Karagöz bir gölge oyunudur. Kahramanların, deriden yapılmış ve “tasvir” adı verilen renkli figürlerin (insan, hayvan, bitki, eşya vb.) hareket ettirilerek, geriden aydınlatılmış bir perdeye yansıtılması esasına dayanan halk tiyat­rosuna “gölge oyunu” denir. Bu oyunun, başkahramanlarından birinin adı dolayısıyla daha çok “Karagöz” diye anılır.

Karagöz oyununun özellikleri:

* Karagöz oyunu, başta konuşmadaki taklit yeteneği ve el mahareti olmak üzere birçok yeteneğe sahip “hayalî, hayâlbâz” veya “karagözcü” de­nilen bir kişi tarafından oynatılır. Hayali, figürleri hareket ettirirken aynı zamanda kahramanların konuşmalarını da seslendirir. Yanında şarkı okuyan ve def çalan yardımcılar da bulunur.

* Modern tiyatroda belli bir metne bağlı kalma zorunluluğu varken doğru­dan yazılı bir metne bağlı kalmadan oynanır. Yazılı metni olmasa da oyu­nunun ana hatları önceden belirlenmiş fakat dile getirilmesi “hayali”nin ustalığına bırakılmış sözlü metinleri vardır, diyebiliriz. Hayali, bu oyunu canlandırırken Karagöz’ün yüzyıllar içinde oluşup şekillenen geleneğin­den faydalanır.

* Karagöz’de bugünkü anlamıyla sahne yoktur. Onun yerine ardından ay­dınlatılmış bir beyaz perde bulunur.

* Karagöz’ün kahramanları da günümüz modern tiyatrosunda olduğu gibi sahneye çıkıp oynayan insanlar değildir. Bu oyunun kahramanları deve derisinden ya da mukavvadan kesilmiş çeşitli hayvan, bitki veya eşya figürleridir. Bu figürleri karakterlerine ve konuşma tarzlarına göre oynatıp konuşturan ise bir kişidir. O da oyunun âdeta yönetmeni sayılan “hayali”dir.

* Başoyuncuları, Hacivat ve Karagöz’dür. Bunlar birçok özelliği kendilerin­de barındıran birer “tip”tir.

* “Karagöz, öğrenim görmemiş fakat zeki, nüktedan (şakacı) bir kişiliğe sahiptir. Hacivat ise biraz öğrenim görmüş, bilgiç geçinen, gösteriş me­raklısı, yarı aydın insan tipini temsil eder. Oyun Hacivat’ın söylediklerini Karagöz’ün yanlış anlamasından doğan çatışma üzerine kurulmuştur.

* Hacivat ve Karagöz’ün dışında Osmanlı imparatorluğu içinde yer alan her kesimden insan tipi oyunlarda yer alır. Bu tiplerin en önemlisi şun­lardır: Kayserili, Kastamonulu, Bolulu, Eğinli, Arap, Acem, Arnavut, Laz, Kürt, Rumelili, Muhacir, Ermeni, Yahudi, Rum, Beberuhi, Tiryaki, Keke­me, Sarhoş, Tuzsuz Deli Bekir, Çelebi, Köçek, Zenne

* Karagöz oyunlarının olmazsa olmazlarından biri de müziktir. Oyunun ba­şında ve sonunda, tiplerin perdeye gelişinde, bazı sahnelerde köçeklerin oynadıkları oyunlar sırasında müzik öğelerinden yararlanılır.

* Karagöz oyunları usta – çırak geleneği içinde yüzyıllarca devam etmiştir.

* Karagöz oyunu, dört bölümden oluşur: Mukaddime (giriş), muhavere (söyleşme) fasıl ve bitiş.

Karagöz Oyunun Bölümleri:

* Mukaddime (Giriş): Oyunun başlangıç bölümüdür. Perdeye görüntü verilmeden önce müzik başlar. Sonra göstermelik adı verilen ağaç, çiçek, gemi gibi süslerden oluşan konuya uygun olarak bir görüntü verilir; ardından nâreke denilen kamıştan yapılmış bir düdüğün sesi olan “nareke zırıltısı” ile bu görüntü kaldırılır. Sonunda Hacivat, mü­zik eşliğinde bir semai okuyarak perdeye girer; “Of … hay Haak! diyerek perde gazeline başlar.

* Muhavere (Söyleşme): Asıl konuyla ilişkisi olmayan Karagöz ile Hacivat arasındaki karşılıklı konuşmalara dayanır. Nükte ve cinas­lara dayalı bu bölüm; Karagöz’ün, dostu Hacivat’ın sözlerini yanlış-anlaması ve bunlara gülünç anlamlar vermesiyle oluşur. Muhavere­de yalnız Hacivat ve Karagöz bir oyun oynar.

* Fasıl ( Oyun): Asıl oyunun yer aldığı bu bölümde, konuya uygun olarak çeşitli tipler perdeye gelir. Bunlar kendi azınlık Türkçesiyle veya yöresel ağızla konuşarak seyirciyi güldürür. Bazen Hacivat’ın da katılmasıyla bu konuşmalar devam eder ve düğümlenir. Daha sonra külhanbeyi, sarhoş, efe gibi tiplerden birisinin gelmesiyle dü­ğüm çözülür. Karagöz oyunları genellikle adlarını bu bölümün içe­riğinden alır.

* Bitiş: Bu bölüm çok kısadır. Karagöz’le Hacivat arasında kısa bir söyleşme geçer. Bu söyleşmede oyundan çıkarılacak sonuç da be­lirtilir. Karagöz ile Hacivat’ın aralarındaki konuşma kavga ile son bulur. Hacivat:

Yıktın perdeyi eyledin viran

Varayım sahibine haber vereyim heman

diyerek oyunun bittiğini haber verir, kusurlar için özür diler, gelecek oyu­nun adını söyleyerek perdeden ayrılır. Karagöz de “Her ne kadar sürç-i lisan ettik ise affola!” der ve böylece oyun sona erer.

Karagöz Oyununun Dağarcığı

Bilinen Karagöz oyunlarının sayısı çoksa da Karagöz oyununun klasik da­ğarcığı yirmi sekiz oyunda birleşmiştir. Bu oyunlardan bazıları şunlardır: Ağalık, Bahçe Sefası, Balıkçılar, Baskın, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Cambazlar, Sahte Esirci, Hain Kâhya, Horozlu Düğün, Karagöz’ün Yalova Sefası, Cin Çarpması, Kanlı Nigâr, Kanlıkavak…

Karagöz Oyununda Yer Alan Tipler

Karagöz oyunun en önemli kişileri Karagöz ile Hacivat’tır. Karagöz, okuma­mış halkı; Hacivat ise aydın ya da yarı aydın kimseleri temsil eder. Oyunda konuya göre türlü meslek, yöre ve uluslardan kişiler, kendi şiveleri ile taklit edilir.

Karagöz oyununun diğer önemli tipleri şunlardır:

* Çelebi (genç, züppe, mirasyedi)

* Kürt (hamal, bekçi)

* Altı Kulaç Beberuhi (cüce ve aptal)

* Arnavut (bahçıvan, korucu, bozacı)

* Tuzsuz Deli Bekir (sarhoş, zorba)

* Acem (zengin, tüccar)

* Efe (zorba)

* Ak Arap (dilenci, kahve dövücüsü)

* Matiz (sarhoş)

* Zenci Arap (lala, köle)

* Zenne (kadın)

* Yahudi (bezirgân)

* Kastamonulu (oduncu, bekçi)

* Ermeni (kuyumcu)

* Bolulu (aşçı)

* Frenk ve Rum (doktor, terzi, tüccar)

* Kayserili (pastırmacı)

* Lâz (kayıkçı, kalaycı)

* Rumelili (pehlivan, arabacı)

* Tiryaki (lâf ebesi)


Comments

Name (gerekli)

Email (gerekli)

İnternet sitesi

Speak your mind

web development

SEO Powered By SEOPressor