor” eki ünlü uyumuna uymaz. Eklendiğini fiilin ünlüsünü ince de olsa, bu ekin ünlüsü kalın kalır:
    Atatürk Mudanya yolu ile Bursa’ya gidi-yor-du.
    gel-i-yor,sür-ü-yor,sev-i-yor,sor-u-yor,görüş-ü-yor…
    Fiil kökü ünlü ile bittiğinde, bağlantı ünlüsü almıyor. Ancak sondaki, “-a” sesi “-ı” veya “-u” ya,”-e” sesi “-i” veya “-ü” ye dönüşüyor.
    başla + yor __ başlıyor: -a ünlüsü -ı’ ya dönüştü
    “İle” ekinin Yazılışı “ile” sözü, ünlüyle biten kelimelere ek olarak geldiğinde başındaki “-i” ünlüsü “y”‘ye dönüşür ve büyük ünlü uyumuna uyar:
    balta + ile =baltayla - çifte + ile=çifteyle
     III. şahıs iyelik ekinden sonra ek olarak geldiğinde başındaki “-i” ünlüsü “y”‘ye dönüşür, büyük ünlü uyumuna uyar:
    annesi + ile = annesiyle -arkadaşı + ile=arkadaşıyla
    Ünsüz ile biten kelimelere ek olarak geldiğinde başındaki “-i” ünlüsü düşer ve büyük ünlü uyumuna uyar.
    kardeş + ile =kardeşle - ayak + ile =ayakla
    “Ken” ekinin Yazılışı

    “-ken” (iken) büyük ünlü uyumuna uymaz.; getirildiği kelimenin ünlüleri kalın da olsa, bu ekin ünlüsü ince kalır:
    okur + iken = okurken
    bakar + iken = bakarken
    çalışır + iken =çalışırken
    durmuş + iken = durmuşken

    Deyimlerin Yazılışı

    Deyimler birden çok kelimeden oluşan, gerçek anlamlarından ayrı bir anlamı bulunan kelime gruplarıdır.
    Deyim ya da deyim niteliği taşıyan kelimeler ayrı yazılır:
    Can kulağıyla dinlemek.
    Canını dişine takmak…

    NOKTALAMA İŞARETLERİDuygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır.
    Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak işaretleri, ayraç ve kesme ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir.
    Nokta ( . )
    1. Cümlenin sonuna konur: Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurulmuştur.
    Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu.
    (Reşat Nuri Güntekin)
    2. Bazı kısaltmaların sonuna konur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof. (profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve başkası, ve benzeri, ve bunun gibi), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça), İng. (İngilizce).
    3. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis, XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent.
    UYARI: Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 3, 4 ve 7. maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında.
    4. Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konur:
    I. 1. A. a.
    II. 2. B. b.
    5. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 29.5.1453, 29.X.1923.
    Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay adların¬dan önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs 1453, 29 Ekim 1923.
    6. Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: Tren 09.15′te kalktı. Toplantı 13.00’te başladı.
    Tören 17.30′da, hükûmet daireleri kapandıktan yarım saat sonra başlayacaktır. (Tarık Buğra)
    7. Bibliyografik künyelerin sonuna konur:
    Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.
    8. Beş ve beşten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500.
    9. Matematikte çarpma işareti yerine kullanılır: 4.5=20
    Virgül ( , )
    1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur:
    Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu sı¬cak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum.
    (Halide Edip Adıvar)
    Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller
    Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller
    (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    Zindana atılan mahkûmlar gibi titreşerek, haykırarak geri geri kaçmaya uğraşıyorduk.
    (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için konur: Bir varmış, bir yokmuş.
    Umduk, bekledik, düşündük. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    Fakat yol otomobillere yasak olduğundan o da herkes gibi tramvaya biner, kimse kendisine dikkat etmez.
    (Falih Rıfkı Atay)
    3. Cümlede özel olarak vurgulanması gereken ögelerden sonra konur:
    Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz.
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    4. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan ögeleri belirtmek için konur:
    Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi, koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya gelmişti.
    (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    5. Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için konur:
    Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım.
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    6. Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına konur:
    Akşam, yine akşam, yine akşam,
    Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Ahmet Haşim)
    Kopar sonbahar tellerinden
    Derinden, derinden, derinden
    Biten yazla başlar keder musikisi (Yahya Kemal Beyatlı)
    7. Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra konur: Datça’ya yarın gideceğim, dedi.
    Şehirde ilk önce hükûmet doktoruyla karşılaştım.
    – Bugünlerde başımı kaşımaya vakit bulamıyorum, dedi.
    (Reşat Nuri Güntekin)
    8. Konuşma çizgisinden önce konur:
    Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey’e,
    – Bu anahtar köşkü de açar, dedi. (Ömer Seyfettin)
    9. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bil¬diren hayır, yok, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonra konur: Peki, gideriz. Olur, ben de size katılırım. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.
    Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkleşiyor.
    (Yahya Kemal Beyatlı)
    10. Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime grup¬larıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:
    Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır.
    (Halit Ziya Uşaklıgil)
    Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi.
    (Reşat Nuri Güntekin)
    11. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur:
    Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek, mücadele, müsademe demektir.
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    Sayın Başkan,
    Sevgili Kardeşim,
    Değerli Arkadaşım,
    12. Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için konur: 38,6 (otuz se¬kiz tam, onda altı), 25,33 (yirmi beş tam, yüzde otuz üç), 0,45 (sıfır tam, yüzde kırk beş).
    13. Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra konur:
    Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.
    Yazarın soyadı önce yazılmışsa soyadından sonra da virgül konur:
    Ergin, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1958.
    UYARI: Metin içinde ve, veya, yahut bağlaçlarından önce de sonra da virgül konmaz:
    Nihat sabaha kadar uyuyamadı ve şafak sökerken Faik’e bol teşek¬kürlerle dolu bir kâğıt bırakarak iki gün evvelki cephe dönüşü kıyafeti ile sokağa fırladı. (Peyami Safa)

    Ben Atatürk’le üç veya iki defa karşılaştım.
    (Burhan Felek)
    Ya şevk içinde harap ol ya aşk içinde gönül
    Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahut gül!
    (Yahya Kemal Beyatlı)

    UYARI: Metin içinde tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz:
    Hem gider hem ağlar.
    Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli. (Atasözü)
    Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır.
    Siz ister inanın ister inanmayın, bir gün bile durmam.
    Ne kız verir ne dünürü küstürür.
    UYARI: Cümlede pekiştirme ve bağlama görevinde kullanılan da / de bağlacından sonra virgül konmaz:
    İmlamız, lisanımız düzelince lisanımız da kafamız düzelince düzele¬cek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil!
    (Yahya Kemal Beyatlı)
    UYARI: Metin içinde -ınca / -ince anlamında zarf-fiil görevinde kulla¬nılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz:
    Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense.
    (Orhan Kemal )
    Öyle zekiler vardır, konuştular mı ağızlarından bal akıyor sanırsın.
    (Attila İlhan)
    UYARI: Şart ekinden sonra virgül konmaz:
    Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)
    Gör gözlerinle de aklın yatarsa anlatıver millete.
    (Tarık Buğra)
    UYARI: Metin içinde zarf-fiil ekleriyle oluşturulmuş kelimelerden sonra virgül konmaz:

    Cumaları bahçede buluştukça kıza kendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu. (Halide Edip Adıvar)

    Şimdiye dek, ben kendimi bildim bileli kimse Değirmenoluk köyünden kaçıp da başka köyde çobanlık, yanaşmalık etmedi.
    (Yaşar Kemal)
    Meydanlığa varmadan bir iki defa İsmail kendisini gördü mü diye kahveye baktı. (Necati Cumalı)
    Ancak yemekte bir karara varıp arkadaşına dikkatli dikkatli bakarak konuştu. (Samim Kocagöz)

    Noktalı Virgül ( ; )
    1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları verilir. Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; İstanbul, Londra, Bakü.
    2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayır¬mak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum. At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

    İki Nokta ( : )
    1. Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur:
    Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazma¬yan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü!
    (Falih Rıfkı Atay)
    – Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?
    Ziraatçı sayar:
    – Yulaf, pancar, zerzevat, tütün…
    (Falih Rıfkı Atay)
    2. Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur:
    Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim.
    (Falih Rıfkı Atay)
    Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;
    Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük.
    (Yahya Kemal Beyatlı)
    3. Ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.
    4. Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin adın¬dan sonra konur:
    Bilge Kağan: Türklerim, işitin!
    Üstten gök çökmedikçe
    Alttan yer delinmedikçe
    Ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin?
    Koro : Göğe erer başımız
    Başınla senin!
    Bilge Kağan : Ulusum birleşip yücelsin diye
    Gece uyumadım, gündüz oturmadım.
    Türklerim Bilge Kağan der bana.
    Ben her şeyi onlar için bildim.
    Nöbetteyim! (A. Turan Oflazoğlu)
    5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: [Dosyayi Sadece Kayitli Üyeler Görebilir. Kayit Olmak için lütfen tiklayiniz…]
    6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56:8=7, 100:2=50

    Üç Nokta ( … )
    1. Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur:
    Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveri¬yordu da, bu yanı… (Tarık Buğra)
    2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü açıklanmak is¬tenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur: Kılavuzu karga olanın burnu b…tan çıkmaz.
    Arabacı B…’a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu.
    (Ahmet Hamdi Tanpınar)
    3. Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümle¬rin yerine konur:
    … Derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı… (Tarık Buğra)
    4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur:
    Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz!
    (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan istifade ederiz. O noktainazar şudur: Türk milletini, medeni cihanda, layık olduğu mevkiye isat etmek ve Türk cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha ziyade takviye etmek…
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:
    Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:
    — Koca Ali… Koca Ali, be!..
    (Ömer Seyfettin)
    6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan cevap¬larda kullanılır:
    — Yabancı yok!
    — Kimsin?
    — Ali…
    — Hangi Ali?
    — …
    — Sen misin, Ali usta?
    — Benim!..
    — Ne arıyorsun bu vakit buralarda?
    — Hiç…
    — Nasıl hiç? Suya çekicini mi düşürdün yoksa!..
    — !.. (Ömer Seyfettin)
    UYARI: Üç nokta yerine iki veya daha çok nokta kullanılmaz.

    Soru İşareti ( ? )
    1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur:
    Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? (Ahmet Haşim)
    Atatürk bana sordu:
    — Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz? (Falih Rıfkı Atay)
    Soru eki ve soru kelimesi kullanılmadan ezgili söyleyişlerde soru işareti kullanılır:
    Gümrükteki memur başını kaldırdı:
    — Adınız?
    2. Bilinmeyen, kesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için kullanılır: Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri: ?).
    Türk halk felsefesinin, Türk nükteciliğinin ve mizah dehasının bü¬yük mümessili Nasreddin Hoca da (Hâce Nasirüddin) bu asırda yaşa¬mıştır (1208 ?-1284).
    (Türk Dünyası El Kitabı)
    Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.
    1496 (?) yılında doğan Fuzuli…
    UYARI: mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviyle kulla¬nıldığında soru işareti konmaz: Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardı mı eve gideriz.
    Bahar gelip de nehir çağıl çağıl kabarmaya başlamaz mı içimi geri kalmış bir saat huzursuzluğu kaplardı.
    (Haldun Taner)
    UYARI: Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:
    Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
    Üsküdar’dan mı, Hisar’dan mı, Kavaklar’dan mı?
    (Yahya Kemal Beyatlı)

    Ünlem İşareti ( ! )
    1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümlele¬rin sonuna konur:
    Ne mutlu Türk’üm diyene! (Mustafa Kemal Atatürk)
    Hava ne kadar da sıcak!
    Aşk olsun!
    Ne kadar akıllı adamlar var!
    2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur:
    Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk cumhuriye¬tini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. (Mustafa Kemal Atatürk)
    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
    (Yahya Kemal Beyatlı)
    Dur, yolcu! Bilmeden gelip bastığın
    Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
    (Necmettin Halil Onan)
    UYARI: Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabi¬leceği gibi cümlenin sonuna da konabilir:
    Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
    Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz!
    (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    3. Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:
    İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!).
    Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.
    UYARI: Ünlemden sonra üç nokta yerine iki nokta konulması yeterlidir.
    Gök ekini biçer gibi!.. Başaklar daha dolmadan. (Tarık Buğra)

    Kısa Çizgi ( - )1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur:
    Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bil- mem. Havuzun suyu bulanık. Kapının saatleri 12′yi geçmiş. Kanepe- lerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanı- dık mı idi acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimsecik- lerin oturmadığı kanepelerde bu saatte pek başıboşlar mı oturur?
    (Sait Faik Abasıyanık)
    2. Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır:
    Küçük bir sürü -dört inekle birkaç koyun- köye giren geniş yolun ağzında durmuştu. (Ömer Seyfettin)
    3. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur: al-ış, dur-ak, gör-gü-süz-lük.
    4. Fiil kök ve gövdelerini göstermek için kullanılır: al-, dur-, gör-, ver-; başar-, kana-, okut-, taşla-, yazdır-.
    5. Eklerin başına konur: -ak, -den, -ış, -lık.
    6. Heceleri göstermek için kullanılır: a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, prog-ram, ya-zar-lık.
    7. Kelimeler arasında “-den…-a, ve, ile, ila, arasında” anlamlarını vermek için kullanılır: Türkçe-Fransızca Sözlük, Aydın-İzmir yolu, Ankara-İstanbul uçak seferleri, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı’nda soy-dil-din üçgeni, 1914–1918 Birinci Dünya Savaşı, 2003–2004 öğretim yılı.
    8. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 50-20=30

    Uzun Çizgi (—)Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.
    Arabamız tutarken Erciyes’in yolunu:
    “Hancı dedim bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu’nu?”
    Gözleri uzun uzun burkuldu kaldı bende,
    Dedi:
    — Hana sağ indi, ölü çıktı geçende!
    (Faruk Nafiz Çamlıbel)
    Frankfurt’a gelene herkesin sorduğu şunlardır:
    — Eski şehri gezdin mi?
    — Rothshild’in evine gittin mi?
    — Goethe’nin evini gezdin mi?
    (Ahmet Haşim)
    Oyunlarda uzun çizgi konuşanın adından sonra da konabilir:
    Sıtkı Bey — Kaleyi kurtarmak için daha güzel bir çare var. Gerçekten ölecek adam ister.
    İslam Bey — Ben daha ölmedim.
    (Namık Kemal)
    UYARI: Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kul¬lanılmaz.

    Eğik Çizgi ( / )
    1. Yan yana yazılması gereken durumlarda mısraların arasına konur: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletimin yıldızıdır parlayacak / O benimdir o benim milletimindir ancak. (Mehmet Akif Ersoy)
    2. Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına konur: Altay Sokağı, Nu.: 21/6 Kurtuluş / ANKARA
    3. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 18/11/1969, 15/IX/1994.
    4. Dil bilgisinde eklerin farklı biçimlerini göstermek için kullanılır: -a/-e, -an /-en, -lık /-lik, -madan /-meden.
    5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır: [Dosyayi Sadece Kayitli Üyeler Görebilir. Kayit Olmak için lütfen tiklayiniz…]
    6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 70/2=35

    Ters Eğik Çizgi ( \ )
    Bilgisayar yazılımlarında art arda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için kullanılır: C:\Dos>MD \Oyun

    Tırnak İşareti ( “ ” )1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tır¬nak içine alınır: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin ön cephesinde Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” vecizesi yer almaktadır. Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk’ü duygulandırır.
    Bakınız, şair vatanı ne güzel tarif ediyor:
    “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
    Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”
    UYARI: Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır: “Akıl yaşta değil baş¬tadır.” atasözü yüzyılların tecrübesinden süzülüp gelen bir gerçeği ifade etmiyor mu?
    “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar.
    (Yahya Kemal Beyatlı)
    UYARI: Uzun alıntılarda her paragraf ayrı ayrı tırnak içine alınır.
    2. Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır: Yeni bir “barış taarruzu” başladı.
    3. Cümle içerisinde kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınır:
    Yahya Kemal’in bazı şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz” adı altında çıktı.
    (Ahmet Hamdi Tanpınar)
    “Yazım Kuralları” bölümünde bazı uyarılara yer verilmiştir.
    UYARI: Cümle içerisinde özel olarak belirtilmek istenen sözler, kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınmaksızın koyu yazılarak veya eğik yazıyla (italik) dizilerek de gösterilebilir:
    Höyük sözü Anadolu’da tepe olarak geçer.
    Cahit Sıtkı’nın Şairin Ölümü şiirini Yahya Kemal çok sevmişti.
    (Ahmet Hamdi Tanpınar)
    UYARI: Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işareti kulla¬nılmaz: Yahya Kemal’in “Aziz İstanbul”unu okudunuz mu?
    4. Bibliyografik künyelerde makale adları tırnak içinde verilir.

    Tek Tırnak İşareti ( ‘ ’ )Tırnak içinde verilen ve yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü belirtmek için kullanılır:
    Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.

    “Atatürk henüz ‘Gazi Mustafa Kemal Paşa’ idi. Benden ona dair bir kitap için ön söz istemişlerdi.”
    (Falih Rıfkı Atay)

    Denden İşareti (”)
    Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için kullanılır:
    a. Etken fiil
    b. Edilgen ”
    c. Dönüşlü ”
    ç. İşteş ”

    Yay Ayraç ( ( ) )1. Cümlenin yapısıyla doğrudan doğruya ilgili olmayan açıklamalar için kullanılır:
    Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz.
    (Nurullah Ataç)
    UYARI: Yay ayraç içinde bulunan özel isimler ve yargı bildiren anlatımlar büyük harfle başlar ve sonuna uygun noktalama işareti getirilir.
    UYARI: Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapandıktan sonra yazılır:
    Yunus Emre (1240?- 1320)’nin…
    2. Tiyatro eserlerinde ve senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıkla¬mak ve göstermek için kullanılır:
    İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakama yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın…
    (Reşat Nuri Güntekin)
    3. Alıntıların aktarıldığı eseri veya yazarı göstermek için kullanılır:
    Cihanın tarihi, vatanı uğrunda senin kadar uğraşan, kanını döken bir millet daha gösteremez. Senin kadar kimse kendi vatanına sahip ol¬maya hak kazanmamıştır. Bu vatan ya senindir, ya kimsenin.
    (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
    Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin
    Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
    (Mehmet Akif Ersoy)
    4. Alıntılarda, başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümle¬rin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.
    5. Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.
    6. Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını gös¬termek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır.
    7. Bir yazının maddelerini gösteren sayı ve harflerden sonra kapama ayracı konur:
    I) 1) A) a)
    II) 2) B) b)

    Köşeli Ayraç ( [ ] )1. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır:
    Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886–1973)] en güzel eserlerini Bodrum’da yazmıştır.
    2. Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek için kullanılır: Reşat Nuri [Güntekin], Çalıkuşu, Dersaadet, 1922.
    Server Bedi [Peyami Safa]
    Kesme İşareti ( ‘ )
    1. Aşağıda sıralanan özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır:
    a. Kişi adları, soyadları ve takma adlar: Atatürk’üm, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se.
    UYARI: Sonunda p, ç, t, k ünsüzlerinden biri bulunan Ahmet, Çelik, Çiçek, Halit, Mehmet, Mesut, Murat, Özbek, Recep, Yiğit, Bosna-Hersek, Gaziantep, Kerkük, Sinop, Tokat, Zonguldak gibi özel adlara ünlüyle başlayan ek getirildiğinde kesme işaretine rağmen Ahmedi, Çeliği, Çiçeği, Halidi, Mehmedi, Mesudu, Muradı, Özbeği, Recebi, Yiğidi, Bosna-Herseği, Gaziantebi, Kerküğü, Sinobu, Tokadı, Zonguldağı biçiminde son ses yumuşatılarak söylenir.
    UYARI: Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus Emre (1240?-1320)’nin, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nin.
    Ancak cins isimler için yapılan açıklamalarda yay ayraçtan sonra doğal olarak kesme işaretine gerek yoktur: İmek fiili (ek fiil)nin geniş zamanı şahıs ekleriyle çekilir.
    UYARI: Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrıl¬maz.
    b. Millet, boy, oymak adları: Türk’üm, Alman’sınız, İngiliz’den, Rus’muş, Oğuz’un, Kazak’a, Kırgız’ım, Özbek’e, Karakeçili’nin, Hacımusalı’ya.
    c. Devlet adları: Türkiye Cumhuriyeti’ni, Osmanlı Devleti’ndeki, Amerika Birleşik Devletleri’ne, Azerbaycan Cumhuriyeti’nden.
    ç. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar: Allah’ın, Tanrı’ya, Cebrail’den, Zeus’u.
    d. Kıta, deniz, nehir, göl, dağ, boğaz, geçit, yayla; ülke, bölge, il, ilçe, köy, semt, bulvar, cadde, sokak vb. coğrafyayla ilgili yer adları: Asya’nın, Marmara Denizi’nden, Akdeniz’i, Meriç Nehri’ne, Van Gölü’ne, Ağrı Dağı’nın, Çanakkale Boğazı’nın, Zigana Geçidi’nden, Uzunyayla’ya, Türkiye’dir, İç Anadolu’da, Doğu Anadolu’ya, Ankara’ymış, Sungurlu’ya, Ziya Gökalp Bulvarı’ndan, Yıldız Mahallesi’ne, Taksim Meydanı’ndan, Reşat Nuri Sokağı’na.
    UYARI: Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğu zaman ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan.
    e. Gök bilimiyle ilgili adlar: Jüpiter’den, Venüs’ü, Halley’in, Merih’e, Büyükayı’da, Yedikardeş’ten, Samanyolu’nda.
    f. Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. adları: Dolmabahçe Sarayı’nın, Çankaya Köşkü’ne, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Ankara Kalesi’nden, Horozlu Han’ın, Galata Köprüsü’nün, Bilge Kağan Abidesi’nde, Çanakkale Şehitleri Anıtı’na.
    g. Kitap, dergi, gazete ve sanat eseri (tablo, heykel, müzik vb.) adları: Nutuk’ta, Safahat’tan, Kiralık Konak’ta, Sinekli Bakkal’ı, Hürriyet’te, Resmî Gazete’de, Onuncu Yıl Marşı’nı, Yunus Emre Oratoryosu’nu, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü.
    ğ. Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelge adları: Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Medeni Kanun’un, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü’nde, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’nin.
    UYARI: Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi… Yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 2’nci maddesine göre… Vb.
    h. Hayvanlara verilen özel adlar: Sarıkız’ın, Karabaş’a, Pamuk’u, Minnoş’tan.
    UYARI: Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanlığına, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; Mavi Köşe Bakkaliyesinden, Gimanın.
    UYARI : Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Müslümanlık, Hristiyanlık, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Aydınlı, Konyalı, Bursalı, Ahmetler, Mehmetler, Yakup Kadriler, Türklerin, Türklüğün, Türkleşmekte, Türkçenin, Müslümanlıkta, Hollandalıdan, Hristiyanlıktan, Atatürkçülüğün.
    2. Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya vb.
    UYARI: Unvanlardan sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Cumhurbaşkanınca, Başbakanca, Türk Dil Kurumu Başkanına göre vb.
    3. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, ABD’de, TV’ye.
    UYARI : Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek noktadan ve üs işaretinden sonra, kelimenin ve üs işaretinin okunuşuna uygun olarak yazılır: vb.leri, Alm.dan, İng.yi; cm³e (santimetre küpe), m²ye (metre kareye), 64ten (altı üssü dörtten).
    4. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985′te, 8′inci madde, 2′nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik.
    1919 senesi Mayısının 19′uncu günü Samsun’a çıktım.
    (Mustafa Kemal Atatürk)
    5. Şiirde seslerin ölçü dolayısıyla düştüğünü göstermek için kesme işareti kullanılır:
    Bir ok attım karlı dağın ardına
    Düştü n’ola sevdiğimin yurduna
    İl yanmazken ben yanarım derdine
    Engel aramızı açtı n’eyleyim (Karacaoğlan)
    6. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri ayırmak için konur: a’dan z’ye kadar, b’nin m’ye dönüşmesi, Türkçede -lık’la yapılmış sözler.
    UYARI: Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Eski Çağın, Yükselme Döneminin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına.
    __________________
    Rar şifre :[Dosyayi Sadece Kayitli Üyeler Görebilir. Kayit Olmak için lütfen tiklayiniz…]

    Yararlandığınız yada Yararlanacağınız Dökümanlar Hakkındaki Düşüncelerinizi Konulardan Esirgemeyiniz ki, diğer Yararlanacak Kullanıcılar Açısından Yorumlarınız “Birer Yol Gösterici” Materyal Haline Gelsin.

    pırıltı
    Açık Profil bilgileri
    pırıltı - Özel Mesaj gönder
    pırıltı - Daha fazla Mesajını bul

    The Following User Says Thank You to pırıltı For This Useful Post: The JackeT

    Cevap: Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri
    11-20-2007 #2
    DeeX93
    UyuR

    DeeX93 is Offline
    Üyelik tarihi: Nov 2007

    Mesajlar: 1

    Thanks: 0
    Thanked 0 Times in 0 Posts
    Cevap: Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri

    ——————————————————————————–

    saol iyi çalışma :)

    DeeX93
    Açık Profil bilgileri
    DeeX93 - Özel Mesaj gönder
    DeeX93 - Daha fazla Mesajını bul

    Tags: isaretleri, kurallari, noktalama, yazim

    « önceki Konu | sonraki Konu »

    Seçenekler
    Yazdırılabilir şekli göster
    Sayfayı E-Mail olarak gönder

    Stil
    Normal
    Hybrid-Şeklinde gösterime geç
    Ağaç şeklinde gösterime geç

    Yetkileriniz
    Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
    Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
    Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
    Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

    ——————————————————————————–

    vB Kodları Açık
    Smileler Açık
    [IMG] Kodları Açık
    HTML-KodlarıKapalı

    Benzer Konular
    Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
    Bilgisayar ile ilgili 180 soru ve cevap HeRGeLe Hardware&Software istek-Yardım. 14 2 Gün önce 07:29 PM
    Nedenler Nasıllar. HeRGeLe Serbest Forum 25 2 Hafta önce 03:46 PM
    Dünyayı Yöneten Gizli Örgütler HeRGeLe Ilginçlikler 3 06-26-2007 06:59 PM
    Bölgeler Coğrafyasi HeRGeLe Coğrafya 0 04-19-2007 12:19 AM
    Nisan ayı burcunuz pırıltı Astroloji 1 04-06-2007 05:36 PM

    Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:36 PM . Forumları Okundu Kabul Et | Forum Yöneticilerini Göster

    — English (US) — Türkçe ONLINE IZLE - İletişim - Bedava Full indir download bedava keygen oyun game program serial altyazı - Arşiv - Yukarı git

    vBulletin skin developed by: eXtremepixels
    Powered by HeRGeLe
    Copyright ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.

    Forum SEO by Zoints

    107, 108, 7, 3, 4, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 32, 99, 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 46, 43, 45, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 84, 58, 59, 60, 85, 62, 69, 70, 231, 71, 78, 72, 81, 76, 77, 79, 89, 217, 167, 86, 92, 91, 93, 94, 95, 97, 112, 119, 98, 105, 103, 101, 111, 106, 104, 109, 110, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 122, 123, 121, 124, 125, 128, 131, 135, 134, 130, 238, 148, 165, 156, 141, 139, 140, 142, 143, 144, 236, 145, 146, 147, 149, 150, 151, 152, 170, 171, 153, 155, 166, 161, 157, 158, 159, 164, 160, 174, 172, 169, 173, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 182, 184, 187, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 211, 210, 207, 208, 221, 214, 212, 215, 213, 216, 218, 219, 224, 222, 220, 223, 225, 227, 226, 228, 229, 230, 232, 233, 239, 240, 235, 234, 237, 107, 108, 7, 3, 4, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 32, 99, 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 46, 43, 45, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 84, 58, 59, 60, 85, 62, 69, 70, 231, 71, 78, 72, 81, 76, 77, 79, 89, 217, 167, 86, 92, 91, 93, 94, 95, 97, 112, 119, 98, 105, 103, 101, 111, 106, 104, 109, 110, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 122, 123, 121, 124, 125, 128, 131, 135, 134, 130, 238, 148, 165, 156, 141, 139, 140, 142, 143, 144, 236, 145, 146, 147, 149, 150, 151, 152, 170, 171, 153, 155, 166, 161, 157, 158, 159, 164, 160, 174, 172, 169, 173, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 182, 184, 187, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 211, 210, 207, 208, 221, 214, 212, 215, 213, 216, 218, 219, 224, 222, 220, 223, 225, 227, 226, 228, 229, 230, 232, 233, 239, 240, 235, 234, 237, 107, 108, 7, 3, 4, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 25, 26, 27, 28, 29, 32, 99, 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 46, 43, 45, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 84, 58, 59, 60, 85, 62, 69, 70, 231, 71, 78, 72, 81, 76, 77, 79, 89, 217, 167, 86, 92, 91, 93, 94, 95, 97, 112, 119, 98, 105, 103, 101, 111, 106, 104, 109, 110, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 122, 123, 121, 124, 125, 128, 131, 135, 134, 130, 238, 148, 165, 156, 141, 139, 140, 142, 143, 144, 236, 145, 146, 147, 149, 150, 151, 152, 170, 171, 153, 155, 166, 161, 157, 158, 159, 164, 160, 174, 172, 169, 173, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 182, 184, 187, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 211, 210, 207, 208, 221, 214, 212, 215, 213, 216, 218, 219, 224, 222, 220, 223, 225, 227, 226, 228, 229, 230, 232, 233, 239, 240, 235, 234, 237,
    BitkiHastanesiMP3 indirMSNPerisiDivx Worldtazekahveduyanduysunizmirdenizsporresim yükleMüzik yükleKSKmaniakabuletNorapid

    Yazar dilgeş Tarih 31 Aralık 2007 11:39

  45. slm arkadaşlar deyim aktarmasıyla ad aktarmasını acıklar mısınız LÜTFEN HAFTAYA SINAFIM VAR ACIKLARSANIZ SEVİNİRİM ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER İSTERSENİZ MSN MEDE GÖNDERE BİLİRSİNİZ ercan_5613@hotmail.com

    Yazar ercan Tarih 05 Ocak 2008 14:00

  46. derslerimi öğrenmek istiyorum

    Yazar hamdullah Tarih 06 Ocak 2008 12:33

  47. hepsi çok gzel banada yardımcı olurmusunuz dönem ödevim nasrettin hoca fıkralarının şekil özellikleri bana yardımcı olun

    Yazar çağla Tarih 06 Ocak 2008 17:47

  48. arkadaşlar bana geometriden üçgen de eşitsizlik konusun da yardımcı olurmusunuz

    Yazar aziz Tarih 12 Ocak 2008 16:20

  49. arkadaslar edebıyat 3.yazılı olmayaanlar cok dıkkat edın cok zordu ıyı calısın ve cok ayrıntılı yerlerden cıkıyo aynı olurmu bılmem ama hepmız 10.sınıfız en azından bırbırıne yakın olur sorular bn tahmın edemedım ve sınavda kut dıye kaldım aynısı sıze olmasın basarılar dılerım :(

    Yazar merve_zuzu Tarih 20 Ocak 2008 20:09

  50. ya arkadaşlar son yazılı çok kötü ğeçti sorular zordu ve çok çalışmadım edebiyatıma 4 düşecekti son anda 3 oldu 4 4 1 aldım we bitiş Allahtan sınıfın geneli 0 almısda bn biraz sıyrıldım 1 kle :P ama taktiri kaçırdım hadi 2, döneme daha ii çalışakk haaae

    Yazar rukiye Tarih 23 Ocak 2008 09:43

  51. aziz ben merve olurum ama şuan kaynakça yanımda yok sonra veririm

    Yazar merve Tarih 24 Ocak 2008 11:26

  52. aziz hoş geldin siteye burada sana başarılar dilerim

    Yazar ercan Tarih 24 Ocak 2008 11:28

  53. aziz dersinde yardımcı olurum ama şuan yanımda kaynakça yok sonra veririm

    Yazar ayça Tarih 24 Ocak 2008 11:30

  54. slm arkadaşlar 2. döneme hepimize başarılar diliyorum hayırlı günlere ercan_5613@hotmail.com

    Yazar ercan Tarih 26 Ocak 2008 15:18

  55. arkadaşlar bana yardımcı olursanız sevinirim atatürk dil ve edebiyat hakkındaki görüşler şimdiden teşekkürlerim iletiyorum

    Yazar ercan Tarih 26 Ocak 2008 15:23

  56. arkadaşlar sayfa 120-121 yapan var mı

    Yazar ceren Tarih 06 Mart 2008 19:10

  57. acil lütfen!!!!

    Yazar ceren Tarih 06 Mart 2008 19:12

  58. bana yardımcı olurmusunuz;???qünlük konuşmalarımızda yapılan anlatım bozuklukları hakkındaa söylenenler???

    Yazar qölqe Tarih 06 Mart 2008 21:40

  59. dil we anlatım sayfa 141 var mı

    Yazar bsra Tarih 14 Mart 2008 21:09

  60. acil lütfen

    Yazar bsra Tarih 14 Mart 2008 21:10

  61. edebiyat etkinliklerine yardımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

    Yazar nurcan Tarih 15 Mart 2008 19:22

  62. sayfaq 154 e yardımmmmmmmmmmmm lütfen

    Yazar nurcan Tarih 15 Mart 2008 19:23

  63. arkadaşlar ben geç kalmışım buraya girmekte bu gün dil ve anlatım dersinden yazılıyız……

    Yazar ayşegüüüüüüüüül Tarih 28 Mart 2008 09:10

  64. arkadaşlar 10. edebiyat yazılıyı olanlar ne gibi konular çıktı solesin……ben bekliyorum yazılım var off off offf asi_kizlar1916@hotmail.com

    Yazar ayşegüüüüüüüüül Tarih 28 Mart 2008 09:15

  65. arkadaşlar bu gün edebiyat yazılısı olduk igrenç geçti taktir alamıycam heralde offffff offffffff

    Yazar ayşegülllllllll Tarih 31 Mart 2008 15:17

  66. YA BENİM DİL VE ANLATIMDAN YILLIK ÖDEV VAR YARDIM EDERSENİZ SEVİNİRM ARKADASLAR KONU:) SIFATLAR ZAMİRLER FİİLLER İSMLER YAPILACAK. YAPAN OLURSA kglc_42@hotmail.com YOLLARSA SEVİNİRİM ŞİMDİDEN TESEKKÜR EDERİM

    Yazar KUBİLAY Tarih 31 Mart 2008 17:32

  67. 153 ten 168 e kadar cevapları bilen varmı

    Yazar yok Tarih 01 Nisan 2008 19:17

  68. ben arda istedığimi bulamadım ama siteniz coook güzeldi

    Yazar arda Tarih 01 Nisan 2008 22:49

  69. bütün arkadaşlarım dedıgı gıbı benım dıl anlatım zayıf yardımeden olusanız memnun olurum nerden nasıl calısacagımı bılmıyorum okkk sımdıden saollun eger yardım etmek ısteyen olursa firlama_arda_0@hotmail.com buna gırın

    Yazar arda Tarih 01 Nisan 2008 22:52

  70. ya arkadaşlar bildiğnz dil anlatm kitabındaki etkinlkliklerin cevabını veren bi site yokmu yaaaaa.çoook lazm bana bilen warsa werebilrmi???

    Yazar emel Tarih 02 Nisan 2008 20:30

  71. ya arkadşlar bildiğnz bi site yokmu 10.sınf dil anlatım etkinliklerinin cvb weren ya çoooook acil.bilen warsa werirse sewnirm:)….

    Yazar emel Tarih 02 Nisan 2008 20:35

  72. arkadaşlar ben bu tenha tepelerin ne tür sıfat olduğunu bulamadım!

    Yazar şengül Tarih 08 Nisan 2008 11:05

  73. sayfa 168deki kanıtlayıcı anlatımın özellikleri

    Yazar hülya Tarih 13 Nisan 2008 18:26

  74. çok güzel emeğinize sağlık meraba arkadaşlar

    Yazar burcu Tarih 20 Nisan 2008 20:45

  75. arkadaşlar bende bi site vardı orda dil ve anlatım ve edebiyatla ilgili herşey vardı ama site kapalı şu an açıldığında size hertürlü yardımı yaparım…

    Yazar FORA_ Tarih 21 Nisan 2008 13:32

  76. ok..

    Yazar FORA_ Tarih 21 Nisan 2008 13:34

  77. ben yazılıdan nzayıf aldım bunun içi 2.ci yazıldan i almalıyım bana 2. ciyazılıda cıakıacak soru ben zerleri lazım 10.cu sınıftayım

    Yazar salih Tarih 23 Nisan 2008 15:00

  78. 195 etkinlikler yapan varsa verebiilrmi

    Yazar arzu Tarih 27 Nisan 2008 12:08

  79. 168 deki 4. etkinliği yapan varmı varsa yardımcı olun lütfeeen…..

    Yazar arzu Tarih 27 Nisan 2008 12:12

  80. 4 etkinlik yapanlar varsa bana da gönderin

    Yazar arzu Tarih 27 Nisan 2008 12:13

  81. ya banada 10.sınıf 2.yazılı dil ve anlatım soruları lazım acil

    Yazar uğur Tarih 03 Mayıs 2008 20:53

  82. arkadslar sayfa 168 dekı 4. etkınlığl yapan varsa benım adrese gonderın dıl anlatım zayıf benm

    Yazar ebru Tarih 04 Mayıs 2008 12:34

  83. adres ceza_ben_ebru@

    Yazar ebru Tarih 04 Mayıs 2008 12:35

  84. kardeşim bende var 1o. sınıf 2. sınav soruları

    ÖZEL İZMİR BİLGE ATA LİSESİ
    2006 – 2007 ÖĞRETİM YILI DİL VE ANLATIM DERSİ 10 TM-SB SINIFI
    2. DÖNEM 2. YAZILI SINAV SORULARI

    CEVAP ANAHTARI

    I. “ Güneş bugün 7.15’te doğdu.”
    II. “ Güneş sabahın erken saatlerinde bulutları yırtarak insanlığa yeniden gülümsedi”

    1-Aynı olayı anlatan bu iki cümleden hangisinin duyguları harekete geçirmede daha etkili olduğunu ve bunun sebebini yazınız.(10 P)

    İkinci cümle daha etkilidir. Çünkü güneşin doğuşu hayal gücünden ve duygulardan yararlanarak anlatılmıştır.

    BÜLBÜL
    Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
    Nihâyet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
    Şehirden kaçmak isterken sular zâten kararmıştı;
    Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdîyi sarmıştı. M. Akif ERSOY

    2-Şiirdeki imgeleri bulup bu imgelerin anlamını yazınız.(10 P)
    sular zaten kararmıştı- akşamın olması
    ıssız bir karanlık- gece

    3-Aşağıdaki cümlelerde bulunan belgisiz sıfat görevindeki kelimeleri belgisiz zamir; belgisiz zamir görevindekileri de belgisiz sıfat olarak birer cümlede kullanınız:

    Sözlerin hiçbiri kulağına girmiyordu.
    Hiçbir söz kulağına girmiyordu.

    Bazılarının değişmez prensipleri vardır. Bazı insanların değişmez prensipleri vardır.
    Yerinden kalkıp ötekilerin yanına gitti. Yerinden kalkıp öteki çocukların yanına gitti.

    Birkaç çocuk kenarda oturmuş oyun oynuyordu.
    Birkaçı kenarda oturmuş oyun oynuyordu.

    4-Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri yazınız (3+3+2+2=10 puan)

    *. Heyecan, mutluluk veya mutsuzluk ifade eden; dinî duyarlılık, derin düşünce, yüceltme gibi hâlleri dile getiren söz öbeklerini lirik anlatımda çokça kullanılır.

    * Öyküleyici anlatımda tarihi olay ve kişilikler ele alınır.
    * Emredici anlatım, okuyucuyu bir iş yapmaya, bir eylemde bulunmaya, bir davranışı gerçekleştirmeye zorlar.

    * Öğretici metinlerde, söz sanatlarına, dilin bünyesine mal olmamış yan anlam ifade eden kelime ve kelime gruplarına yer verilmez.

    5- Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise (D) yanlış ise (Y) yazınız (4+3+3= 10 puan)

    *. Açıklayıcı anlatımda yazar, işlenen konu hakkında tecrübeli olmalıdır. (D )
    * Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekmez. (Y )
    * Coşturucu anlatımda “ben” ve “biz” zamirinin hareket noktası durumundadır. ( D )

    6-Aşağıdaki tabloya emredici anlatımın özelliklerini yazınız.(2+2+2+2+2010 P)

    Dil, alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.
    Emir, telkin ve öneri anlamı taşıyan ifadelere yer verilir. Öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır. Cümlelerde fiiller hakimdir. Uyulması beklenen bir anlatımı vardır.

    7-Aşağıdaki cümlelerde kullanılan fiilleri yapı yönünden inceleyiniz:(4+3+3=10P)
    *Çocuk asla sevgisiz yaşayamaz.-Kurallı bileşik fiil

    *Gitmekte niçin bu kadar ısrar ediyorsun?-Yardımcı bileşik fiil

    *Bu olaya onun da adı karışmış.-Anlamca kaynaşmış bileşik fiil

    8-“ Öğretmeni, bütün soruları çözüvermiş.”

    Bu cümledeki bileşik fiili iki farklı şekilde olumsuz hale getiriniz; beliren anlam farkını yazınız.
    Öğretmeni bütün soruları çözüvermemiş.-canı istememiş

    Öğretmeni bütün soruları çözmeyivermiş-beklenmezlik

    9-“Yerli yersiz davranışlarıyla herkesi canından bezdirdi.” Fiilin çatısını nesne- yüklem ilişkisi yönünden inceleyiniz.(5P)
    bezmek- neyi-kimi- geçişsiz
    bez-dir-mek-neyi-kimi-geçişsizken geçişli hale gelmiş-oldurgan fiil

    “Toplantının ertelenmesine karar verildi.”Filin çatısını özne- yüklem ilişkisine göre inceleyiniz.(5P)
    Birisi tarafından karar verilmiş- Edilgen fiil

    10-Aşağıdaki cümlelerdeki yüklemleri çatısına göre inceleyerek eşleştiriniz. (2+2+2+2+2=10P)

    I-Bahçedeki salıncakta saatlerce sallandım. A-Geçişsiz fiil
    II-Askere giderken bütün yakınlarıyla helaleşti. B-Edilgen fiil
    III-Yarı karanlık içinde yüzleri fark edilmiyordu. C-Oldurgan fiil
    IV-Hepimize laf yetiştiriyordu. D-Dönüşlü fiil
    V-Giydiği her şey ona yakışıyordu. E- İşteş fiil

    Yazar ersoy Tarih 04 Mayıs 2008 23:03

  85. ebru ben yaptım etkinliği
    msn e ekledim kabul edersen :D er_ilkay1476@….

    Yazar ersoy Tarih 04 Mayıs 2008 23:04

  86. kabul edersen yollarım

    Yazar ersoy Tarih 04 Mayıs 2008 23:05

  87. dil ve anlatım dersi çok eğlenceli ve çok güzel keşke bütün dersler böyle olsa……..

    Yazar jiyan Tarih 05 Mayıs 2008 15:05

  88. ya arakadaslar ben röportaj hakkında bişey bulamıom yardım edın lütfen

    Yazar zeynep bayar Tarih 06 Mayıs 2008 18:58

  89. yhaa banada sf 168 deki 4. etkinlik acil lasım şimdiee varsa yapan ltfnn!!

    Yazar dilara Tarih 08 Mayıs 2008 19:55

  90. arkadaşlar en iyisi msn yazım burası çook karışık degilmi???????

    Yazar burak Tarih 08 Mayıs 2008 20:57

  91. Sayfa 152 13. Etkinlik
    Vardar Ovası Türküsü dilden dile geçerek günümüze ulaşmıştır yani anonimdir.

    2. soru a şıkkı
    Derleyen sözcüğü;bu türkünün söyleyeninin bilinmediği,kuşaktan kuşağa atlanılarak günümüze geldini ve Suat Batur tarafından yazıya geçirildiğini gösteriyor.

    2. soru b şıkkı
    Türkülerin yazıya geçirilerek kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze ulaştığını anlıyoruz.

    Sayfa 153 1. soru a şıkkı
    1.mani
    ….derede -de:redif
    ….nerede -ere:zengin uyak
    ….dedim 7′li hece ölçüsü
    ….pencerede

    2.mani
    Erkek
    ….Mesdi yar yar:redif
    ….mesdi yar
    ….arasında
    ….esdi yar
    Kız
    ….maniciyim -m:redif
    ….gemiciyim 7′li hece ölçüsü
    ….alma
    ….alıcıyım

    3.mani
    ….dildim -dim:redif
    ….sildim -il:tam kafiye
    ….kıymetin 7′li hece ölçüsü
    ….bildim

    4.mani
    ….çağlar gibi -lar gibi :redif
    ….dağlar gibi -ağ:tam uyak
    ….yaralıyım 7′li hece ölçüsü
    ….sağlar gibi

    5.mani
    ….alma beni -ma beni:redif
    ….salma beni -al:tunç uyak
    ….göster 7′li hece ölçüsü
    ….alma beni
    ….gül ister
    ….bağlar gibi

    ….aldım seni -dım seni:redif
    ….salma beni -al:tunç uyak
    ….göster 7′li hece ölçüsü
    ….alma beni

    6.mani
    ….ayna güzel ayna güzel:cinaslı uyak
    ….ayna güzel ay ne güzel:cinaslı uyak
    ….görenler 7′li hece ölçüsü
    ….ay ne güzel
    ….tarar
    ….ayna güzel

    1. soru c şıkkı
    ”Ayna güzel” ve ” ay ne güzel” ifadelerinin birlikte kullanılmasıyla cinas yapılmıştır.Cinas,maninin ahengi bakımndan önemlidir.Cinaslı manilerde ses ve söyleniş aralarında cinas bulunan kelimelerle sağlanır.

    2. soru a şıkkı
    Duygu ve düşünceler 1.manide 2,3 ve 4. dizelerde;2.manide ilk dörtlükte 2,3 ve 4. dizelerde,ikinci dötrlikte ise 3ve4. dizelerde; 3.manide 3 ve 4. dizelerde ;4 ve 5.manide bütün dizelerde; 6.manide 3,4,5 ve 6. dizelerde dile getirilmiştir.

    2. soru b şıkkı
    Duygu ve düşüncelerin ifade edildiği bölümlerin dışındaki dizeler ”doldurma” dizelerdir.Bu dizeler asıl anlamının bulunduğu dizelere hazırlık yapılmasını sağlar.Doldurma düzeler anlam bütünlüğünü sağlar.

    3. soru
    1,2,5 ve 6. manilerin teması aşktır.3.maninin teması ayrılık 4.maninin teması derttir.

    4. soru a şıkkı
    Manilerde geçen deyimler şunlardır:
    -Serin yeller esmek:darılmak ve incinmek.”Aramızda serin yeller esiyordu.”
    -Kıymetini bilmek:değerini bilmek.”Kıymetinin bilinmemesinden şikayetçi.”
    -Dağ gibi=çok büyük
    -Dillere sarmak:Her yerde söz etmek.”Her yerde ondan bahsedip dillere saldı.”

    4. soru b şıkkı
    -Yel:Gerçek anlamı rüzgar; manideki anlamı dargınlıktır.
    Sanki,aramızda serin yeller esiyordu.
    Bu yel sizi hasta eder dedi.
    -Ciğer:Gerçek anlamı organ;manide gönülden, içten anlamında kullanılmıştır.
    Haberi alınca,ciğerim yandı.
    Ciğerlerinden rahatsızlanmıştı.
    -Altın:Gerçek anlamı değerli bir maden;manide kıymetli anlamında kullanılmıştır.
    Onun altın gibi bir kalbi var.

    5. soru
    1,2,3,5 ve 6. manilerde sevgili ve ona duyulan aşk teması işlenmiştir.4.manide ise çok dertli olan bir kişinin duyguları işlenmiştir.

    Sayfa 156 4. soru a şıkkı
    Vurgu ve tonlama.Temaları farklı olduğuunda söyleyişi farklıdır.

    Sayfa 157 Ölçme Değ. Devapları
    1)E
    2)C
    3)C
    4)türkü denir.
    artık maniler asıl maniler….
    5)Mâni—-Deyiş
    Türkü—-Kavuştak
    Ağıt—-Sagu

    sayfa 170:
    methiye, gazel , nutuk ve türkünün benzerlikleri:
    - methiyenin nazım birimi ile nutuğun nazım birimi aynıdır.
    - methiye, nutuk, türkü sade bir dille yazılmıştır.
    - nutuk ve türkü hece ölçüsüyle, gazel ve methiye aruz ölçüsüyle yazılmıştır.

    2.soru:
    anonim halk edebiyatının yazılış amacı: anonim: halkın yaşayışını yansıtmak ve duygularına tercüman olmak amacıyla yazılmıştır
    aşık tarzı halk edebiyatı: anonimle aynıdır
    tasavvuf edebiyatının yazılış amacı: tasavvuf: tasavvuf düşüncesini halka öğretmek amacıyla yazılmıştır

    SAYFA 183

    2.a) Mecnun: Aşık
    Leyla: Sevgili
    Nevhel: Yardımsever
    Zeyd: Dost
    İbn-i Selam: Aşık
    Mecnun’un Babası: Şefkatli
    Leyla’nın annesi ve babası: Zalim

    b) Leyla: Hikayenin baş kahramanlarından birisi
    Zeyd: İkinci derece kahramanlardan birisi
    Nevhel: İkinci derece kahramanlardan birisi
    İbn-i Selam: İkinci derece kahramanlardan birisi
    Mecnun’un babası: İkinci derece kahramanlardan birisi
    Leyla’nın annesi ve babası: İkinci derece kahramanlardan birisi

    SAYFA 184

    c) Tarihimizde veya günümüzde var olması mümkün değildir. Çünkü bu kahramanlar hayal ürünü kahramanlardır.

    3.a) Bu olaylar arasında “aşk”ın yaşanışı bakımından bir ilişki vardır. Ahmet Yesevi’nin peygamber sevgisi, Tahir ile Mecnun’un aşk anlayışları bunu göstermektedir.

    b) Mecnun, yalnız kalmak ve aşkını yalnız başına sadece kendisiyle yaşamak için çöllere düşmüştür.

    c) Hikayede birçok mekan vardır. Ancak sadece Kâbe ile ilgili tasvir yapılmıştır.

    d) Hikayedeki mekanlar, şairin kafasında kurguladığı hayali mekanlardır. Ancak bazılarınının gerçekle ilişkisi de vardır. (Çöl ve Kâbe)

    5.a) “Aşk, vuslat binasını sağlamca kurup mana aleminde seninle beni buluşturdu;” … “Sen halini değiştirme; Leyla ne diye Mecnun olsun?”

    b) Aşk, insanı insan yapan en büyük erdemdir.

    c) Evrenseldir. Çünkü günümüzde de aşk teması işlenmektedir.

    6) Sadece aşk unsuru kendimize ve çevremize aittir. Diğer unsurlar kendimize ve çevremize ait değildir.

    8.a) “Mesnevi Geleneği” dir.

    b) Mesnevi’nin Özellikleri:
    -Beyitler kendi arasında kafiyelidir.
    -Aruzun kısa kalıplarıyla yazılır.
    -Beyit sayısı sınırsızdır.
    -Olayların yaşandığı zaman belirsizdir.
    -Beş mesneviden oluşan esere “hamse” denir. (İlk hamse sahibi şair Ali Şir Nevai’dir.)

    9) Mesnevi’de anlatılan olaylar zamanımızdan farklıdır.

    10) Anlatıcı herşeyi bilen bir anlatıcıdır. Bu yüzden “İlahi bakış açısı” kullanılmıştır.

    SAYFA 185

    12) telef olmak, yanıp tutuşmak, adak adamak vs.

    13) “Leyla ile Mecnun mesnevisi Acemlerde (İranlılar) çoktur, Türklerde ise yoktur. Sen de dünyaya gizli bir hazine çıkar” sözleri üzerine yazmıştır.

    14.a) İkisinde de aşk teması işlenmiştir. Ancak birinde peygamber aşkı, diğerinde beşeri aşk işlenmiştir.

    b) Fuzuli, “Su Kasidesi” adlı eserinde peygamber övgüsünü dile getirmek için kaside şeklini tercih etmiştir. Ancak Leyla ile Mecnun eserinde olaya bağlı kalındığı için mesnevi şeklini tercih etmiştir.

    Anlama Yorumlama
    1) İkisinde de yazılı bir metin olmadan sözlü olması nedeniyle bir ilgi vardır.

    2) Leyla ile Mecnun mesnevi geleneğine bağlı olduğu için manzumdur. Ancak Tahir ile Zühre mesnevi geleneğine bağlı değildir.

    3.a) O dönemlerde hemen hemen her şiirde aşk konusu işlenir.

    b) Aşk duygusu insanoğlu varolduğu sürece yaşanabilir.

    ÖLÇME DEĞERLENDİRME
    1) E
    2) D
    3) C
    4) D D Y D Y
    5) E
    6) E
    7) A
    8) E

    SAYFA 192

    1) İzleyicilere oyunun başladığını bildirmek ve izleyicilerin dikkatini perdeye yoğunlaştırmak amacıyla okunur.

    2) Karagöz, söylenenleri yanlış anlayan, neşeli, halktan birisidir.
    Hacivat ise okumuş, kültürlü, düzgün konuşan birisidir.
    (Hangisini kendinize yakın bulursanız onu seçin)

    3.a) Oyunda güldürü yanlış anlamalarla sağlanmaktadır.

    b) NOT: K: Karagöz, H: Hacivat
    K: Dur Hacivat şaka yaptım
    H: Bırak birader sakalımı yordun
    H: El-cinni melacinni, kör cini. Estane mestane kuru kuzu kestane
    K: Amin, amin… Kabak çekirdeği, sarı leblebi. Amin
    H: Aman Karagöz’üm, nedir bu işler
    K: Kafanı kırsın geyiklerle keşişler

    4) (Kişilik özellikleri 2. sorunun cevabında verilmiştir)

    5) HACİVAT: Of…
    KARAGÖZ: (Penceresinden)…
    HACİVAT: Bir yar-i…
    HACİVAT: Maşallah…
    KARAGÖZ: Lebbeyk?
    HACİVAT: Akşam-ı…
    KARAGÖZ: Senin de…

    SAYFA 193

    6.a) Verilen ifadeler, yanlış anlamanın yanı sıra imparatorluğun bazı milletlerinin de telaffuzları metnin güldürü unsurunu sağlayan ögelerdir.

    b) Halk söyleyişleri ve kullanımları ile sadelik açısından bir benzerlik vardır.

    7.a) (Karagöz’ün anlatımı forumumuzda mevcut. Bu sorunun cevabı da orda mevcuttur)

    b) Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı din, ırk ve dillerin bir arada yaşadığı bir yapıya sahip olduğu hakkında bilgi verir.

    8) Türk Halk Tiyatrosu geleneğine bağlıdır.

    9) Gülüp rahatlamanın ve neşelenmenin yanı sıra hiçbir ağacın kesilmemesi gerektiği kıssadan hisse olarak algılanmaktadır.

    SAYFA 195

    1) Ali Asker ile Sururi duydukları davul sesinden bir düğün olduğunu zannederler. Sorduklarında da onun bir düğünden değil, bir pehlivan güreşinden gelen davulun sesi olduğunu öğrenirler. Güreşleri izlemek için Pınarbaşı’na giderler ve orada gördükleri pehlivanlar hakkında konuşurlar.

    2) Ali Asker (Acem)
    Garson (Bursalı Göçmen)
    Yahudi

    3) Metne göre sesini (taklit) kullanmaktadır. Ayrıca bir mendil ve sopayı da araç olarak kullanırlar.

    4) Halk Tiyatrosu geleneğine bağlıdır.

    5) Aralarındaki en büyük benzerlik yazılı bir metin olmadan sözlü olarak gösteri yapmalarıdır.

    SAYFA 199

    1)-Cücenin anahtarı kapının üzerinde bırakması
    -Kavuklu’nun düğün alayını yönetmesi
    -Kavuklu’nun yeni bir ev araması
    -I. Zenne’nin kocasını aramak için gelmesi
    -Pişekar’ın Kavuklu ile karısını barıştırması.

    2) Pişekar’dır.

    3) Pişekar: Baş aktördür. Hali vakti yerinde, bilgili, orta sınıfın temsilcisidir. Alaycı bir İstanbullu olarak yansır.

    Kavuklu: Başındaki kavuğu ile kurnaz ve zeki, komik hareketleri ve ince zekasıyla oyunu sürükleyen bir tipdir.

    (Hangisini kendine yakın bulursan onu seç)

    4) Taklit: Pişekar - Bir arabacıyı çağırır gibi yaparak hem onun yerinde hem de kendi yerinde konuşması.
    Benzetme: Kavuklu - Senin gibi tımarhane düşkünü
    Kavuklu - “İhtiyar” söz mü? Bir patlıcan dört değnek sok, işte bizim beygir.

    Yanlış Anlama: Pişekar - Efendim, “Bir müşkülünüz mü var?” dedim, yani bir işiniz mi var?
    Kavuklu - Evet, bir dişimiz var, iki babamız. Sen bizi hindi çobanı mı zannettin?

    Anlamazlıktan Gelme: Pişekar - Nasıl Ali?
    Kavuklu - Sade Ali.
    Pişekar - Maşallah, Sade Ali Efendi.

    5) Halk Tiyatrosu Geleneği’ne bağlıdır.

    SAYFA 200

    1) Sahne
    Modern Tiyatro: Bolca dekorların kullanıldığı bir sahne özelliği vardır.
    Karagöz: Beyaz bir perdeye ışık yansıtılmasıyla düzenlenen bir sahnede sergilenir.
    Meddah: Sen olmaksızın bir topluluk karşısında anlatıma dayanır.
    Orta Oyunu: Basit birkaç dekorun bulunduğu tam olarak sahne denemeyecek tarzda halk önünde oynanır.

    Müzik
    Modern Tiyatro: Opera, opera komik, operat, bale ve müzikli komedi müziğin kullanıldığı tiyatro eserleridir.
    Karagöz: Tef ve nereke kullanılır.
    Meddah: Müziksiz gerçekleştirilir.
    Orta Oyunu: Müzik kullanılarak gerçekleştirilir.

    Tipler
    Modern Tiyatro: Tiyatro eserine göre tipler değişir.
    Karagöz: Belli tipler vardır. (Karagöz, Hacivat, Ermeni, Rum, Yahudi, Bebe Ruhi, Tuzsuz Deli Bekir…)
    Meddah: Meddahın anlattığı hikayedeki tipler, onun taklidiyle canlanır.
    Orta Oyunu: Bilirli tipler vardır. (Kavuklu, Pişekar, Zenne, Cüce)

    Dekor
    Modern Tiyatro: Profesyonelce hazırlanmış, eserle ilgili bolca dekor kullanılır. (eşya, renk, ışık, araç, gereç)
    Karagöz: Beyaz perde arkasından ışık yansıtılmasıyla kurulan bir sahnesi vardır. Dekorlar içinde “göstermelik” denilen figürler kullanılır.
    Meddah: Dekor kullanılmaz.
    Orta Oyunu: Basit bir dekor kullanılır.

    2) Türk Tiyatrosu
    a) Geleneksel Türk Tiyatrosu
    1-Karagöz
    2-Orta Oyunu
    3- Meddah
    4- Köy Seyirlik Oyunu

    b) Modern Türk Tiyatrosu
    1-Komedi
    2-Trajedi
    3-Dram

    SAYFA 201

    1-E
    2-A
    3-B
    4-C
    5-C
    6-B
    7-E
    8-C
    9-C

    SAYFA 202

    9- Y D D D D Y

    10- Şeyh Muhammet Küşteri - Küşteri Meydanı
    Hacivat - semai
    fasıl
    şaman - baksı

    11-D Y Y Y D

    12) Karagöz, kararsız, rahat, gözü pek ve serbest olması bakımından orta oyunundaki Kavuklu ile benzerlik göstermektedir. Çünkü Kavuklu da deli dolu halleri ve şakalarıyla oyunu sürükleyen kişidir.

    Hacivat da medrese görmüş, nezaket düşkünü ve kibarlık budalası, ukala haliyle, orta oyununda okumuş, hali vakti yerinde, orta sınıfı temsil eden Pişekar’a benzer.

    SAYFA 205

    1) Latifi, tezkiresini oluştururken Osmanlı ülkesinde yetişen bilgili, güzel söz söyleyen veya başka bir ülkede doğup Türk şairleri yoluna giden şairleri tezkiresine almıştır. Tezkiresine aldığı şairlerin meziyetlerinin ve üstünlük sebeplerinin neler olduğunu, hayat hikayelerini, eserlerini, eserlerinin özgün olup olmadığını araştırmıştır.

    2) Latifi’ye göre şiir, edebi açıdan üstün, edebi zevke hitap eden, özgün buluşlarla zenginleştirilmiş, edebi sanatlar bakımından da iyi işlenmiş olmalıdır.
    Şair de bilgili, güzeli ve çirkini ayırt edebilen, kültürlü, şiir üzerine bilgisi iyi olan, zarif bir insan olmalıdır.
    Latifi’nin bu düşünceleri şiire ve şaire edebi açıdan bir yaklaşım olduğu için bu düşüncelere katılmamak mümkün değildir.

    3) Ahmedi hakkındaki en kapsamlı yargı; “Şiiri ehliyetine, gazelleri marifetine göre değildir.” yargısıdır.
    Latifi bu yargıyı verirken ilk olarak Ahmedi’nin hangi bilim dallarında bilgili olduğundan, yazdığı eserlerinin şiir meclisinde itibar görmemesi dolayısıyla Şeyhi ile münasebetinden ve eserlerinden verdiği örneklerden sonra sonuca olaşmıştır.

    4) Latifi, tezkiresini Ahmedi’yi övmek veya yermek için yazmamıştır. Sadece, Ahmedi’yi edebi bakımdan tarafsız bir değerlendirme yaptığını gösterir.

    5) Ahmedi-Sivas-Murat Han Gazi devri-Batınî ilimlerde bilgilidir (Geometri, tıp…)-Şiirlerinde güzellik yoktur. Edebi yönü zayıftır-Şiirlerinin beğenilmesi, Şeyhi’nin onun adına bir kaside yazması-Şiir üstünlük, estetik ve edebi açıdan eşsiz olmalıdır-Divan’ından, İskendername’den örnekler vermiştir-Şiir ehliyetine, gazelleri marifetine göre değildir.

    6.a) Şairlerin hayatı – Şairlerin ilmi yönü – Şairlerin edebi yönü – Devrin sanat anlayışı – Eserlerden örnekler

    b) Tezkirelerin ve edebiyat tarihinin devrin sanat anlayışını, şairlerin hayatını, ilmi ve edebi yönlerini incelemeleri ve eserlerinden örnek vermeleri bakımından aralarında benzerlik vardır. Tezkireler için, döneminin edebiyat tarihleri olduğu söylenebilir.

    SAYFA 206

    7.a) Alınan paragraf tezkirede Ahmedi’nin anlatıldığı kısmın ilk paragrafından bir bölümdür.

    b) Alınan paragrafta günümüz Türkçesine göre bazı ses değişimlerinin olduğu görülmektedir.
    .beg : bey
    .di : de-
    .it : et-
    .ol : o
    Bunun dışında Arapça ve Farsça sözcüklerin kullanıldığı, düz yazı dilinin de sade olduğu görülmektedir.

    8) Tezkire, Latifi’nin bilgili ve kültürlü, şiir sahasında edebi kültürü ve zevki olan birisi olduğunu göstermektedir.

    9) Okuduğumuz ve beğendiğimiz şairlere yer verirdik.

    SAYFA 210

    1) Evliya Çelebi, rüyasında Hz. Peyagmber’i görmüş, “Şefaat Ya Resulullah” yerine “Seyahat Ya Resulullah” deyince yollara düşmüştür.

    2) Evliya Çelebi şöyle bir yöntem izlemiştir:
    -Ulaşılmak istenen yere gidiş için yapılanlar
    -Ulaşılan yerin dış görünümünün tanıtımı
    -Ulaşılan yerin tarihi ile ilgili bilgi verilmesi
    -Ulaşılan yerde dikkati çeken mekanların tanıtımı
    -Ulaşılan yerdeki insanların tanıtımı
    -Dönüş yolculuğunda görülen yerlerin anlatılması
    -En sonunda eve ve ev halkına ulaşma

    3) (Bu sorunun cevabını metni okuyarak yapabiliriz.)

    4.a) Bazı sözcüklerde ses değişimlerinin olduğu görülmektedir. Bunun dışında son derece sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca yerel ağız özellikleri de (Erzurum ağzı) yansıtılmıştır.
    .Kandan : nereden
    .Anda : onda, orada
    yigirmi : yirmi
    .tokuz : dokuz

    b) şita: kış
    kân: maden ocağı; bir şeyin kaynağı
    müşebbek: şebeke haline sokulmuş olan, ağ ve kafes gibi örülmüş olan
    vefret: çokluk, bolluk
    badıncan: patlıcan
    vasi’atü’l aktar: tarafları, yanları geniş olan
    rahisatü’l es’ar: yiyeceği, içeceği ucuz
    efvah-ı nas: halkın ağzı, lisanı
    darb-ı mesel: atasözü
    berf: kar
    zalûm: çok zalim olan
    sâkin: oturan, ikamet eden

    5) En ünlü gezginimizdir. – Eserinde sade bir dil kullanmıştır. – Anlatımı içten, sıcak, biraz da abartılıdır. – Seyahatname’si türünün en önemli eseridir.

    SAYFA 213

    1) İnsan: Nakış – Küçük alem – Şehir – Bitki – Melek - Hayvan

    2) Şekle göre insan, hayvan ile melek arasında yer almaktadır. Bunlardan herhangi birisine dahil olmak insanın kendi elindedir.

    3) Hipokrat “İnsanlık nedir?” sorusuna “Yüksek mevkide iken tevazu göstermek, fakir olduğu halde cömertlik etmek ve başa kakmadan iyilikte bulunmaktır.” diye cevap vermiştir.
    Bu tanıma katılmamak mümkün değildir.

    4) Katip Çelebi, şekildeki gibi sıralama yapsaydı; önce soyut bir kavram olan “insanlık”tan başlayacak, insanın varlık olarak ne gibi ayrıcalıklarının olduğu belirterek “insanın imtiyaz”ını belirleyecek buradan “insan”ı varlık olarak ele almış olacaktı. En sonunda da “insanın üstünlüğü”nün sebeplerini açıklayacaktı. Bu sıralama soyuttan somuta doğru bir gidişi göstermektedir.

    5) Ruh, akıl, öfke, dimağ gibi soyut kavramları vali (ruh), vezir (akıl), münafık vezir (öğüt), hazinedar (dimağ) gibi somut kavramlar kullanarak somutlaştırmıştır. Bunun sebebi anlatılanların zihinde daha iyi canlanmasını sağlamaktır.

    6) Yazar, düşüncelerini ispat etmek için pek çok benzetmenin yanı sıra, ayetlerden ve Hipokrat’tan örnekler vermiştir. Bunları kullanmasının nedeni de anlatılanların zihinde daha iyi canlanmasını sağlamaktır.

    7) İnsan: İnsan küçük alemdir ve büyük alemde ne varsa onda vardır.
    İnsanın Üstünlüğü: İnsan, ruh ve beden bakımından bütün hayvanlardan üstündür.
    İnsanın İmtiyazı: İnsan, insan olmakla kainatın en üstün yaratığı olmuşsa da bu şarta bağlıdır, insan bu şarta riayet etmekle insandır, bu da ilim ve sağlam ameldir.
    İnsanlık: İnsana mahsus olan zati faziletlerin bütünüd