<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilge Öğretmen</title>
	<atom:link href="http://www.bilgeogretmen.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilgeogretmen.com</link>
	<description>Öğretmen ve Öğrenciler için kaynaklar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Jan 2010 20:50:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İşte İL İL Türkiye&#8217;nin nüfusu</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/iste-il-il-turkiyenin-nufusu</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/iste-il-il-turkiyenin-nufusu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 20:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[il nüfusları]]></category>
		<category><![CDATA[İşte İL İL Türkiye'nin nüfusu]]></category>
		<category><![CDATA[nufus bilgileri sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli nufus bilgileri sorgulama]]></category>
		<category><![CDATA[www.bilgeoğretmen.com.tr]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=483</guid>
		<description><![CDATA[


Türkiye&#8217;nin 2009 yılında, nüfusu rakamsal olarak en fazla artan ili İstanbul oldu.
İstanbul&#8217;un nüfusu bir yıl içinde 218  bin kişi  artarak 12 milyon 915 bin 158&#8242;e ulaştı. Buna göre kente, 74 bin 710   kişinin yaşadığı Bayburt ilinin 3 katı nüfus 1 yılda eklenmiş oldu.
İŞTE  İL İL TABLO &#8211; TIKLAYIN
TÜİK&#8217;in &#8221;Adrese Dayalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2010/01/TR-bolge-nufus.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-482" title="TR-bolge-nufus" src="http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2010/01/TR-bolge-nufus-300x161.jpg" alt="TR-bolge-nufus" width="300" height="161" /></a>Türkiye&#8217;nin 2009 yılında, nüfusu rakamsal olarak en fazla artan ili İstanbul oldu.</p>
<p><span id="more-483"></span><span id="contextual"><span id="ctl00_Contentplaceholder2_LtrDetay">İstanbul&#8217;un nüfusu bir yıl içinde 218  bin kişi  artarak 12 milyon 915 bin 158&#8242;e ulaştı. Buna göre kente, 74 bin 710   kişinin yaşadığı Bayburt ilinin 3 katı nüfus 1 yılda eklenmiş oldu.</p>
<p><a href="http://media.samanyoluhaber.com/media/fotogaleri/2010/01/25/6/2.jpg" target="_blank">İŞTE  İL İL TABLO &#8211; TIKLAYIN</a></p>
<p>TÜİK&#8217;in &#8221;Adrese Dayalı Nüfus  Kayıt Sistemi 2009 Nüfus Sayımı  Sonuçları&#8221;na göre, Başkent Ankara&#8217;nın  nüfusu, 101 bin kişi artışla, 4 milyon 650  bin 802 kişiye yükseldi.  İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Mersin, Adana ve Hatay  da nüfusu en  fazla artan illerin başında geldi.</p>
<p><a href="http://tuikapp.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul" target="_blank">İlçe ilçe  nüfusları görmek için TIKLAYIN</a></p>
<p>Nüfusu 1 yıl içinde rakamsal  olarak en fazla düşen il ise Mardin oldu.  Kentin nüfusu, 12 bin 845  kişi azaldı. Kars, Çorum, Ardahan, Kırklareli, Tunceli  en fazla düşüş  gözlenen iller arasında yer aldı.</p>
<p>Nüfus artış hızı  açısından bakıldığında Türkiye ortalaması binde 14,5  olurken, Tunceli,  binde 40 ile nüfus artış hızının en düşük kaldığı il olarak  belirlendi.  Nüfus artış hızı en düşük ilk üç il Tunceli (binde -40), Ardahan   (binde -37) ve Kars (binde -18,1) oldu. Nüfus artış hızı en yüksek iller  de  Çankırı (binde 49,4), Bilecik (binde 45) ve Isparta (binde 32,2)  şeklinde  sıralandı.</p>
<p>Genel olarak Türkiye&#8217;de 81 ilden  67&#8217;sinin nüfusu bir önceki yıla göre  arttı, 14&#8242;ünün nüfusu azaldı.</span></span></p>
<p><a href="http://www.bilgisorgula.com/iste-il-il-turkiyenin-nufusu" target="_blank">http://www.bilgisorgula.com/iste-il-il-turkiyenin-nufusu</a></p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi" title="Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi (03 Kasım 2009)">Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/iste-il-il-turkiyenin-nufusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 01:24:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu ndan anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar : “ Kerkük Anıları”]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet mithat.\'ın çocukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet rasim falaka eserindeki yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[an]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[Anı (Hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[ANI CE]]></category>
		<category><![CDATA[Anı Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[anı hatıra dil ve anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[anı hatıra kitapları hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[anı hatıra örneği]]></category>
		<category><![CDATA[anı hatıra özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anı nasıl bir türdür]]></category>
		<category><![CDATA[anı örnek]]></category>
		<category><![CDATA[anı özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anı tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[anı tarihi edebi]]></category>
		<category><![CDATA[Anı Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[anı tarihsel]]></category>
		<category><![CDATA[anı tarihsel gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[anı türk edebiyatındaki örnekleri Ahmet Rasim - "Falaka" ve "Muharrir]]></category>
		<category><![CDATA[anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[anı türleri ve yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[anı türü ve tarihsel gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[anı türünde ün yapmış kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[anı türünün]]></category>
		<category><![CDATA[anı türünün çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[anı türünün özelliklerini belirlemek ve anı yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[anı türünün türk ve dünya edebiyatında yeri]]></category>
		<category><![CDATA[ANI ve gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[anı yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[anı yazıların özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anı yazısı özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anılar için tarihi belge değildir]]></category>
		<category><![CDATA[anilar ve hatiralar dan örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[anının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[B]]></category>
		<category><![CDATA[Babur Şah]]></category>
		<category><![CDATA[Baburname (16]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının ağzından zeytindağı kitabının özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[başkalarının yazdıgı anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[batı edebiyatında anı türünün tarihsel gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bencillik anıları kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[benzer özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilg ]]></category>
		<category><![CDATA[bilge]]></category>
		<category><![CDATA[bilge anıları]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGE ÖĞRETMEN]]></category>
		<category><![CDATA[bir kişinin başından gecen anı]]></category>
		<category><![CDATA[bir öğrencinin yazdığı anı örneği]]></category>
		<category><![CDATA[davutlar bilgen öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatında anı türü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatında hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[dünya edebiyatında ünlü anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[edebi bir değer taşıyan anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[edebi hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatımızdaki ünlü anı yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatta hatıra özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[edei hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Edip" Halit Ziya UŞAKLIGİL - "Kırk Yıl" ve "Saray ve Ötesi"]]></category>
		<category><![CDATA[en guzel şehit anı+ögretmen]]></category>
		<category><![CDATA[en önemli anı yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[farklı özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[fransız edebiyatında anı yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik tolstoy kitap özeti özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gündüz sarıca öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayattan anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[halit ziya uşaklıgil anı özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra alanında eser veren 2 yazar ve hatıratın incelenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra anı]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra ile diğer türlerin karşılaştırılması]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra örnekleri  halit ziya]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra türü]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra türü ile ilgili sözler]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra türünün özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra yazılarının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hatıranın özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hatıranın tarihi gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[hatırat inceleme örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[hatırat türü]]></category>
		<category><![CDATA[Hatırat): Anı Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hüseyin cahit yalçın edebi özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce 1.seviye anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul ile ilgili anı yazarları ve eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[kar ile ilgili anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kazım karabekirin hayatını  anlatan makale]]></category>
		<category><![CDATA[lise 3 dil ve anlatım ÖĞRETMEN KILAVUZU]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[mektup t]]></category>
		<category><![CDATA[muallim nacinin ömerin çocukluğu kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[muallim nacinin ömerin hayatı adlı anısı]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemalin ilginç bir anısı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci anı yazısı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilere yazılan hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerin arkadaşlarına yazdığı hatıra notları]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciye hatıra yazma]]></category>
		<category><![CDATA[ogret-men.com]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen bilge]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenden öğrencilerine hatıra yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmene hatıra yazısı yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmene hatıra yazma]]></category>
		<category><![CDATA[ÖGRETMENİ ANLATAN CALISMA]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenin öğrenciye hatıra yazması]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere hatıra mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlerin öğrencilere yazdığı hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlerin öğrencilerle yaşadığı anılar]]></category>
		<category><![CDATA[oks]]></category>
		<category><![CDATA[öretmen siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[reşat nuri güntekin anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[ruhşen eşref ünaydının anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şair]]></category>
		<category><![CDATA[Salah Birsel]]></category>
		<category><![CDATA[seğer     öretmen     eğitim      sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[servet bahadır ögretmen]]></category>
		<category><![CDATA[servet-i fünun döneminde anının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[serveti fünun döneminde ANI özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[serveti fünun döneminde hatıra ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiir anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[tanınmış insanlara ait anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi hatırat kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[türk anı yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatımızda anı türleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatında anı hatıra namık kemal magaza mektupları]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatında anının özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatında hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatında verilmiş ünlü anı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[turk ve dunya edebiyatında anıçeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[turp nerde yetiştilir]]></category>
		<category><![CDATA[uma]]></category>
		<category><![CDATA[uma kelime anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü hatıra yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmayan öğretmen özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[victo hügo gördüklerim kitap özet]]></category>
		<category><![CDATA[www.bilgeogretmen.com]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış güzel anları anlatan yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış ingilizce hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[yazarlar anıları]]></category>
		<category><![CDATA[yy.)özeti]]></category>
		<category><![CDATA[zeytindağı kitabının başkalarının ağzından özeti]]></category>
		<category><![CDATA[zeytindağı nın başkalarının ağzından özeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Paşa - "Defter-i A'mâl"]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[ANI (HATIRAT)
Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatırat) denir. Bir başka deyişle, özümüzde bir iz bıraktığı için unutulmayan ve anılmaya değer bulduğumuz olayları anlatan yazı türüdür.
Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir. Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ANI (HATIRAT)</p>
<p>Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatırat) denir. Bir başka deyişle, özümüzde bir iz bıraktığı i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>in unutulmayan ve anılmaya değer bulduğumuz olayları anlatan yazı türüdür.<span id="more-479"></span></p>
<p>Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir. Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Anıların önde gelen özelliği, yazarının hayatının belli bir kesitini alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir.</p>
<p>İçlerinde anı türünün özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkabe, günlük, otobiyografi ve tarih türleri ile anı türünü karıştırmamak gerekir. Bu türlerin her birinin yazılış gayeleri ayrıdır. Ortak özellikleri ise yaşanmış olaylar üzerine kurulmuş olmalarıdır. Ancak bu özellik, onları birbirinin yerine koyma sebebi olamaz.</p>
<p>Anıların, tarihî ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>eklerin açıklanması sırasında, önemli yardımları dokunur. Anı; tarih değilse de, tarihe yardımcıdır. Devirlerin özelliklerini anlatan anılar, o devrin tarihini yazacaklar i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>in önemli birer belge niteliğindedir. Bundan ötürü, anı yazarı, anılarını yansıtırken tarihî ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>eklerin bozulmamasına çok dikkat etmelidir.</p>
<p>Anı (Hatırat) ile günlük, en çok karıştırılan iki türdür. Bu iki türün en önemli ayrılığı günlüklerin yaşanırken, anıların ise hayatta ya da ömrün sonunda kaleme alınmalarıdır.</p>
<p>Her ne sebeple kaleme alınırsa alınsın anı türünde dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön plânda tutulmalıdır. Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gününe tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna göre düzenlenmelidir. Anı yazılırken süslü sanatlı bir anlatımdan kaçınmalı; açık, sade ve akıcı bir üslûp kullanılmalıdır. Duygu ve düşünceler, i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>tenlikle ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>eği yansıtmalıdır.</p>
<p>Anılar, ya günü gününe tutulan notlar hâlinde ya da sonradan hatırlanmak suretiyle yazılır. Batı edebiyatında en ünlü anı yazarları; Sain-Simon (1675-1755) ve Rousseau</p>
<p>Batı edebiyatındaki ünlü anı yazarları ve eserleri şunlardır:</p>
<p>Sain-Simon &#8211; &#8220;Hatıralar&#8221;<br />
Rousseau &#8211; &#8220;İtiraflar&#8221;</p>
<p>Türk edebiyatındaki anı eserlerine örnekler ise şunlardır:</p>
<p>Ziya Paşa &#8211; &#8220;Defter-i A&#8217;mâl&#8221;</p>
<p>Muallim Naci &#8211; &#8220;Ömer&#8217;in Çocukluğu&#8221;</p>
<p>Ahmet Rasim &#8211; &#8220;Falaka&#8221; ve &#8220;Muharrir, Şair, Edip&#8221;</p>
<p>Halit Ziya UŞAKLIGİL &#8211; &#8220;Kırk Yıl&#8221; ve &#8220;Saray ve Ötesi&#8221;</p>
<p>Hüseyin Cahit YALÇIN -&#8221;Edebî Hatıralar&#8221;</p>
<p>Falih Rıfkı ATAY &#8211; &#8220;Çankaya&#8221; ve &#8220;Zeytindağı&#8221;</p>
<p>Anılar, genellikle aşağıdaki nedenlerden dolayı yazılır:</p>
<p>(1) Ge<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>mişi bir kez daha yaşamak ve yazma alışkanlığı kazanmak.</p>
<p>(2) Anıları unutulmaktan kurtarmak.</p>
<p>(3) Yok olup gitmesini göze alamadığımız bir ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>eğe kalıcılık kazandırmak.</p>
<p>(4) Anıyı oluşturan olayı, durumu, yerleri, kişileri söz konusu edip, başkalarının bilgisine, yararına sunmak.</p>
<p>(5) Kamuoyu önünde aklanmaya çalışmak, pişmanlığı dile getirip i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ini boşaltmak, günah çıkarmak.</p>
<p>(6) Gelecek kuşaklara ge<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>mişten sonu<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>lar çıkarıp sunmak.</p>
<p>(7) Gerektiği zaman bir eleştiride bulunmak.</p>
<p>(8) İnsanoğlunun; yaşantılarını, deneyimlerini başkalarıyla paylaşmak gereğini duymak. (S. SARICA &#8211; M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 375)<br />
Açıklama-2/ Anı ( Hatıra ) Türü</p>
<p>Bir kimsenin, özellikle tanınmış kişilerin yaşadıkları dönemde gördükleri ya da yaşadıkları ilginç olayları gözlemlerine ve bilgilerine dayanarak anlattıkları yazı türüdür.</p>
<p>Tanınmış sanatçı, siyaset<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>i, ve bilim adamlarının yazdığı anılar onların yaşayışlarını, yaşadıkları dönemdeki önemli olayları anlatması bakımından önemlidir.</p>
<p>Anı ( Hatıra ) Türü Özellikleri :<br />
1 &#8211; Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış bir konuyu anlatır.<br />
2 &#8211; İnsan belleğinde iz bırakan olay ve olguları anlatır<br />
3 &#8211; Tarihsel ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>eklerin öğrenilmesine katkı yaptığı i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>in tarih<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ilere ışık tutar.<br />
4 &#8211; Tanınmış, bilim, sanat ve politika adamlarının yaşamlarını çalışma ve<br />
araştırmalarını anlatır.<br />
5 &#8211; Yazarın unutulmasını istemediği ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ekleri kalıcı kılar.<br />
6 &#8211; Ge<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>miş birinci kişinin ağzından kişisel yargılar ve yorumlarla verilir.</p>
<p>Anı ( Hatıra ) Türü Tarihsel Gelişmi</p>
<p>Batıda en çok yaygın bir tür olup ilk örneğini eski Yunan sanatçısı Ksenophon&#8217;un &#8220;Anabasis&#8221; adlı eseriyle vermiştir. Eflatun&#8217;un bir<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ok eseri bu türdendir.</p>
<p>18. yüzyılda<br />
J. J. Rouseau&#8217;nun &#8221; İtiraflar&#8221;<br />
Goldoni&#8217;nin &#8220;İyilik Sever Somurtkan&#8221;,<br />
Goethe&#8217;nin &#8220;Şiir ve Ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ek Andre Gide&#8217;nin &#8220;Jurnaller &#8220;bu alanda önemli eserlerdir.</p>
<p>19. yüzyılda Fransız edebiyatında :<br />
Victor Hugo&#8217;nun&#8221;Gördüklerim&#8221;,<br />
Stendhal&#8217;ın &#8220;Bencillik Anılar,<br />
Verlaine&#8217;nin &#8221; İtiraflar</p>
<p>Rus yazar Tolstoy&#8217;un İtidafım&#8221; 20. yüzylda dünyanın her ülkesinde çok sayıda edebiyatçı bu türde eserler vermeye devam etmektedir.</p>
<p>Bizde, 7. yüzyıla ait &#8220;Göktürk Yazıtları&#8221; bu türün ilk örneği sayılmaktadır. 16. yüzyılda Hindistan&#8217;da bir imparatorluk kurmuş olan Babür Şah&#8217;ın yazdığı &#8220;Babürname&#8221; , 17. yüzyılda Ebul Gazi Bahadır Han&#8217;ın yazdığı &#8220;Şecere-i Türk&#8221; , Katip Çelebi ve Naima&#8217;nın bir çok eseri bu türün örneklerindendir.</p>
<p>Eski edebiyatta anı özelliği taşıyan &#8220;vakainameler, gazavatnameler, sefaretnameler bu türün örnekleri sayılmaktadır.</p>
<p>Edebi tür anlamında anı ise bizde Tanzimat döneminde başlamıştir. Önceleri Ebuziya Tevfik ve Ali Suavi çıkardıkları gazetelerde anılarını yayınlarlar Daha sonra ;<br />
Akif Paşa&#8217;nın &#8220;Tabsıra&#8221;<br />
Namık Kemal&#8217;in &#8220;Magaza Mektupları&#8221; ,<br />
Ziya Paşa&#8217;nın &#8220;Defter-i Amel&#8221;<br />
Ahmet Mithat Efendi&#8217;nin &#8220;Menfa&#8221;<br />
Muallim Naci&#8217;nin &#8220;Ömer&#8217;in Çocukluğu&#8221;</p>
<p>Servet-i Fünun Döneminde;<br />
Ahmet Rasim&#8217;in &#8220;Eşkal-i Zaman&#8221;, &#8220;Falaka&#8221; &#8221; Maharir &#8220;,&#8221;Şair &#8221;<br />
Halit Ziya&#8217;nın &#8220;Kırk Yıl&#8221;, Saray ve Ötesi<br />
Hüseyin Cahit Yalçın&#8217;ın : &#8221; Edebi Hatıralar&#8221;.</p>
<p>Son Dönem Edebiyatında;<br />
Yakup Kadri: &#8220;Zoraki Diplomat, Vatan Yolunda , Gen<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>lik ve Edebiyat Hatıraları&#8221;<br />
Ruşen Eşref Ünaydın : &#8221; Atatürk&#8217;ü Özleyiş&#8221;<br />
Falih Rıfkı Atay : &#8220;Çankaya&#8221;<br />
Halide Edip : &#8220;Türk&#8217;ün Ateşle İmtihanı&#8221;<br />
Yahya Kemal: &#8221; Çocukluğum, Gen<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>liğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım &#8221;<br />
Yusuf Ziya Ortaç &#8221; Porteler,&#8221; Bizim Yokuş&#8221;<br />
Ahmet Hamdi Tanpınar : &#8221; Kerkük Anıları&#8221;<br />
Samet Ağaoğlu: &#8221; Babamın Arkadaşları&#8221;<br />
Salah Birsel : &#8220;Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu&#8221;<br />
Halikarnas Balıkçısı : &#8221; Mavi Sürgün&#8221;<br />
Oktay Rıfat : &#8220;Şair Dostlarım&#8221;</p>
<p>Ayrıca, son dönemde, Celal Bayar, İsmet İnönü, Kazım Karabekir ve Rauf Orbay gibi siyasi kişilerin yazdıkları anılar, yakın tarihimizi aydınlatması bakımından önemli eserlerdir.</p>
<p>ANI İLE GÜNLÜĞÜN BENZER VE FARKLI YANLARI</p>
<p>1 &#8211; Anı da günlük gibi bir kişinin başından ge<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>en ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ek yaşantılardan kaynaklanan yazı türüdür<br />
.2- Günlük yaşanırken anı ise yaşandıktan sonra yazılır<br />
3 &#8211; Anılar, yazarların yaşlılık çağlarında yazdıkları ve yaşamları boyunca karşılaştıkları olayları nesnel bir şekilde ortaya koyan yazılardır Günlükler ise daha öznel, derin, i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ten ve ruhun derinliklerinden kopup gelen Anlık duygu ve düşünceler hakimdir.<br />
4 &#8211; Anı yazılarının anlatım açısından kurgusal niteliklere sahip olduğunu da söyleyebiliriz Günlükler ise kurgudan uzak yoğun düşüncelerin toplamıdır.<br />
Açıklama-3 / Anı (Hatıra)</p>
<p>Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu veya duyduğu olayları anlattığı yazıların ortak adı.</p>
<p>Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir. Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Hatıratın en önde gelen özelliği yazarının hayatının belli bir kesitini de alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir. i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>lerinde hatıra özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaret-nâme, muhtıra, tezkire, menkıbe, günlük, mektup, otobiyografi ve tarih türleri ile karıştırılmamaları gerekir. Bu türlerin her birinin kaleme alınış gayeleri ayrıdır. Ortak özellikleri ise yaşanmış olaylar üzerine kurulmuş olmalarıdır. Ancak bu özellik, onları birbirinin yerine koyma sebebi olamaz.</p>
<p>Hatırat ile günlük en çok karıştırılan iki türdür. Bu iki türün en önemli ayrılığı günlüklerin yaşarken, hatıratın ise yaşandıktan sonra kaleme alınmalarıdır.</p>
<p>Hatıralarını anlatacak olanlar gördüklerini, duyduklarını ve bildiklerini tam bir tarafsızlıkla ortaya koymalıdırlar. Ancak hatıraların kaleme alınışında çoğu zaman yazarın tercihi öne çıkar. Çoğu hatıra yazarı anlattıklarında kendini merkez olarak alır.</p>
<p>Hatıralar aradan uzun zaman ge<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>tikten sonra kaleme alındıklarından, yazarlar ancak hafızalarında kalanları yazıya dökebilirler. Bu arada yanlış hatırlanan bir<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>ok bilgi de hatıralar arasına girebilir. Hatta yazarlar, günün şartlarına göre hatıralarını değiştirebilir, onlara yeni yorumlar getirebilirler.</p>
<p>Hatıra yazarlarının doğru olanı dile getirebilmek kaygısı ile kaleme aldığı devrelerle ilgili çeşitli belge, mektup günlük dergi ve gazetelerden faydalanabileceği de unutulmamalıdır.</p>
<p>Hatıra yazarları, hatıralarını kaleme alırlarken kendi bakış açılarını daima esas alırlar. Olaylar, <a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/kisiler" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kişiler">kişiler</a> ve üzerinde kalem oynatılan her durum, yazarın eğilimlerine göre yeniden ifade bulur.</p>
<p>Aynı olaylar etrafında başka başka <a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/kisiler" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kişiler">kişiler</a> tarafından kaleme alınmış hatıralar karşılaştırılacak olursa, bu özellik açık bir şekilde kendisini gösterir.</p>
<p>Hatıralarını yazanlar bunları meydana geldikleri zamanın imkânları ile değil, olup bitenleri erişmiş oldukları yani ve tecrübeli bakış açısından dile getirirler. Bundan dolayıdır ki hatıralar hep yazıldıkları andan bakılarak kaleme alınırlar. Bu bakımdan hatıraların mutlaka ger<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>eği anlattığı söylenemez ve onlara sağlam tarihî belgeler olarak bakılamaz.</p>
<p>Hatırat yayımlamanın çeşitli ama<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>lan vardır, insanlar, hayat tecrübelerinin başkalarına örnek olabileceğini düşünerek, bizzat yaşanılıp görülen olaylara açıklık ve yeni boyutlar kazandırmak iddiası ile; her dalda sanatkâr, devlet adamı, asker, politikacı ve bu gibilerin biyografilerini tamamlayacak bilgiler vermek üzere-, toplumdaki değişmelerle unutulmaya yüz tutmuş hayat tarzını ve toplum değerlerini tanıtma ve yaşatma gayesi ile; tarih ve kamu oyu karşısında hesaplaşmak, bir nevi günah çıkarmak maksadıyla, gelecek kuşaklara ders vermek i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>in; özlediği mazisine dönüp mutlu olabilmek i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>in ve daha başka sebeplerle hatıralar kaleme alınabilir.</p>
<p>Her ne sebeple kaleme alınırsa alınsın hatıralarda dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön planda tutulmalıdır.</p>
<p>Tarihe, topluma, sanata şekil ya yön vermiş kimselerin hayatı daima insanların ilgisini çekmiştir. Hatıralar, bu konularda ve daha başka sahalarda isim yapmış insanlar üzerinde umumî bilgilerden daha özel bilgiler verir. Bu özelliğinden dolayı hatıralara daima ilgi duyulmuştur.</p>
<p>Hatırat yazıları genel mânâda edebiyat sahası i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>inde kabul edilirler. Ancak onların edebiyat dünyası i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>indeki ve edebî eserler arasındaki yerini tayin eden dilleridir. Açık, anlaşılır, sade ve canlı bir dil ile yazılan hatırat kitapları olduğu gibi çeşitli söz ve mânâ sanatları ile yüklü hatırat kitapları da vardır. Hatırat türü i<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/c" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ç">ç</a>in tercih edilen açık, sade, anlaşılır, objektif ve canlı bir üslûpla yazılmış olmalarıdır.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler-2" title="Öğretici Metinler (19 Ekim 2009)">Öğretici Metinler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sbs-puaninizi-hesaplayin" title="Sbs Puanınızı Hesaplayın (07 Haziran 2009)">Sbs Puanınızı Hesaplayın</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/7-sinif-sbs-2009-soru-ve-cevaplari" title="7. SINIF SBS 2009 soru ve cevapları (07 Haziran 2009)">7. SINIF SBS 2009 soru ve cevapları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/2009-2010-tum-dil-ve-edebiyat-yillik-planlari" title="2009-2010 Tüm Dil ve Edebiyat Yıllık Planları (08 Eylül 2009)">2009-2010 Tüm Dil ve Edebiyat Yıllık Planları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/2009-2010-sene-basi-edebiyat-zumresi" title="2009 &#8211; 2010 Sene Başı Edebiyat Zümresi (08 Eylül 2009)">2009 &#8211; 2010 Sene Başı Edebiyat Zümresi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öğretici Metinler</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler-2</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler-2#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 22:50:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[14. yüzyılda meydana gelen öğretici metinler]]></category>
		<category><![CDATA[14.y]]></category>
		<category><![CDATA[14.yüzyıl öğretici metinlerin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[14.yüzyılda öğretici metinlerin konusu]]></category>
		<category><![CDATA[15. yüzyıl öğretici metinler]]></category>
		<category><![CDATA[5.sınıf türkçe 5N 1K metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[5n 1k kuralının haber yazılarında uygulanışı]]></category>
		<category><![CDATA[6. sınıf öğretmene yazılan özel mektup örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[6.cı sınıf için eş sesli kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[anı]]></category>
		<category><![CDATA[anlaml]]></category>
		<category><![CDATA[anlanmı  ögretiçi sözler]]></category>
		<category><![CDATA[aöf arapca 2 ci sınıf-f deneme]]></category>
		<category><![CDATA[basit türemiş bileşik sözcükleri ayırma]]></category>
		<category><![CDATA[belgeye ihtiyaç duyulmayan öğretici metin]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim teknik sanat hukuk spor din tıp vb. gibi özel alanlardaki kavramları karşılayan kelime]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve vb alanlarda başarılı olmuş kişilerle yazı yazınız]]></category>
		<category><![CDATA[bir kısa metnin gercek analam-mecaz anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bir kisinin yasam öyküsünü kendisinin yazmasıyla olusan esere nedenir]]></category>
		<category><![CDATA[biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[biyografiye ]]></category>
		<category><![CDATA[burdur eğitim mezunu sınıf öğretmeni ibrahim erdem]]></category>
		<category><![CDATA[ç]]></category>
		<category><![CDATA[çevirmekle]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metin yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinler deneme]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinleri ile önceki dönemlere ait öğretici metinlerin arasndaki farklılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[cümhuriyet dönemi öğretici metinleri ile önceki dönemlere ait öğretici metinlerin farklılıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinleri ve önceki dönem öğretici metinlerin farkları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinlerin genel özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinlerin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet dönemi öğretici metinlerinin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet döneminde ögretici metinler video]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet döneminin öğretici metinlerinin diğer dönemlerle farkı]]></category>
		<category><![CDATA[de bağlacından önce gelen kelime ş ile bitiyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[de nin birleşik yazıldığı cümlelere örnek]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dil anl 11 cevaplı testler-ogretıcı metınler]]></category>
		<category><![CDATA[dilbilgisi 3 hepsinden er ornekler]]></category>
		<category><![CDATA[dilekçe]]></category>
		<category><![CDATA[doğal kaynaklarımız tükenirse ne olur seyyah net]]></category>
		<category><![CDATA[dosta ögretmene teşekür mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu ve düşünce günlük hayatımızda yaşanan olaylar dilek ve istek]]></category>
		<category><![CDATA[edebi mektuplara örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat öğretmenim öğretici metinler]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyatcıların birbirine yazmış oldukları mektuplardan örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[edebıyatta ogretıcı metınler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim alanında tanınmış kişilerin çocukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ek olan de ile ilgili cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[ek olan de ile ilgili örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[ek olan de ve ki nin yazılışı ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[EŞ ANLAM]]></category>
		<category><![CDATA[EŞ SESLİ]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli  hepsinden 10 tane]]></category>
		<category><![CDATA[eşanlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[eytürkgençliği ve orhun abıdelerı arasındakı benzerlık]]></category>
		<category><![CDATA[fıkra]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafLARIN ALTINA YAZILAN AŞK METİNLER]]></category>
		<category><![CDATA[frans]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[günce]]></category>
		<category><![CDATA[günce yerine günlük deyimini kullanan ilk yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde yaşayan gezi yazısı yazan kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[haber yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[haber yazıları ve biyografinin farkı]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra öğretici midir]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirem için]]></category>
		<category><![CDATA[iki sayfalık metinler eş anlam mecaz gerçek vb]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce yazıyla doğanın güzellikleri ve zengilikleri]]></category>
		<category><![CDATA[isim tamlamalı metinler]]></category>
		<category><![CDATA[k dönüşme]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[katip sınavında çıkabilecek en iddiali metinler]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık temalı öyküleyici metin]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık temasını ele alan öyküleyici metinler]]></category>
		<category><![CDATA[klasik edebiyatta öğretici metinler]]></category>
		<category><![CDATA[konularına göre öğretici metinler]]></category>
		<category><![CDATA[konularına göre öğretici metinler üçe ayrılır]]></category>
		<category><![CDATA[korku ve acı olan metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Latince "öğretmen" anlamına gelen sözcük hangisidir?]]></category>
		<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[metin içinde eş zıt mecaz anlam eş sesli sözcük gerçek anlam yan anlam deyim anlam terim anlam olan bir metin]]></category>
		<category><![CDATA[metin üzerinde içinde eş anlam eş sesli zıt anlam mecaz anlam deyim terim anlamları olan örneklei]]></category>
		<category><![CDATA[metınlerın gelişmesinde hangi mesleklerin daha çok katkısı vardır]]></category>
		<category><![CDATA[METİNLERİN ZIT]]></category>
		<category><![CDATA[monografi ile gezi yazısı arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[monteyn denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[monteyn denemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama işaretleri özellikleri kısa ve öz]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama işaretleri ve birbirinin yerine kullanılabilenler arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici bilge sözler ifadeler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici düşündürücü fıkralar]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici en güzel sözler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici kitap terimi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metin açıklayıcı mıdır öyküleyici mi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metin geniş bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metin örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretici Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler aof]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler geniş bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[ögretici metinler ile ilgili  DOGRU YANLIŞ sorular]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler kelimeler hangi anlamında kullanılamaz]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler mektup]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler niçin yazılır]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler otobiyografi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler tarihsel gelişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler ve özellikleri ve yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerden mektup yazan yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinleri konuları yönünden ayırma]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerin özellikleri  anı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerin özellikleri ile ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerin özellikleri ve çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerin tarihi gelişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[OGRETICI SOZLER]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici tarihsel]]></category>
		<category><![CDATA[ögretmen hakkında yazılabilecek iyi dusunceler]]></category>
		<category><![CDATA[ögretmen metinlerin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ögretmen yıllar sonra odulunu alır sözcuğu hangı yılda söylemiş]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenden öğretici sözler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmene yazılabilecek mektup örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRETMENE YAZILAN MEKTUPLARDAN ÖRNEKLER]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmeni eleştirme mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenim gezi yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere  yazılan  kısa   mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmenlere yılbaşı mektubu]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[OKULLARIN 1. DÖNEMİNİ DEĞERLENDİREN MAKALE YAZILARI]]></category>
		<category><![CDATA[otobiyografi örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[özel mektup ve iş mektubu arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[p]]></category>
		<category><![CDATA[roman metinlerin cekim ekleriyle ayırma]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla ilgili haber yazı örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[şehit öğretmenlere tanık olanların görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[ses gruplarıyla ilgili metinler]]></category>
		<category><![CDATA[ses türemesine örnek metinler]]></category>
		<category><![CDATA[SEViNÇ BİLDİREN METİNLER]]></category>
		<category><![CDATA[seyehatname]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal haber yazıları örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal metinler]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[spor ve saglık  ile ilgili deneme ornekleri]]></category>
		<category><![CDATA[sporla ilgili betimleme]]></category>
		<category><![CDATA[t]]></category>
		<category><![CDATA[tenkit]]></category>
		<category><![CDATA[TERİM ANLAM BAKIMINDAN İNCELENMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[teyzeye yazılabilecek  mektup örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe mecaz anlam ve yan anlamdan her harften üç örnek]]></category>
		<category><![CDATA[türkülerimizden seckin örnek şarkılar yazılışları]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde sanat]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteye giriş sınavında öğretici metinlerle ilgili çıkan sorular. Son 15 yılın]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık  büyük harfle mi yazılır]]></category>
		<category><![CDATA[üzün deneme ve gözlemlere dayalı öğretici söz]]></category>
		<category><![CDATA[vb. alanlarda başarılı olmuş kişilerle ilgili haber]]></category>
		<category><![CDATA[yapım ve çekim eklerinin anlatıldığı metinler]]></category>
		<category><![CDATA[yök başkanı iki yıllık çocuk gelişimi bölümüne lisans şansı verecek mi]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan edebiyatçısı Plutarkhos]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=475</guid>
		<description><![CDATA[1.Mektup
2.Günlük (Günce)
3.Anı (Hatıra)
4.Biyografi (Hayat Hikâyesi), Otobiyografi
5.Gezi Yazısı (Seyahatname)
6.Sohbet (Söyleşi)
7.Haber Yazıları
8.Fıkra
9.Deneme
10.Makale
11.Eleştiri (Tenkit)

1. MEKTUP
1.Tanımı
Bir haberi, dileği veya duyguyu bir başkasına iletmek için yazılmış yazıya mektup denir.
Mektup en eski haberleşme araçlarından biridir. Günümüzde uygarlığın gelişmesi ile haberleşme araçları oldukça çeşitlenmiştir: gazete, dergi, televizyon, bilgisayar, belgegeçer, İnternet&#8230;
Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar çıkabilen en eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1.Mektup<br />
2.Günlük (Günce)<br />
3.Anı (Hatıra)<br />
4.Biyografi (Hayat Hikâyesi), Otobiyografi<br />
5.Gezi Yazısı (Seyahatname)<br />
6.Sohbet (Söyleşi)<br />
7.Haber Yazıları<br />
8.Fıkra<br />
9.Deneme<br />
10.Makale<br />
11.Eleştiri (Tenkit)<br />
<img title="Daha fazla..." src="http://www.edebiyatimiz.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
<p><span id="more-475"></span>1. MEKTUP</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>Bir haberi, dileği veya duyguyu bir başkasına iletmek için yazılmış yazıya mektup denir.</p>
<p>Mektup en eski haberleşme araçlarından biridir. Günümüzde uygarlığın gelişmesi ile haberleşme araçları oldukça çeşitlenmiştir: gazete, dergi, televizyon, bilgisayar, belgegeçer, İnternet&#8230;</p>
<p>Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar çıkabilen en eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler, Mısır firavunlarının (M Ö 14-15. yüzyıllar) ve Hititlerin mektuplarıdır.</p>
<p>2.Özellikleri</p>
<p>Bir edebiyat türü olarak mektup günümüzde, iletişimdeki hızlı teknik gelişmelere karşın kişinin iç dünyasını yansıtması ve düşüncelerin paylaşımı nedeniyle yerini korumaktadır. Mektup türü dört ana gruba ayrılır:</p>
<p>1. Özel mektuplar<br />
2. Edebî mektuplar<br />
3. İş mektupları<br />
4. Resmî mektuplar</p>
<p>1-Özel Mektuplar</p>
<p>Birbirlerini tanıyan kişilerin duygu ve düşüncelerini paylaşmak için birbirlerine gönderdikleri mektuplardır. Mektuplaşan kişiler arasındaki samimiyet, özel mektupların değerini artırır. Özel mektuplar her konuda yazılabilir, o nedenle konuları çok çeşitlidir. Ancak konularda güncellik ağır basar.</p>
<p>Anlatımında içtenlik ve rahatlık vardır. Hitaplarda da içten ifadelere yer verilir. Bahsedilen konuya göre, mektup yazan kişinin üslubu değişir. Sanatçıların, devlet adamlarının, düşünürlerin özel mektupları yayınlandığında bizler için önemli belgeler olabilir.</p>
<p>Özel mektupları, konularına göre alt başlıklar hâlinde adlandırmak da mümkündür:</p>
<p>Aile mektupları veya sağlık mektupları (eşe, dosta, yakın akrabaya yazılanlar),</p>
<p>Tebrik mektupları (herhangi bir başarı, nikâh, nişan, düğün, bayram, yılbaşı gibi sebeplerle yazılanlar),</p>
<p>Teşekkür mektupları (iyilik veya yardım görme gibi sebeplerle yazılanlar),</p>
<p>Davet mektupları (davetiyeler, nişan, düğün, gezi vs. sebeplerle yazılanlar),</p>
<p>Taziye mektupları,</p>
<p>Özür mektupları vs.</p>
<p>Bu türdeki mektupların gizliliği vardır ve bu gizlilik kanunla korunmuştur.</p>
<p>2-Edebî Mektuplar</p>
<p>Edebiyatçıların birbirlerine ya da dostlarına yazdıkları sanatsal değer taşıyan mektuplardır.</p>
<p>Edebî mektuplar, dil ve anlatım açısından sanat değeri taşır. Örnek bir dil ve anlatım kullanılır.</p>
<p>Edebî mektuplar belge niteliği taşıdıklarından önemlidirler. Bu tarz mektuplardan yazıldıkları döneme ait sanat, edebiyat ve fikir olayları hakkında bilgi edinmek de mümkündür.</p>
<p>Tanınmış yazarlar birbirlerine yazdıkları mektuplarla fikir ve sanat olaylarını ve eserleri tartışırlar.</p>
<p>3-İş Mektupları</p>
<p>Endüstri, iş ve ticaret alanlarında ya da iş yerleriyle kişiler arasında yazılan mektuplardır. Bu mektuplarda içtenlik aranmaz. İstenilen, açıkça ve anlaşılır bir dille belirtilir. Açıklayıcı anlatım türü tercih edilir.</p>
<p>1.Mektup kâğıdı temiz ve çizgisiz olmalıdır.</p>
<p>2.Mektupların mürekkepli kalemle ya da bilgisayarla yazılmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p>3.Mektup kâğıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır.</p>
<p>4.Mektup, yazıldığı kişiye uygun bir seslenişle başlamalı ve seslenişten sonra virgül</p>
<p>işareti konulmalıdır.</p>
<p>Mektupta karalamalar yapılmamalı ve yazım kurallarına uyulmalıdır.</p>
<p>Selam ve saygı sözleri sonuç bölümünde yer almalı, selâm, saygı ve teşekkürlerde aşırılığa kaçılmamalıdır.</p>
<p>7.Mektup bitince sağ alt köşesi imzalanmalıdır.</p>
<p>8.Anlatılacak konu kesin ve açık bir dille ifade dilmeli; cümleler kısa olmalıdır.</p>
<p>9. Sözcüklerin kısaltmaları kullanılmamalı; yanlış anlama gelecek sözlere yer verilmemelidir.</p>
<p>4-Resmî Mektuplar</p>
<p>Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devlet daireleri arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda, konunun uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisiz, beyaz kâğıtlar kullanılır. Konu dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez. Konu en açık ve yalın biçimde ele alınır.</p>
<p>Resmî mektuplar, biçim yönüyle iş mektuplarına benzer. Resmî mektuplar; başlık, metin ve son kısım diye üç bölüme ayrılır.</p>
<p>Başlıkta gönderen makam, dosya numarası, tarih, konu, adres ve ilgiler bulunur.</p>
<p>Metin kısmında, doğrudan doğruya işle ilgili konudan söz edilir.</p>
<p>Son kısımda ise üst makam yetkilisi alt makamdakine yazıyorsa yazıyı &#8220;rica ederim&#8221;, alt makamdaki üst makamdakine yazıyorsa &#8220;bilgilerinize saygıyla sunarım&#8221; veya &#8220;arz ederim&#8221; şeklinde ifadeler yazar.</p>
<p>Hiçbir saygı kelimesi kullanılmaz. Sağ tarafa imza atılır. İmzanın altına yazıyı imzalayanın adı ve soyadı yazılır (soyadı büyük harflerle). Bunun altına makam adı, küçük harflerle yazılır, gerekirse kısaltma kullanılabilir.</p>
<p>MEKTUP PLANI</p>
<p>Sesleniş,                                                                                                                              Tarih</p>
<p>(Giriş)……………………………………………………………………………………………</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>(Gelişme) ……………………………………………………………………………………………</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>(Sonuç)…………………………………………………………………………………………</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>…………………………………………………………………………………………………..</p>
<p>Adres</p>
<p>İmza</p>
<p>Adı Soyadı</p>
<p>Girişte, mektubun yazılma nedeni açıklanır.</p>
<p>Gelişmede, duygu ve düşünceler anlatılır.</p>
<p>Sonuçta, iyi dilekler belirtilir.</p>
<p>Dilekçe</p>
<p>Dilekçe, bir isteği bildirmek, bir şikâyeti duyurmak veya herhangi bir konuda bilgi vermek amacıyla resmî veya özel kurumlara/kuruluşlara yazılan resmî yazıdır.</p>
<p>Dilekçe, herkesin zaman zaman yazmak zorunda kalabileceği bir mektup türüdür.</p>
<p>Dilekçe yazarken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:</p>
<p>Dilekçe metni genellikle kısa olur. Ancak bazı özel durumlarda kâğıdın ön yüzü yeterli olmazsa kâğıdın arka yüzüne yazılmaz ikinci bir kâğıt kullanılır.</p>
<p>Konular kısa ve öz olarak belirtilir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmez.</p>
<p>Dilekçe bilgisayarla, daktiloyla veya mavi ya da siyah mürekkepli dolma kalemle yazılır. Tükenmez kalemle veya kurşun kalemle dilekçe yazılmaz.</p>
<p>Dilekçe metni, sayfaya güzel bir kompozisyonla yerleştirilir (Yukarıda kâğıdın dörtte biri kadar, sol tarafta en az 3 cm ve sağ tarafta 1 cm boşluk bırakılmalıdır.).</p>
<p>Anlatımın yalın ve duru olmasına özen gösterilir.</p>
<p>Dilekçe, hangi kuruma veriliyorsa bu makamın adı başa yazılır. Kurum adının sağ altına kurumun bulunduğu şehir adı yazılır.</p>
<p>Dilekçeye sorunla ilgilenecek kuruma veya makama hitapla başlanır. Hitaplar kurumun idari yapısına uygun olmalı ve eksiksiz yazılmalıdır: Ankara Valiliğine, Açıköğretim Lisesi Müdürlüğüne, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne gibi.</p>
<p>Daha sonra konunun belirlendiği metin bölümüne geçilir. Bu bir şikâyet dilekçesiyse, şikâyet sağlam kanıtlara dayandırılır. Eğer iş isteme dilekçesiyse, öğrenim durumu, yaş, kısa bir öz geçmiş, kurumca aranan seçkin nitelikler açık seçik belirtilir.</p>
<p>Dilekçe bitiminde sağ alt köşeye adı ve soyadı yazılır, imzalanır. Tarih, isim ve imzanın bir satır üstünde yer alır.</p>
<p>Sol alt köşeye adres yazılıdır.</p>
<p>Dilekçe imzalandıktan sonra sol tarafa açık adres bildirilir. Dilekçeyle birlikte varsa verilen ekler, adresi yazdıktan sonra ekler başlığı altında numara verilerek sıralanır. Evrakın kaybolmaması için (varsa) ekler mutlaka belirtilir.</p>
<p>Bir dilekçede sadece bir kişinin imzası bulunur ve imzasız dilekçeler geçersiz sayılır.</p>
<p>Örnek Dilekçe</p>
<p>T.C.</p>
<p>MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI</p>
<p>EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ</p>
<p>AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜNE</p>
<p>28-29 Ocak 2006 tarihinde yapılan 2005-2006 eğitim öğretim yılı birinci dönem sınavları sonunda Açık Öğretim Lisesinden mezun oldum.</p>
<p>Diplomam düzenlenene kadar, mezun olduğumu gösterir mezuniyet belgesinin tarafıma gönderilmesini arz ederim.</p>
<p>Adres:</p>
<p>10 Mart 2009</p>
<p>İmza</p>
<p>Ada, soyad</p>
<p>Ekler</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Ses Düşmesi</p>
<p>Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde bir sesin düştüğü görülür.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>çevirilmek       -   çevrilmek</p>
<p>savurulmak     -   savrulmak</p>
<p>göğüs  -  göğsü</p>
<p>boyun  -   boynu</p>
<p>seyir etmek     -   seyretmek</p>
<p>kayıp olmak     -   kaybolmak</p>
<p>emir etmek     -   emretmek</p>
<p>Kimi birleşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.</p>
<p>kahve altı      -   kahvaltı</p>
<p>sütlü aş    -      sütlaç</p>
<p>2.GÜNLÜK (GÜNCE)</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>Bir kişinin duygu, düşünce ve gözlemlerini günü gününe yazdığı yazılardır.</p>
<p>2.Özellikleri</p>
<p>Yazıldığı günün tarihini taşır.</p>
<p>Yazılanlar inandırıcı olur.</p>
<p>Anlatılanlar içtenlikle ifade edilir.</p>
<p>Kişisel ve özeldir.</p>
<p>Günlüklerde yaşanan ve görülenlerle, yazıda anlatılanlar arasında zaman farkı söz konusu değildir.</p>
<p>Günlükler okuyucu düşünülerek değil, yazan kişinin yazmak istedikleriyle meydana gelir.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Ses Türemesi</p>
<p>Kimi sözcüklerde, sözcük yapım eki alırken, pekiştirilirken veya birleşik sözcük oluşturulurken bir ya da birden çok sesin türemesidir</p>
<p>Sesli Türemesine Örnekler:</p>
<p>Fikr-fikir    Zikr-zikir         Hükm- hüküm</p>
<p>Sessiz Türemesine Örnekler:</p>
<p>Af-affetme   red-reddetmek</p>
<p>3. ANI (HATIRA)</p>
<p>1. Tanımı</p>
<p>Bir yazarın içinde yaşadığı ya da tanık olduğu olayları anlattığı yazı türüne anı (hatıra) denir.</p>
<p>Anılar genellikle hangi olaylardan yola çıkılarak yazılır?</p>
<p>Anılar genellikle onları yazan kişinin de rol aldığı gerçek olaylara dayalı yazılardır. Bu yüzden anlatımı birinci kişinin ağzından yapılır.</p>
<p>2. Özellikleri</p>
<p>Yaşanmış olayları konu alır anı yazıları. Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yapan anılar, tarihçilere yol gösterir.</p>
<p>Anı yazıları öğretici ve bilgi vericidir.</p>
<p>Anı yazarı, anlattıklarını kanıtlama, belgelerle ifade etmek zorunda değildir.</p>
<p>Anı yazarı, gördüklerini ve duyduklarını aradan uzun yıllar geçtikten sonra yazdığı için bellek yanılmalarını önlemek amacıyla mektuplardan, o dönemle ilgili yazılardan ve görgü tanıklarından yararlanabilir.</p>
<p>Niçin tanınmış kişilerin yazdığı anılar önemli sayılır?</p>
<p>Tanınmış sanat, düşünce, bilim, spor ve siyaset adamlarının anıları onların yaşamlarını ve dönemlerini aydınlatması yönünden oldukça önemli belgelerdir. Anılar siyasi, edebî, askerî ve sosyal içerik taşıyabilir.</p>
<p>Anının kesiştiği başka yazı türleri de vardır. Bunlar günlük, otobiyografi, gezi yazısı gibi yazılardır.</p>
<p>Günlük ile anı arasındaki fark nedir?</p>
<p>Günlük günü gününe yazılır. Anı ise geçmişe yöneliktir, olaylar yaşandıktan sonra kaleme alınır. Günlüklerde öznellik ağır basar.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Ses Benzeşmesi (Sert Sessizlerin Benzeşmesi)</p>
<p>Dilimizdeki; c,d,g ünsüzleriyle başlayan eklerin sert ünsüzlerle (f,s,t,k,ç,ş,p,h) biten sözcüklere eklendiklerinde; ç,t,k ünsüzlerine dönüşmesidir.</p>
<p>Yanlış  -  Doğru</p>
<p>sınıf-da            -   sınıf-ta</p>
<p>tarih-den         -  tarih-ten</p>
<p>çiçek-ci           -  çiçek-çi</p>
<p>kes-gin            -  kes-kin</p>
<p>kaç-dı  -  kaç-tı</p>
<p>dolap-dan        -  dolaptan</p>
<p>Birleşik sözcüklerde bu kuralın aranmaması gerekir.</p>
<p>Örnekler: Akdeniz-üçgen-akciğer</p>
<p>4. BİYOGRAFİ (HAYAT HİKÂYESİ), OTOBİYOGRAFİ</p>
<p>1. Tanımı</p>
<p>Sanatta, edebiyatta, bilimde, politikada veya başka alanlarda tanınmış kişilerin yaşamlarını anlatan yazı türüne biyografi (hayat hikâyesi) denir.</p>
<p>Biyografi daha çok kimler hakkında kaleme alınır?</p>
<p>Biyografi, yaşamlarıyla okurların ilgisini çekebilecek kişiler hakkında kaleme alınır daha çok.</p>
<p>Biyografi yazan, anlatacağı kişiyi bütün yönleriyle tanıtmalıdır.</p>
<p>Biyografinin tarihe, edebiyata ve eleştiriye büyük katkıları vardır.</p>
<p>Otobiyografi ile monografi arasında fark var mıdır?</p>
<p>Bir kimsenin yaşam öyküsünü kendisinin yazmasıyla oluşan eserlere otobiyografi denir.</p>
<p>Bilimsel bir konuyu veya bir kimsenin yaşamını, kişiliğini, eserlerini ayrıntılı olarak inceleyen eserlere monografi denir.</p>
<p>2. Özellikleri</p>
<p>Biyografi yazma, çok ayrıntılı bir ön çalışmayı gerektirir. Hayat hikâyesi yazılacak kişinin mektuplarından, günlüklerinden, anılarından, yakınlarındaki insanların izlenimlerinden yararlanılır.</p>
<p>Biyografi yazıları, öyküleyici anlatımla yazılır.</p>
<p>Biyografisi yazılan kişinin;</p>
<p>Doğum tarihi ve yeri,</p>
<p>Çocukluğu,</p>
<p>Öğrenimi,</p>
<p>Ailesi ve yetişmesi,</p>
<p>Meslek yaşamı,</p>
<p>Yetişmesinde etkili olan kişi ve olaylar,</p>
<p>Kişiliği ve karakteri,</p>
<p>Çevresinde bıraktığı izlenimler,</p>
<p>Hizmetleri,</p>
<p>Eserleri,</p>
<p>Kendinden sonraki kişilere etkileri vb. üzerinde ayrıntılı durulması gerekir.</p>
<p>Biyografi yazılırken aşağıdaki kaynaklardan yararlanılır:</p>
<p>Biyografisi yazılacak kişinin eserleri, röportajları, söyleşileri vb.</p>
<p>Hakkındaki yazılar, hatıralar, kitaplar vb.</p>
<p>Ansiklopediler, İnternet&#8217;in ilgili siteleri, diğer biyografiler</p>
<p>Kişinin yaşayan yakınları, arkadaşları ve meslektaşları</p>
<p>Belgeler ve fotoğraflar vb.</p>
<p>Dünyada biyografinin ilk büyük yazarı, eski Yunan edebiyatçısı Plutarkhos (Pulutarkos)&#8217;tur.</p>
<p>Edebiyatımızda biyografilere eskiden tercüme-i hâl denirdi. Klâsik (Divan) edebiyattaki şairlerin yaşamlarını anlatan tezkireler de biyografi örnekleri arasında sayılır.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Ünsüz Yumuşaması (Sert Sessizlerin Yumuşaması)</p>
<p>Bir sözcük &#8220;p, ç, t, k&#8221; harflerinden biri ile bitiyorsa ünlü ile başlayan bir ek aldığında bu harflerin yumuşayarak &#8220;b, c, d, g&#8221; harflerine dönüştüğünü hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Ocak- ocağı</p>
<p>Yurt- yurdum</p>
<p>Sevinç- sevinci</p>
<p>dolap- dolab</p>
<p>sokak- sokağı</p>
<p>p, ç, t, k harfleriyle biten her sözcük, ünlü ile başlayan bir ek aldığında b, c, d, g harflerine dönüşmez.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Suç-suçu</p>
<p>dost-dostu</p>
<p>sat- satılmak</p>
<p>yak- yakıcı</p>
<p>geç-geçer</p>
<p>5. GEZİ YAZISI (SEYAHATNAME)</p>
<p>1. Tanımı</p>
<p>Bir kişinin gezip gördüğü yerlerden edindiği izlenimleri, bilgileri aktardığı yazılara gezi yazısı denir.</p>
<p>Eskiden geziye çıkmayı uğraş edinmiş kimselere gezgin (seyyah), gezi yazılarına da seyahatname adı verilirdi.</p>
<p>Gezi yazılarında amaç; yurt içinde ya da yurt dışında gezilip görülen yerlere ilişkin bilgi vermek, o yerlerin güzelliklerini, görülmeye değer yanlarını, insanların yaşayış biçimlerini tanıtmaktır. Gezi yazılarını okuyan kimseler anlatılan yerler hakkında bilgi sahibi olur.</p>
<p>Gezi yazıları; tarih, coğrafya, toplum bilimi, hukuk, folklor için de bilgi kaynağıdır. Ünlü gezginlerin seyahatnameleri, insanlar ve ülkeler hakkında önemli bil­giler verirler.</p>
<p>2. Özellikleri</p>
<p>Gezi yazıları, insanoğlunun yaşadığı yerlerin dışındaki yerleri görme merakından doğmuştur.</p>
<p>Gezi yazılarında anlatılanlar hayal ürünü değil, gerçektir. Gezilip görülen yerler gerçekte olduğu gibi anlatılır.</p>
<p>Yabancı terimler ve kavramlar açıklanarak akıcı, anlaşılır bir dil kullanılmalıdır. Okuyucunun kolay bilgi edinmesi için karşılaştırmalar yapılır.</p>
<p>Gezi yazısında, okuyucu için sıradan olanların ilgi çekici olanlara yer verilmelidir. Gezi yazısı kaleme alacak olan kişinin halkın yaşayışını, gelenek ve göreneklerini, doğa güzelliklerini, anlatabilmesi için çok iyi gözlem yapması gerekir.</p>
<p>Yazarın seçiciliği önemlidir.</p>
<p>Görülen yerin kültür, tabiat zenginlikleri, tarihî özellikleri ve yaşama biçimi hakkında okuyucuya bilgi verilir.Gezi yazılarında tanımlama, betimleme ve açıklamadan yararlanılır.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Ses Daralması</p>
<p>&#8220;a,e&#8221; ile biten bir fiilin (eylem) sonuna -yor eki geldiğinde &#8220;a,e&#8221; harfleri daralıp &#8220;ı, i, u, ü&#8221; harflerine dönüşür. Bu olaya ses daralması denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Yanlış</p>
<p>Doğru</p>
<p>gelme-yor</p>
<p>gelmiyor</p>
<p>seve-yor</p>
<p>seviyor</p>
<p>yazma-yor</p>
<p>yazmıyor</p>
<p>gülme-yor</p>
<p>gülmüyor</p>
<p>bulma-yor</p>
<p>bulmuyor</p>
<p>söyle-yor</p>
<p>söylüyor</p>
<p>6. SOHBET (SÖYLEŞİ)</p>
<p>1. Tanımı</p>
<p>Konuşup, görüşme anlamına gelir. Makale planıyla, bir söyleşi havası içinde</p>
<p>yazarın kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılara sohbet (söyleşi) denir.</p>
<p>2. Özellikleri</p>
<p>Bir kimse ile konuşur gibi yazılır.</p>
<p>Anlatım, samimî konuşma şeklinde olur.</p>
<p>Günlük sanat olaylarını ve genel konuları ele alır.</p>
<p>Yazarın nükteleri ve içtenliği anlatılanları çekici hâle getirir.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Ek Olan &#8220;-ki&#8221; ve Bağlaç Olan &#8220;ki&#8221;nin Yazımı</p>
<p>Ek olan &#8220;-ki&#8221;nin sözcüğe birleşik yazılıp ünlü uyumları kurallarına uymadığını; bağlaç olan &#8220;ki&#8221;nin sözcük olduğu için ayrı yazıldığını hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>İçindeki kıvılcımın farkına vardı.</p>
<p>Sokaktaki adamda kendini gördü.</p>
<p>Benim basketbol topum bahçede, seninki nerede?</p>
<p>Bana bunları söylemek istedi ki kendini tutamadı. O kadar ki anlatmakla bitiremez. Senin söylediklerini o fark edemez ki.</p>
<p>&#8220;dünkü, bugünkü&#8221; sözcüklerinin dışında -ki eki ünlü uyumlarına uymaz.</p>
<p>&#8220;sokaktaki&#8221; sözcüğünde olduğu gibi.</p>
<p>&#8220;hâlbuki, sanki, mademki&#8221; gibi birkaç örnekte &#8220;ki&#8221; bağlacı sözcüğe birleşik yazılır.</p>
<p>Ek Olan &#8220;-de&#8221; ve Bağlaç Olan &#8220;de&#8221;nin Yazımı</p>
<p>Ek olan &#8220;-de&#8221;nin sözcüğe birleşik yazıldığını; bağlaç olan &#8220;de&#8221;nin sözcük olduğu için ayrı yazıldığını hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Kalbimde yas var dese de yüzü hep gülüyor, kimseyi inandıramıyordu.</p>
<p>Yağmurda ıslandık.</p>
<p>Ayakta durmak ona zor geldi.</p>
<p>Sizin de bizim gibi düşündüğünüzü sanıyordum. Söylediği sözlere de şaşırdı, yaptığı hareketlere de. Gidip de dönmemek var, gelip de görmemek var.</p>
<p>&#8220;-de&#8221; bağlacı ünsüz benzeşmesi kuralına uymaz &#8220;-te, -ta&#8221; şeklinde kullanılmaz.</p>
<p>&#8220;Ayakta&#8221; sözcüğünde olduğu gibi. Bağlaç olan &#8220;de&#8221; için böyle bir durum söz konusu değildir. Her zaman &#8220;de, da&#8221; olarak kullanılır.</p>
<p>Soru Edatı &#8220;mi&#8221;nin Yazımı</p>
<p>Soru edatı olan &#8220;mi&#8221; kendisinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır. Çünkü cüm­lede bağımsız bir sözcük olarak değerlendirilir. Kendisinden sonra gelen eklerle de birleşik yazılır.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Konuşsaydı onu anlar mıydım?</p>
<p>Böyle mi esecekti son günümde bu rüzgâr?</p>
<p>Söyledikleri yalan mı?</p>
<p>7. HABER YAZILARI</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>Toplumda veya tabiatta meydana gelen çeşitli olay, durum ve görünümle ilgili bilgi ve duyurulara haber denir. Bu haberlerin halka duyurulması amacıyla hazırlanan yazılara da haber yazıları denir.</p>
<p>Haber kaynakları üçe ayrılır:</p>
<p>1. Resmî haberler : En etkili kişilerden öğrenilir.<br />
2. Özel haberler : Halk arasındaki olayların halk tarafından muhabirlere bildirilmesiyle elde edilir.<br />
3. Ajans haberleri : Dünya olaylarını toplayıp her yana bildiren kurumların verdikleri haberlerdir.</p>
<p>Haber yazıları konularına göre;</p>
<p>1. Siyasal haber yazıları,<br />
2. Sanatla ilgili haberler yazıları,<br />
3. Ekonomiyle ilgili haber yazıları,<br />
4. Bilimsel ve teknik haber yazıları,<br />
5. Sosyal haber yazıları,<br />
6. Spor haber yazıları olmak üzere gruplandırılabilir.</p>
<p>2.Özellikleri</p>
<p>Haber yazılarının günlük ve önemli olması gerekir.</p>
<p>Haberler doğru olmalıdır.</p>
<p>Kolay anlaşılır; akıcı, açık ve duru olmalıdır.</p>
<p>Haber yazıları toplumun büyük bir kısmını ilgilendirmelidir.</p>
<p>Yazan kişi anlattıkları karşısında tarafsız kalmalı, yorumdan kaçınmalıdır.</p>
<p>Yanlış anlaşılmalara yer verecek cümlelerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Anlatılanlar ilgi çekici olmalıdır.</p>
<p>5N 1K (ne, niçin, nasıl, nerede, ne zaman, kim) ifadesi haber yazıları oluşturmada önemlidir. Haber yazıları, 5N lK&#8217;da yer alan sorulara verilen cevaplarla genişler.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Noktalama İşaretleri</p>
<p>Nokta (.)</p>
<p>a.         Cümle sonunda yer alır.</p>
<p>Teslime&#8217;nin İbrahim Erdem&#8217;i sevdiğini biliyorum.</p>
<p>b.         Kısaltmalarda kullanılır.</p>
<p>vb. , T.C. , Prof. Dr.</p>
<p>TBMM, TDK, MEB, AB, TÜBİTAK gibi kısaltmalarda nokta işareti kullanılmaz.</p>
<p>c.         Sayılarda sırayı belirtir.</p>
<p>I. Dünya Savaşı, IV. Murat, 10. öğrenci</p>
<p>d.         Tarih yazımında kullanılır.</p>
<p>10.03.2005</p>
<p>Virgül (,)</p>
<p>a.Eş görevli sözcük, sözcük grupları ve cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.</p>
<p>Matematik, fen, fizik, biyoloji gibi sayısal derslere ilgi duydu.</p>
<p>b.Cümle içindeki ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır.Beklenmedik bir anda, bunu bilmeliydik, çıkıp geldi.</p>
<p>c.Hitap sözcüğünden sonra kullanılır.<br />
Sevgili dostum, yine kalbini kırdım değil mi?</p>
<p>d.&#8221;evet, hayır, yok&#8221; gibi sözcüklerden sonra kullanılır.<br />
Evet, bu sözleri duymak beni gerçekten mutlu etti.</p>
<p>e.Cümlede özellikle vurgulanması gereken sözcükten sonra kullanılır.<br />
Cem, Semih&#8217;e bu sözleri söylemiş olamaz.</p>
<p>Noktalı Virgül (;)</p>
<p>a.Bağlı cümleleri ayırmak için kullanılır.<br />
Kitaplar kısa sürede okunur; raflara yerleştirilir.</p>
<p>b.Virgülle sıralanmış grupları ayırmak için kullanılır.</p>
<p>Yaban, Çalıkuşu, Ateşten Gömlek roman; Yüz Akı, Diyet hikâye; Hemşirem İçin şiirdir.</p>
<p>c.&#8221;ama, fakat&#8221; gibi iki cümleyi birbirine bağlayan edatlardan önce kullanılır.<br />
Bugün Ankara&#8217;ya yağmur yağmış; ama biz görmedik.</p>
<p>İki Nokta (:)</p>
<p>a.Örneklerden önce kullanılır.<br />
Kişi zamirleri şunlardır: ben, sen, o, biz, siz, onlar.</p>
<p>b.Açıklaması yapılacak cümlenin sonunda kullanılır.<br />
Mutluluklarını gölgeleyen bir şey vardı: Ayrılık.</p>
<p>c.Konuşma metinlerinde konuşan kişilerden sonra kullanılır.<br />
Babam:</p>
<p>Hoş geldiniz. Mustafa:</p>
<p>Teşekkür ederim.</p>
<p>Örnekler ve açıklamalar dışında iki nokta işaretinden sonra büyük harfle başlanır.</p>
<p>Üç Nokta (&#8230;)</p>
<p>a.Bitmemiş, yarım kalmış cümlenin sonunda kullanılır.</p>
<p>Ümit Can&#8217;ın da söyleyecek sözleri vardı ki&#8230;</p>
<p>b.Söylenmek istenmeyen söz yerine kullanılır.</p>
<p>Sonunda G&#8230; ile görüşüp bir yarışma düzenlenmesine karar verildi.</p>
<p>c.Alıntılarda atlanan yerleri göstermek için kullanılır.</p>
<p>“…</p>
<p>kitaplarını masanın üzerine bırakıp pencerenin yanında duran sandalyeyi getirdi. Yavaşça oturup kimseye selam vermedi.&#8221;</p>
<p>Soru İşareti (?)</p>
<p>a.Soru anlamı taşıyan cümlelerden sonra kullanılır.</p>
<p>Bu sorunun cevabını biliyor musunuz?</p>
<p>b.Cümle içerisinde bilinmeyin bir ifade, yer, tarih vb. için kullanılır.</p>
<p>Muhsin Efendi, 1412 &#8211; ? yılları arasında Horasan&#8217;da yaşadı.</p>
<p>Ünlem İşareti (!)</p>
<p>a.Heyecan ifade eden (sevinç, korku, hayret, acı vb.) sözcük ve cümlelerden sonra<br />
kullanılır.</p>
<p>&#8220;İmdat!&#8221; diye bir ses işitti.</p>
<p>b.İfadeye alay anlamı katmak için kullanılır.</p>
<p>Bu yıl çok ders çalışacak (!) Derslerinin hepsinden yüksek notlar alacakmış (!)</p>
<p>c.Hitaplarda kullanılır.</p>
<p>Ey Türk Gençliği!</p>
<p>Tırnak İşareti (&#8221; &#8220;)</p>
<p>a.Başkasına ait aktarılan sözler tırnak işareti içerisinde gösterilir.</p>
<p>&#8220;Sen dinlenmeden iyileşemezsin.&#8221; dedi.</p>
<p>b.Cümlede vurgulanmak istenen söz veya söz grupları tırnak işareti içerisinde gösterilir.</p>
<p>Bu sorunu çözmek için &#8220;Açık Öğretim Lisesi Müdürlüğüne&#8221; bir dilekçe yazınız.</p>
<p>Kesme İşareti (,)</p>
<p>a.Özel isimlere gelen çekim eklerinden önce kullanılır.</p>
<p>Aydın&#8217;ın mezuniyet törenine gidemedik.</p>
<p>b.Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır.</p>
<p>AB&#8217;ye uyum süreci uzun zaman alacak.</p>
<p>c.Sayılardan sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır.</p>
<p>Okula 12&#8242;nci öğrenci olarak kaydoldum.</p>
<p>\Özel isimlerden sonra gelen yapım eklerinden önce kesme işareti kullanılmaz.</p>
<p>İstanbullu örneğinde olduğu gibi.</p>
<p>Konuşma Çizgisi (-)</p>
<p>Konuşma cümlelerinden önce kullanılır. Küçük kız elini uzattı:</p>
<p>Haydi tut.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Barışmak için.</p>
<p>Birleştirme Çizgisi (-)</p>
<p>Cümle içerisindeki ara söz veya cümleleri ayırmak için kullanılır.</p>
<p>Görenler hayret ederdi.  Arabasına kimse eski diyemezdi. Bu araba &#8211; dede yadigârı -onunla bütünleşmişti.</p>
<p>8. FIKRA</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>a.Gazetelerde; güncel, önemli, özelliği olan konuları belgelendirme gereği duymadan kişisel bir görüş olarak açıklayan kısa yazılardır.</p>
<p>b.Bir tür küçük hikâyedir. Olaya dayalı bir anlatımı vardır. Hayattan alınan gülünç olaylar ile soyut konular işlenir. Olaylar bizi güldürürken eğitir. İnsanlar arasındaki çatışmalar konu edilir.</p>
<p>.2.Özellikleri</p>
<p>Her konuda fıkra yazılabilir.</p>
<p>Güncel, siyasal, toplumsal sorunlarla ilgili yazılardır. Siyasal ve toplumsal olaylar anlatılırken belgelere, kanıtlara, aşırı ayrıntıya yer verilmez.</p>
<p>Geniş kitleyi ilgilendiren günlük olaylardan seçilmiş farklı konular ele alınır.</p>
<p>Düşünce ağırlıklıdır.</p>
<p>İddialı ve ispatlayıcı yönü çok yoktur.</p>
<p>Fıkra yazarı, geniş kitlelere seslendiği için dili kolay anlaşılır, açık ve durudur.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Anlam Kayması</p>
<p>Sözcüğün eski anlamını kaybederek yeni bir anlam kazanmasına anlam kayması denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnek:</p>
<p>&#8220;ucuz&#8221; sözcüğü eskiden &#8220;değersiz, kolay&#8221; anlamına gelen bir sözcükken zamanla anlam kaymasına uğramış ve bugünkü anlamını kazanmıştır.</p>
<p>Anlam Genişlemesi</p>
<p>Bir sözcüğün ifade ettiği anlamın dışına çıkarak kapsamının genişlemesine anlam genişlemesi denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnek:</p>
<p>&#8220;ödül&#8221; sözcüğü dar anlamda yalnızca güreşte başarılı olanlara verileni karşılarken zamanla bütün başarılı durumlar için verileni karşılamak için kullanılan bir sözcük olmuştur.</p>
<p>Anlam Daralması</p>
<p>Bir sözcüğün pek çok anlamı varken bu anlamlardan bazılarını zamanla kaybetmesine anlam daralması denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnek:</p>
<p>&#8220;oğul&#8221; sözcüğü eskiden çocuklar için kullanılan bir söz iken zamanla yalnızca erkek çocukları için kullanılan bir sözcük hâline gelmiştir. Artık kız çocuklar için &#8221; o ğul&#8221; sözcüğü kullanılmamaktadır. Sözcük bu anlamını kaybetmiş ve anlam daralmasına uğramıştır.</p>
<p>9. DENEME</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>Bir yazarın özgürce seçtiği herhangi bir konu üzerinde kesin yargılara varmadan, kişisel görüş ve düşüncelerini serbestçe anlattığı yazılara deneme denir.</p>
<p>Kendisinden önce benzeri yazılar yazılmış olmakla birlikte 16. yüzyılda deneme kavramını ilk kez kullanan Fransız yazarı Montaigne (Monteyn)&#8217;dir. Denemeler adını verdiği yazıları, bir edebiyat türünün adı olmakla kalmamış, benzerlerinin de yazılmasına yol açmıştır.</p>
<p>Denemenin Amacı;</p>
<p>Okuyucuyu düşünmeye yöneltmek,</p>
<p>Hayatın gerçeklerini ortaya koymak,</p>
<p>Kültür alanındaki değişme ve gelişmeleri fark ettirmek,</p>
<p>Birey-toplum ilişkisini dile getirmek vb.</p>
<p>Konularına ve Yazılış Amaçlarına Göre Denemeler;</p>
<p>Klasik deneme,</p>
<p>Edebî deneme,</p>
<p>Felsefî deneme,</p>
<p>Eleştirel deneme olmak üzere gruplandırılır.</p>
<p>2.Özellikleri</p>
<p>Denemede konu özgürce seçilir.</p>
<p>İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey (yaşama, ölüm, aşk, sanat, felsefe, din, ahlâk, töre, bilim, siyaset vb.) denemenin konusu olabilir.</p>
<p>Deneme yazarı kendisiyle konuşur gibi yazar.</p>
<p>Dili doğru ve güzel kullanır.</p>
<p>Düşünce ufku geniş ve kendine özgü bilgi birikimine sahiptir.</p>
<p>Kendi duygularının dışında başkalarının düşüncelerine de saygı duyar.</p>
<p>Denemeci ele aldığı konuyu içtenlikle anlatır.</p>
<p>Denemeci, bayağı bir anlatıma inmeden terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir üslubu tercih eder.</p>
<p>Denemeci, denemenin sonunda kesin bir yargıya, bir sonuca varmak amacında değildir.</p>
<p>Deneme, herhangi bir konuda düşündürücü, öğretici, inandırıcı ve ufuk açıcıdır.</p>
<p>Deneme rahat okunan bir düşünce yazısıdır.</p>
<p>Denemecinin öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır.</p>
<p>Deneme yazarı birçok kaynaktan beslenir: Felsefî, sosyolojik, tarihî tema ve olay­ların yanında bilimsel veriler ve ünlü kişilerin özdeyişleri olabilir. Yine de denemeci seçtiği konuyu farklı bir yaklaşımla işler.</p>
<p>Deneme türünün en eski örneklerini &#8220;deneme&#8221; terimi daha kullanılmadan önce Eski Yunan ve Latin edebiyatlarında görmekteyiz: Bunlar; Epiktetos&#8217;un (Epiktetos) S ohbetler, Eflâtun&#8217;un (Eflâtun) Kimi Diyaloglar, Cicero&#8217;nun (Çiçero) Kimi Eserleri&#8217;dir.</p>
<p>Deneme türünün tarihsel gelişimi nasıl olmuştur?</p>
<p>Deneme türü özellikle Aydınlanma Çağında (Rönesans) önemli bir gelişme göstermiş, daha sonra özellikle Romantizm akımından (19. yüzyıl) bu yana yaygınlaşarak çağdaş edebiyatın en önemli türlerinden biri hâline gelmiştir.</p>
<p>Fransız edebiyatında bu türün kurucusu olan Montaigne, İngiliz edebiyatında Bacon (Beykın) önemli deneme yazarlarıdır.</p>
<p>Deneme türüne özellikle Cumhuriyet Döneminde yakın ilgi gösterilmiştir.</p>
<p>.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Eş Anlamlı Sözcükler</p>
<p>Yazılışları farklı anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Üzüntü- keder- dert</p>
<p>Beyaz- ak</p>
<p>Eş anlamlı sözcükler her zaman birbirlerinin yerine kullanılmaz.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>&#8220;başına dert açmak&#8221; deyiminde &#8220;baş&#8221; sözcüğünün yerine eş anlamlısı olan &#8220;kafa&#8221; sözcüğünü kullanarak &#8220;kafasına dert açmak&#8221; şeklinde olamaz.</p>
<p>&#8220;kara günler&#8221; yerine &#8220;siyah günler&#8221; denilemez. Eş Sesli Sözcükler</p>
<p>Yazılışları aynı anlamları farklı olan sözcüklere eş sesli sözcükler denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Bir salkım üzüm için Minnet etmem asmaya Ben o yârdan vazgeçmem Götürseler asmaya</p>
<p>(asma: üzüm çubuğu; asma: asılma eylemi) Karşıt (Zıt) Anlamlı Sözcükler</p>
<p>Anlam bakımından birbirine karşıt olan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Az-çok            ince-kalın        uzun-kısa        aydınlık-karanlık          sessizlik-gürültü</p>
<p>10. MAKALE</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>Bir konuda bilgi verirken veya bir gerçeği savunurken, türlü kanıtlardan faydalanan, bunları bilimsel biçimde inceleyen gazete ve dergi yazılarına makale denir.</p>
<p>Gazetenin ilk sayfasının ilk sütununda çıkan makaleye başmakale; yazarına da başyazar adı verilir.</p>
<p>Başmakalede, gazetenin tutumuna uygun fikirlerle günlük genel olaylar yer alır.</p>
<p>2.Özellikleri</p>
<p>Makalenin amacı, toplumu ilgilendiren bir düşünceyi geniş halk kitlelerine yaymaktır.</p>
<p>Makaleler, bilgi vermeye ve fikirleri açıklayıp kanıtlamaya çalışan yazılardır.</p>
<p>Temel ögesi düşüncedir.</p>
<p>Bir fikri açıklayıp kanıtlayarak zihinlere aşılamak için yazılır.</p>
<p>Makaleler her konuda yazılabilir (edebiyat ve sanat, sosyal, siyasal, askerlik, din ve ahlâk, tıp ve sağlık, spor, kültür, tarih vb.).</p>
<p>Makale türü, edebiyatımıza Tanzimat Döneminde gazete ile birlikte Batı&#8217;dan giren bir türdür. Düşünce yazıları içinde en ağırbaşlı ve en zor olan tür makaledir. Makalenin amacı bilgi vermektir ama bu bilgi ansiklopedik bilgilerden çok farklıdır. Ansiklopedik bilgide, tanıtma, açıklama, sıralama ve kendiliğinden kesinleşmiş olma özellikleri vardır. Oysa makalede kişilik sezinleten bir anlatım, bir yorum ve inandırma eğilimi, bir amaç vardır.</p>
<p>Bilim ve kültür alanında yazılan makaleler, sınırlı bir kültür kesimine ulaşmayı amaçladığından bu makalelerde daha bilimsel bir dil kullanılır.</p>
<p>Gazete ve dergilerdeki makalelerse, geniş halk kitlelerine ulaşmayı amaçladığından yazar, dilini daha açık, daha popüler ve daha anlaşılır bir düzeyde tutar, özel terimler kullanmaktan kaçınır.</p>
<p>Makale yazarı;</p>
<p>Kendi alanında geniş ve köklü bilgiye sahip olmalı,</p>
<p>Sorunlara tarafsız bir gözle bakmalı,</p>
<p>Dili iyi kullanmalı,</p>
<p>Genel kültürü geniş olmalıdır.</p>
<p>Deneme ile makale arasında ne fark vardır?</p>
<p>Denemelerde kişisel düşünce yer alır. Söylenenlerin kanıtlanmasına ihtiyaç duyulmaz. Denemelerde ele alınan konular, kesin sonuçlara bağlanmaz. Makalelerde ise bilgi vermek, bir fikri açıklamak ön plandadır. Düşünce yönü ağır basar; kanıtlamaya ve açıklamaya dayanır. Kesin bir sonuca ulaşmak hedeflenir.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Sözcük Grupları</p>
<p>Deyimler</p>
<p>Genellikle gerçek anlamlarını kaybederek yeni anlam oluşturan kalıplaşmış söz öbeklerine deyim denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Aklına düşmek Bağrına taş basmak Ayakları yerden kesilmek İğne atsan yere düşmemek Kaçmaktan kovalamaya vakti olmamak</p>
<p>İkilemeler</p>
<p>Anlatımı daha güçlü ifade edebilmek için bir sözcüğün ya aynısını, ya yakın anlamlısını, ya karşıt anlamlısını tekrar kullanarak oluşturulan söz öbeğine ikileme denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Beyaz beyaz tomurcuk Yalan yanlış konuşmalar İyi kötü günler</p>
<p>Biri anlamlı biri anlamsız iki sözcüğün de ikileme oluşturabileceğini unutmayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>Yırtık pırtık elbise Çarpık çurpuk bacak</p>
<p>Tamlamalar</p>
<p>İsim tamlamaları ve sıfat tamlamaları da sözcük grupları içerisinde yer almaktadır.</p>
<p>Gülün rengi solmuş.   (Belirtili isim tamlaması)</p>
<p>Evin içini çocuk sesleri doldurdu.      (Belirtisiz isim tamlaması)</p>
<p>Köye asfalt yol yapıldı.            (Takısız isim tamlaması)</p>
<p>Bilgisayarın klavyesinin tuşlarını temizledim.            (Zincirleme isim tamlaması)</p>
<p>Keskin sirke küpüne zarar.    (Sıfat tamlaması)</p>
<p>Edat Grubu</p>
<p>Edatlarla (için, ile, gibi, beri, üzere vb.) kurulan sözcük gruplarını örneklerle hatırlayınız.</p>
<p>Bu kitap, çocuklara göre değil. Onun kadar dürüst bir insan görmedim. Sabahtan beri ders çalışıyor. Bu mektup senin için yazıldı.</p>
<p>Ünlem Grubu</p>
<p>Ünlemlerle (ay, ey, eyvah, oh vb.) oluşan sözcük gruplarıdır. Örnekler:</p>
<p>Vay be! Bu sözleri o mu söyledi? Ey güzel İstanbul!</p>
<p>Unvan Grubu</p>
<p>Akrabalık sözcükleri ve bir kişinin unvanını bildiren sözcüklerle kurulan söz öbekleridir.</p>
<p>Sorunuza Hasan Bey cevap verecek.</p>
<p>Pakize Teyze, Didim&#8217;e tatile gitti.</p>
<p>Erzurumlu Emrah&#8217;ın bir şiiri okundu.</p>
<p>Çolak Salih neden çolak olduğunu anlatmak istemedi.</p>
<p>Unvan olan sözcük, bir kişinin mesleği, nereli olduğu, rütbesi veya kişiliği ile ilgili bir sözcük olabilir.</p>
<p>11. ELEŞTİRİ (TENKİT)</p>
<p>1.Tanımı</p>
<p>Bir eseri, sanatçıyı, dönemi veya okuyucuyu değerlendirmek amacıyla yazılan yazılara eleştiri denir.</p>
<p>Eleştiri yapan ve yazan kişiye de eleştirici, eleştirmen, eleştirmeci adı verilir.</p>
<p>2.Özellikleri</p>
<p>-Eleştiride eserin veya sanatçının gerçek değerinin belirtilmesi amaçlanır.</p>
<p>Eleştiri yapan kişi;</p>
<p>Geçmişin ve çağının sanat olaylarını iyi bilmeli,</p>
<p>Geniş bilgi ve kültür birikimiyle donanımlı olmalı,</p>
<p>Dünya edebiyatı, sanatı ve kültürüyle ilgili genel bilgilere sahip olmalı,</p>
<p>Eleştirdiği konuyu, eseri veya olayı bütün olarak kavramalı,</p>
<p>Bir sanat eserinin gerçek değerini, özünü, yapısını, değerli-değersiz yönlerini ortaya koymalıdır.</p>
<p>Yazarın eser karşısındaki tavır ve tutumuna göre eleştiri yazıları;</p>
<p>Nesnel,</p>
<p>Öznel olarak gruplandırılır.</p>
<p>Eleştiri yazılarında yazarın nesnel olması, eleştirdiği konu üzerinde tarafsız kalabilmesidir.</p>
<p>Eleştiri yazılarında yazarın öznel olması ise eleştirdiği konu üzerinde kendi düşüncelerini de belirterek taraflı bir tutum sergilemesidir.</p>
<p>Eleştiri yazıları, ele aldıkları konu ve ele alış biçimleri bakımlarından;</p>
<p>Eseri konu alan eleştiri yazıları,</p>
<p>Sanatçıyı ele alan eleştiri yazıları,</p>
<p>Eserin yazıldığı dönemi konu alan eleştiri yazıları,</p>
<p>Okuyucuyu değerlendiren eleştiri yazıları,</p>
<p>Eseri, sanatçıyı, dönemi, okuyucuyu birlikte ele alan eleştiri yazıları olmak üzere gruplara ayrılır.</p>
<p>Dil Bilgisi</p>
<p>Anlamları Bakımından Sözcükler</p>
<p>İlk Anlam</p>
<p>Sözcüklerin sözlükteki ilk anlamıdır. İlk anlam (gerçek anlam, temel anlam), sözcüklerin ilk ve genel anlamı olduğunu hatırlayınız.</p>
<p>Örnek</p>
<p>Sıcak çaydan ağzım yandı. Örneğinde olduğu gibi &#8220;ağız&#8221; sözcüğünün ilk anlamı bir organ ismidir.</p>
<p>Yan Anlam</p>
<p>Bir sözcüğün ilk anlamıyla ilişkili olarak zamanla ortaya çıkan farklı anlamlara yan anlam denildiğini hatırlayınız. Yan anlam kazanan sözcükler, genellikle ilk anlam­la yakıştırma ve benzerlik ilgisi içerisindedir.</p>
<p>&#8220;göz&#8221; sözcüğünün ilk anlamı bir organ ismi iken, zamanla sözcük &#8220;çekmecenin gözü&#8221; örneğinde olduğu gibi yeni bir anlam kazanmıştır.</p>
<p>Mecaz Anlam</p>
<p>Bir sözcüğün ilk anlamından uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>&#8220;yanmak&#8221; sözcüğünün ilk anlamı &#8220;bir cismin ateşte uğradığı durum&#8221; iken &#8220;Derdi o kadar çok ki hangisine yansın?&#8221; cümlesinde &#8220;üzülmek&#8221; anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.</p>
<p>Terim</p>
<p>Bir bilim, sanat ya da meslek dalıyla ilgili sözcüklere terim denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnek:</p>
<p>&#8220;özne, yüklem, tümleç&#8221; dil bilgisi terimleri &#8220;kare, silindir, açı&#8221; matematik terimleridir.</p>
<p>Terimlerin, mecaz ve yan anlamı yoktur.</p>
<p>Soyut Anlam</p>
<p>Beş duyu organından biriyle algılanamayan kavramları karşılayan sözcüklere soyut anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>&#8220;kıskançlık&#8221; , &#8220;kin&#8221;, &#8220;hassasiyet&#8221;, &#8220;mutluluk&#8221;, &#8220;güzellik&#8221; vb.</p>
<p>Somut Anlam</p>
<p>Beş duyu organından biriyle algılanabilen varlıkları veya kavramları karşılayan sözcüklere somut anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.</p>
<p>Örnekler:</p>
<p>&#8220;cadde&#8221;, &#8220;bilgisayar&#8221;, &#8220;deniz&#8221;, &#8220;ayak&#8221;, &#8220;Türkiye&#8221; vb.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/anlatim-ve-ozellikleri" title="Anlatım ve Özellikleri (18 Ekim 2009)">Anlatım ve Özellikleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi" title="Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi (03 Kasım 2009)">Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler" title="Öğretici Metinler (12 Ekim 2009)">Öğretici Metinler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/soylesi-turunun-ozellikleri" title="Söyleşi  Türünün Özellikleri (03 Mayıs 2009)">Söyleşi  Türünün Özellikleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ses-bilgisi-yazim-imla-kurallari-noktalama" title="Ses Bilgisi, Yazım (İmla) Kuralları, Noktalama (18 Ekim 2009)">Ses Bilgisi, Yazım (İmla) Kuralları, Noktalama</a> (1)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paragraf Bilgisi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/paragraf-bilgisi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/paragraf-bilgisi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:33:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[3 paragraf ve kişi ekleri]]></category>
		<category><![CDATA[4 tane açıklama paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[4.sınıf türkçe konu anlatımlarında parağraf bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[5 sinif testler PARAGRAFTA  ANLAM-BLOGÇU]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf paragraf bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf türkçe dersi paragrafta yardımcı düşünce örnek sorular]]></category>
		<category><![CDATA[açıklama paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu öğretmen liseleri ingilizce konu paragrafları]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım birimi olarak paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[bbc paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[betimleme paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[betimleme pragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[bir metnin ana fikri]]></category>
		<category><![CDATA[bir metnin ana fikri nasıl bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[bir paragrafın ekleri ve çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[çözümleme paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[durum paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünceyi geliştirme yollarına örnekler sbs]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[gecmıse yonelık olayların anlatılmasına ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[götürebilecek]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlananlar]]></category>
		<category><![CDATA[içinde kişilerle ilgili metin yada paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[içinde sıfat olan paragraflar]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce fikir paragrafı örnek]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce yılbaşı paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[karşılaştırma paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[karşıtlık paragrafta]]></category>
		<category><![CDATA[kısa paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[makale incelemesi örneklem varsayım]]></category>
		<category><![CDATA[metin ve paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[METNIN  ANLATILMAK ISTENEN TEMEL DUŞUNCEYE NE DENIR]]></category>
		<category><![CDATA[metnin ana fikri nasıl bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[niteleyici sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[niye paragraf kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen  paragrafları]]></category>
		<category><![CDATA[ögretmenim iki elim yakanda ana fikri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenim ile ilgili paragraflar]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenle  ile ilgili paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlere yazılan betimlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[okuyucuyu coşturan metinler]]></category>
		<category><![CDATA[olay yer zaman karşılaştırma test soruları]]></category>
		<category><![CDATA[olayları oluş sırasınagöre anlatırken hangi sözeri  ya da sözcükleri kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleme ile betimleme yi ayıran özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf  nerede kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf anlatım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Paragraf Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf cümlelerini yer değiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf metin farkı]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[paragraf nasıl anlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafın yazılış amaçları]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafla ilgili sıfatlar]]></category>
		<category><![CDATA[paragraflar üzerinde ana düşüncesi ve anlam incelemesi yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta ana düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta ana düşünce nerede bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta anı]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta anlam]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta anlam incelemesi ve ana düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta boyut]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta düşünceyi geliştirme yolları]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta karşılaştırma nerelerde kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta konu ipucu]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta konuyu belirleme]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta yapı]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafTA yer]]></category>
		<category><![CDATA[paragrafta yer zaman kişiler ve olay kavramları]]></category>
		<category><![CDATA[PRAĞRAF TÜRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[resim çizmek yani anlatılan şeyi okurun gözünde canlandırmak]]></category>
		<category><![CDATA[SBS PARAGRAF BİLGİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyabilecek]]></category>
		<category><![CDATA[Tasvir paragrafı]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe paragraf soruları ve cevapları sbs'ye yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yılla ilgili ingilizce paragraf]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=473</guid>
		<description><![CDATA[1. ANLATIM BİRİMİ OLARAK PARAGRAF
Bir düşünceyi ana düşünce etrafında destekleyen cümle veya cümleler topluluğuna paragraf denir. Paragrafı oluşturan cümleler birbirleriyle bağlantılıdır; bu bağlantı paragrafta anlam bütünlüğünü oluşturur.
2. PARAGRAFTA YAPI
Yapı bakımından bir paragrafta üç bölüm bulunur. Bunlar giriş cümlesi, gelişme cümleleri ve sonuç cümlesidir.
Giriş:
* Genel bir yargı niteliğindedir. Bu bölüm bir ya da iki cümleden oluşur.
* [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. ANLATIM BİRİMİ OLARAK PARAGRAF</p>
<p>Bir düşünceyi ana düşünce etrafında destekleyen cümle veya cümleler topluluğuna paragraf denir. Paragrafı oluşturan cümleler birbirleriyle bağlantılıdır; bu bağlantı paragrafta anlam bütünlüğünü oluşturur.</p>
<p>2. PARAGRAFTA YAPI<span id="more-473"></span></p>
<p>Yapı bakımından bir paragrafta üç bölüm bulunur. Bunlar giriş cümlesi, gelişme cümleleri ve sonuç cümlesidir.</p>
<p>Giriş:<br />
* Genel bir yargı niteliğindedir. Bu bölüm bir ya da iki cümleden oluşur.<br />
* Paragrafın konusu genellikle bu cümlelerdir.<br />
* Giriş bölümü paragrafın bir çeşit özeti olduğundan ana düşünce hakkında ipuçları verir.<br />
* Asla bağlaçla başlamaz.<br />
* Giriş cümlesinde kendisinden önce bir cümle daha olduğunu düşündürecek bazı zamir, sıfat ya da edatlar bulunmaz.</p>
<p>Gelişme:</p>
<p>*İkiden fazla cümleden meydana gelir.<br />
*Girişte belirtilen konu,bu bölümde örnekleme,tanık gös-terme,karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yollarına başvurularak açıklanır.<br />
*Bu bölümde yer alan düşünceler paragrafın konusuyla ilgili olmalıdır, yoksa anlatımın akışı bozulur.</p>
<p>Sonuç:</p>
<p>*Genellikle bir cümleden ibarettir.<br />
*Anlatılmak istenen düşünceyle ilgili son sözün söylendiği bölümdür.<br />
*Yazar paragrafta asıl anlatmak, vurgulamak istediği düşüncesini (ana düşünce) genellikle bu bölümde verir.<br />
*Sözlerin toparlanması niteliğinde olduğundan kapsamlı bir yargıdır. Bu yönüyle de giriş cümlesine benzer.<br />
*Toparlayıcı, özetleyici olması nedeniyle “demek ki, sonuç olarak, öyleyse, özetle…”gibi sözlerle başlayabilir.<br />
Uyarı:<br />
Ana düşünce, genellikle paragrafın sonuç bölümünde olmakla birlikte, bazen metnin başında ya da tümüne yayılmış olabilir.</p>
<p>3. PARAGRAFIN BOYUTU</p>
<p>Paragrafın boyutu anlatılan, tanıtılan, bildirilen konunun yer zaman ve kişilerle ilgi derecesine göre belirlenir. Anlatıcının, anlattığı yer ve objeyle ilişkisi paragrafın uzun veya kısa olmasını belirler. İletişim biçimi; iletinin (mesajın) niteliği; alıcının, göndericinin durumu ve ileti kanalının durumu paragrafın boyutunu etkiler. Tek cümleden oluşan paragraflar olduğu gibi birden fazla cümleden oluşan paragraflar da vardır. Yalnız karışık konularla ilgili düşüncelerin bir paragrafta toplanması güçtür.</p>
<p>4. PARAGRAFTA ANLAM VE ANA DÜŞÜNCE</p>
<p>Bir metinde yazarın okuyucuya vermek istediği temel düşünceye ana düşünce denir. Başka bir söyleyişle ana düşünce paragrafta iletilmek istenen iletinin en kısa ve açık ifadesidir. Paragrafta ana düşünceyi destekleyen onu açıklayan diğer düşüncelere de yardımcı düşünce denir. Paragraftaki yardımcı düşünceler ana düşünce etrafında, onu değişik yönlerden destekleyen, tamamlayan, açıklayan ve onun doğruluğunu, yanlışlığını kanıtlayan cümle ve ifade kalıplarıdır. Paragraftaki ana düşünce diğer paragraflardaki ana düşüncelerle bağlanır. Bu bağlantılarla metnin bütünlüğü sağlanır. Paragrafta metnin tamamı dikkate alınarak ne, kim, nerede ne zaman, nasıl, ne kadar gibi soruların cevabı olacak şekilde iletiyi belirten düşüncelere yer verilir.</p>
<p>5. PARAGRAF ÇEŞİTLERİ</p>
<p>Belli başlı paragraf çeşitleri şunlardır:<br />
a. Olay Paragrafı: Anlatılması, açıklanması istenen bir olay ele alınır. Paragrafın yapısı olayın oluş sırasına göre, kişi-mekân ilişkisine ya da anlatıcının anlatılan veya nakledilen olayla ilişkisine göre değişir. Olay üzerinde yoğunlaşılır ve olayın en çok dikkat çekici yönleri ve heyecan verici yanları anlatılır. Olayın anlatımında anlatılmayan kısımlar sezdirilecek tarzda cümleler kullanılır.</p>
<p>b. Çözümleme Paragrafı: Bir düşüncenin incelenerek çözümlemesinin yapıldığı paragraflardır. Bu tür paragraflarda paragrafın konusu olan kişinin görünüşünden, konuşmasından davranışlarından söz eden cümlelere yer verilir. Bir düşünceyi çözümleyen paragraflarda düşünceyi oluşturan, destekleyen, geliştiren öğeler üzerinde durulur.</p>
<p>c. Düşünce (Fikir) Paragrafı: Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir düşünceyi kanıtlamak amacıyla yazılan öğretici metinlerde bulunur.</p>
<p>ç. Betimleme (Tasvir) Paragrafı: Bir olayı ya da bir varlığı canlandırmak amacıyla yazılan paragraflardır. Betimleme paragrafında betimlenecek kişi, yer ve görünüşün benzerlerin-den ayıran özellikleri üzerinde durulur. Betimleme paragrafında betimlenecek varlığın niteliğine göre paragrafın dili değişir.</p>
<p>d. Açıklama Paragrafı: Herhangi bir konunun, kavramın, nesnenin kullanımını, değerini açıklamak için yazılan paragrafa açıklama paragrafı denir. Açıklama yapılırken basit olandan karmaşık olana doğru gidilir. Yerine göre açıklanacak konunun herkesçe bilinen veya bilinmesi gereken yönü belirtilir. Açık, anlaşılır bir dil kullanılır.</p>
<p>e. Tartışma Paragrafı: Bu tür paragraflarda, bir konu ya da olgu üzerine yerleşmiş kanıları, düşünceleri değiştirme amacı vardır. Bu yüzden yazar, okuyucuyla tartışıyormuş gibi bir üslup takınarak birbirine karşıt olarak verilen iki görüş-ten birini doğrulamaya veya benimsetmeye yönelik bir anlatım yolu seçer. Bu iki karşıt görüş “ama fakat ancak” gibi bağlaçlarla birbirine bağlanarak bir karşıt görüş yazar ta-rafından okuyucuya sunulan önerme cümleleriyle çürütül-meye çalışılır.</p>
<p>f. Düşsel (Fantastik) Paragraf: Çağrışıma bağlı tamamen olağan ve olağan dışı hayal gücüne dayanılarak oluşturulan paragraflardır.</p>
<p>g. Mizahi Paragraf: Mizah (gülmece) yazılarında okuyucuyu gülmeye ve alaycı bir bakış açısıyla düşünmeye yönelten paragraflardır.</p>
<p>Her paragrafın bir yazılış amacı vardır.<br />
→Yazar; bir olay, durum veya düşünceyi doğrudan doğruya ulaştırmayı, bilgi vermeyi amaçlayabilir.<br />
→Önceden yerleşmiş düşünceleri değiştirmeyi, çürütüp kendi fikrini kabul ettirmeyi amaçlayabilir.<br />
→Olmuş veya olması muhtemel olayları yer, zaman ve şahıslarla birlikte verebilir.<br />
→İçinde bulunduğu ortamı, gördüğü birini, bir varlığı okurun gözünde canlandırmak isteyebilir. Yani dört farklı amaç taşıyabilir ve yazarın amacıyla anlatım biçimi arasında bir uyum vardır. Amacına göre anlatım biçimini seçer.</p>
<p>Bunlar:</p>
<p>1.Açıklayıcı Anlatım:<br />
Öğretmek, bilgi vermek amacıyla yazılan; doğrudan bilgi vermeye yönelik bir anlatım biçimidir. “Neden, niçin, nasıl” gibi sorular cevabını bulur. Genellikle nesnel bir tutum sergiler yazar. Tanımlama, karşılaştırma, alıntı yapma, örnekleme gibi açıklama yöntemlerine başvurulur. Bilimsel yazılarda, düşünce yönü ağır basan fıkra, makale, inceleme, eleştiri, deneme gibi türlerde kullanılır.</p>
<p>2.Tartışmacı Anlatım :<br />
Yazarın, bir düşüncenin yanlışlığını ortaya koymak amacıyla kullandığı anlatım biçimidir. Öncelikle yanlış bulduğu, benimsemediği fikri ortaya koyar. Sonra bu düşüncenin eksik ve kusurlu yönlerini ortaya koyar. En sonunda da kendi düşüncesinin doğru olduğunu kanıtlar. Önce “tez” ileri sürülür. “diyelim ki, tut ki…”gibi varsayım ifadeleri kullanılarak “Bu fikir kabul edilse bile şu eksikleri, yanlışları var.”diye o tezi çürütüp “antitez”ini (kendi düşüncesini) ortaya koyar ve bunu kanıtlamaya çalışır.</p>
<p>3.Öyküleyici Anlatım:<br />
Olay anlatımına dayanan anlatım biçimidir. Olaylar; şahıs, yer ve zaman bakımından belirtilerek anlatılır.Daha çok geçmiş zaman kullanılır.Amaç, okuyucunun gözünde canlandırmak ve okuyucuya olayı yaşatmaktır.Olaylar oluş sırasına göre bir dizi halinde verilir ve birbirine bağlanır.</p>
<p>4.Betimleyici Anlatım:<br />
Bir varlığın, yerin, kişinin ayırt edici özelliklerini ayrıntılarıyla insanın zihninde canlandıracak şekilde anlatmaktır. Sözcüklerle resim çizme sanatı olup niteleyici sözcükler (sıfatlar, zarflar ) çokça kullanılır. Yapılan tasvir bir insana aitse buna “portre” denir. İnsanın dış görünüşünün anlatılmasına “fiziki portre” ,iç görünüşünün, ruhsal yönünün anlatılmasına da “ruhsal portre” denir. Betimlemede gözlem başta olmak üzere tüm duyulardan yararlanılır.<br />
İzlenimsel Betimleme: Yazarın betimleme yaparken kendi duygularını, beğenilerini katmasıdır.<br />
Açıklayıcı Betimleme: Yazarın duygularını içermeyen, bilgi verme amaçlı yapılmış betimlemedir.</p>
<p>6. PARAGRAFTA DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI</p>
<p>1.Karşılaştırma: İki kavram, varlık veya olayın benzer ya da farklı yönleriyle ortaya konmasıdır. Genellikle”oysa, ise, daha,<br />
en” gibi ifadeler kullanılır.</p>
<p>2.Tanımlama: Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu bildiren cümlelerdir. “Bu nedir?” sorusuna cevap verir ve genellikle “…dir, … denir” gibi ifadeler bulunur.</p>
<p>3.Benzetme: Kavramları ya da varlıkları benzer, ortak yönleriyle anlatmaktır.</p>
<p>4.Örneklendirme: Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için örneklere başvurmaktır. Soyut haldeki düşüncenin somut hale getirilmesi ve anlatımı görünür ve anlaşılır kılmak için bu yola başvurulur. O konuyla ilgili kitap, yazar ismi olan çeşitli örnekler verilir.</p>
<p>5.Tanık Gösterme:<br />
Yazarın, düşüncesini kanıtlamak için işlediği konuda söz sahibi olan kişilerin düşüncelerinden, sözlerinden yararlanmasıdır. Konuyla ilgili uzman kişilerin düşünceleri genellikle tırnak içinde doğruda aktarma yöntemiyle verilir.</p>
<p>7. METİN VE PARAGRAF</p>
<p>Bir metin duygu düşünce ve isteklerin iletilmesinde kullanılan bir iletişim aracıdır. Paragraflar ise bu iletişim aracının bir alt birimidir. Paragraflarda ele alınan düşünce ve görüşler metni oluşturur. Metinlerde okuyucuyu bilgilendirmeye, onu coşturmaya ya da hüzünlendirmeye yarayan hususlar yer alabilir.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/%e2%80%98medya-okuryazarligi%e2%80%99-dersi-zorunlu-olacak" title="‘Medya okuryazarlığı’ dersi zorunlu olacak (03 Ekim 2009)">‘Medya okuryazarlığı’ dersi zorunlu olacak</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/tam-sayilar" title="Tam Sayılar (14 Ekim 2009)">Tam Sayılar</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/meddah-ve-ozellikleri" title="Meddah ve Özellikleri (11 Ekim 2009)">Meddah ve Özellikleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/gida-sanayisinde-kimyanin-onemi" title="Gıda sanayisinde kimyanın önemi (11 Ekim 2009)">Gıda sanayisinde kimyanın önemi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/destanlarda-zaman" title="Destanlarda Zaman (11 Ekim 2009)">Destanlarda Zaman</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/paragraf-bilgisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cümle (Tümce) Bilgisi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/cumle-tumce-bilgisi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/cumle-tumce-bilgisi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:30:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[''bilge dokur'']]></category>
		<category><![CDATA[*kurallı tumce nedır]]></category>
		<category><![CDATA[10 tane etken çatılı fiil cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[10 tane karşılaştırma cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[10 tane koşul-sonuç ilişkili cümle]]></category>
		<category><![CDATA[11 sınıf dilek istek cümle örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[15 TANE CÜMLE ÖĞELERİ BULUNACAK]]></category>
		<category><![CDATA[15 TANE KO]]></category>
		<category><![CDATA[2 farklı sözcükten yola çıkma deniz-rüzgar teknoloji tasarı]]></category>
		<category><![CDATA[2.sınıf için hayal belirten cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[20 tane tümce ile ilgili kelime]]></category>
		<category><![CDATA[3. sınıf özne tümce yüklem bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[4 KARARMAK KELİMESİ İLE 3 TANE GERCEK CÜMLE]]></category>
		<category><![CDATA[40 tane zaman kaymasıyla ilgili cümle]]></category>
		<category><![CDATA[5 sözcükten oluşan cümle]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf cümlede tümce ile ilgili konu anlatımlı testler]]></category>
		<category><![CDATA[ad soylu sözcükler neden ad soyludur]]></category>
		<category><![CDATA[ad soylu sözcüklerde zamir sıfat zarf neden isim soyludur]]></category>
		<category><![CDATA[alaya alma bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[amaç sonuç cümlelerine 10 örnek]]></category>
		<category><![CDATA[anlamca olumlu biçimce olumsuz cümleye örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[aralarında uyumsuzluk bulunan tümceleri bağlayan bağlaç]]></category>
		<category><![CDATA[arapça isim cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[ayıkla pirincin taşını ile ilgili cümle]]></category>
		<category><![CDATA[bagimsiz sirali tumce ornek]]></category>
		<category><![CDATA[begenme cümleleri örnek]]></category>
		<category><![CDATA[bir başka deyişle nin cümle içinde kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[bir cümlede iki tane ara söz kullanılırmı]]></category>
		<category><![CDATA[bir duyguyu bir düşünceyi bir isteği ya da haberi tam olarak aanlatan söz dizelerine ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[bir sözcükten oluşan TÜMCE]]></category>
		<category><![CDATA[bir sözcükten oluşan tümce örnegi]]></category>
		<category><![CDATA[bir yargının gerçekleşmesini başka bir yargıya bağlayan tümce]]></category>
		<category><![CDATA[birden çok anlam taşıyan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[bu kış çok yağmur yağdı tümcesi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan kazanır deyiminin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[çaresizlik bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kalbi kitabında kurulan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[Cümle (Tümce) Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[cümle anlamında nicelik eşitligi ne deme]]></category>
		<category><![CDATA[cümle bilgisi konusunda bilmem gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[cümlede iletilen yargı ve duygular]]></category>
		<category><![CDATA[cümlede sonucun niçin gerçekleştiğini]]></category>
		<category><![CDATA[CÜMLELERE FARKLI KÖKTEN TÜREMEK]]></category>
		<category><![CDATA[cümlelere katılan eklerin görevi]]></category>
		<category><![CDATA[değişik yorumlar içeren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[devrik cümleye örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[devrik olmayan tümce]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve anlatım 9 + Cümle bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan anlatım cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[dolu boş karşılaştırmasını ingilizce olarak cümle yap]]></category>
		<category><![CDATA[dönmek sözcüğü hangi anlamda kullanılır sbs sorusu]]></category>
		<category><![CDATA[e]]></category>
		<category><![CDATA[ek fiilin yanlıs veya eksık kullanımına örnek cumleler]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[ELE]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiri cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[ELEŞTİRİ cümlelerine örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[eleştırı cumlesı nedır?]]></category>
		<category><![CDATA[elestırı cumlesı ornek]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri cümlesini anlatım bozukluğunda kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[eleştiri öz eleştiri bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlik cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[farklılık zengintir cümlesini açıklayan  cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[farklılık zengintir cümlesini açıklayan üç cümle]]></category>
		<category><![CDATA[fiilimsiden önce vurgulanan öğe]]></category>
		<category><![CDATA[genel durum belirten cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek ve hayal belirten cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek-hayal belirten cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[gereklilik tümceleri]]></category>
		<category><![CDATA[geriye nin düz cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[gi ile başlayan cümlede kullan]]></category>
		<category><![CDATA[hareketi yapan.]]></category>
		<category><![CDATA[hayal belirten cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[hayal cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayal cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayal içeren cümle]]></category>
		<category><![CDATA[hayal ürünü olan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[HAYAL ÜRÜNÜ TÜMCELER]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma cümlelerine örnek]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma içeren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma kelime anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[hayıflanma varsayım]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir yerde bulunmayan dostluğu anlatan bi cümle]]></category>
		<category><![CDATA[içinde 5 tane tekil kelime olan 5 tümce]]></category>
		<category><![CDATA[içinde gereksiz kelime bulunmayan öğeleri yerinde kullanılmış cümle ne cümlesidir]]></category>
		<category><![CDATA[içinde gereksiz kelime bulunmayan ögeleri yerinde kullanılmış cümleler ne tür cümlelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[iki ilin karşılaştırılmasında kullanılacak cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[ile ilgili kurulan tümceleröz eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce  hastal]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce durum ve hareket cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce emir cümleleri ve anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[insan duygularını anlatan tümceler]]></category>
		<category><![CDATA[iş kılış oluş durum bildiren cümlelere 10 ar soru]]></category>
		<category><![CDATA[isim tumceleri]]></category>
		<category><![CDATA[istek bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[istek neye denir]]></category>
		<category><![CDATA[istek ve duygu içeren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[istek ve duygu niteliği taşıyan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[iyi bir parti için emir cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[KARARMAK KELİMESİ İLE İLGİLİ GERÇEK ANLAMDA CÜMLE]]></category>
		<category><![CDATA[karma bileşik tümce]]></category>
		<category><![CDATA[kendini beğenmek sebep sonuç ilişki bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[kesinlik bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[kimle sorusu hangi ögeyi verir]]></category>
		<category><![CDATA[köpek için tümce kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[koşul]]></category>
		<category><![CDATA[koşul ilişkili tümceler]]></category>
		<category><![CDATA[koşul şart ilişkili cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[koşul sonuç cümlelerine örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[köyden türeyen bir kelimeyi üç sözcükten oluşan bir cümlede kullan]]></category>
		<category><![CDATA[KULAK İLE İLGİLİ KURALLI CÜMLE]]></category>
		<category><![CDATA[kurallı düz tümce nedir]]></category>
		<category><![CDATA[miras keçe hikayesi anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[ne ile hangi ögeyi buldurmaya yöneliktir]]></category>
		<category><![CDATA[neden sonuç içeren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[neden-sonuç bildiren cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[nesne yüklem uyumsuzlugu ile ilgili örnekler ve acıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Noktalı virgül neye denir]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenmişler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmene sevgi dolu cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[oks]]></category>
		<category><![CDATA[okulda kullanılan emir cumleleri]]></category>
		<category><![CDATA[olasılık cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[olasılık cümlelerine örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu ve olumsuz 5 soru tumce]]></category>
		<category><![CDATA[öneri cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[oturumuna]]></category>
		<category><![CDATA[özel durum belirten cümle]]></category>
		<category><![CDATA[özne tümce yüklem örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[özne yüklem tümce ile ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[özne yüklem tümce neye denir]]></category>
		<category><![CDATA[öznel yüklem birarada cümle]]></category>
		<category><![CDATA[pol san. dan çıkmak için örnek dilekçe]]></category>
		<category><![CDATA[resat nuri güntekin acımak kitabından örnek cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[sebep-sonuç cümle yaz]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak ilgili sıfat  cümle]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak ilgili zarf   cümle]]></category>
		<category><![CDATA[sıfat nedir nerelerde kullanılıp]]></category>
		<category><![CDATA[sıfat.zamir neden bu sözcükler ad soyludur]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf öznel nesnel olumlu cümle vb acıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[sonu men tümce]]></category>
		<category><![CDATA[soru eki aldığı halde soru anlamı taşımayan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[sözcükten cümle çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[tasarı anlatan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[tasarı cümle örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[tasarı cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[tasarı cümlesi]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye ile ilgili tümce]]></category>
		<category><![CDATA[tek bir yargıyı içeren tümce nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[tek yargılı tümce]]></category>
		<category><![CDATA[tümce bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[tümce bilgisi soruları]]></category>
		<category><![CDATA[TUMCE NASIL KURULUR]]></category>
		<category><![CDATA[tümce nedir örnekli tanım]]></category>
		<category><![CDATA[tümce yüklemin bildirdiği işi]]></category>
		<category><![CDATA[tümcelerin bağlaçlarla bağlanarak oluşturduğu tümce]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe 4]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe öğretmen ANLATMAYA CUMLELERI]]></category>
		<category><![CDATA[varlığın durumunu belirten cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[xhtml]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur yagdı cümlesinde yağmak fiili durum fiili olabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[yahya kemal beyatlının şiirlerinde hal ekleri ve iyelik ekleri]]></category>
		<category><![CDATA[yakınma]]></category>
		<category><![CDATA[yakınma cümleleri ile ilgili örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[yalin (basit) tumceler]]></category>
		<category><![CDATA[yan tcümlede yardımcı eylem]]></category>
		<category><![CDATA[yer tumceleri]]></category>
		<category><![CDATA[yönle cümle]]></category>
		<category><![CDATA[yukarıdan aşagıya yüklemi başta yada ortada olan tümce nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yuklem iceren devrik tumce]]></category>
		<category><![CDATA[yüklem özne tümce cümle yazı]]></category>
		<category><![CDATA[yüklemi başta veya ortada olan tümce]]></category>
		<category><![CDATA[yüklemi başta yada ortada olan tümçe]]></category>
		<category><![CDATA[YÜKLEMİ SONDA OLAN TÜMCE]]></category>
		<category><![CDATA[yüklemi sonda olan tümce nedir]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüşünde]]></category>
		<category><![CDATA[zaman-durum-neden]]></category>
		<category><![CDATA[zamir neden ad soyludur]]></category>
		<category><![CDATA[zamir sıfat zarf neden isim soyludur ?]]></category>
		<category><![CDATA[zarf]]></category>
		<category><![CDATA[zarf neden ad soyludur]]></category>
		<category><![CDATA[zarflar neden isim soyludur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=471</guid>
		<description><![CDATA[A. CÜMLENİN ÖGELERİ
Türkçe cümlelerde dört öge bulunur:
1. Yüklem
2. Özne
3. Nesne (Düz Tümleç)
4. Tümleç
Bu ögelerden cümlede mutlaka bulunması gereken yüklem ile öznedir. Bunlara cümlenin temel ögeleri denir. Nesne ve tümleçler cümlenin anlamını tamamlayan (tümleyen) yardımcı ögelerdir.
1. Yüklem :
* Yüklem cümlede eylem,oluş, durum,istek,hareket bildiren dil bilgisi birliğinin görev adıdır.
* Cümlenin temel ögesidir; tek başına bile olsa cümle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A. CÜMLENİN ÖGELERİ</p>
<p>Türkçe cümlelerde dört öge bulunur:<br />
1. Yüklem<br />
2. Özne<br />
3. Nesne (Düz Tümleç)<br />
4. Tümleç<br />
Bu ögelerden cümlede mutlaka bulunması gereken yüklem ile öznedir. Bunlara cümlenin temel ögeleri denir. Nesne ve tümleçler cümlenin anlamını tamamlayan (tümleyen) yardımcı ögelerdir.<span id="more-471"></span></p>
<p>1. Yüklem :<br />
* Yüklem cümlede eylem,oluş, durum,istek,hareket bildiren dil bilgisi birliğinin görev adıdır.<br />
* Cümlenin temel ögesidir; tek başına bile olsa cümle oluşturabilir.<br />
* Her sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir.<br />
Gecenin yalnızlığında sadece seni düşünürüm (fiil)<br />
Yaşadığımız günler tıpkı bir rüzgar gibiydi.(edat)<br />
Bu olayların suçlusu odur. (zamir)<br />
Sabah uyandığında gözleri ışıl ışıldı.(ikileme)<br />
Öğrenmenin bir yolu da okumaktır. (Fiilmsi)</p>
<p>* Kelime grupları yüklem olduğunda kesinlikle bölünmemeli-dir.<br />
Çalışmak yaşamın bir parçasıdır. (Ad tamlaması)<br />
Odayı süsleyen şey rengarenk çiçeklerdir. (sıfat taml.)<br />
Konuşmalarına ister istemez kulak misafiri oldum. (deyim)</p>
<p>2. Özne :<br />
* Yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan veya yargının gerçekleşmesine araç olan unsura denir.<br />
* Özneyi bulmak için yükleme kim, ne soruları sorulur Yüklemi isim olan cümlelerde ise olan kim, olan ne soruları sorulur.<br />
* Fiillere eklenen kişi ekleri öznenin kim ya da ne olduğunu bildirir.<br />
Üç çeşit özne vardır:<br />
a) Gerçek Özne<br />
Yüklemin bildirdiği işi hareketi bizzat kendisi yapan öznedir. Eylemle biten cümlelerde, etken çatılı fiil (eylem) cümlele-rinde gerçek özne bulunur. Cümlede iki şekilde gösterilir:<br />
* Acık Özne:<br />
Cümle içinde açık bir şekilde gösterilir<br />
*Yağmur çok şiddetli yağdı.<br />
*Çocuk iki gündür hasta yatıyor.</p>
<p>* Gizli özne:<br />
Cümlede doğrudan yer verilmeyen ancak yüklemin taşıdığı eklerden anlaşılan öznedir.<br />
*Ertesi gün ona telefon ettim.<br />
*Görmeyeli hemen de bizi unutmuşsun.</p>
<p>NOT: Yüklemi isim olan cümlenin öznesi gerçektir.</p>
<p>*Siyah renkli araba satılıktır.<br />
*Dün akşam pencereler kapalıydı.</p>
<p>b) Sözde Özne<br />
Yüklemi edilgen çatılı cümlelerde,aslında nesne olan öge özne olarak kullanılır.<br />
*Ağaçtaki meyveleri topladı.<br />
*Ağaçtaki meyveler toplandı<br />
*Öğrenciler bütün sınıfı temizledi.<br />
*Bütün sınıf temizlendi.</p>
<p>c) Örtülü Özne<br />
Yüklemi edilen çatılı cümlelerde bazen “—ce, tarafından ” gibi sözcükler kullanılarak işi bizzat yapan varlığa da yer verilebilir.<br />
*Yolcu otobüsleri belediyemizce hizmete açıldı.<br />
*Yarışma halk tarafından çok beğenildi</p>
<p>NOT: Her sözcük ya da sözcük grubu özne olabilir.<br />
*Geçen gün evin duvarı yıkılmıştı.(isim tamlaması)<br />
*Bahçesinde okyanuslar yetişiyordu.(isim)<br />
*Derdini söylemeyen derman bulamaz.(sıfat fiil)<br />
*Okumak zihni dinlendirir.(isim fiil)<br />
*Kimse seni benim kadar düşünmez(zamir)</p>
<p>3. Nesne (Düz Tümleç) :<br />
* Öznenin yaptığı işten, hareketten etkilenen unsurdur<br />
* Uyarı :isim cümlelerinde yüklemi edilgen çatılı cümlelerde ve geçişsiz fiillerde nesne yoktur.<br />
Nesneler ek alıp almamasına göre ikiye ayrılır.<br />
a)Belirtisiz Nesne<br />
Yükleme ne sorusu sorularak bulunur. Belirtme durum eki (-i) almamış olup yalın haldedir.<br />
b)Belirtili Nesne<br />
Yükleme kimi, neyi, nereyi soruları sorularak bulunur. Belirtme durum eki olmuştur.</p>
<p>Bu yörede kızlarımız kilim dokur.<br />
Yolun kenarına kocaman kütükleri yığmışlar.<br />
O köpeği mahallenin çocukları da arıyordu.<br />
Bu şehirde tüm sokaklar seni düşünür.</p>
<p>4. Zarf Tümleci:<br />
* Yüklemin anlamını zaman durum nitelik, nicelik, yer, yön ve soru ilgisiyle belirleyen, anlamı sınırlayan tümleçlere zarf tümleci denir.<br />
* Zarf tümlecini bulmak için yükleme, nasıl, niçin, neden, ne kadar, ne zaman, kim tarafından ne tarafından, soruları sorulur.<br />
Dostluklar ömür boyu sürünce güzeldir.<br />
O dişini tırnağına takarak çalışır.<br />
Yüreğimdeki yara gittikçe büyüyor.<br />
Sıcaktan tüm ekinler yanmıştı.<br />
Bu yıl yağmur yağmadığı için ürün de az oldu.<br />
Bu konser belediye tarafından düzenleniyor.</p>
<p>UYARI: Yön isimleri yalın halde zarf tümleci olurlar.Belirtme durum eki (-i) alırsa belirtili nesne,-e/-de/-den,hal ekini</p>
<p>alırsa dolaylı tümleç olur.<br />
* Hizmetçi, içeriyi iyice süpürsün. (N)<br />
*Adam yavaşça içeri girdi. (Z.T)<br />
*Bir süre sonra içeriden bir ses geldi.(D.T)</p>
<p>5. Dolaylı Tümleç:<br />
* Yüklemi yer, yön, bulunma, çıkma vb. yönlerden tamamla-yan cümle ögesine dolaylı tümleç denir. Cümlede dolaylı tüm-leçler -e, -de, -den, durum eklerini alırlar.<br />
* Dolaylı tümleci bulmak için yükleme;<br />
“kime, kimde, kimden, neye, neyden, nereye, nerede, nereden” soruları sorulur.<br />
Buluşma yerine hemen gelmiş.<br />
Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.<br />
Ağlamayan çocuğa meme verilmez.<br />
Eskicinin sesi sokağın başından duyuluyordu.<br />
Bu gazeteci yazılarında gerçeklerden hiç sapmaz.<br />
İhtiyar, bütün mirasını karısına bırakmıştı.</p>
<p>UYARI:  -e/-den hal eki “için” edatı görevinde kullanılıyorsa ya da sebep bildiriyorsa zarf tümleci kurar.<br />
-de/-den hal ekleri zaman bildiren sözcüklerin üzerine gelirse zarf tümleci olur.<br />
Korkudan kızın dili tutulmuştu.<br />
Babasıyla kavga ettiğinden eve uğramıyor.<br />
Birazdan hava kararacak.<br />
Yaz akşamlarında yıldızları seyrederdik.<br />
Denize yüzmeye gidiyorum.</p>
<p>Not: Edat Tümleci: Edatlardan ya da başka dil birliklerinden oluşan cümleye araç, benzerlik, ilgi, eşitlik, nedenlik vb. katan cümle ögesine edat tümleci denir. Bu öğe zarf tümleci olarak da kabul edilmektedir.<br />
Çalışmak için yurt dışına gitmiş.(amaç)<br />
Yaralıyı hastaneye ambulansla götürmüşler.(araç)<br />
Bu yaz Bodrum’a ailesiyle gidecek.(birliktelik)</p>
<p>CÜMLENİN ÖĞELERİYLE İLGİLİ GENEL ÖZELLİKLER<br />
1) Hiçbir öğe sözcük sayısıyla sınırlı değildir. Bir öğe, bir tek sözcükten oluşabildiği gibi birden çok sözcükten de oluşabilir.<br />
Bu yüzyılın en acı olaylarını yaşamış ve dile getirmiş olan<br />
b.li. n.<br />
Dadaloğlu’nu değişik bir bakış açısıyla incelemeliyiz.<br />
z.t y<br />
O , dün, bize, babasıyla geldi.<br />
Ö. Z.T. D.T. E.T. (Z.T) Y.</p>
<p>2) Cümlede özne,nesne,dolaylı tümleç ve zarf tümleci açıklayıcısıyla (Arasöz) birlikte kullanılabilir.<br />
Bir yıl kalacağım bu ili Siirt’i, çok özleyeceğim.<br />
B.li n. Açıklycı.<br />
Annesini, o çok sevdiği çileli kadını,elleriyle toprağa verdi.<br />
B’li n. Açıklayıcısı</p>
<p>3)Bir cümlede birden fazla özne,dolaylı tümleç, nesne, zarf tümleci ortak bir yükleme bağlanabilir.<br />
Annesini,babasını,akrabalarını ve bütün arkadaşlarını görmek istiyordu.<br />
Evde,okulda,sitede,her yerde aynı konu konuşuluyordu.</p>
<p>4)Öğelere ayırmada tamlamalar, deyimler ve bileşik fiiller bölünmez.<br />
*Bahçenin,birkaç yıl önce yapılan duvarı yükseltilecekmiş.<br />
ö. (Özne,belirtili isim tam.) y.</p>
<p>5)Hitaplar,ünlemler ve bağlaçlar öğe dışı sözcüklerdir.<br />
*Arkadaşlar, beni dinler misiniz?<br />
ö.dışı<br />
*Geleceğiz; fakat çok kalmayacağız.<br />
ö.dışı<br />
*Eyvah,çocuk düştü.<br />
ö.dışı</p>
<p>6)Şiir dizeleri ya da devrik söyleyişler,kurallı cümle biçimi-ne çevrilirse daha kolay bulunur.<br />
*Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet,<br />
*Hürriyet, hür yaşamış bayrağımın hakkıdır.<br />
ö. y.</p>
<p>7) Soru cümleleri değişik öğeleri buldurmayı amaçlayabilir. Sorulara verilecek cevaplar hangi öğeyi oluşturuyorsa, soru cümlesi o öğeyi buldurmaya yöneliktir.Aynı zamanda soru cümlelerinde soru ifadesi hangi öğeyi buldurmaya yönelikse o öğenin adını alır.</p>
<p>-Kimi seviyorsun?<br />
-Seni (Seni seviyorum) (Soru nesneyi buldurmaya yönelik.)<br />
-Kim yapmış?<br />
-Babam (Babam yapmış) (Soru özneyi buldurmaya yönelik)<br />
-Nereye gidiyorsun?<br />
-Okula (Okula gidiyorum) (Soru d.t.’yi buldurmaya yönelik)<br />
-Ne zaman geldin?<br />
-Dün (Dün geldim) (Soru z.t.’yi buldurmaya yönelik)<br />
-Kırılan neydi?<br />
-Bardaktı (Kırılan bardaktı) (Soru yüklemi buldurmaya yönelik)</p>
<p>8)Bir cümlede vurgulanan öğe, yüklemden hemen önce gelen öğedir.<br />
* Çocuklar,sevgiyle beslenir.(Edat tümleci/z.t vurgulu)<br />
e.t.<br />
*Cömert olmadan önce doğru olmayı bil.(B.li n. vurgulu)<br />
*Kitabım sende kalmış.(D.t. vurgulu)</p>
<p>B. CÜMLENİN YAPISI</p>
<p>a. Basit (Yalın) Cümle:<br />
* Bu cümlelerde tek yüklem ve tek yargı bulunur.<br />
* Yüklem ya çekimli bir fiil ya da ek fiil ile çekimlenmiş isim soyundan bir sözcüktür.<br />
* Basit cümleler bir tek sözcükten oluşabileceği gibi, daha fazla sözcükten de oluşabilir. Önemli olan sözcük sayısı değil cümlenin yargı içermesidir.</p>
<p>Çalıkuşu, Damga, Acımak, Bir Kadın Düşmanı, Dudaktan Kalbe romanları Reşat Nuri Güntekin’ e aittir.<br />
Seninle bir daha görüşmeyeceğim.</p>
<p>b. Birleşik Cümle:<br />
* Birden çok duygu, düşünce ve isteği, yani birden fazla yargı içeren cümlelere birleşik cümle denir.<br />
* Birleşik cümlelerde temel bir yargı vardır. Bu temel yargının ifade edildiği cümleciğe temel cümle denir. Diğer cümleciklere yan cümlecik denir. Yan cümlecikler anlam bakımından temel cümleciği tamamlarlar.<br />
* Birleşik cümlelerde sıfat fiiller, zarf fiiller isim fiiller ve şartlı çekim ekleri ile kurulmuş yan cümlecikler temel cümleye bağlanır.Yan cümlecikler çeşitli yönlerden temel, cümleciğin anlamını tamamlamaktadırlar.<br />
Birleşik cümleleri dört gurupta incelenir.</p>
<p>1) GİRİŞİK BİRLEŞİK CÜMLE:<br />
* İçinde fiilimsi (isim fiil, sıfat fiil, zarf fiil)bulunan cümlelere denir.<br />
* Fiilimsinin yer aldığı bölüme yan cümle asıl yüklemin bulunduğu bölüme de temel cümle denir.<br />
* Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar yan cümle var demektir.</p>
<p>Beni soranı, gördün mü? (Yan cümlecik Temel cümlenin b.li nesnesidir.)<br />
Çalışan kazanır. (Yan cümlecik temel cümlenin öznesidir.)<br />
Seni görünce mutlu oluyorum. (Y.C.T.C nin Z.T dir.)<br />
Seni seven insanları sen de sev.(Y.C.T.C nin B.li Nesnesidir.)</p>
<p>2)İÇ İÇE BİRLEŞİK CÜMLE (KAYNAŞIK CÜMLE):<br />
* Bir cümle başka bir cümlenin içinde yer alır ve onun bir öğesi olursa buna iç içe birleşik cümle denir.<br />
* Doğrudan anlatımın olduğu cümlelerdir.<br />
* İç cümle temel cümlenin öznesi, nesnesi ya da başka bir öğesi olabilir.</p>
<p>Ben gidiyorum. dedi. (iç cümle temel cümlenin nesnesi<br />
iç cümle TC<br />
Ben büyüdüm, diyorsun. (iç cümle temel cümlenin<br />
i.c TC<br />
nesnesi durumundadır)<br />
Adam: “Beni burada bekleyin.” dedi.( iç cümle temel cümlenin nesnesi durumundadır)</p>
<p>3)ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE:<br />
Yan cümleciği “– se,-sa” şart eki ile kurulan ve temel cümlenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini koşula (şarta) bağlayan cümledir.<br />
*Görürsem söylerim.<br />
*Sen gelirsen ben de gelirim.</p>
<p>4) Ki’li BİRLEŞİK CÜMLE:<br />
Ki bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere denir.<br />
* Benimle konuş ki seni anlayayım.<br />
* Dürüst ol ki insanlar sana güvensin.<br />
c. Sıralı Cümle:<br />
* Anlamca ilgili birden çok yalın ya da birleşik cümlelerin virgül ya da noktalı virgüllerle bağlanmasıyla oluşan cümlelere sıralı cümle denir.<br />
* Sıralı cümleler iki gurupta incelenir.</p>
<p>1)Bağımlı Sıralı Cümle<br />
* Öğrenilen en az biri ortak olan sıralı cümlelerdir.<br />
Yaşlı kadın buraya kadar geldi sizi sordu (özne ortak)<br />
Beni aramış ama bulamamış (özne ve nesne ortak)<br />
Onu bana beni ona şikayet eder. (yüklem ortak)</p>
<p>2)Bağımsız Sıralı Cümle :<br />
* Öğelerinden hiçbiri ortak olmayan cümlelerdir.<br />
Evden sessizce çıktık sokakta lambalar yanmıyordu<br />
Yağmur durmuştu yollar çamurdan görünmüyordu<br />
O geziyordu ben çalışıyordum</p>
<p>ç. Bağlı Cümle:<br />
* Anlamca ilgili yalın ya da birleşik cümlelerin bağlaçlarla birbirine bağlanmasıyla oluşan cümleye bağlı cümle denir.<br />
Sabahı severiz; çünkü gündüzün başlangıcıdır.<br />
Bu işe başlıyorum; ama bugün bitiremem.<br />
Evin en küçüğüydüm ve sedirin önünde yere serilmiş yatakta yatardım.</p>
<p>Karma cümle: Birkaç cümle türünün birlikte yer aldığı sıralı cümlelere denir<br />
Bu okulun öğrencileri son derece tembeldirler, haylazdırlar ama ,bir o kadar da sevimlidirler. (sıralı ve bağlı cümle var)</p>
<p>Öğrencilere kitap okuyun denir ;ama kitap okuyun diyenlerin kendileri kitap okumuyor.(iç içe birleşik cümle, girişik birle-şik cümle ve bağlı cümle var)</p>
<p>Cümleler yüklemin türüne göre iki grupta incelenir:</p>
<p>a. İsim Cümlesi:<br />
*Yüklemi isim ya da isim soyundan bir sözcük ya da sözcük öbeğinden oluşan cümlelere isim cümlesi denir.<br />
* İsim ve isim soyundan olan sözcükler ek fiilin çekimine girerek yüklem niteliği kazanır.<br />
Yaşlı adam, birkaç gündür hastaymış. (Adlaşmış sıfat)<br />
Onu en çok üzen eşinin ölümüydü. (İsim tamlaması)<br />
Düşündüğü tek şey bir an önce gitmekti. (Fiilimsi)<br />
O,çalışkan bir çocuktur. (Sıfat tamlaması)</p>
<p>b. Fiil Cümlesi:<br />
* Yüklemi çekimli bir eylem olan, bağımsız yargı bildiren cümlelere fiil cümlesi denir.<br />
* Bu tür cümleler haber (bildirme) ya da istek kipiyle kurulur.<br />
İnsanlara sevgi dolu gözlerle bakıyorum.<br />
Çekişe çekişe pazarlık ediyorum.<br />
Yeni müdür hiç kimseye göz açtırmıyordu.</p>
<p>Cümleler yüklemin bulunduğu yere göre kurallı ve devrik cümle olmak üzere ikiye ayrılır:<br />
a. Kurallı Cümle:<br />
* Yüklemi Sonda bulunan cümlelere kurallı (düz) cümle denir.<br />
Köroğlu ordunun yaklaştığını anladı.<br />
Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden utanırım.</p>
<p>b. Devrik Cümle:<br />
* Yüklemi sonda olmayan cümleye devrik cümle denir.Devrik cümlede yüklem başta, ortada olabilir.<br />
Ne diyeceksin bu konuyla ilgili.</p>
<p>c)Eksiltili Cümle:<br />
* Yüklemi söylenmemiş cümlelere denir.<br />
Toprağı taşlı yerden (olacaksın)kızı kardeşli yerden (olacaksın).<br />
Kısa bir sessizlik (oluyor) sonra müzik başlıyor.</p>
<p>D.BİLDİRDİKLERİ ANLAMLARA GÖRE CÜMLELER</p>
<p>a. Haber Cümleleri</p>
<p>Haber cümleleri daha çok anlatmaya bağlı bilgi, vermek, aydınlatmak amacıyla yazılan metinlerde kullanılır. Burada kişinin gördüğü, duyduğu olaylar anlatılır. Eylemin belirttiği anlam geçmişle, şimdiyle ve gelecekle ilgili bildirme görevi yerine getirilir. Eylem kök ve gövdelerine çeşitli kip (zaman) ekleri getirilerek zaman; zaman eklerinden sonra da kişi ekleri eylemin kimin yaptığı belirtilir.<br />
Örneğin; yazacağım yüklemi yaz- acak-ım, “yaz” eylem kökü) “-acak” gelecek zaman eki, “-ım” kişi eki (ben)dir.</p>
<p>Ek fiil: İsim soylu sözcüklerin sonuna gelerek, onların yüklem olmalarını sağlayan dil birimine ek fiil denir.<br />
“Ahmet çalışkandır. Hepimiz arkadaşız. Hava güzel. Çok yorgunum.” Cümleleri isim soyludur. Bunlar eklerle çekimli hâle gelir ve yüklem görevini yaparlar.<br />
Ek fiil imek fiilinden doğmuştur. İdi, imiş, ise, iken olarak ek hâline gelmiştir.<br />
Çekimi şöyledir:<br />
çalışkan-ım I. Tekil kişi<br />
çalışkan &#8211; sın II. “ “<br />
çalışkan-dır III. “ “<br />
çalışkan-ız I. Çoğul kişi<br />
çalışkan-sınız II. “ “<br />
çalışkan-lar III. “ “<br />
Ek fiil “değildir” sözcüğüyle olumsuz hâle getirilir. Çalışkandır. Çalışkan değildir. vb.</p>
<p>b. Dilek, İstek, Soru Cümleleri:</p>
<p>* Bir dileği, bir isteği, bir emri ya da bir gerekliliği ifade eden cümlelere dilek-istek cümleleri denir.<br />
* Dilek-istek cümleleri grubunda istek bildiren cümleler, dilek-şart bildiren cümleler, soru cümleleri, gereklilik bildiren cümleler, emir cümleleri ile ünlem cümleleri yer alır.<br />
Dilek-şart cümleleri: Dilek şart cümleleri fiil kök ya da gövdesine -sa/-se ekleri getirilerek kurulur.<br />
“Ah bir zengin olsam.”<br />
“Okulumu bitirsem, yüzmeyi öğrensem.” cümlelerinde şarta bağlı bir dilek anlatılmaktadır.</p>
<p>İstek cümleleri: Bu tür cümleler kişinin kendi kendine yapmak istediği eylemi ifade eder.<br />
“Kalkayım, eve gideyim,<br />
Haydi bize gidelim. Burada iki gün kalalım.” cümleleri bu tür cümlelerdir.</p>
<p>Gereklilik cümleleri: Mutlaka yapılması gerekir anlamı ifade ederler.<br />
*Başarmak için çalışmalıyım.” “Eve gitmeliyim.” vb.</p>
<p>Emir cümleleri: Bir buyruğu bir emri ifade eden cümlelerdir. oku, çalış, git, gel, vb.</p>
<p>Soru cümleleri:<br />
* Soru anlamı ifade eden cümlelere soru cümlesi denir.<br />
* Dilimizde soru anlamı soru sıfatıyla, soru zamiriyle, soru zarfıyla veya soru edatıyla sağlanabilir.<br />
Dün beni arayan sen miydin? (soru anlamı soru edatıyla sağlanmış.)<br />
Bize ne zaman geleceksin?(soru anlamı soru zarfıyla sağlanmış)<br />
Bana ne aldın?(soru anlamı soru zamiriyle sağlanmış)<br />
Hangi okulda çalışıyorsun? (soru anlamı soru sıfatıyla sağlanmış)</p>
<p>* Bu tür cümlelerde mutlaka cevap verilmesi beklenir. Cevap beklenen soru cümlelerine gerçek soru cümlesi, cevap beklenmeyen, dikkat çekmek duygu ve düşünceyi daha güzel ifade etmek amacıyla kurulanlara da sözde soru cümlesi denir.<br />
Okula neden gelmedin? (Gerçek soru cümlesi )<br />
Hiç üzülmez olur muyum? (sözde soru cümlesi)<br />
Onu ben mi dövmüşüm? (sözde soru cümlesi)<br />
Şu kitabı bana verir misin? (sözde soru cümlesi)</p>
<p>Ünlem cümlesi: Coşku ve heyecan ifade eden cümlelere ünlem cümlesi denir.<br />
Eyvah, ne yer ne yar kaldı!<br />
Neydi o güzellik öyle!<br />
Süper bir iş buldum!</p>
<p>c. Olumlu, Olumsuz Cümleler :</p>
<p>a)Olumlu Cümle:<br />
* Yüklemin bildirdiği eylemin yapıldığını, gerçekleştiğini ya da gerçekleşebileceğini belirten cümleler olumludur.<br />
O günler çok güzeldi. (olumlu isim c)<br />
Hep seni bekledim. (olumlu fiil cümlesi)</p>
<p>b)Olumsuz Cümle:<br />
* Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini anlatan cümleler olumsuzdur.<br />
* Fiil cümleleri “-ma,-me” olumsuzluk ekiyle; isim cümleleri “yok, değil ” sözcükleriyle olumsuz yapılır.<br />
Kapını çalan bendim (olumlu isim cümlesi)<br />
Kapını çalan ben değildim (olumsuz isim cümlesi)<br />
Dışarıda birkaç kişi vardı (olumlu isim cümlesi)<br />
Dışarıda hiç kimse yoktu (olumsuz isim cümlesi)<br />
Eve gelmiş (olumlu fiil cümlesi)<br />
Eve gelmemiş (olumsuz fiil cümlesi)</p>
<p>Not: Bazı cümleler biçimce olumlu anlamca olumsuz olabilir:<br />
Haydi bu işi yapabilirsen yap (yapamazsın ) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle)<br />
Gel de bu işin içinden çık (Çıkamazsın) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz)<br />
Ne arayanım var ne de soranım (yok) (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz)</p>
<p>Not: Bazı cümleler biçimce olumsuz anlamca olumlu olabilir:<br />
Seni sevmiyor değilim (seviyorum) (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu)<br />
Böyle güzel yerlerde yaşanmaz mı?(yaşanır) (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu)<br />
Sanki bilmiyorum hakkında neler söylediğini.(biliyorum) (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu)</p>
<p>E. ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER:</p>
<p>1.Üslup Cümleleri:<br />
Üslup bir duygunun, düşüncenin kişisel anlatım biçimidir. Sözcüklerin seçimi ve kullanımı gibi dil ve anlatım özelliklerinin bütünüdür.<br />
Örnek: Şiirlerinde süslü, söz oyunlarına dayalı bir dil yerine, günlük konuşma dilini tercih etmiştir.<br />
Kısa, düzgün cümlelerle, edebiyat oyunlarına düşmeden, süssüz, yoğun bir anlatım ortaya koymuştur.</p>
<p>2.Tanım Cümleleri:<br />
Bir varlığa, kavrama özgü niteliklerin belirtilmesi, o varlık ya da kavramın tanıtılmasına “Tanımlama” adı verilir. Bu amaçla kurulan cümleler de tanım cümleleridir.<br />
Not: Bir cümleye “Bu Nedir?” sorusunu sorduğumuzda cevap alabiliyorsak bu cümle tanım cümlesidir.<br />
Örnek: “Şiir toplumun sözcüsüdür” cümlesine “Şiir nedir?” sorusunu sorduğumuzda “toplumun sözcüsüdür” cevabını alırsınız. Öyleyse, cümle tanım cümlesidir.<br />
“Şiir hayal gücünden uzak olamaz.” cümlesine “Şiir nedir?” sorusunu sorduğumuzda yanıt alamazsınız. O halde bu cümle tanım cümlesi değildir.</p>
<p>3. Karşılaştırma Cümlesi:<br />
İki varlık, kavram ya da iki durumun nitelik veya nicelik ba-kımından karşılaştırıldığı cümlelerdir. Bu cümlelerde karşı-laştırılan şeylerin benzerliği de farklılığı da vurgulanabilir. Karşılaştırma daha çok “gibi, kadar, daha, en, ise” vb. sözcüklerle sağlanır.<br />
Örnek: Komedi, ciddi bir dramdan daha zordur.<br />
Okumak, tutkuların en soylusudur.</p>
<p>4. Nesnel Anlatımlı Cümleler:<br />
Kişilere göre değişmeyen yargılar taşıyan cümleler nesnel anlatımlı cümlelerdir. Nesnel anlatımlı cümlelerde kişinin duygu ve düşüncelerine yer verilmez; anlatıcı kendini anlatımın dışında tutar. Ayrıca nesnel anlatımlı cümleler “kanıtlanabilir” özelliği taşımaktadır.<br />
Örnek: “Tiyatro sinemaya göre daha eğlencelidir.” cümlesi kişinin tiyatro hakkındaki kişisel yargılarını içerir. Bu nedenle nesnel anlatımlı cümle değildir.<br />
“Kentlere göç edenlerin sayısı yıldan yıla artmaktadır.” Kişisel bir düşünceyi içermediğinden nesnel anlatımlı cümledir.</p>
<p>5. Öznel Anlatımlı Cümleler:<br />
Kişilerin duygu ve düşüncelerine bağlı olan, bu sebeple de kişiden kişiye değişebilen yargılar taşıyan cümlelere “Öznel anlatımlı cümle” denir.<br />
Örnek: “Türk edebiyatının dil ve anlatım açısından en güçlü şairi Yahya Kemal Beyatlı’dır.” cümlesinin anlatımı özneldir. Bu görüşe başkaları katılmayabilir.</p>
<p>6. Doğrudan Anlatım, Dolaylı Anlatım Cümleleri:</p>
<p>Doğrudan Anlatım: Bir kişiye ait sözün olduğu gibi aktarılmasına “Doğrudan anlatım” denir.<br />
Dolaylı Anlatım: Bir kişiye ait sözün, anlamı değiştirilmeden; ancak anlatıcının kendi ifadesi içinde eritilerek aktarılmasına “Dolaylı anlatım” adı verilir.<br />
Örnek: Atatürk: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” diyerek bir gerçeği dile getirmiştir. (Atatürk’e ait söz değiştirilmeden aktarılmış)<br />
Atatürk ilmi,hayatta en gerçek yol gösterici olarak görmüştür. (Yazar kendi anlatımıyla Atatürk’e ait sözü değiştirerek aktarmış)</p>
<p>7. Neden-Sonuç İlişkili Cümleler:<br />
Bu cümlelerde bir ek, bağlaç ya da edat aracılığıyla yargılar arasında neden- sonuç ilişkisi kurulur.<br />
Örnek: Geç kaldığım için sinema salonuna giremedim.<br />
Ayağının kaymasıyla yere düştü.<br />
Bu dilekçe kabul edilmez, imzasız.<br />
Sonuç Neden</p>
<p>8. Amaç-Sonuç İlişkili Cümleler:<br />
Bu cümlelerde sonuç bildiren bir yargı ile o sonucun hangi amaçla yapıldığını anlatan başka bir yargıdan oluşur. Genelde -mek için, -mak için edatlarıyla birlikte kullanılır. Cümlede amacıyla anlamı vardır.<br />
Örnek: Sınavı kazanmak için çok çalışmış.<br />
Buralara kadar sizleri görmeye geldim.<br />
Anlatımını tekdüzelikten kurtarmak adına çeşitli yollara başvurmuş.</p>
<p>9. Koşul (Şart) İlişkili Cümleler:<br />
Bir yargının olmasını bir koşula bağlayan cümlelerdir. Genelde, -sa, -se, -ince, -dıkça ekleriyle kurulur. Cümleye koşuluyla anlamı katar.<br />
Örnek: Ödevini yaparsan oyun oynayabilirsin.<br />
Koşul Sonuç<br />
Çalışarak her türlü başarıya imza atabilirsiniz.<br />
Daha iyimser olsa bütün sorunlar çözülecek.</p>
<p>10. Karşılaştırma Cümleleri:<br />
İki varlık, kavram ya da durumu benzer ve farklı özellikleriyle anlatan cümlelerdir. Bu cümlelerde karşılaştırma ilişkisi, “gibi, kadar, daha, en…” gibi bağlaç ve edatlarla kurulur.<br />
Örnek: O da senin gibi akıllı bir çocuktu.<br />
Davranışlar sözden daha çok etkiler insanı.<br />
İçimizde en çalışkanı odur.</p>
<p>11. Varsayım Cümleleri:<br />
Varsayım, bir olay ya da durumun gerçekte olup olmadığına, olup olmayacağına bakılmaksızın var kabul etmek, olmuş kabul etmektir.<br />
Örnek: Diyelim ki sözlerine inandı.<br />
Örnek: Tut ki, öyle bir durum karşısında kaldık. Ne yapacağız?</p>
<p>12. Olasılık Cümleleri:<br />
Olasılık, kesinliği bilinmeden bir olay ya da durumun gerçekleşmesinin beklenmesi, olabilirliktir.<br />
Örnek: Bizimle görüşmek için belki buraya gelir.<br />
Sanıyorum küçükken ağır bir hastalık geçirmiş.</p>
<p>13. Beğenme, Takdir Etme Anlatan Cümleler:<br />
Beğenmek, iyi veya güzel bulmak, onaylamak, kabul etmektir.<br />
Örnek: Gereksiz betimlemelerden kaçınan, yoğun bir anlatım ilk bakışta göze çarpıyor. (Beğenme)<br />
Roman aradan geçen bunca yıla rağmen konusuyla, üslûbuyla hala genç. (Beğenme)</p>
<p>14. Hayıflanma, Üzülme, Yakınma Anlatan Cümleler: Hayıflanma, bir olay ya da durum karşısında üzülmektir. Yakınma ise bir kişinin bir durum ya da olayı sızlanarak, şikayet ederek anlatmasıdır.<br />
Örnek: Bir de aldığı gibi getirmesini öğrense. (Yakınma)<br />
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım. (Hayıflanma)<br />
Hayıflanma – üzülmektir.<br />
Yakınma &#8211; şikayet etmektir.</p>
<p>15. Öneri Anlatan Cümleler:<br />
Öneri, bir sorunu çözmek üzere öne sürülen düşüncelerdir. Tavsiye niteliği taşır.<br />
Örnek: Eğitime yönelik kitaplar, ancak okurların anlayabileceği bir dille hazırlanırsa amacına ulaşır.</p>
<p>17. Eşitliğin Söz Konusu Olduğu Cümleler:<br />
Eşitlik, iki veya daha fazla varlığın eşit olma durumudur.<br />
Örnek: Ekmeği tam ortadan bölüp yaşlı adama verdi.<br />
Çocuklar yemeklerini aynı anda bitirmişti.</p>
<p>18. Çaresizlik anlatan Cümleler:<br />
Çaresizlik bir sonuca varmak, sıkıntıyı ortadan kaldırmak için çıkar yolun olmamasıdır.<br />
Örnek: İstesek de istemesek de bu sıkıntıyı çekeceğiz.<br />
Parasızlıktan ne yapacağını bilmiyordu.</p>
<p>19. Önyargı İçeren Cümleler:<br />
Herhangi bir şey hakkında kişisel izlenimlerden hareketle,<br />
önceden edinilmiş olumlu ve olumsuz yargıları içeren cümlelerdir. Önyargıda Peşin hüküm vardır.<br />
Örnek: Bu filmin uluslar arası ödül alması bence bir hayal.<br />
Bence bu kitabın yayımlanışındaki amaç gerçekleşmeyecek.</p>
<p>20. Tasarı Anlatan Cümleler:<br />
Tasarı, bir kimsenin yapmayı düşündüğü şey, olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçimdir.<br />
Örnek: Bakanlığımız, kitap dağıtımı ve tanıtımını bir devlet politikası haline getirmeyi düşünüyor.</p>
<p>21. Eleştiri İçeren Cümleler:<br />
Bir kişi ya da yapıtın olumlu ve olumsuz yönlerini belirten cümlelerdir. Genellikle olumlu yargı içeren cümlelere beğenme cümlesi, olumsuz yargıları içeren cümlelere de eleştiri cümlesi adını veririz.<br />
Örnek: Özellikle genç sanatçılar dile gereken önemi vermiyorlar. (Eleştiri)<br />
Öykülerin anlatımında bir kuruluk, bir tekdüzelik görülüyor. (Eleştiri)<br />
Halk sanata ilgi duymuyorsa bizim suçumuzdur. (Özeleştiri)</p>
<p>F. ANLATIM BOZUKLUKLARI</p>
<p>Anlatım bozukluklarının türlerini şöyle gruplandırabiliriz:<br />
1. Gereksiz Sözcük Kullanılması:<br />
İyi bir cümlede yeterli sayıda sözcük kullanılır. Başka bir deyişle gereksiz sözcüklere yer verilmez. Çünkü, gereksiz sözcük kullanımı cümlenin duruluğunu bozar ve anlatım bozukluğu yaratır.<br />
Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, anlatımında bozulma olmuyorsa ise gereksizdir.<br />
Mecburen karakola gitmek zorunda kaldım.<br />
Araba şu anda yola çıkmak üzere.<br />
Gitmeden önce bir daha ara.</p>
<p>2. Gereksiz Yardımcı Eylem Kullanımı: “Etmek, olmak, eylemek, kılmak” gibi yardımcı eylemlerin görevi; kendisinden önce gelen isim soylu sözcüğü yüklemleştirmek, ona iş, oluş, hareket ve kılış anlamları katmaktır. İsim soylu sözcük, bir ekle aynı anlamı verecekse; yardımcı eylemin kullanımı gereksizdir.<br />
Sanırım ondan kuşku ettiğimizi anladı.<br />
Sanırım ondan kuşkulandığımızı anladı.<br />
Bizi arayacağını umut etmiştim.<br />
Bizi arayacağını ummuştum.</p>
<p>3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Dilimizde bazı sözcükler, anlam inceliklerine dikkat edilmeden kullanılır. Sözcükleri kendi anlamını yansıtacak şekilde kullanmamak veya uygun olmayan yerde kullanmak anlatım bozukluğuna yol açar. Böyle bir yanlışa düşmemek için hangi sözcüğün nerede kullanılıp nerede kullanılmayacağını çok iyi bilmek zorundayız.<br />
Ülkenin bunalıma girmesini sağlayan bu tür açıklamalardan kaçınmak gerekir.<br />
Ülkenin bunalıma girmesine neden olan bu tür açıklamalardan kaçınmak gerekir.<br />
Bu tür bilimsel çalışmalar, dilimizin zenginleşmesine neden olacak.<br />
Bu tür bilimsel çalışmalar, dilimizin zenginleşmesine katkıda bulunacak.</p>
<p>Uyarı: “Sağlamak” ya da “katkıda bulunmak” elde edilmesi istenen olumlu bir sonuca ulaşmaktır. İstenmeyen sonuçlar ortaya çıktığında “neden olmak” kullanılır.</p>
<p>4. Birbiriyle Karıştırılan Sözcüklerin Kullanılması: Kimi sözcükler aynı kökten türediği için yazılış ve okunuş olarak birbirine benzer; ancak bunların anlamları farklıdır. Bu sözcükler karıştırılıp birbirinin yerine kullanılırsa, anlatım bozukluğu ortaya çıkar.</p>
<p>Bu kadar çekimser olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.<br />
Bu kadar çekingen olmana gerek yok; aralarına katıl, girişken ol.<br />
Bunca yağmura karşılık barajlarda yeterince su birikmemiş.<br />
Bunca yağmura karşın barajlarda yeterince su birikmemiş.<br />
Bu iki olay arasındaki ayrıntıyı kimse hesaba katmıyor.<br />
Bu iki olay arasındaki ayrımı kimse hesaba katmıyor.</p>
<p>5. Kelimelerin Yanlış Yerde Kullanılması: Bir cümlede her sözcüğün yerli yerinde, başka bir deyişle her sözcüğün kullanılması gereken yerde olması gerekir. Cümle içindeki bir tek sözcüğün bile yerini değiştirmek farklı anlamlar, farklı yorumlar ve yargılar oluşturur. Kimi zaman da mantıksal tutarsızlıklara yol açar. İyi bir cümlede kelimelerin cümlenin akışına ve anlamına uygun yerlerde kullanılması gerekir. Yoksa ifade değişir, anlatılmak istenen tam söylenemez.</p>
<p>Ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış ülkemizin belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.<br />
Ülkemizin ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış belli bölgelerine kalkınmada öncelik tanınacak.<br />
Okulu bitirince doktor olarak doğduğu kasabada çalışmaya başladı.<br />
Okulu bitirince doğduğu kasabada doktor olarak çalışmaya başladı.</p>
<p>6. Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması: Anlamca cümlenin yargısıyla uyuşmayan, cümlede iletilen yargıyla çelişen ya da karşıtlık yaratan sözlerin bir arada kullanılması önemli bir anlatım kusurudur. Anlamları birbirine ters sözcüklerin aynı cümlede kullanılmasıdır. Cümlenin anlamında çelişki, genellikle “kesinlik” ve “olabilirlik” anlamı taşıyan sözlerin bir arada kullanılmasından kaynaklanır.</p>
<p>Kapının önünde tamı tamına üç beş nöbetçi vardı.<br />
Kapının önünde üç beş nöbetçi vardı.<br />
Aşağı yukarı tam üç ay önce benzer bir yazı daha çıkmıştı.<br />
Üç ay önce benzer bir yazı daha çıkmıştı.</p>
<p>7. Mantıksal Tutarsızlık: Bir cümlede, iletilmek istenen anlamın eksiksiz olabilmesi için düşünce ve mantık son derece önemlidir. İyi bir anlatımda sağlam bir düşünme ve mantık yürütme temel koşuldur. Mantıksal hataları ve tutarsızlıkları içeren cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun olsalar bile anlamı ve yargıyı eksiksiz iletmezler. Bu tür yanlışlar genellikle dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar.</p>
<p>Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.<br />
Önümüzdeki haftanın önemli programlarından bazılarını sizlere tanıtmaya çalıştık.<br />
Önlem alınmazsa bu hastalık ölüme, hatta kısmi felce neden olabilir.<br />
Önlem alınmazsa bu hastalık kısmi felce, hatta ölüme neden olabilir.</p>
<p>8. Atasözü ve Deyimlerin Yanlış Kullanılması: Deyim ve atasözleriyle ilgili iki tür yanlışlık yapılabilir:<br />
a) Deyimler ve atasözleri, kalıplaşmış söz gruplarıdır. Bu kalıpların bozulması ve bir sözün yerine eş anlamlısının getirilmesi anlatım bozukluğu yaratır.<br />
b) Bir deyimin ilettiği anlamla, cümlenin taşıdığı anlam arasında bir uyumsuzluğun olması anlatım bozukluğuna neden olur.<br />
Bir koyundan iki deri çıkmaz.<br />
Bir koyundan iki post çıkmaz.<br />
Haydi bakalım seç pirincin taşını.<br />
Haydi bakalım ayıkla pirincin taşını.<br />
Tüm itirazlara göz yummuştu.<br />
Tüm itirazlara kulak tıkamıştı.</p>
<p>Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur; başım açıktır.<br />
Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur; alnım açıktır.<br />
Çok sevinçliydi. Adeta etekleri tutuşmuştu.<br />
Çok sevinçliydi. Adeta etekleri zil çalmıştı.</p>
<p>9. Noktalama Yanlışları: Noktalama işaretlerinin eksik ya da yanlış yerde kullanılması; cümleleri bir anlam belirsizliğine sürükleyebileceği gibi cümleden birden fazla anlam çıkmasına da yol açabilir. Bu nedenle noktalama işaretlerinin anlama etkileri ve kullanıldığı yerler iyi bilinmelidir. Yanlış kullanımlar ortaya çıkarsa amaçlanan anlama ulaşmak mümkün olmaz. Bu durumlar da cümlede bir anlatım bozukluğu yaratır.<br />
Yabancı dükkandaki eşyaları beğenmedi.<br />
Yabancı, dükkandaki eşyaları beğenmedi.<br />
Misafir odasına doğru yürüdü.<br />
Misafir, odasına doğru yürüdü.</p>
<p>10. Tamlama Yanlışlıkları: Sıfat ve isim tamlamalarının aynı tamlanana bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar. Çünkü isim tamlamalarında tamlanan iyelik eki aldığı halde, sıfat tamlamalarında tamlanan ek almaz. Dolayısıyla tamlananlar, niteliği farklı olduğundan ortak kullanılamaz.<br />
Kaza yerine birçok askeri ve polis aracı geldi.<br />
Kaza yerine birçok askeri araçla polis aracı geldi.</p>
<p>İhaleye birçok yerli ve yabancı firmalar katıldı.<br />
İhaleye birçok yerli ve yabancı firma katıldı.</p>
<p>11. Eklerin Yanlış Kullanılması: Bir sözcüğe, gelmesi gereken ekin dışında yanlış bir ekin getirilmesi de kimi zaman anlatım bozukluğuna yol açar.</p>
<p>Her insan çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir.<br />
Her insanın, çevreyi korumak ve doğanın kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı göstermesi gerekir.<br />
Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olduğundan kaynaklanıyor.<br />
Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi aydınlatmamış olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>12. Öğe Eksikliklerinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları:<br />
a) Yüklem Eksikliği:<br />
Sinemada sigara ve kabuklu yemiş yenmez.<br />
Sinemada sigara içilmez ve kabuklu yemiş yenmez.<br />
Çok az veya hiç çalışmadan sınava girdiler.<br />
Çok az çalışarak veya hiç çalışmadan sınava girdiler.</p>
<p>b) Özne Eksikliği:<br />
Annemin sinirleri epeyce bozulmuş ve çok üzülmüştü.<br />
Annemin sinirleri epeyce bozulmuş ve annem çok üzülmüştü.<br />
Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve ikinci baskıya girecek.<br />
Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve kitap ikinci baskıya girecek.</p>
<p>Özne Yüklem Uyumsuzluğu (Uyuşmazlığı): İyi bir cümlede tekillik-çoğulluk, olumluluk-olumsuzluk ve şahıs bakımından özne ile yüklem arasında bir uyum olması gerekir. Eğer özne ile yüklem arasında bir uyum yoksa, anlatım bozukluğu olur.<br />
* Cümlede özne tekilse yüklem de tekil; özne çoğulsa yüklem de çoğul olur.<br />
Kardeşim bugün evde kalacak.<br />
Özne Tekil Yüklem Tekil<br />
Dostlar yıllar sonra bir araya geldiler.<br />
Özne Çoğul Yüklem Çoğul</p>
<p>* Bitki, hayvan, organ, cansız varlıklar ve zaman adları, çoğul özne olarak kullanıldığında yüklem tekil olur.<br />
Meyveler bu yıl geç çiçek açtı.<br />
Özne bitki çoğul Yüklem tekil<br />
Köpekler sabaha kadar havladı.<br />
Özne hayvan çoğul Yüklem tekil</p>
<p>* Söze saygı, alay ya da küçümseme anlamı katılmak istenirse özne tekil, yüklem çoğul olur.<br />
Beyefendi hala kalkmadılar mı?<br />
Özne tekil Yüklem çoğul<br />
Ayşe Hanım henüz gelmediler.<br />
Özne tekil Yüklem çoğul</p>
<p>c) Nesne Eksikliği:<br />
Kızına sarıldı, doyasıya öptü.<br />
Kızına sarıldı, onu doyasıya öptü.<br />
Buna ancak öğretmen karar verir ve uygular.<br />
Buna ancak öğretmen karar verir ve bunu uygular.</p>
<p>d) Dolaylı Tümleç Eksikliği:<br />
Nazlı kardeşini çok sever, sık sık armağanlar alırdı.<br />
Nazlı kardeşini çok sever, ona sık sık armağanlar alırdı.<br />
Alanya’yı çok sevmişti, dönmeyi düşünmüyordu.<br />
Alanya’yı çok sevmişti, Alanya’dan dönmeyi düşünmüyordu.</p>
<p>e) Zarf Tümleci Eksikliği:<br />
Her zaman senin yanındayım, seni yalnız bırakmayacağım.<br />
Her zaman senin yanındayım, hiçbir zaman seni yalnız bırakmayacağım.<br />
Hiçbir zaman kendini düşünmedi, ailesinin mutluluğu için çalıştı.<br />
Hiçbir zaman kendini düşünmedi, her zaman ailesinin mutluluğu için çalıştı.</p>
<p>f) Edat Tümleci Eksikliği:<br />
Eşimi çok severim; her konuda çok iyi anlaşırız.<br />
Eşimi çok severim; onunla her konuda çok iyi anlaşırız.<br />
Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı?<br />
Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, bu güçlüklerle nasıl başa çıktı?</p>
<p>13. Ek Fiil Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları: Sıralı isim cümlelerinde ek fiilin kullanılmaması anlatım bozukluğu oluşturur.<br />
Bakışları güzel; ama dostça değildi.<br />
Bakışları güzeldi; ama dostça değildi.<br />
Hava açık; ama sıcak değildi.<br />
Hava açıktı; ama sıcak değildi.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/%e2%80%9ceski-ankara%e2%80%9d-ve-%e2%80%9cmiras-kece%e2%80%9d-metinlerinden-hangisinde-uslup-kaygisi-on-plandadir" title="“Eski ankara” ve “Miras Keçe” metinlerinden hangisinde üslup kaygısı ön plandadır? (08 Ekim 2009)">“Eski ankara” ve “Miras Keçe” metinlerinden hangisinde üslup kaygısı ön plandadır?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/zik-11-sinif-roketlerin-yapisi-tarihcesi" title="zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi (11 Ekim 2009)">zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/yesil-gece-resat-nuri-guntekin" title="Yeşil Gece &#8211; Reşat Nuri Güntekin (05 Nisan 2009)">Yeşil Gece &#8211; Reşat Nuri Güntekin</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/yazar-%e2%80%9cmiras-kece%e2%80%9d-hikayesini-okuyucuya-bilgi-vermek-amaciylami-yoksa-kendi-kurdugu-dunyasina-cekmek-amaciylami-yazmistir" title="Yazar, “Miras Keçe” hikayesini okuyucuya bilgi vermek amacıylamı yoksa kendi kurduğu dünyasına çekmek amacıylamı yazmıştır? (08 Ekim 2009)">Yazar, “Miras Keçe” hikayesini okuyucuya bilgi vermek amacıylamı yoksa kendi kurduğu dünyasına çekmek amacıylamı yazmıştır?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/turk-ve-dunya-edebiyatinda-mektup-turunun-onemli-temsilcileri-ve-bunlarin-eserleriyle-ilgili-arastirma" title="Türk ve Dünya Edebiyatında mektup türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili araştırma (08 Ekim 2009)">Türk ve Dünya Edebiyatında mektup türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili araştırma</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/cumle-tumce-bilgisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözcük (Kelime) Bilgisi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/sozcuk-kelime-bilgisi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/sozcuk-kelime-bilgisi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:28:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA["acı ile" anlamındaki sözcük]]></category>
		<category><![CDATA[2. sınıf eklerle sözcük türetme]]></category>
		<category><![CDATA[5.sınıf yapım ekini anlatan öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf oturmak kelimesinin isim kökü örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf türkçe kökteş sözcük nedir]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıfla ilgili belgisiz ad tamlaması belirtisiz ad tamlaması ve zincirleme ad tamlaması ile ilgili 10 ar tana örnek]]></category>
		<category><![CDATA[7.s]]></category>
		<category><![CDATA[8.boru t]]></category>
		<category><![CDATA[açıkgöz kelimesi ile zeka kelimesinin bağlantısı]]></category>
		<category><![CDATA[açıkgöz kelimesinin zıt anlamlısı]]></category>
		<category><![CDATA[açıkgöz zıt anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[ad soylu kelimelere neden ad soylu denilmiştir]]></category>
		<category><![CDATA[adana türemiş sözcük müdür yoksa basit kelime mi]]></category>
		<category><![CDATA[aile ağaç köküne benzer bunun gibi benzetme örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[alay sesteş kelime midir]]></category>
		<category><![CDATA[alnım ak kelimesinin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam İlişkilerine Göre Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[anlamca kalıplaşmış birleşik fiiller]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı isimler]]></category>
		<category><![CDATA[anlatmaya bağlı edebi metinde isim sıfat zarf fiil edat bağlaç]]></category>
		<category><![CDATA[aynı cümle içinde kavram imge terim]]></category>
		<category><![CDATA[B]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bağ sözcüğü yan anlam mı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağlama göre anlam kazanan sözcük]]></category>
		<category><![CDATA[barış kelimesi somut soyut]]></category>
		<category><![CDATA[basit sözcük 2. sınıf resimli anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[basit sözcükler yalnız sözcüğü]]></category>
		<category><![CDATA[basit ve bilesik sözcükler neye denir?]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin zıt anlamlı kelime]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bin eş anlamlı      ses taş kelime]]></category>
		<category><![CDATA[bir kelimede en fazla kaç ek alır]]></category>
		<category><![CDATA[birleşen sözcüklerin her ikiside temel anlamdır]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik sözcük neye denir sözlük anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik sözcüklerin cümle içinde kullanılmış larına örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[cadde ve sokağın bir araya gelmesine ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[çakmak isim kök mü google amca]]></category>
		<category><![CDATA[çalisan demir pas tutmaz]]></category>
		<category><![CDATA[canlı ve cansız varlıkları anlatmak için kullanılan sözcüklere ne denir ?]]></category>
		<category><![CDATA[canlı ve cansız varlıkların konuşmasına ne ad verilir]]></category>
		<category><![CDATA[cans]]></category>
		<category><![CDATA[cansız varlıkları ve bitkileri konuşturma]]></category>
		<category><![CDATA[cansız varlıkların konuşturulduğu sanata ne ad verilir]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme anlamdaş]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme eş anlamlı sözcügü]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEVREMİZDE GÖRDÜĞÜMÜZ YABANCI KELİMELER]]></category>
		<category><![CDATA[cevremizde gordugumuz yanlış yazılan kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[çıtı pıtı kelimesini yazılışı]]></category>
		<category><![CDATA[çünkü  ölür .  onun anlamlisı]]></category>
		<category><![CDATA[davar kelimesinin zaman içinde anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[davar kelimesinin zaman içindeki değişik anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[de eki isme kattıgı anlamla ilgili örnek yok mu?]]></category>
		<category><![CDATA[denizde sabahı anlatan kelime ve deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[deste kelimesi soyut mu somut mu]]></category>
		<category><![CDATA[deyimler eli ayağa dolaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[dil kalem gezi spor ögretmenlık sozcuklerıyle açıklama örneğii]]></category>
		<category><![CDATA[dilgisi ortak kök]]></category>
		<category><![CDATA[doksan kelimesinin kökü]]></category>
		<category><![CDATA[durumlarını belirten sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[düz kelimesinin eş seslisi var mı]]></category>
		<category><![CDATA[e]]></category>
		<category><![CDATA[e ile ilgili sözcük bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[edat bunlara niçin  ad soylu sözcükler denir]]></category>
		<category><![CDATA[ek  kelime bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[ek alarak anlam kazanan kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[ek alarak yeni anlam kazanan kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[ek almayan sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek kelimesinin kökü]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[eli ayağa dolaşmak anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[elle sesteş sözcuk]]></category>
		<category><![CDATA[elle tutulan isimlere ne ismi denir]]></category>
		<category><![CDATA[elle tutulmayıp gözle görülmeyen somut adlar]]></category>
		<category><![CDATA[EŞ ANLAM SÖZCÜK BİLGİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[EŞ ANLAMLI KELİMELER R BAŞLAYACAK]]></category>
		<category><![CDATA[eş anlamlı sözcüklerin birlikte kullanılmasıyla oluşan sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[eş anlamlı sözcüklerle ilgili 10 ar tane cümle]]></category>
		<category><![CDATA[eş anlamlı zıt anlamlı kelimeleri örneklerle anlatan bir çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[eş parçaya ayrılabilen varlıklara ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli kelimelere örnek veriniz]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli sesteş kelimeler ARAŞTIRMA]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli sesteş kelimelerin  tamamı]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli sesteş sözcükler araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli sesteş sözcüktanımı anlaşılır ve doğru bir şekilde yapılacak]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli sözcüklere örnekler bağ kelimesinin]]></category>
		<category><![CDATA[eş sesli yazılışları aynı anlamları farklı kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[eşit zıt anlamlı kelime örnek]]></category>
		<category><![CDATA[eşsesli kelimeler yapım eki alır mı]]></category>
		<category><![CDATA[etin eş sesli hali]]></category>
		<category><![CDATA[ev kelimesi yerine aynı anlama gelecek kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[evli]]></category>
		<category><![CDATA[evli sözcüğü hangi eki almış]]></category>
		<category><![CDATA[fiil dışındaki sözcüklere örnekler?ek fiil dışına örnek olabilecek sözcüklere örnekler?]]></category>
		<category><![CDATA[fillerin sözcüğü ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[fransızca anlamdaş sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[fransizca meyve isimleri okunuslariyla]]></category>
		<category><![CDATA[gaariiii]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişte davar kelimesinin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek zaman ekinin 1.tekil kişide okunuşu]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek anlamlı deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[git sözcüğünün olumsuzu nedir]]></category>
		<category><![CDATA[göktürkçe deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[göktürkçe fiilimsiler]]></category>
		<category><![CDATA[göktürkçe kip ekleri çekimleri]]></category>
		<category><![CDATA[göktürkçede zarf fill]]></category>
		<category><![CDATA[gömlek  yapım  hemde  cekim  eki  almış kelimemi]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen  soyut anlamlı sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[göz sesteş sözcük müdür]]></category>
		<category><![CDATA[gözle görülen]]></category>
		<category><![CDATA[gözleme sözcüğü göz kökünden mi]]></category>
		<category><![CDATA[gruba karşı sözüne grup sözcüğü kaç anlamda kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[grup sözcüğü kaç anlamda kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü kuvvetli anlamında kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel sanatlar kuruluşu anlamına gelen kelimenin sözlük anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Hangisi "taban"la eş anlamlı sözcüktür?]]></category>
		<category><![CDATA[hanımeli sözcüğünü doğru hecele]]></category>
		<category><![CDATA[hem sesteş hem de kökteşe bir örnek]]></category>
		<category><![CDATA[içinde bağ geçen   2 sözcük]]></category>
		<category><![CDATA[iki eş parçaya ayrılabilen varlıklara ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[iki sözcüğün birleşmesinden oluşan sözcüklere ne ad verilir]]></category>
		<category><![CDATA[iki veya daha fazla sözcüklere ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[iki yada daha çok kelimenin bir araya gelerek oluşturdukları yeni kelimeye ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[iki yada daha fazla sözcüğün birleşmesinden sonra oluşan olay]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerine göre sözcükler ve söz grupları]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizcede fiil sözcükler sonunları mek mak olan]]></category>
		<category><![CDATA[isimle fiilimsinin birleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[işleyen demir pas tutmaz sözcüğünün anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[istediğin kelimeyi  yapılarına göre incele]]></category>
		<category><![CDATA[k]]></category>
		<category><![CDATA[K]]></category>
		<category><![CDATA[kalem sözcüğünün yan anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[kapanışı]]></category>
		<category><![CDATA[kara      sözcüklerini  farklı anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[karamsar kelimesinin zıt anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[kedi sözcüğü sesteş midir]]></category>
		<category><![CDATA[kelıme bılgısını metınlerı ınceleme]]></category>
		<category><![CDATA[kelımelerde anlam degısmesı ve cok anlamlılık]]></category>
		<category><![CDATA[kelimeleri hızlı öğrenin com.dan eş anlamlı sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[kelimelerin birleşip anlam kazanması]]></category>
		<category><![CDATA[kelimelerin kullanıldıgı kip]]></category>
		<category><![CDATA[kelimenin anlamını degiştiren ona anlam katan eklere ne ad verilir]]></category>
		<category><![CDATA[kırlar kelimesi çoğul mudur]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı renkli yaz meyvesi aynı anlama gelen sözcüklere verilen ad]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplardaki cansız varlıkların konuşturulması sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[kök olan an  kelimesinin başka köklerle olan bağlantısı]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş kelimenin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş kök]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş köklere örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş sözcük nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş sözcüklere örnek]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş sözcüklere örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş sözcüklerin farkı]]></category>
		<category><![CDATA[kökteş ve sesteş sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[kol kelimesinin eş seslisi hangisidir]]></category>
		<category><![CDATA[KOL S]]></category>
		<category><![CDATA[kulak kelimesinin eki kökü]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlarına göre birleşik isimler]]></category>
		<category><![CDATA[maddi kelimesinin zıt anlamlıdır]]></category>
		<category><![CDATA[matematikte esiden hangi kelimeler kullanılıyordu şimdi hangileri kullanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[mecazi anlamda boy ölçüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[men sözcük yazıcam  sen  onun eş anlamlılarını  söyle]]></category>
		<category><![CDATA[muratın   kel   kemal   ögretmeni]]></category>
		<category><![CDATA[neden ad soylu sozcukler denılıyor?]]></category>
		<category><![CDATA[niz eş anlama örnek]]></category>
		<category><![CDATA[NS DEN KELIME]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen kelimesi eki kökü]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen kelimesinin eki kökü]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen kelimesinin kökü]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen nasıl bir sözcüktür]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik kelimesinin kökü]]></category>
		<category><![CDATA[okul kelimesinin zıt anlamlı var mı]]></category>
		<category><![CDATA[okul türemiş sözcük müdür]]></category>
		<category><![CDATA[olayları soğuk karşılayana ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[olgunun zıt anlamlısı hanımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz ek almayan kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuzluk ekleri kullanarak zıt anlamlı kelime ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[orhun abidelerinin kelimelerin canlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[ornekler uzerınde kelıme bılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[ortak kök cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[ortak kök ve sesteş kelimelere örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[ortak kök ve sesteş kökün farkları]]></category>
		<category><![CDATA[ortak ve kökteş kökler]]></category>
		<category><![CDATA[penceresindeki fare adlı fablın özeti]]></category>
		<category><![CDATA[PERDE İLE YAPIM EKI ALMIŞ 7 SÖZCÜK]]></category>
		<category><![CDATA[pirinç eş sesli]]></category>
		<category><![CDATA[pirincin tasını ayıklamak deyimini acıklayınız]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada ölen bir kişinin başka bir kişinin elbisesini dokundurması]]></category>
		<category><![CDATA[sag ile ilgili fiilden isim yapan sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[saha kelimesinin  eş anlamlısı]]></category>
		<category><![CDATA[sanki kelimesinin cümle içinde olumsuzu]]></category>
		<category><![CDATA[şans kelimesinin zıt anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[sesli]]></category>
		<category><![CDATA[sesli  kelimesi yapım eki almış mı]]></category>
		<category><![CDATA[sesteş kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[sesteş sözcükler kol]]></category>
		<category><![CDATA[sesteş sözcükler sorgula]]></category>
		<category><![CDATA[sesteş sözcüklerin farkı]]></category>
		<category><![CDATA[sesteş ve kökteş kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[sesteş ve kökteş nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sıfat tamlamalarını anlatan ögretmen]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk kelimesinin kökü]]></category>
		<category><![CDATA[soyut kelımeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcük (Kelime) Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[sözcük anlamını degiştirmeyen ekler]]></category>
		<category><![CDATA[sözcük(kelime)bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[sözcükler anlatır]]></category>
		<category><![CDATA[sözcüklerde anlam değişmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcüklerdeki anlam genişlemesi ile çok anlamlılığı karıştırmamak gerekir.]]></category>
		<category><![CDATA[sözcüklerin sonuna gelip sözcükleri değiştiren ses topluluğuna ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[SÖZCÜKTE ANLAM VE KELİME GRUPLARI]]></category>
		<category><![CDATA[süreklilik fiilli  kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[takısız isim tamlaması ve sıfat tamlaması karıştırmamak için tüyolar]]></category>
		<category><![CDATA[tamlamaları sınıf öğretmeni nasıl anlatır]]></category>
		<category><![CDATA[taşlı yol anlam]]></category>
		<category><![CDATA[taşlı yol eş anlamlısı]]></category>
		<category><![CDATA[tavan sözcüğünün yalın durumu]]></category>
		<category><![CDATA[tek gecelik istihare]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji  anlamına gelen sözcük grupları]]></category>
		<category><![CDATA[televizyonun yanlarındaki sözcüklerin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[terlik türemiş kelime mi yoksa basit kelime mi]]></category>
		<category><![CDATA[top]]></category>
		<category><![CDATA[top kelimesinin eş sesli farklı anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[tümceler]]></category>
		<category><![CDATA[türemiş sözcükler/kelimeler-ufak]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe 6.sınıf hem çekip hem yapım eki almış kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe çalış zıt eş anlamlı eş sesli test  olaçak]]></category>
		<category><![CDATA[türkçede cansız varlıkların konuşturulmasına verilen ad]]></category>
		<category><![CDATA[tuzsuz kelimesinin zıttı ne]]></category>
		<category><![CDATA[ünlem değeri kazanmış kelime ve sözler]]></category>
		<category><![CDATA[var sözcüğünün olumsuzu]]></category>
		<category><![CDATA[varlıgın özelligini anlatan sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[varliklarina ve ili]]></category>
		<category><![CDATA[yakın anlamlı kelimeler nasıl bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[yakın anlamlı tekrar grubu]]></category>
		<category><![CDATA[yalın hali zıt isim]]></category>
		<category><![CDATA[yalın kelimesinin zıt anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı sözcüğü ile biçim sözcüğü aynı anlamda mıdır?]]></category>
		<category><![CDATA[yaramazlık zıt anlam]]></category>
		<category><![CDATA[yaramazlık zıt anlamlısı]]></category>
		<category><![CDATA[yat kelimesi sesteş midir]]></category>
		<category><![CDATA[yazılışları okunuşları aynı olan sözcüklere ne ad verilir örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[yeterlilik fiili]]></category>
		<category><![CDATA[yetkilerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı ile ilgili zıt anlamlı kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız anlam genişlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız-bulut sözcüklerinin ismin 5 hali]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek kelimesinin eki ve kökü]]></category>
		<category><![CDATA[yoksul basit sözcük türemiş sözcük veya birleşik sözcükler den hangisidir]]></category>
		<category><![CDATA[yolcu yapım eki almış mı]]></category>
		<category><![CDATA[z]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamlım kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[zamir]]></category>
		<category><![CDATA[zarf]]></category>
		<category><![CDATA[zengin sözcüğünün mecaz anlamdaki kelimesi]]></category>
		<category><![CDATA[zihinle anlamdaş kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlama örnek]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamlı kelimeler neye denir]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamlı kelimelerın hepsi a dan z ye kadar]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamlı sözcükler  yaşıyor   zıt  anlamı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamlım kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[zıt anlamsız kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[zıt kavramlı sözcükler ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[zıt sesliye örnek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=469</guid>
		<description><![CDATA[A. SÖZCÜKTE YAPI
KÖK: Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalana-mayan en küçük parçasıdır.
Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır. Örnek: “Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kısmı da bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur.
Kökler iki çeşittir:
İsim Kökleri
Fiil Kökleri
1. İSİM KÖKLERİ : İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A. SÖZCÜKTE YAPI</p>
<p>KÖK: Bir sözcüğün anlamı ve yapısı bozulmadan parçalana-mayan en küçük parçasıdır.<br />
Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır. Örnek: “Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kısmı da bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur.<br />
Kökler iki çeşittir:<span id="more-469"></span><br />
İsim Kökleri<br />
Fiil Kökleri<br />
1. İSİM KÖKLERİ : İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem” göreviyle kullanılabilir.<br />
Örk: göz,ev,yol,güzel…<br />
2. FİİL KÖKLERİ : Hareketleri, işleri anlatan köklere denir. Örnek: Gel-, otur-, ver- &#8230;</p>
<p>* Sesteş (Eşsesli ) Kökler : Kullanıldığı cümleye göre hem isim, hem fiil olabilecek köklere denir. Örnek: Yaz, kız, geç&#8230;<br />
* Kökteş (Ortak ) Kökler :  Kullanıldığı cümleye göre hem isim, hem fiil olabilecek köklere denir.Örnek: boya,güven, barış…<br />
NOT:Sesteş köklerle kökteş kökler birbirine benzer.Ancak sesteş köklerde sözcükler arasında hiçbir anlam bağlantısı yokken kökteş köklerde sözcükler arasında anlam bağlantısı vardır.</p>
<p>EKLER:</p>
<p>EK: Köklere getirilerek onların anlamlarını tamamlayan veya değiştiren parçalara ek denir. Ekler, tek başlarına anlamsızdır. Köklere getirilerek anlam kazanır. İki çeşit ek vardır:<br />
1. Çekim Ekleri 2. Yapım Ekleri</p>
<p>1. Çekim Ekleri : Eklendiği kelimenin anlamını ve türünü değiştirmeyen, sadece cümledeki durumlarını belirten eklere denir.<br />
a) İsim Çekim Ekleri: İsimlere getirilen eklerdir.</p>
<p>* İyelik ekleri : Eklendiği ismin karşıladığı varlığın kime veya neye ait olduğunu bildiren eklere denir.<br />
Tekil Kişiler: Kitab-ım<br />
Kitab-ın<br />
Kitab-ı, araba-sı<br />
Çoğul Kişiler: Kitab-ımız<br />
Kitab-ınız<br />
Kitap-ları<br />
* Hâl ekleri: İsimlere gelerek onların durumlarını bildiren eklerdir. Durum ekleri olarak da adlandırılır.<br />
İsmin Yalın Hâli ( Yalın Durumu) : Belirli bir eki yoktur. Hiç ek almayan veya hal ekleri dışındaki ekleri alan isimler yalın haldedir. (Ev, evim, evler..)<br />
İsmin –i hâli (Belirtme Durumu) : Ekleri, -ı, -i, -u, -ü ‘dür. (Ev-i, kalem-i)<br />
İsmin –e hâli (Yönelme Durumu) : Ekleri –e, -a ‘dır. (Ev-e)<br />
İsmin –de hâli (Bulunma, kalma durumu) : Ekleri –de, -da , -te, -ta şeklindedir. (Evde, okulda&#8230;)<br />
İsmin –den hâli (Çıkma, Ayrılma Durumu) : Ekleri, -den, -dan, -ten, -tan şeklindedir. (Evden, okuldan&#8230;)<br />
* Tamlama ekleri: İsim tamlamalarında kullanılan –ın, -in, -un, -ün ve –ı, -i, -u, -ü ekleridir. (Ali’nin defteri, okulun duvarı&#8230;)<br />
* Çoğul ekleri: İsimlere gelerek onların sayısını çoğaltan –lar, -ler ekleridir. (Evler, okullar&#8230;)<br />
* Eşitlik eki : &#8220;-ca,&#8211;ce&#8221; biçimindedir.<br />
Sence bu doğru mu? Çocukça davranma</p>
<p>b) Fiil Çekim Ekleri: Fiillere getirilen eklerdir.</p>
<p>* Kip ekleri: Fiillerin yapılış amacını ve zamanını bildiren eklere denir. (Gelmiş, gelir, gelecek..)<br />
* Kişi ekleri: Fiillere, kip eklerinden sonra gelerek o işi kimin yaptığını belirten eklere denir. (Geldi-m, okudu-n&#8230;)<br />
* Olumsuzluk eki: Fiil köküne getirilerek onu olumsuz yapan “-me,-ma” ekidir. Örk: gel-me-dim bak-ma-mış</p>
<p>2. Yapım Ekleri: Eklendiği köklerden yeni kelimeler türeten eklere denir. Yapım ekleri eklendiği kök veya gövdelerin her zaman anlamını, bazen de hem anlamını hem de türünü değiştirir.<br />
Yapım Ekleri :<br />
*İsimden isim yapan ekler : Gözlük, gecelik<br />
*İsimden fiil yapan ekler : top-la-, dar-al-<br />
*Fiilden fiil yapan ekler : : giy-i-n-, kır-ı-l-<br />
*Fiilden isim yapan ekler : dal-gıç,öğren-ci</p>
<p>GÖVDE: Ad veya eylem köklerine getirilen yapım ekleriyle oluşan bölüme gövde denir.<br />
Örnek: Uç-ak, göz-lük, ev-ci,uyu-t-&#8230;</p>
<p>EKLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER:<br />
1)Türkçe’de dört çeşit –ı, -i, -u,-ü vardır. Bunların farkı cümlelerden anlaşılır.<br />
Ev-i yandı (İyelik eki – tamlanan eki)<br />
Ev-i yıktılar (Hâl eki)<br />
Gez-i, yaz-ı (Yapım eki)</p>
<p>2) İyelik ekleri ile kişi ekleri karıştırılmamalıdır. İyelik ekleri sadece isimlere gelir. (Ev-i-m&#8230;.İyelik eki) , (Geldi-m&#8230;..Kişi eki)</p>
<p>3) Türkçe’de –ım, -im, -um, -üm ekleri hem iyelik eki, hem kişi eki, hem ek-fiil, hem de yapım eki olarak kullanılabilir:<br />
İç-im kan ağlıyor (İyelik eki)<br />
İstediğin parayı vereceğ-im (Kişi eki)<br />
Bugün dünden daha iyiy-im (Ek-fiil)<br />
Gözlerin bir iç-im su&#8230;.(Yapım eki)</p>
<p>4) –lar, -ler ekleri bazen çoğul eki, bazen kişi eki, bazen de yapım eki olarak kullanılabilir:<br />
Ev-ler şimdi daha güzel (Çoğul eki)<br />
Dün bize geldi-ler (Kişi eki)<br />
Kemal-ler yarın bize gelecek (Yapım eki)</p>
<p>YAPILARINA GÖRE SÖZCÜKLER</p>
<p>1. Basit Sözcük: Hiç ek almayan veya yapım ekleri dışındaki ekleri almış olan sözcüklere denir.<br />
Ev, yol, git, otur, evler, evi&#8230;.<br />
2. Türemiş Sözcük: İsim veya fiil köklerine çeşitli yapım ekleri getirilerek oluşan sözcüklerdir. Evli, yolluk, gergin, başla, &#8230;<br />
3. Birleşik Sözcük: İki veya daha fazla kelimenin birlikte kullanılmasıyla oluşan sözcüklerdir.</p>
<p>a) Birleşik İsimler:<br />
Birleşik isimler değişik şekillerde oluşur. Bazıları isim tamlamalarının kaynaşmasıyla, bazılarının da sıfat tamlamalarının kaynaşmasıyla oluşur:</p>
<p>a)Anlamsal Kuruluşlarına Göre Birleşik İsimler:</p>
<p>* Her iki sözcük de gerçek anlamını yitirebilir:<br />
Saksıdaki hanımeli mi?<br />
Kuşburnu içer misin?<br />
* Sözcüklerden yalnız biri anlamını yitirmiş olabilir:<br />
Şu yeryüzünde ne insanlar var.<br />
Not: Sözcükler birleşirken sözcüklerden bir dahi gerçek anlamını yitirirse birleşik sözcük bitişik yazılır.<br />
* Her iki sözcük de gerçek anlamını koruyabilir:<br />
Kuzeybatı ya gideceksin.<br />
Bu ayakkabı ne kadar?</p>
<p>b)Biçimsel Kuruluşları (Yapılışları) Bakımından Birleşik İsimler:</p>
<p>* İsim tamlaması yoluyla:<br />
Batık denizaltı çıkarıldı.<br />
Saksıdaki aslanağzı mı?<br />
* Sıfat tamlaması yoluyla:<br />
Sen ne kadar açıkgöz birisin?<br />
Sivrisinek bataklıklarda çok olur.<br />
* İki çekimli fiilin kaynaşması yoluyla:<br />
Sen ne kadar vurdumduymaz bir insansın.<br />
Bu çekyat eskimiş<br />
* Bir isim ve bir çekimli eylemin birleşmesi yoluyla:<br />
Bu gecekondular ne zaman yapılmış?<br />
Yemekte yine imambayıldı vardı.<br />
* Bir isim ve bir fiilimsinin birleşmesi yoluyla:<br />
Hemen bir cankurtaran çağırın.<br />
Ağaçkakan yine yaptı yapacağını.<br />
* Yansıma kökenli sözcüklerin birleşmesi yoluyla:<br />
Yine dırdır edip duruyor.<br />
Bu şakşakçılar da çok oldu artık.</p>
<p>b) Birleşik Fiiller:<br />
İki yada daha çok sözcüğün bir araya gelerek oluşturduk-ları fillere denir.3 türlüdür:</p>
<p>1-Yardımcı Eylemle Kurulan Birleşik Fiiller:<br />
İsim+Yardımcı Eylem (et, eyle, ol, kıl, buyur)<br />
Örnek: Büyük küçük herkese yardım ederdi.<br />
Selam eyle-,mutlu ol-,nazar kıl-,emir buyur-<br />
* Ses düşmesi veya ses türemesi olduğunda bitişik yazılır.<br />
Kahrolmak, emretmek, sabretmek, affolmak, zannetmek…</p>
<p>NOT: Bazı durumlarda “etmek-olmak” yardımcı eylemleri tek başına kendi anlamında da kullanılabilir. Bu durumda yardımcı<br />
eylem olmaktan çıkar.<br />
Benim de bazen hayallere daldığım olmuştur.<br />
Bu ev söylendiği kadar etmez.</p>
<p>2-Kurallı Birleşik Filler:<br />
Bir fiil kök veya gövdesi ile kalıplanmış bir fiilin bir ekle birleşip bir araya gelmesiyle oluşan fiillerdir.<br />
FİİL+FİİL şeklinde kurulur.</p>
<p>* YETERLİLİK FİİLİ:<br />
Fiil + e bilmek &#8212; sevebilmek, konuşabilmek (Olumsuzu) Sevememek, Konuşamamak</p>
<p>* TEZLİK FİİLİ:<br />
Fiil + i vermek &#8212; Bilivermek. Söyleyivermek (Olumsuzu)<br />
Bilmeyivermek, söyleyivermemek</p>
<p>* YAKLAŞMA FİİLİ:<br />
Fiil + e yazmak &#8212; Düşeyazmak, Kırılayazmak (Olumsuzu) Yoktur.</p>
<p>* SÜREKLİK (SÜREKLİLİK) FİİLİ:<br />
Fiil + e durmak, e gelmek, e kalmak= gidedur, süregel, bakakal, (Olumsuzu) Yoktur.</p>
<p>3- Anlamca Kalıplaşmış-Kaynaşmış Birleşik Filler:<br />
Deyim halindeki fillerdir, isim soylu sözcükle fiil birleşir. Bazen biri bazen hepsi anlamını yitirir.<br />
Göz koymak, omuz omuza vermek, yüreği hoplamak, eli ayağa dolaşmak, boy ölçüşmek, başvurmak.<br />
Sınıf çok konuşuyordu, öğretmenin sabrı tükendi.</p>
<p>B. SÖZCÜKTE ANLAM</p>
<p>1. SÖZCÜKTE ANLAM VE KAVRAM</p>
<p>Dilin anlamlı en küçük birimi sözcüktür. Sözcükler çevremiz-de gördüğümüz varlık, olay olgu ve durumları karşılarlar. Sözcüklerin bir ses, bir de anlam yönü vardır. “Okul açıldı.” cümlesinde okul sözcüğü o-k-u-l seslerinin birleşmesiyle meydana gelen iki heceli; açıldı sözcüğü de a-ç-ı-l-d-ı seslerinden meydana gelen ve üç heceli bir sözcüktür. Yani sözcüğü oluşturan sesler bir araya gelerek bir kavram; bir olay, olgu ya da durumu karşılarlar. Bu bakımdan sözcükler karşıladıkları varlıkların bir simgesidirler. Somut, soyut nesnelerin ya da hareketlerin zihinde aldığı bir şekil vardır. Kuş, ağaç, çiçek, masa denildiği zaman zihnimizde hemen bir varlık canlanır. İyilik güzellik, doğruluk, özgürlük vb. denildiği zaman da soyut bir olgu gözümüzün önüne gelir. Gelecek, okuyor, söyledi sözcükleriyle bir hareketi düşününüz. İşte nesnelerin zihinde aldığı biçime kavram denir. Kavramı şöyle örneklendirebiliriz:<br />
Sözcüklerin hiçbiri birer kalıp değildir. Her sözcüğe zihinde bir anlam verilir. Zihin kendi dışındaki somut varlıkları an-lamlı hâle getirdiği gibi hayal olarak yarattığı soyut varlıkları da anlamlı hâle getirir. Örneğin masa denildiği zaman çeşitli meslek gruplarına ait kişilerin zihinlerinde farklı masa tipleri canlanır. Kimisi çalışma masasını, kimisi toplantı masasını kimisi de yemek masasını düşünür. Ağaç sözcüğü de kişilerde farklı ağaç türlerini çağrıştırabilir. Kimisi çam ağacını, kimisi meyve, kimisi de meşe, kavak vb. düşünebilir.<br />
Konuşma ya da yazma sırasında sözler art arda sıralanır. Konuşmanın akışı içerisinde konuya uygun sözcükler, kavramlar peş peşe mantıksal bir düzen içerisinde ifade edilir. Cümle içerisinde her bir sözcüğün bir anlamı vardır. Anlamdaş sözcükler dahi olsa değiştirilen sözcüğün anlam değerini tutmaz. Ak ile beyaz aynı anlamda sözcüklerdir. Ancak cümlede “beyaz peynir” yerine “ak peynir” diyemeyiz. Aynı şekilde kara ile siyah anlamdaş sözcüklerdir. “Ne karaymış şu alnımın yazısı.” cümlesinde kara yerine siyah diyemeyiz. Her bir sözcük cümlede kullanıldığı yere göre anlam kazanır.</p>
<p>Somut-Soyut Sözcükler:<br />
Sözcüklerin bir kısmı maddi, bir kısmı da manevi varlıkları, olayları, olguları ya da durumları karşılar. Maddi varlıkları (elle tutulan, gözle görülen) karşılayan sözcüklere somut, elle tutulmayan gözle görülmeyen manevi varlıkları karşılayana da soyut sözcükler denir. Çevremizde gördüğümüz ağaç, çiçek, dağ, taş , el, kol, ev, cadde, sokak, ekmek, su vb. varlıklar somut; duygu, düşünce, hürriyet, barış, dostluk iyilik,rüya, hayal vb. soyut sözcüklerdir.</p>
<p>* Soyut sözcüklerin kavram olanları felsefede; imgeler sanatta, terimler de bilim alanında daha çok kullanılır.<br />
Kavram: Nesnelerin zihinde aldığı biçime denir.<br />
İmge: Herhangi bir uyarıcı ya da görüntü olmadan bir nesnenin bilinçte beliren nesne ve olaylara denir.<br />
Terim: Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konuyla ilgili<br />
özel ve belirli bir anlamı karşılayan sözcüklere denir.</p>
<p>2. ANLAMLARI BAKIMINDAN KELİMELERİN<br />
GRUPLANDIRILMASI</p>
<p>a. Anlam Çeşitleri :<br />
Tek Anlamlılık: Tek adı tek kavramı karşılayan sözcüklere tek anlamlı sözcükler denir.<br />
Çok Anlamlılık: Bir sözcüğün temel anlamı yanında ilgili başka anlamlar kazanmasına çok anlamlılık denir.</p>
<p>Temel anlam (İlk anlam): Sözcüğün anlattığı ilk ve asıl anlamdır. Buna sözlük anlamı da denir. Dilimizdeki dil, diş, kulak, el, ayak, baş, kahve, buğday, arpa, mısır sözcükleri temel anlamlı sözcüklerdir. Bunlardan bir kısmı zaman içerisinde somut, soyut anlamlar ile yan anlamlar kazanarak çok anlamlı duruma gelirler.</p>
<p>Yan anlam: Temel anlamlı sözcükler zaman içerisinde yan anlamlar kazanır. Yan anlam kazanan sözcük ile temel anlam arasında mutlaka bir yakınlık, bir ilgi bulunur. Örneğin dil “ağzımızdaki tat alma organı” olarak temel anlamlı bir sözcüktür. Ancak bu sözcük “nefesli çalgılarda dil; denizin içine doğru uzanan kara parçası; aletlerde yassı uzunca hareketli kısım (kapı kilidinin dili) ve iletişim aracı olarak kullanılan dil” yan anlamlarını kazanmıştır. Aynı şekilde göz görme organı olarak temel anlamıyla kullanılırken kaynak (su), delik (iğnenin gözü), bölme (iki göz oda), ağacın tomurcukları ve nazar yan anlamlarını kazanmıştır. Bunun yanında iyi, doğru, güzel vb. pek çok sözcüğün yan anlamlar kazanarak dile zenginlik kattığı görülür.</p>
<p>Mecaz anlam: Sözün gerçek anlamı dışında başka bir anlamda kullanılmasıdır. Gerçek anlam varlığın akla gelen ilk anlamıdır. Mecaz ise sözün kendi gerçek anlamı dışında başka bir anlam kazanmasıdır.<br />
Güzel hayatımız bir göz açıp kapayışta eridi.<br />
Arkadaşının böyle soğuk davranmasına çok üzülmüştü.</p>
<p>Buradaki küçük gölde çocuklar her sabah yüzerdi. (Temel anlam)<br />
Toz içinde yüzen kitaplara yazık oluyordu. (Yan anlam)<br />
Uzun zamandan beri borç içinde yüzüyordu. (Mecaz anlam)<br />
Ayağım ağrıyor. (Temel anlam)<br />
Masanın ayağı kırılmış. (Yan anlam)<br />
Bırak bu ayakları. (Mecaz anlam)</p>
<p>Terim anlam: Bir sözcüğün bilim, sanat, spor ya da meslek<br />
alanına özgü kavramları karşılığında kazandığı anlama “terim anlam” adı verilir.<br />
Örnek:<br />
Doğru haber veren gazeteler de var. (Gerçek anlam)<br />
İki noktadan tek doğru geçer. (Terim anlam)<br />
Olaya bir de şu açıdan bakalım. (Mecaz anlam)<br />
İkizkenar üçgenin taban açıları eşittir. (Terim anlam)</p>
<p>Teşhis (Kişileştirme) :<br />
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insana özgü bir özellik verme sanatına teşhis denir.<br />
Ör: Ağlama karanfil beni de ağlatma<br />
Sil gözyaşlarını</p>
<p>İntak (Konuşturma) :<br />
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıkların konuşturulması sanatıdır. Konuşturma kişileştirmeden sonra gelir. Varlıklar önce kişileştirilir sonra gerekirse konuşturulur.Her intakta bir kişileştirme vardır ama her kişileştirmede bir intak yoktur.Fabllar bu sanata örnektir.<br />
Ör: Mor menekşe:’’Bana dokunma;’’diye bağırdı.</p>
<p>İstiare(İğretileme) :<br />
Sadece benzeyen ya da benzetilenle yapılan teşbihe istiare denir. Açık istiare ve kapalı istiare olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
a- Açık istiare: Benzetme öğelerinden sadece kendisine benzetilenin bulunduğu benzeyenin bulunmadığı istiaredir.<br />
Ör: Yüce dağ başında siyah tül vardır.<br />
Benzeyen: bulut(söylenmemiş)<br />
Benzetilen: siyah tül (söylenmiş)</p>
<p>Ör: Havada bir dost eli okşuyor derimizi<br />
Benzeyen: Rüzgâr(söylenmemiş)<br />
Benzetilen: dost eli(söylenmiş)<br />
b- Kapalı istiare: Benzetme öğelerinden sadece benzeyenle yapılan istiaredir. Kapalı istiarede kendisine benzetilen yer almaz.<br />
Ör: Yüce dağların başında<br />
Salkım salkım olan bulut.<br />
Benzeyen:Bulut(var)<br />
Kendisine benzetilen:üzüm(yok)</p>
<p>Ör:<br />
Bir arslan miyav dedi<br />
Minik fare kükredi<br />
Fareden korktu kedi<br />
Kedi pır uçuverdi</p>
<p>Dörtlükte ‘’aslan’’ , ‘’miyav’’ sözcüğüyle kediye;fare, kükredi sözcüğüyle aslana; ‘’kedi’’ ‘’uçuverdi’’ sözcüğüyle kuşa benzetilmiştir. Ancak dörtlükte benzetilene yer verilmemiştir.</p>
<p>Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması) :<br />
Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.Ad aktarması iç-dış,parça-bütün,yer-insan,sanatçı-eser gibi farklı ilişkiler kurularak yapılır:<br />
* İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(İnsan)<br />
* Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(Yazar)<br />
* Nihat’ın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)<br />
* O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)<br />
* Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)<br />
* İstanbul&#8217;dan kalkan uçak az önce Adana&#8217;ya indi.(Havaalanı)</p>
<p>Kinaye :<br />
Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaktır.<br />
Uyarı: Kinayede daha çok mecaz anlam kastedilir.<br />
* Mum dibine ışık vermez.<br />
* Hamama giren terler.<br />
* Taşıma su ile değirmen dönmez.<br />
* Yuvarlanan taş yosun tutmaz.<br />
* Ateş düştüğü yeri yakar.<br />
* Yaptığı hatayı anlayınca yüzü kızardı.</p>
<p>Tariz (Dokundurma):<br />
Bir kişiyi iğneleme,bir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.<br />
* Bir nasihatım var zamana uygun,<br />
Tut sözümü yattıkça yat uyuma,<br />
Meşhur bir kelamdır sen kazan sen ye,<br />
El için yok yere yanma.<br />
* O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.</p>
<p>b. Anlam İlişkilerine Göre Sözcükler:</p>
<p>Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler: Yazılışları ve okunuşları farklı, anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir. Eş anlamlı sözcükler ulusların kültürel ilişkileri sonucu dile giren birimlerdir. siyah &#8212;- kara , beyaz&#8212;&#8211; ak, zengin&#8212;-varlıklı,fakir&#8212;-yoksul…<br />
Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler: Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş) sözcükler denir. Eş sesli sözcüklere özellikle atasözlerinde, deyimler-de ve cinaslı mânilerde rastlanır. Türkçede kullanılan, çay, yüz, kara, bağ, dil vb. pek çok sözcük eş seslilere örnek olarak gösterilebilir.</p>
<p>Zıt Anlamlı Sözcükler: Anlam bakımından birbirinin zıddı olan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denir.<br />
“Aşağı yukarı yirmi gün oluyor.”<br />
“Acı tatlı pek çok günlerimiz geçti.”<br />
Yukarıdaki cümlelerde aşağı ile yukarı, acı ile tatlı sözcükle-ri zıt anlamlıdır.<br />
* Sözcüklerin olumsuzluk durumu zıt anlamlısı demek değil-dir. “Ali okuldan geldi.“ cümlesi olumludur. Bu cümlenin olumsuz hâli “Ali okuldan gelmedi”dir. Geldi ile gelmedi zıt anlamlı değildir. Geldi sözcüğünün olumsuzu”gelmedi”, zıt anlamı ise “gitti” dir.<br />
Fiiller- -ma/-me ekiyle olumsuz hâle getirilir.<br />
aldı- almadı; okudu- okumadı çalış-tı- çalışmadı, sildi-silmedi vb.<br />
İsimler ise -sız/-siz ekiyle olumsuz hâle gelir. Susuz (çeşme) tuzsuz (yemek), görgüsüz adam, bilgisiz kişi vb. İsimler -lı/-li ekiyle olumlu hâle gelir. taşlı yol, kumlu sahil…</p>
<p>Yakın Anlamlı Sözcükler: Dilimizde kullanılan bazı sözcük-ler arasında anlam bakımından bir yakınlık vardır. Yakın an-lamlı sözcükler dile bir canlılık ve zenginlik katar. Duymak, işitmlek; izlemek, seyretmek; doğruluk, dürüstlük; yalan yanlış; eğmek, büğmek (bükmek), demek, söylemek; özlem, hasret, vb. sözcükler yakın anlamlıdır. Yakın anlamlı sözcük-lerden bazıları yabancı dillerden dilimize girmiş ve yerleş-miştir. Özlemek, garipsemek, hasret kalmak gibi.</p>
<p>c. Sözcüklerde Anlam Değişmeleri:</p>
<p>Bir sözcüğün anlattığı kavramdan az çok uzaklaşması, onunla uzak yakın ilgisi bulunan ya da hiç ilgisi bulunmayan yeni bir kavramı yansıtır duruma gelmesine anlam değişmesi denir. Anlam değişmesi dilde şu şekillerde görülür:</p>
<p>a. Anlam Genişlemesi: Bir varlığın bir türünü ya da bölümü-nü anlatan sözcüğün zamanla o varlığın bütün türlerini bir-den anlatır duruma gelmesine anlam genişlemesi denir. Alan sözcüğü “düz, açık yer” anlamında kullanılırken günümüzde, bu anlamı yanında meslek, iş, araştırma-inceleme alanı vb. anlamlarında kullanılmaktadır. Yıldız gökteki yıldız anlamı yanında “herkesçe çok sevilen, mesleğinde parlayan sanatçı anlamında kullanılmaktadır. Hatta bu sözcük sinema, televizyon sanatçısı anlamına da gelmektedir. Anlam genişlemesi edebî eserlerde, mecazlı sözlerde çokça görülür.</p>
<p>b. Anlam Daralması: Bir sözcüğün eskiden anlattığı durumun, nesnenin bir bölümünü bir türünü anlatır duruma gelmesidir. Eskiden (Göktürkçe’de) mal mülk anlamında kullanılan tavar (davar) sözcüğü, günümüzde sadece koyun keçi sürüsü anlamında kullanılmaktadır. Aynı şekilde oğlan “çocuk, evlat” demek iken, yani hem kız hem oğlan çocuğunu karşılarken, bugün sadece erkek çocuğunu karşılamaktadır. Örneklerden görüleceği gibi anlam daralmasında sözcüğün ilk anlamında bir daralma olmaktadır.</p>
<p>c. Başka Anlama Geçiş: Herhangi bir anlamda kullanılan sözcüğün sonradan bambaşka bir anlamda kullanılmasıdır. Eskiden (Göktürkçede) üzmek, “kırmak, kesmek” anlamında kullanılırdı. Zamanla bu sözcük başka bir anlama geçerek gü-nümüzde “üzüntü vermek” anlamında kullanılmaktadır. Sakın-mak “düşünmek, üzerinde durmak, kederlenmek, yaslanmak anlamlarına geliyordu. Günümüzde ise “herhangi bir şeyi yap-maktan, korku ve üzüntü verir düşüncesiyle uzak durmak” demektir. Yani önleyici tedbir almaktır.Ucuz (Göktürkçede) kolay, değersiz, hakir anlamında iken bugün “az para ile alınan” anlamındadır. “Duman” anlamında kullanılan tütün sözcüğü de bir bitki türünü, tütün bitkisini karşılar duruma gelmiştir. Bu tür anlam geçişlerinde sözcüğün ilk (temel) anlamı kaybolmakta, zamanla başka anlamlara geçmektedir.</p>
<p>3. SÖZCÜK (KELİME) GRUPLARI</p>
<p>Bir varlığı, bir kavramı, bir niteliği veya bir durumu karşılamak üzere belli kurallar içerisinde yan yana gelen sözcükler topluluğuna sözcük grupları denir. Türkçede kullanılan sözcük grupları şunlardır:</p>
<p>a. Deyim:<br />
Birden fazla sözcüğün birleşerek kendi anlamları dışında başka bir anlamda kullanılmalarına deyim denir. Ayakları karıncalanmak, küplere binmek, kulak misafiri olmak, göz koymak vb.<br />
* Deyimler dilde kalıplaşmış sözlerdir. Bu nedenle deyimin sözcükleri değiştirilemez. Aynı anlamda dahi olsa bir sözcüğün yerine başka bir sözcük konmaz. Aynı zamanda sözcüklerin sırası da değiştirilemez.“Ayıkla pirincin taşını, tut kelin perçeminden” sözlerinde ‘pirincin taşını ayıkla ya da kelin perçeminden tut’ diyemeyiz.<br />
* Deyimler bir durumu anlatmak için kullanılır. En ince benzetmelere, mecazlara ve ince hayallere yer verilir.<br />
* Çoğu mecaz anlamlı sözler olmakla beraber gerçek anlamlı deyimler de vardır. Yükte hafif pahada ağır / İyi gün dostu<br />
* Deyimlerin bir kısmı cümle şeklinde bir kısmı da sözcük grubu hâlindedir. Örk: Yorgan gitti kavga bitti. / Şeytan görsün yüzünü. /Atı alan Üsküdar’ı geçti (Cümle)</p>
<p>b. İkileme(Tekrar Grubu):<br />
İkileme anlatım gücünü artırmak, anlamı pekiştirmek, kavramı zenginleştirmek amacıyla aynı sözcüğün tekrar edilmesi veya yakın ya da zıt anlamlı olanının bir araya gelmesiyle oluşan gruplardır. İkilemeler farklı şekillerde oluşturulur:<br />
1)Aynı kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır:<br />
ağır ağır, güzel güzel, tatlı tatlı, konuşa konuşa, atlaya atlaya, koşa koşa, deste deste, soğuk soğuk,…<br />
2)Zıt kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: İyi kötü, aşağı yukarı, büyük küçük, alt üst, düşe kalka, bata çıka …<br />
3)Biri anlamlım diğeri anlamsız iki kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır.<br />
ev mev, kitap mitap, su mu, sıkı fıkı, tek tük, saçma sapan, ufak tefek …<br />
4)Her ikisi de anlamsız kelimenin tekrarlanmasıyla yapılır. ıvır zıvır, çıtı pıtı, abuk sabuk, paldır küldür, apar topar, mırın kırın…<br />
5)Yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır.<br />
akıl fikir, ak Pak, mal mülk…<br />
6)Eş anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır.<br />
bitmek tükenmek, sağ salim, doğru dürüst, ses seda, güçlü kuvvetli…<br />
7) Yansımayla yapılır: tıkır tıkır, çatır çatır, horul horul, gümbür gümbür…</p>
<p>İkilemelerin Görevleri:<br />
1)İkilemeler isim olarak kullanılabilir:<br />
*Çarşıdan öteberi aldık.<br />
*Bu ıvır zıvırı tavan arasına kaldırın.<br />
*Babadan bize mal mülk kalmadı.</p>
<p>2)İkilemeler sıfat olarak kullanılabilir.<br />
*Bebeğin kırmızı kırmızı yanakları vardı.<br />
*Üzerinde eski püskü bir ceket vardı.<br />
*Sınıfta pırıl pırıl simalar vardı.</p>
<p>3)İkilemeler zarf olarak kullanılabilir.<br />
*Bu konuyu enine boyuna düşündük.<br />
*Öğretmen konuyu yavaş yavaş anlattı.<br />
*Çamura bata çıka ilerliyorduk.</p>
<p>c. Tamlamalar:<br />
Bir ismin ya da sıfatın başka bir isimle oluşturduğu gruba tamlama denir. Tamlamalar isim ve sıfat tamlaması olmak üzere önce ikiye; isim tamlamaları da kendi arasında dörde ayrılır.<br />
1. İsim Tamlaması: Bir ismin başka bir isimle oluşturduğu gruba isim tamlaması denir. Bir isim başka bir isimle araya bir ek alarak ya da ek almadan tamlama oluşturur. Tamlamada birinci sözcük tamlayan, ikinci sözcük tamlanandır. İsim tamlamaları dört türlüdür:</p>
<p>a. Belirtili isim tamlaması: Belirtili isim tamlamasında tamlayan da tamlanan da ek alır. Bu tür tamlamada tamlayanın/in, tamlanan 3. kişi iyelik ekini (-ı,-i,-sı,-si) alır.<br />
Ayşe’nin elbisesi, çocuğun gömleği, kapının kolu, okulun bahçesi vb.</p>
<p>b. Belirtisiz isim tamlaması: Bu tamlamada yalnız tamlanan ek alır, tamlayan ek almaz.<br />
Çam ağacı, tarla kuşu, utanma duygusu, Türk bayrağı, okul çantası, yemek masası vb.</p>
<p>c. Takısız isim tamlaması: Bu tamlamada tamlayan ve tamla-nan ek almaz. Bu tür tamlamalarda tamlayan, tamlananın ya neye benzediğini ya da neden yapıldığını anlatır.<br />
taş duvar, cam boru, tahta köprü, çelik masa, demir kapı, yün çorap vb.<br />
Takısız tamlamada tamlayan tamlananın neden yapılığını gösterir; tahta köprüde köprünün tahtadan; “demir kapı”da,<br />
kapının demirden yapıldığı anlatılmaktadır.<br />
Yufka yürek, kiraz dudak, elma yanak, taş yürek, sırma saç tamlamalarında tamlayan, tamlanan varlığın neye benzediğini mecazlı olarak ifade etmektedir.</p>
<p>d. Zincirleme isim tamlaması: Tamlayanı isim tamlaması olan tamlamalara zincirleme isim tamlaması denir. Bu tür tamlamalar birden çok sözcükten oluşur.<br />
Bahçe duvarının önü, okul kapısının rengi, çantanın içindeki eşyalar, kitabın son sayfası vb.</p>
<p>Ad Tamlamalarıyla İlgili Özellikler:</p>
<p>1)Belirtili ad tamlamalarında tamlayan çoğul, tamlanan da belgisiz bir sözcük olursa tamlayan eki “-in” yerine “-den” eki kullanılabilir.<br />
*Aşağıdakilerden hangisi (Aşağıdakilerin hangisi)<br />
*Yolculardan biri (Yolcuların biri)</p>
<p>2)Belirtili ad tamlamalarında kimi zaman tamlayan ile tamlanan yer değiştirebilir.<br />
*Tadı yok sensiz geçen günlerin.</p>
<p>3)Belirtili ve zincirleme ad tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına sözcükler girebilir.<br />
*Masanın ayağıMasanın kırık ayağı)<br />
*Evin borcu.(Evin bir türlü bitmek bilmeyen borcu)</p>
<p>4)Belirtili ad tamlamalarında tamlayan,tamlanan ya da ikisi birden zamir olabilir.<br />
*Onun kızı (Tamlayan zamir)<br />
*Çocukların birçoğu (Tamlanan zamir)<br />
*Onların birçoğu (Tamlayan da tamlanan da zamir)</p>
<p>5)Tamlayanı zamir olan belirtili ad tamlamalarında tamlayan genellikle düşer.Bunlara “tamlayanı düşmüş ad tamlaması” denir.<br />
*Olayı bize babası anlatmıştı. (Onun babası)<br />
*Evimiz çok güzel oldu. (Bizim evimiz)<br />
*Paran var mı?(Senin paran)</p>
<p>6)Bir tamlayan,birden çok tamlanan için;bir tamlanan da birden çok tamlayan için ortak kullanılabilir.<br />
*Evin kapısı ve penceresi açık kalmıştı.(Tamlayan ortak)<br />
*Ahmet’in,Murat’ın ve Deniz’in velisi toplantıya katılmadı.(Tamlanan ortak)</p>
<p>2. Sıfat tamlaması: Bir sıfatın bir isimle oluşturduğu tamlamaya sıfat tamlaması denir. Tamlayan durumundaki sıfat tamlanan varlığın bir niteliğini, özelliğini belirtir ve ek almaz.<br />
Güzel yazı, büyük bir iş, çalışkan çocuk, beş kişi, kırmızı kalem, yeşil saha, vb.</p>
<p>d.Bağlama Grubu (Bağlaçlar) :<br />
Cümleleri veya aynı görevdeki sözcükleri birbirine bağlaya-rak aralarında anlam ilgisi kuran sözcüklere denir.<br />
Ogün okula gelemedim çünkü çok hastaydım. (sebep)<br />
Bu maçı kazanacağız hatta şampiyon olacağız.(Pekiştirme)<br />
Mademki söz verdin, sözünü tutacaksın.<br />
Bu mağazada elbiseler çok güzel üstelik çok ucuz.<br />
Sanki dağları sen yarattın.<br />
Meğer bütün evi o dağıtmış.<br />
Eğer kardeşine uğrarsan selamımı söyle.<br />
Çok geç kaldılar; yoksa kaza yaptılar.<br />
Ders çalışmıyor; üstelik yaramazlık yapıyor.<br />
Önce bunlardan yani çok iyi bildiğiniz sorulardan başlayın.<br />
Bizde yahut sizde çalışabiliriz.<br />
İster yazarsın ister yazmazsın.<br />
Ne güzel ne çirkin sayılır.<br />
Hem gülüyor hem konuşuyordu.<br />
O filmi ben de seyrettim.<br />
Sana değer veriyorum ki seninle konuşuyorum.</p>
<p>Uyarı: B iri bağlaç diğeri edat olan iki çeşit “ile” vardır.Bir cümlede “ile”nin yerine “ve”yi getirebiliyorsak bağlaç, getiremiyorsak edattır.<br />
“Bazen yandık bazen menekşelerle söyleştik.(Edat)<br />
“Kazaklarla ceketi unutma!.(Bağlaç)</p>
<p>Uyarı: “Ancak” ,“Yalnız “:<br />
* Ama, fakat anlamında kullanılıyorsa bağlaç,<br />
* Bir tek,sadece anlamında kullanılıyorsa edat,<br />
* Önündeki ismi niteliyorsa sıfat,<br />
* Fiili niteliyorsa zarftır.<br />
Geziye yalnız bizim sınıf katıldı. (edat)<br />
Bu adam evde yalnız yaşıyor. (zarf)<br />
Yalnız insanlar hayata karamsar bakarlar. (sıfat)<br />
Onunla konuşurum yalnız fikrim yine de değişmez.(bağ)</p>
<p>e. Edat Grubu (İlgeçler) :</p>
<p>Tek başına bir anlam taşımayan, ancak kendinden önceki sözcükle birlikte kullanıldığında belirli bir anlamı olan sözcüklerdir. Edatlar çekim eki alırsa adlaşırlar. En çok kullanılan edatlar şunlardır:</p>
<p>Galatasaray bu maçı alacak gibi (tahmin)<br />
Sen de onun gibi düşünüyorsun (karşılaştırma)<br />
Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik. (n.s)<br />
İşe girmek için ehliyet almış (a.s)<br />
Köye dolmuşla gidebilirsin. (araç)<br />
Adana, cennet kadar güzel bir yerdir. (benzerlik)<br />
Denize karşı bir ev yaptırmış. (yön)<br />
Bilim adamlarına göre dünya yok oluyor. (görüş)<br />
Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. (koşul)<br />
Akşama doğru misafir gelecek. (zaman)<br />
Sabahtan beri dışarıyı izliyor. (zaman)</p>
<p>f. Ünlem Grubu (Ünlemler) :<br />
Aniden ortay çıkan duyguların etkisiyle ağızdan bir çırpıda çıkan, bu duyguları daha etkili anlatmaya yarayan kelimeler-dir veya sözlerdir.Bu kelimelerin yanında dilek, emir, tehdit gibi anlamlar taşıyan kelimeler, cümleler ve yansımalar da ünlem değeri kazanabilir.<br />
Bu bakımdan ünlemler ikiye ayrılabilir:</p>
<p>1. Asıl Ünlemler<br />
Asıl görevi ünlem olan kelimelerdir. Başka görevlerde kullanılamazlar. Seslenme veya duygu anlatırlar.<br />
Ey Türk Gençliği! Hey! Biraz bakar mısın?<br />
Ee, yeter artık! Aa! Bu da ne?<br />
Ah, ne yaptım!</p>
<p>2. Ünlem Değeri Kazanmış Kelime ve Sözler<br />
Anlamlı kelimelerin bazılarına vurgu ve tonlama yoluyla ünlem değeri kazandırılabilir. Bunlar da duygu ya da seslenme anlatır.<br />
Komşular! Babacığım! Ne olur yardım et!</p>
<p>g. Unvan Grubu:<br />
Bir şahıs ismiyle, bir unvan veya akrabalık isminden meydana gelen kelime gruplarıdır.<br />
Bayındır Han, Osman Gazi, Mehlika Sultan, Hasan Paşa, Ali Bey, Ahmet amca, Şinasi Efendi,Kemal Ağa, Nigâr Hanım&#8230;</p>
<p>h. Fiilimsi Grupları :<br />
I.İsim Fiil Grubu :<br />
İsim fiiller fiil soylu sözcüklerin sonuna –mak, -mek , -ış, -iş, -uş, -üş, -ma, -me ekleri getirilerek yapılır.<br />
Bir gülüşün ömre bedel.<br />
Seni bile özlemek istemiyorum bu akşam.<br />
İçimde maziden kalma duygular var.<br />
NOT 1: İsim- fiil ekiyle türetilen bazı sözcükler, isim- fiil özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı bir nesne ya da kavram adı olabilir. Artık bunlara isim- fiil eki olarak bakmamak gerekir.<br />
*Kaymak, çakmak, dondurma, kavurma, dolma, gözleme, bağış, geviş…</p>
<p>NOT 2: Fiilden fiil yapım eki olan –iş ile isim- fiil eki olan –iş’ i birbiri ile karıştırmamak gerekir. Anlamsal olarak fiilden fiil yapım eki (işteşlik eki) bir işi karşılıklı ya da birlikte yapma anlamı verirken isim fiil eki böyle bir anlam vermez.<br />
· Gülüşün çok güzel. (isim fiil eki)<br />
· Onu öyle görünce gülüştüler. (işteşlik eki)</p>
<p>NOT 3: Fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma, -me ile isim fiil eki olan –ma,-me birbiri ile karıştırılmamalıdır.<br />
Fiilden fiil yapan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katarken isim fiil eki olan –ma, -me fiile olumsuzluk anlamı katmaz.<br />
· Artık sevmeyeceğim. (olumsuzluk eki)<br />
· İnsanın mesleğini sevmesi gerekir. (isim – fiil eki)</p>
<p>II. Sıfat Fiil Grubu (Ortaçlar)<br />
Fiil soylu sözcüklerin sonuna –an, -en, -ası, -esi, -mez,<br />
-maz, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük ,<br />
-ecek, -acak, -miş, -mış, -muş, -müş ekleri getirilmek suretiyle yapılır. Sıfat- fiil ekleri genellikle sıfat tamlaması kurar.<br />
İşleyen demir pas tutmaz.<br />
O öpülesi eller beni büyüttü.<br />
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç.<br />
Senin bu yaptığın olur iş değil.<br />
Benim doğduğum köyleri akşamları eşkıyalar basardı.<br />
Tanıdık bir yüz çıkmadı karşımıza.<br />
Görülecek günler var daha aldırma gönül.<br />
Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim.</p>
<p>NOT: Zaman ekleriyle sıfat fiil eklerini karıştırmamak gerekir. Zaman ekleri, şahıs ekinden önce fiile gelerek fiili yüklem yapar. Sıfat fiil ekleri ise genellikle fiilleri sıfat yapar ve üzerine isim çekim eklerini alabilir oysa zaman ekleri isim çekim eklerini alamazlar.<br />
Hiç oturacak zamanım yok. (-acak sıfat fiil eki)<br />
Oğlum, okuyacak ve büyük adam olacak. (zaman eki )<br />
Okumuş insanlar daha kültürlü (s.f.e)<br />
Annem de okumayı çok istemiş. (zaman eki)</p>
<p>III. Zarf Fiil Grubu Bağ Fiiller &#8211; Ulaçlar)<br />
Fiil kök ve gövdelerinin üzerine –ınca, &#8211; dıkça, &#8211; dığında, -ken , -r… -mez, -alı, -erek, -madan, -meksizin, -a…-a, -ıp ekleri getirilerek oluşturulur. Zarf- fiil ekleri temel cümlenin zarf tümleci olurlar.<br />
Ben gidince hüzünler bırakırım.<br />
Ağladıkça dağlarımız yeşerecek göreceksin.<br />
Öldüğünde henüz çok gençti.<br />
Sen ağlarken ben nasıl gülerim.<br />
Onu görür görmez tanıdım.<br />
Yarim, sen gideli yedi yıl oldu.<br />
Gülerek yanıma geldi.<br />
Hiçbir şey söylemeden çekip gitti.<br />
Sizin durmaksızın çalışmanız lazım.<br />
Gide gide bir söğüde dayandık.<br />
Gidip de gelmemek, gelip de görmemek var kaderde.</p>
<p>NOT 1: Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar da yan cümle var demektir.<br />
NOT 2: Bir cümlede fiilimsi varsa o cümle girişik birleşik bir cümledir.<br />
NOT 3: Bir cümledeki fiilimsi sayısıyla temel cümlenin yükleminin toplamı o cümledeki yargı sayısını verir.</p>
<p>I. Sayı Grubu:<br />
Basamak sistemine göre sıralanmış sayı isimleri topluluğu-dur. Sayılar sondan başa doğru büyür. Küçük sayı sonda bulunur.<br />
On bir, doksan iki, yüz elli dört, yedi yüz elli iki bin…</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sail-lise-4-12-sinif-ses-dosyalari-cdleri-2009-2010" title="Sail Lise 4 (12. Sınıf) Ses Dosyaları CD&#8217;leri (2009-2010) (27 Eylül 2009)">Sail Lise 4 (12. Sınıf) Ses Dosyaları CD&#8217;leri (2009-2010)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/oss-2009-yerlestirme-sonuclari" title="Öss 2009 Yerleştirme Sonuçları (11 Ağustos 2009)">Öss 2009 Yerleştirme Sonuçları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/dilin-tanimi-ozellikleri" title="Dilin Tanımı, Özellikleri (06 Ekim 2009)">Dilin Tanımı, Özellikleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/cumle-tumce-bilgisi" title="Cümle (Tümce) Bilgisi (18 Ekim 2009)">Cümle (Tümce) Bilgisi</a> (2)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/anlatim-turleri" title="Anlatım Türleri (18 Ekim 2009)">Anlatım Türleri</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/sozcuk-kelime-bilgisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ses Bilgisi, Yazım (İmla) Kuralları, Noktalama</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/ses-bilgisi-yazim-imla-kurallari-noktalama</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/ses-bilgisi-yazim-imla-kurallari-noktalama#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:26:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[1980 den itibaren öss de çıkan ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[1980 öss soruları ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[1980 öss türkçe ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[1980 ses bilgisi öss soruları]]></category>
		<category><![CDATA[1980 ses olayları öss soruları]]></category>
		<category><![CDATA[2006 sbs türkce soruları 7. sınıf ses bılgısı]]></category>
		<category><![CDATA[2009 imla kuralları sözcüğünde üç nokta]]></category>
		<category><![CDATA[2010 TDK BİRLEŞİK KELİMELERİN YAZIMI]]></category>
		<category><![CDATA[3 tane metinde ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[3.sınıf imla noktalama kurallarına uygun metin örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[35 yaş şiiri ünlü düşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[35 yaş şiirinin ses düşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[35 yaş şiirinin ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[5 sınıf yazım imla ve noktalama soruları]]></category>
		<category><![CDATA[6.cı sınıf türkçe ses bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf yazim imla kurallari ile ilgili 100 soru]]></category>
		<category><![CDATA[6/sınıf ögretmen yazım kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[8. SINIF SES BİLGİSİ YAZIM NOKTALAMA VE NOKTALAMA İŞARETLERİ İLE İLGİLİ TESTLER VE CEVAP ANAHTARLARI]]></category>
		<category><![CDATA[arapça 1905 yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş böceği kelimesi birleşik yazım kuralının hangisi vardır?]]></category>
		<category><![CDATA[ay ve ayın yazımı.]]></category>
		<category><![CDATA[baba imla]]></category>
		<category><![CDATA[beşer ikişer üçer yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[bi sözün imla kurallarını ver]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[bileşik sözcükleri hecelerine ayırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir metindeki ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[bir metindeki ses türemesi ile ilgili örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[bir metindeki tüm ses bilgisini bul]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik kelimelerin yazımıyla ilgili kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik kelimelerin yazımıyla ilgili kurallar ve örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[birleşik sözcüklerde vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[canım istanbul şiirinin kelimelerindeki ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[cek ve cak eklerinin okunuşu]]></category>
		<category><![CDATA[cicekci kelimesinde ünsüz benzeşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çık da imla]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve anlatım ses bilgisi yazım imla kuralları noktalama]]></category>
		<category><![CDATA[ek olan de nin yazımı ile ilgili örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[h sesi ile ilgili metinler]]></category>
		<category><![CDATA[harfler neden sesli ve sessiz diye ikiye ayr]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlamanın]]></category>
		<category><![CDATA[hecelere ayırmayı imlâ kılavuzundan nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk kelimesine ek gelirse yazımı ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[ikişerin   yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[imla datarihten sonra kullanılan a e yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallar tarih  yazımı ekler]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallari]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallari 4. sinif]]></category>
		<category><![CDATA[imla kuralları test 5.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[imla kuralları türk dil kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[imla kuralları uyum]]></category>
		<category><![CDATA[imla kuralları vb]]></category>
		<category><![CDATA[imla kuralları ve noktalama işaretleri imi (n)]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarına uygun yurt şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarına uyum]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarında bazı sözcüklerin yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarında saat kelimesi neden türkçe degil]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarında tarih yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarında uyum]]></category>
		<category><![CDATA[imla kurallarında yan yan 3 noktanın anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[imla olarak tarih yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[imla ve noktalama işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce de pazardan 0 dan 29 a kadar yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[insan sesi ve kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[karşıki imla kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[kavgalarla]]></category>
		<category><![CDATA[kuşburnu vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[metindeki ses olayları örnek]]></category>
		<category><![CDATA[metinle birlikte ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[muayene sözcüğünün doğru yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[niçin ülkelerin sonlarına tan eki gelir]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[Noktalama]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama  ve imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama işaretleri ve imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama-imla-ses bilgisi ilgili etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen hediyelerine yazılabilecek notlar]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRETMEN kısaltmaların yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[ogretmenim.imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[ömer seyfettin-müjde deki ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[örnek kural  uymayan sayidir]]></category>
		<category><![CDATA[örneklerle yazım imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[otuz beş yaş şiirinin ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[saat üçe beş kala ekler]]></category>
		<category><![CDATA[saat ve tarih yazımı imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[satır sonunda sözcüğün birleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ses benzeşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ses Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[ses bilgisi kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[ses bilgisi- yazım]]></category>
		<category><![CDATA[ses kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[ses tonu benzeşmesi olan insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ses ve yazım bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[ses yazım noktalama]]></category>
		<category><![CDATA[ses yumuşaması]]></category>
		<category><![CDATA[sesde tonlama]]></category>
		<category><![CDATA[sesın bıcıme düşmesine ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[sınavda çıkan imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[SÖZCÜK VURGUSU KURALLAR]]></category>
		<category><![CDATA[sözcüklerin yazımı  soru ve cevaplar]]></category>
		<category><![CDATA[sual sesli harflerle ilgili kuralına uymayan kelime midir]]></category>
		<category><![CDATA[t]]></category>
		<category><![CDATA[tdk 2009 yazım ve imla kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[tdk nın son imla ve noktalama kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[tdk yön bildiren sözcüklerin yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[tür dil kurumu yazım imla kuralları ve noktalama işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk dil kurumu imla kuralları noktalama işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk dil kurumu ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[türk dil kurumu türkçedeki ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[türk dil kurumu yazım imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[türk dil urumu yazım imla kuraları ve noktalama işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[türk dili cümlenin başında bulunmaz]]></category>
		<category><![CDATA[türk imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe imla ve noktalama ile ilgili cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe isim iki ünsüz arka arkaya]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe noktalama ve imla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[türkçede ses olayları kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[türkçedeki ünlü ve ünsüz sesler]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü çıkakları]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü harfler]]></category>
		<category><![CDATA[ünlülerin yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[ünsüz harfler)]]></category>
		<category><![CDATA[ünsüz harflerle ilgili kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[ünsüz türemesine örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[ünsüz uyumu kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[ünsüz yumuşamasına uğrayan sözcüklerin yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[uyumlu imla kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[verilen metindeki ses olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dillerde en çok kullanılan ses]]></category>
		<category><![CDATA[yaş otuz beş şiirdeki ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[Yazım (İmla) Kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[yazım bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[yazım imla kuralları ile ilgili sorular ve cevaplar]]></category>
		<category><![CDATA[yazım imla kuralları ve noktalama işaretleri]]></category>
		<category><![CDATA[yazim imla kurallari(virgül]]></category>
		<category><![CDATA[yazım ses noktalama soruları]]></category>
		<category><![CDATA[yazim ve imla kurallari örnekli]]></category>
		<category><![CDATA[yazım ve nokta ve imla kuralları örnekler açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[yazım(imla) kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[yön bildiren kelimelerin yazımı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik ünlü ek gelirse ünsüz yumuşaması olur mu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[A. SÖYLEYİŞ( TELAFFUZ)
1. Ses ve Seslerin Kullanımı
Söyleyiş (Telaffuz) : En geniş anlamıyla konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne söyleyiş (telaffuz) denir. Konuşmada ses tonu ve söyleyişin (telaffuzun) önemi büyüktür.
Boğumlama: Seslerden oluşan heceleri gerekli ses değerlerini vererek bazı sesler ve heceleri atlamadan, değiştirme-den doğru, güzel ve iyi anlaşılabilecek biçimde söylemektir.
Tonlama: Anlatıma duygu, düşünce, heyecan, yumuşaklık, sertlik katmak amacıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A. SÖYLEYİŞ( TELAFFUZ)<br />
1. Ses ve Seslerin Kullanımı</p>
<p>Söyleyiş (Telaffuz) : En geniş anlamıyla konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne söyleyiş (telaffuz) denir. Konuşmada ses tonu ve söyleyişin (telaffuzun) önemi büyüktür.<span id="more-467"></span></p>
<p>Boğumlama: Seslerden oluşan heceleri gerekli ses değerlerini vererek bazı sesler ve heceleri atlamadan, değiştirme-den doğru, güzel ve iyi anlaşılabilecek biçimde söylemektir.</p>
<p>Tonlama: Anlatıma duygu, düşünce, heyecan, yumuşaklık, sertlik katmak amacıyla seste yapılan farklılığa tonlama denir. İnsan sesi ton bakımından kalın, ince ve tiz olmak üzere üçe ayrılır.<br />
Vurgu: Konuşma sırasında bazı sözcük veya hecelerin diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine vurgu denir. Vurgu ikiye ayrılır:</p>
<p>a) Sözcük (Kelime) Vurgusu:<br />
Konuşma sırasında bazı hecelerin diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine denir.<br />
* Anlatımda vurgu söze duygu değeri katar; söylenen sözün daha anlaşılır olmasını sağlar ve ahengi canlandırır.<br />
* Türkçede genel olarak vurgu son hecededir.<br />
* Yer isimlerinde vurgu ilk veya orta hecededir: Ankara &#8211; İstanbul &#8211; Sakarya gibi<br />
* Kelimelere ek eklendiğinde, vurgu son heceden bu eke geçer: Kitap – Kitapçı – Kitapçılık – Kitapçılar…<br />
* Tek heceli kelimelerde vurgu yapılmaz.<br />
* Pekiştirme ekleri alan sıfatlardaki pekiştirme ekleri vurguludur.<br />
Dümdüz, Sapsarı, Masmavi<br />
* Birleşik kelimelerde normalde iki vurgu bulunur ancak genelde ilk kelimedeki vurgu daha güçlüdür.<br />
Çanakkale</p>
<p>b) Cümle Vurgusu:<br />
Konuşma sırasında bazı sözcüklerin diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine denir.<br />
* Türkçede vurgulu sözcük (öğe)yükleme en yakın sözcüktür.<br />
* Vurgulu öğe aynı zamanda cümlenin de en önemli öğesidir.<br />
O elbiseyi dün ben pazardan aldım.<br />
Ben o elbiseyi pazardan dün aldım.</p>
<p>B. TÜRKÇENİN SESLERİ VE ÖZELLİKLERİ</p>
<p>* Türkçede ünlü ve ünsüz olmak üzere 29 ses vardır. Bunların 8 tanesi ünlü, 21 tanesi de ünsüzdür.<br />
ÜNLÜLERİN SINIFLANDIRILMASI:<br />
Dilimizdeki ünlüler söyleniş sırasında dilin, çenenin ve dudakların aldığı biçime göre sınıflandırılır.</p>
<p>a. Dilin durumuna göre: Dilin durumuna göre ünlüler kalın ve ince olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
Kalın ünlüler: a, ı, o, u<br />
İnce ünlüler: e, i, ö, ü</p>
<p>b. Alt çenenin durumuna göre: Alt çenenin durumuna göre ünlüler geniş ve dar olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
Geniş ünlüler: a, e, o, ö<br />
Dar ünlüler: ı, i, u, ü</p>
<p>c. Dudakların durumuna göre: Dudakların durumuna göre ünlüler düz ve yuvarlak olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
Düz ünlüler: a, e, ı, i<br />
Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü</p>
<p>ÜNSÜZLERİN SINIFLANDIRILMASI:<br />
Ünsüzler ağız boşluğundaki boğumlandığı yere (çıkak), sürekli söylenip söylenemediğine ve yumuşak (ötümlü) ve sert (ötümsüz) oluşlarına göre sınıflandırılır.<br />
a. Boğumlanmalarına (çıkak) göre:<br />
* Dudak ünsüzleri: Dudakların birbirine dokunmasıyla çıkar: b, m, p<br />
* Diş-dudak ünsüzleri: Üst dişlerin alt dudağa dokunmasıyla çıkar: f, v<br />
* Diş ünsüzleri: Dil ucunun üst dişlere yaklaşmasıyla veya dokunmasıyla çıkar. c, ç, d, j, l, n, r, s, ş, t, z<br />
* Damak ünsüzleri: Dilin orta kısmının ön damağa ya da dil kökünün art damağa yaklaşmasıyla çıkar. g, ğ, k, y<br />
* Gırtlak ünsüzleri: Bu ses, ciğerlerden gelen havanın ses tellerine çarpmasından ve ağızda hiç bir engele uğramadan çıkmasıyla oluşur. Türkçede gırtlak ünsüzü olarak sadece h sesi vardır.<br />
b. Sürekli söylenip söylenmeyeceğine göre:<br />
Ünsüzlerin söylenirken ses yolunun kapanmasına veya sürekli açık olmasına göre sınıflandırılmasıdır. Ünsüzler söylenirken ses yolu kapanıyorsa süreksiz, sürekli açık kalıyorsa sürekli ünsüzler adını alır. Bunu belirlemek için ünsüzün başına bir ünlü getirilir. Ak, süt, iç seslerini söylerken ses yolu tıkanmaktadır. Özzzzzzzzz, elllllllll, offffff seslerini söylerken ses yolu açık kalmaktadır.</p>
<p>Bu özelliğine göre ünsüzler ikiye ayrılır:<br />
* Sürekli ünsüzler: f, ğ, h, j, l, m, n, r, s, ş, v, y, z<br />
* Süreksiz ünsüzler: b, c, ç, d, g, k, p, t</p>
<p>c. Yumuşak ve sert oluşlarına göre:<br />
Ünsüzler ses tellerinde titreşime uğrayıp uğramadığına göre yumuşak (tonlu) ve sert (tonsuz) olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
* Yumuşak ünsüzler: Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlerdir. b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z<br />
* Sert ünsüzler: Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlerdir. ç, f, h, k, p, s, ş, t</p>
<p>ÜNLÜ VE ÜNSÜZ UYUMLARI</p>
<p>ÜNLÜ UYUMU<br />
Türkçede iki tür ünlü uyumu vardır.<br />
a. Büyük ünlü uyumu:<br />
Dilin durumuna göre ünlülerin kalınlık incelik bakımından uyumudur. Türkçe sözcüklerde ilk hecede kalın ünlü varsa, ondan sonraki hecelerde kalın ünlü; ince ünlü varsa ince ünlü gelir. Bu kurala büyük ünlü uyumu denir.<br />
“Ağaçlar çiçek açtı.” cümlesinde ilk hecede a kalın ünlüsünden sonra a- a- a kalın ünlüleri; çiçek sözcüğünde ise, i, e ince ünlüleri; açtı sözcüğünde a- ı şeklinde kalın ünlüler gelmektedir.<br />
* Türkçe olduğu hâlde bu kurala uymayan bazı sözcükler de vardır. kardeş &lt; karındaş, anne &lt; ana, elma &lt; alma vb. Bu sözcüklerin asılları ünlü uyumuna uyarlar.<br />
* Bazı ekler Türkçe sözcüklere eklendiğinde ünlü uyumuna uymaz.<br />
- yor eki: geliyor, yazıyor, okuyor vb.<br />
- mtrak eki: mavimtrak, yeşilimtrak, sarımtrak vb.<br />
- ki eki: sabahki, akşamki, dünkü vb.<br />
- daş eki: yurttaş, vatandaş, dindaş, yoldaş vb.<br />
- leyin eki: geceleyin, sabahleyin, akşamleyin vb.<br />
- iken eki: silerken, bakarken, yazarken vb.</p>
<p>b. Küçük ünlü uyumu: Küçük ünlü uyumu sözcüklerdeki ünlülerin düzlük yuvarlaklık, darlık-genişlik bakımından uyumudur.<br />
1. Türkçe sözcüklerde düz ünlüler (a, e, ı, i) den sonra düz ünlüler gelir.<br />
2. Yuvarlak ünlüler (o, ö, u, ü) den sonra;<br />
a. Düz- geniş (a, e) ya da<br />
b. Dar-yuvarlak (u, ü) gelir.<br />
Bu kurala küçük ünlü uyumu denir.<br />
ÖR: bekledim, kömürlük, gövdesi, umursamaz, tarafsızlık, yorgunluktan<br />
ÖNEMLİ: KÜU, kelimenin tamamında değil, komşu iki hece arasında aranır: yumurtacı, yuvarlaklık, görebilmişti…<br />
* Bazı sözcükler Türkçe oldukları hâlde küçük ünlü uyumuna uymazlar. Armut, çamur, kabuk kavun, avuç, kavuşmak, yağmur vb.<br />
* yor eki KÜU’yu devamlı bozar: olmuyor<br />
ÖNEMLİ: Yabancı sözcüklerde, birleşik kelimelerde ve tek hecelilerde ÜNLÜ UYUMU KURALI aranmaz.</p>
<p>SES OLAYLARI</p>
<p>a. Ünsüz Benzeşmesi(Sertleşmesi – Ünsüz Uyumu): Sonunda f,s,t,k,ç,ş, h,p ünsüzleri bulunan kelimeler “c,d,g” yle başlayan bir ek aldığı zaman ekin başındaki yumuşak ünsüzler sertleşerek “ç,t,k” olur.<br />
sınıf-da değil sınıfta Türk- ce → Türkçe<br />
at-gı değil atkı çiçek- ci değil çiçekçi<br />
1905’te,<br />
* Ünsüz benzeşmesi yabancı dillerden dilimize giren bazı yabancı sözcükler ile birleşik sözcüklerde aranmaz.<br />
İstikbâl, mahdut, makbul, işgal, meşgul ile akbaba, kurtdereli, üçgen, Akdeniz, kırkbayır vb.</p>
<p>b. Sert Ünsüzlerin Yumuşaması (Ünsüz Değişimi)<br />
Sözcük sonlarındaki sert ünsüzler (ç, k, p, t) sesli harfle başlayan bir ek aldıklarında yumuşarlar: ç – c ; k – ğ ; p – b ; t – d olur. Bu kurala sert ünsüzlerin yumuşaması denir.<br />
ağaç – ağacı ekmek – ekmeği<br />
söğüt – söğüde kitap – kitaba vb.<br />
* Tek heceli sözcükler ile yabancı dillerden dilimize giren bazı sözcükler bu kurala uymaz.<br />
iç- içi ; ok- oku; kırk- kırkı; kata &#8211; kata; yat &#8211; yatı vb. gayret &#8211; gayreti; ehemmiyet- ehemmiyeti vb.<br />
hukuk &#8211; hukuku ; millet- milleti vb.</p>
<p>c. Ünlü türemesi:<br />
* -cık / -cik eki alan bazı kelimelerde araya bir ünlünün girdiği görülür:<br />
Bir-cik→biricik, az-cık→azıcık, genç-cik → gencecik, dar-cık→daracık…</p>
<p>* Pekiştirilmiş bazı kelimelerde de ünlü türemesi olabilir:<br />
Yalnız → yapayalnız, çevre → çepeçevre, gündüz → güpegündüz, düz → düpedüz, çıplak →çırılçıplak</p>
<p>d. Ünsüz türemesi:<br />
*Bazı birleşik fiillerin oluşumunda ünsüz türemesi görülür:<br />
Af etmek – affetmek his etmek – hissetmek<br />
*Bazı sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar.<br />
Örnek : af-ı = affı had-i = haddi hak-ı=hakkı</p>
<p>*Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına “y,ş,s,n” ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ünsüz türemesine kaynaştırma da denir. Örnek :<br />
oku-y-an okuyan baba-s-ı babası<br />
yedi-ş-er yedişer elma-n-ın elmanın</p>
<p>e. Ünlü Düşmesi:<br />
* İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler.<br />
Omuz &#8211; um = omzum oğul &#8211; u = oğlu<br />
* Baz birleşik fiillerin oluşumunda ünlü düşmesi olur:<br />
Kahır olmak =Kahrolmak Sabır etmek= Sabretmek<br />
* Bazı sözcükler yapım eki alırken ünlü düşmesi olur:<br />
İleri – le – mek =ilerlemek koku – la – mak=koklamak</p>
<p>f. Ünsüz Düşmesi:<br />
* -cek ,-cak küçültme eki alan bazı kelimelerde olur:<br />
Küçük-cük=küçücük minik-cik=minicik<br />
* Bazı sözcükler yapım eki alırken ünsüz düşmesi olur:<br />
Yüksek-l-mek=yükselmek Alçak-l-mak=alçalmak</p>
<p>g. Ünlü Daralması:<br />
* Fiillerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) “-yor” ekinin darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, (ı, i, u, ü) dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir.<br />
bekl-e-yor &gt; bekl-i-yor<br />
kalm-a-yor &gt; kalm-ı-yor<br />
özl-e-yor &gt; özl-ü-yor<br />
soll-a-yor &gt; soll-u-yor</p>
<p>*Tek heceli olan “de- ,ye-“ fiillerinde de darlaşma görülmektedir:<br />
De-y-en=diyen ye-yor=yiyor<br />
De-y-erek=diyerek ye-y-en=yiyen</p>
<p>Türkçenin başlıca ses özellikleri şunlardır:<br />
1. Türkçe sözcükler büyük ve küçük ünlü uyumuna uyar. Ancak bu kurala uymayan çok az sayıda sözcük ve ekler vardır.<br />
2. Türkçe sözcüklerde ilk heceden sonra (ikinci üçüncü hecelerde) o, ö ünlüsü bulunmaz. Bulunan sözcükler Türkçe değildir. Atom, horoz, radyo vb.<br />
3. Türkçede uzun ünlü yoktur, âlim, nâzım, âşık gibi sözcükler Türkçe değildir.<br />
4. İki ünlü yan yana gelmez. İki ünlü yan yana geliyorsa araya bir kaynaştırma sesi (harfi) girer. Oku-y-an, bağla-n-acak, masa-s-ı vb.<br />
İki ünlü yan yana bulunan saat, şair, şiir, fiil, muayene, reis, maalesef vb. Türkçe değildir.<br />
5. Türkçe sözcüklerde f, h, j sesi yoktur. Mahkeme, tüfek, jilet, jandarma, ajanda, vb.<br />
Ancak tabiat taklidi seslerden oluşan sözcükler bu kuralın dışındadır. Fısıldamak, of, vb.<br />
6. Türkçede c, ğ, l, m, n, r, v, z sesleri sözcüğün başında bulunmaz. Yani bu seslerle başlayan sözcükler Türkçe değildir.<br />
Cami, lâle, marul, nane, raf, vazife, zerdali vb.<br />
7. Sözcük sonunda b, d, c, g sesleri bulunmaz. Kitab, derd, ilac, vb. Bu seslerle biten sözcükler kitap, dert, ilaç biçi-<br />
minde söylenir.<br />
8. Sözcüğün başında iki ünsüz yan yana bulunmaz. Bulunanlar Türkçe değildir. Plan, kredi, tren.<br />
9. Sözcüğün sonunda üç ünsüz ses yan yana bulunmaz. Bulunanlar Türkçe değildir. Sfenks, kontr<br />
10. Sözcük kökünde aynı cinsten iki ünsüz yan yana bulunmaz. Millet, hürriyet, tasavvur, hassas vb. Türkçe değildir.</p>
<p>C. YAZIM (İMLA) KURALLARI</p>
<p>a. Büyük harflerin yazımıyla ilgili bazı kurallar:<br />
* Belli bir tarih bildiren ay, gün adları büyük harfle başlar.<br />
23 Ekim 1923 Cuma günü<br />
*Ay ve gün adları yanlarında sayı olmadan kullanıldıklarında<br />
küçük harfle başlayarak yazılır.<br />
Bu yıl şubat ve mart ayları çok soğuk geçti.<br />
* Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar ve meslek adları büyük harfle başlar.<br />
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, Sayın Ali Kaya, Ahmet Bey, Dursun Efendi, Doktor Behcet Uz, Mareşal Fevzi Çakmak, Prof. Dr. Talât Tekin, Deli İbrahim, Avcı Mehmet Paşa vb.<br />
* Akrabalık bildiren sözcükler başa gelmediği sürece büyük harfle başlamaz:<br />
Zeynep teyze – Ahmet dayı<br />
Dayı Ahmet – Baba Kemal<br />
* Millet, kavim, boy, oymak, din, mezhep isimleri ve bunlara mensup olanlara verilen isimler büyük harfle başlar:<br />
Türk, Türkler, Yunan, Alman, Arap&#8230;<br />
Oğuz, Kazak, Tatar, Özbek, Tacik&#8230;<br />
Müslüman, Musevî, Hıristiyan&#8230;<br />
Müslümanlık, İslâm, Musevîlik, Hıristiyanlık&#8230;<br />
Şiilik, Budizm, Malikîlik, Hanefîlik&#8230;<br />
Hanefî, Şafiî, Alevî, Budist, Katolik&#8230;<br />
* Dil ve lehçe isimleri büyük harfle başlar:<br />
Türkçe, Farsça, Fransızca, Macarca, Fince…<br />
* Yön bildiren kelimeler bir bölge veya ülke adından önce gelirse büyük, sonra gelirse küçük yazılır.<br />
Kuzey Kıbrıs’a tatile gittik.<br />
Kıbrıs’ın kuzeyine tatile gittik.<br />
Doğu Anadolu’nun coğrafyası&#8230;<br />
Anadolu’nun doğusundaki dağlar&#8230;<br />
* Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar. Ancak dünya, güneş ve ay kelimeleri terim olarak kullanılıyorsa özel isim olduğu için büyük; diğer anlamlarında kullanılıyorsa cins ismi olduğu için küçük harfle başlar:<br />
Ay’ın yakından çekilmiş fotoğrafları insanlığı pek şaşırtmıştı.<br />
Şair sevgilisinin yüzünü aya benzetir.<br />
Yazın Güneş ışınları Dünya’ya dik olarak gelir.<br />
Sabahtan beri dünya kadar yer dolaştık.</p>
<p>b. Sayıların yazımıyla ilgili bazı kurallar :<br />
* Sayılar rakamla da yazıyla da yazılabilir. Bununla ilgili kesin bir kural olmamakla beraber uygulamada edebî karakter gösteren sayılar yazıyla yazılır.<br />
Otuz beş yaş şiirini çok severim.<br />
İki hafta sonra mahalleden taşınacağız.<br />
* Buna karşılık ölçü ve istatistiksel veri ifade eden sayılar rakamla yazılır. 100 lira, 15 kilogram, 20 metre, 150 kilometre<br />
* Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla da yazılabilir. On ikiye beş kala, beşe çeyrek kala, yediyi on üç geçe vb.<br />
* Sıra sayıları rakamla da yazıyla da yazılabilir. Rakamla yazıldığında, rakamdan sonra nokta konur veya rakamdan sonra kesme işareti konularak ek yazıyla yazılır.<br />
3. gün, 5. sıra, 6. madde; 3’üncü gün, 5’inci sıra, 6’ıncı madde vb.<br />
* Üleştirme sayıları yazıyla gösterilir İkişer, üçer, onar, beşer beşer, ikişer ikişer vb.<br />
* Birden fazla sözcükten oluşan sayılar ayrı yazılır.<br />
Bir yıl üç yüz altmış beş gündür.<br />
saat dokuzu beş geçe vb.</p>
<p>c. Ek olan -ki ile bağlaç olan “ki”nin yazımı :<br />
* Türkçede ek olan- ki kendisinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır.<br />
Sınıftaki çocuk / elindeki kitap =Sıfat yapan “-ki” eki<br />
Elindekini masaya bıraktı.=İlgi zamiri olan “-ki” eki<br />
* Bağlaç olan “ki” bağımsız bir sözcük olarak daima ayrı yazılır.<br />
Soğuk su içme ki hasta olmayasın.<br />
Bir de baktım ki kimse kalmamış.<br />
Ben yorulmadım ki.</p>
<p>d. Ek olan -de ile bağlaç olan “de”nin yazımı :<br />
* Türkçede ek olan -de kendisinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır.<br />
Elinde mavi bir çanta vardı.<br />
Etrafında kimse yoktu.<br />
Ne ben senin köyünde edebilirim, ne sen benim obamda.<br />
* Ek olan &#8211; de, bağlı olduğu sözcüğün son hecesine ünsüz benzeşmesi bakımından uyar. &#8211; de / &#8211; da ekleri -te / -ta’ya dönüşür.<br />
Sokakta yalnız yürüyordu.<br />
Aradıklarını bu kitapta bulabilirsin.<br />
* Cümle içinde dahi anlamına gelen “de, da” bağlacı bağımsız bir sözcük olarak ayrı yazılır.<br />
Gel Osman’ım, otur da yemek ye.<br />
Zeynep akıl etti de başına bir kova su döktü.</p>
<p>e. Birleşik sözcüklerin yazımı ile ilgili bazı kurallar :</p>
<p>Türkçede birleşik sözcükler genelde şu yollarla oluşturulur:<br />
1. İki sözcüğün araya ek alamayacak biçimde birleşmesiyle oluşurlar:<br />
Açıkgöz &#8211; Hanımeli<br />
2. En az birisinin gerçek anlamının dışında kullanılmasıyla oluşurlar: ateşböceği, yerelması, adamotu vb.<br />
3. Ses aşınmasıyla (ünlü düşmesiyle) oluşurlar:<br />
cuma-ertesi cumartesi<br />
kahve-altı kahvaltı<br />
pazar- ertesi pazartesi vb.<br />
Birleşik Sözcüklerin Yazımı:<br />
Birleşik sözcüklerin bir kısmı bitişik bir kısmı da ayrı yazılır.</p>
<p>Bitişik yazılan birleşik sözcükler<br />
1. Ses düşmesine (aşınmasına) uğrayan birleşik sözcükler bitişik yazılır.<br />
kahve-altı &#8211; kahvaltı<br />
pazar- ertesi &#8211; pazartesi<br />
sütlü-aş &#8211; sütlaç<br />
ne asıl &#8211; nasıl<br />
kayın-ana &#8211; kaynana vb.<br />
azletmek, emretmek, hükmolunmak, nakletmek vb.<br />
2. Birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğrayan birleşik sözcükler bitişik yazılır.<br />
aslanağı (bitki), gelinparmağı (üzüm), aslanpençesi (bitki), kuşburnu (bitki), deveboynu (boru), itdirseği (arpacık), kızılkanat (balık) vb.<br />
3. Birleşik fiiller bitişik yazılır<br />
düşünebilmek, yapabilmek, uyuyakalmak, gidedurmak, çıkagelmek, uçuvermek vb.<br />
4. Ev, ocak ve yurt kelimeleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır:<br />
Bakım evi, aş evi, radyo evi, sağlık ocağı, öğrenci yurdu…<br />
B. Ayrı yazılan birleşik sözcükler<br />
1. Etmek, olmak, vb. yardımcı fiillerle kurulan birleşik fiillerde, isim herhangi bir ses düşmesine uğramazsa bu tür birleşik fiiller ayrı yazılır.<br />
arz etmek, alay etmek, not etmek söz etmek, yok olmak, ilan etmek vb.<br />
2. Birleşme sırasında anlam değişikliği olmayanlar ayrı yazılır.<br />
ada balığı, kırlangıç balığı, iskele kuşu, Ankara keçisi, ardıç otu, sakız ağacı, ateş çiçeği, kuş üzümü, çavuş üzümü, kuru fasulye vb.<br />
3. Sıfat tamlaması yapısındaki birleşik sözcükler ayrı yazılır.<br />
akar amber, çalar saat, döner ayna, döner kapı, yatar koltuk, çıkmaz sokak, yazar kasa, görünmez kaza vb.</p>
<p>Not: Birleşik sözcükler ile ayrı yazılan birleşik sözcükler için Türk Dil Kurumu yayınlarından Yazım Kılavuzu’na bakınız.</p>
<p>f. Kısaltmaların yazımı :<br />
* Kısaltmalardan sonra gelen çekim ekleri kesme ile ayrılır. Ekler son harfin okunuşuna göre belirlenir; kelimenin uzun şeklinin okunuşuna göre değil:<br />
MEB’e, TBMM’nin,<br />
TCDD’ne değil TCCD’ye, İTÜ’nden değil İTÜ’den</p>
<p>D. NOKTALAMA İŞARETLERİ</p>
<p>a. Nokta (.) :<br />
*Nokta bir duygu, düşünce ve isteği tam olarak anlatan cümlenin sonuna konur.<br />
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi.<br />
Ak akçe kara gün içindir.<br />
* Kısaltmalardan sonra kullanılır. Prof. (profesör), Dr. (Doktor), Cad. (Cadde), Alb. (Albay) T. (Türkçe), Fr.<br />
Ancak bazı kısatmalardan sonra nokta kullanılmaz.<br />
TDK (Türk Dil Kurumu) TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) MEB (Millî Eğitim Bakanlığı)<br />
* (i)nci anlamında sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılır.<br />
IV. Murat, II. Mehmet (Fatih Sultan Mehmet), 20. cadde, 21. yüzyıl<br />
* Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları ayırmak için kullanılır.<br />
1.6.2006, 19.5.1919, 1.10.2006<br />
Tarihlerde ay adı yazıyla gösterildiğinde araya nokta konmaz.<br />
1 Haziran 2006, 19 Mayıs 1919, 1 Ekim 2006<br />
* Bir yazıda madde numaralarından sonra konur.<br />
I. 1. A. a.<br />
II. 2. B. b.</p>
<p>b. Virgül (,) :<br />
*Bir cümlede arka arkaya sıralanan eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmak için kullanılır.<br />
Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?<br />
* Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.<br />
Fakat yol otomobillere yasak olduğundan o da herkes gibi tramvaya biner, kimse kendisine dikkat etmez.<br />
* Cümle içinde ara sözleri ayırmak için kullanılır.<br />
Şimdi, efendiler, müsade buyurursanız, size bir sual sorayım.<br />
* Hitap için kullanılan sözcüklerden sonra kullanılır.<br />
Sayın Başkan,<br />
Değerli arkadaşım,<br />
* Anlama güç katmak amacıyla kullanılan sözcükler arasında kullanılır.<br />
Kanun diye, kanun diye kanun tepelerdi.</p>
<p>c. Noktalı virgül :<br />
*Cümle içinde virgül bulunan eşit bölümleri, türleri birbirinden ayırmak için kullanılır.<br />
Türkçeden, tarihten yedişer; fizikten, kimyadan beşer numara aldı.<br />
*Biçimce aynı, anlamca birbirine bağlı cümleler arasında kullanılır.<br />
Vatan için ölmek de var;fakat borcun yaşamaktır.<br />
Çok çalışmalıyız; çünkü başarının anahtarı çalışmaktır.</p>
<p>d. İki nokta  :<br />
* Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur: Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem.<br />
* Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur:<br />
Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;<br />
Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük. (Yahya Kemal Beyatlı)<br />
* Yazıda karşılıklı konuşmanın başlayacağını, birisinin söze başlayacağını belirtmek için kulanılır.<br />
Dizdarbaşı:<br />
- Ali Usta dükkanı arayacağız, dedi.<br />
Koca Ali cevap verdi:<br />
- Niçin?</p>
<p>e. Üç nokta (&#8230;) :<br />
*Tamamlanmamış cümlelerin sonunda kullanılır. Cümleye susma anlamı katar.<br />
- Anneniz nasıl oldu?<br />
- Onu dün&#8230;<br />
* Kaba sayıldığı için veya bir başka nedenden dolayı açıklanmak istenmeyen sözlerin yerine üç nokta konur.<br />
Kılavuzu karga olanın burnu b&#8230;tan çıkmaz.<br />
* Bir metinde alınmayan cümle veya bölümlerin yerine kullanılır :<br />
Mümtaz, bu dükkâna bakarken hiç farkında olmadan Mallarmé&#8217;nin mısraını hatırladı: &#8220;Meçhul bir felâketten buraya düşmüş&#8230;&#8221;<br />
(Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur)<br />
* Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayaline bırakıldığını göstermek için kullanılır.<br />
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı&#8230;<br />
Faruk Nafiz Çamlıbel</p>
<p>f. Soru işareti (?) :<br />
*Soru anlamı bildiren cümlelerin sonunda kullanılır.<br />
– Beyim, dedi. Bunu satmıyor musunuz?<br />
– Hangisini?<br />
– Şu keçeyi canım!<br />
Kenan Hulusi Koray<br />
* Bilinmeyen yer, tarih vb. durumları belirtmek için kullanılır.<br />
Türk halk felsefesinin, Türk nükteciliğinin ve mizah dehasının büyük mümessili Nasreddin Hoca da (Hoca Nasreddin) bu asırda yaşamıştır (1208 ?-1284).<br />
* Bir bilginin kuşkuyla karşılandığı durumlarda kullanılır.<br />
Ankara’ya üç(?) saatte gelmiş.<br />
* Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur:<br />
Ruhunu karartan neydi, yağmur mu yağıyordu; yoksa şimşekler mi çakıyordu?</p>
<p>g. Ünlem işareti (!) :<br />
*Sevinç, coşku, heyecan, şaşma gibi duyguları anlatan cümlelerden sonra kullanılır.<br />
Ey Türk Gençliği!<br />
Yaşa! Varol!<br />
– Nasıl yaparsın bunu!<br />
* Seslenme ve hitap sözlerinden sonra kullanılır.<br />
– Ak tolgalı Beylerbeyi haykırdı: İlerle!<br />
Yahya Kemal Beyatlı<br />
* Bir söze alay, kinaye ve küçümseme anlamı kazandırmak içinde kullanılır.<br />
Çok bilgili (!) olduğunu söylüyor.<br />
Evi biriktirdiği (!) parayla almış.</p>
<p>h. Kısa çizgi (-) :<br />
*Sözcükler bölünürken satır sonunda kullanılır.<br />
* Dil bilgisinde sözcüklerde kök ve ekleri ayırmak için kullanılır.<br />
baş-kan “başkan” baş-ar-mak “başarmak” baş-ak “başak”<br />
* Eski harflerle yazılmış metinlerdeki tamlama ve bileşik sözcüklerin Latin harflerine çevrilmesinde ögeleri ayırmak için kullanılır.<br />
Divanü Lûgati’t &#8211; Türk<br />
bi-çâre<br />
Hakimiyet-i Milliye<br />
menfaat-perest vb.<br />
* Bazı terim, kuruluş ve şehir adları arasında kullanılır.<br />
Eğitim-öğretim, ad-soyad<br />
Fen-Edebiyat Fakültesi vb.<br />
Türkçe- Fransızca Sözlük<br />
Ankara- İstanbul yolu vb.<br />
* Matematikte çıkartma işareti olarak kullanılır.<br />
27 &#8211; 17 = 10</p>
<p>ı. Uzun çizgi (–) :<br />
*Satır başında konuşmaları göstermek için kullanılır.<br />
– Buraya yeni mi taşındınız?<br />
– Kaç yaşındasın?<br />
* Tiyatro eserlerinde konuşanın adından sonra kullanılır.<br />
SÜTÇÜ– Hanım abla kaç litre süt alacaksın?<br />
PİŞEKAR– Sana oraya git demedim, zihninden orasını bir geçir.<br />
KAVUKLU– Zihnimin gözü ufaktır geçmez efendim.</p>
<p>i. Tırnak işareti (“&#8230;”) :<br />
*Herhangi bir metinden ya da başka bir kişiden alınan bölümleri ve sözleri göstermek için kullanılır.<br />
Deveye, “Neden boynun eğri?” diye sormuşlar. O da “Nerem doğru ki?” demiş.<br />
* Özel olarak belirtilmek istenen sözleri göstermek için kullanılır.<br />
Tam bir cümlenin sonuna “nokta” konur.</p>
<p>j. Ayraç (Parantez) ( ( ) ) :<br />
*Cümlenin yapısıyla ilgili olmayan açıklama ve sözler ayraç içine alınır.O tarihte (1980) henüz sen yoktun.<br />
* Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak için kullanılır.<br />
Kavuklu- Pekâla (Düşünür.) Buldum, ne olacak?</p>
<p>k. Kesme işareti ( , ) :<br />
* Aşağıda sıralanan özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır:<br />
Kişi adları, soyadları ve takma adlar: Atatürk’üm, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se.<br />
*Yabancı özel adlardan sonra getirilen çokluk ve yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır.<br />
Nice’ler (Nisler) Bordeaux’lu (Bordokslu)<br />
*Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır.<br />
MEB’in, TDK’nin, TV’ye, mm’yi, cm’den<br />
*Cümlede rakamları ayırmada kullanılır.<br />
Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilân edildi.<br />
2’inci kat,<br />
* Manzum yazılarda ölçü gereği düşürülen harfin yerine kullanılır.<br />
Şu karşıki yüce dağlar<br />
Acep bizim dağlar m’ola?<br />
Kara yaslı benim anam<br />
Oğul der de ağlar m’ola?<br />
Sümmani</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/%e2%80%9cmektup-kisiliginizin-aynasidir%e2%80%9d-sozunun-aciklamasi" title="“Mektup kişiliğinizin aynasıdır” sözünün açıklaması (08 Ekim 2009)">“Mektup kişiliğinizin aynasıdır” sözünün açıklaması</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sevimli-cocuklar-egitim-seti-yillik-planlar-48-60-ay-60-72-ay" title="Sevimli Çocuklar Eğitim Seti Yıllık Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay) (03 Ekim 2009)">Sevimli Çocuklar Eğitim Seti Yıllık Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler-2" title="Öğretici Metinler (19 Ekim 2009)">Öğretici Metinler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/iste-ossnin-puf-noktalari" title="İşte ÖSS&#8217;nin püf noktaları (10 Haziran 2009)">İşte ÖSS&#8217;nin püf noktaları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/destanlarin-olusumu" title="Destanların Oluşumu (11 Ekim 2009)">Destanların Oluşumu</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/ses-bilgisi-yazim-imla-kurallari-noktalama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dillerin Sınıflandırılması, Türkçe&#8217;nin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/dillerin-siniflandirilmasi-turkcenin-dunya-dilleri-arasindaki-yeri</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/dillerin-siniflandirilmasi-turkcenin-dunya-dilleri-arasindaki-yeri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 15:24:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[almancada sözcüklerin yeri]]></category>
		<category><![CDATA[almancanın dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[arapca diller arasında en zor]]></category>
		<category><![CDATA[arapçanın dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Biçim bakımından dünya dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[dekanlıktan]]></category>
		<category><![CDATA[dilin çekili diller arasındaki farkı]]></category>
		<category><![CDATA[dilin sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[dilin sınıflandırılması Türk dilinin tarihi gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin s]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin sınıflandırılması ile ilgili testler]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin sınıflandırılması ve türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin sınıflandırılması ve türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri soru ve cevapları]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin sınıflandırılması ve türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri testleri]]></category>
		<category><![CDATA[dillerin sınıflandırılmasıyla ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[dünya dilleri ve türk dilinin dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya dilleri ve türkçe aileleri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya dilleri ve türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[dünya dillerinde türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[dünya dillerinin sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[dünya dillerinin yapı ve köken olarak sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[hangi diller dünya dilleri arasında kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[hintçenin dil aileleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[şeyyat hamza nın türk diline katkıları]]></category>
		<category><![CDATA[tek heceli eklemeli ve cekimli dillere 3 er örnek]]></category>
		<category><![CDATA[türk dilinin dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[türk dilinin tarihi gelişimi ve dillerin sınıflandırılması]]></category>
		<category><![CDATA[turkce dunya dıller arasındakı yeri]]></category>
		<category><![CDATA[turkce dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe'nin Dünya Dilleri Arasındaki Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin köken ve yapı bakımından dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin tarihi gelişimi ve dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin yapı bakımından dünya arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçenin yapı bakımından dünya dilleri arasındaki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[ural altay dilleri şeması]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzünde diller]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzündeki diller]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzündeki diller ve dil akrabalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzündeki diller ve Türkçenin dünya dilleri içindeki yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yeryuzundekı dıller yapı bakımından farklılık gosterır yapı bakımından dıl aılelerı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmenizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=465</guid>
		<description><![CDATA[1. DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI
* Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğu kesin olarak belli değildir. Bununla birlikte yeryüzünde konuşulan dil sayısının ortalama 3000–3500 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
* Yeryüzündeki diller, ses sistemi, biçim yapısı ve söz dizimi bakımından bazı yakınlıklar ve benzerlikler gösterir. Diller arasındaki bu yakınlık ve benzerliğe dil aileleri (dil akrabalığı) adı verilir.
Yeryüzündeki diller yapı ve köken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI</p>
<p>* Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğu kesin olarak belli değildir. Bununla birlikte yeryüzünde konuşulan dil sayısının ortalama 3000–3500 arasında olduğu tahmin edilmektedir.<br />
* Yeryüzündeki diller, ses sistemi, biçim yapısı ve söz dizimi bakımından bazı yakınlıklar ve benzerlikler gösterir. Diller arasındaki bu yakınlık ve benzerliğe dil aileleri (dil akrabalığı) adı verilir.<span id="more-465"></span></p>
<p>Yeryüzündeki diller yapı ve köken olmak üzere iki bakımdan incelenir:</p>
<p>A. Yapı Bakımından Dünya Dilleri<br />
1. Tek heceli diller:<br />
* Bu dillerdeki sözcüklerde çekim eki yoktur.<br />
* Sözcükler ek almadan değişime uğramadan kalmaktadır. * Cümle içerisinde sözcükler, bulundukları yere ve başka sözcüklerle yan yana gelme durumuna göre anlam kazanır.<br />
* Yeryüzünde Çince ile Vietnam dili ve bazı Himalaya ve Afrika dilleri ve Avrupa’da Bask dili bu gruba girer.</p>
<p>2. Eklemeli (Bitişken) Diller:<br />
* Bu dillerde bir veya daha çok heceli köklere yapım ve çekim ekleri eklenir.<br />
* Köke getirilen yapım ekleri ile yeni sözcükler, yeni kavramlar türetilir.<br />
* Bu dile en güzel örnek Türkçedir. Ayrıca Altay dilleri, (Moğolca, Mancu- Tunguz) küçük ayrımlarla Japonca; Ural dilleri (Fince, Macarca, Samoyetçe) ile bazı Asya ve Afrika dilleri bu gruba girer.</p>
<p>3. Çekimli (Bükümlü) Diller:<br />
* Büküm, sözcüğün çekimi sırasında kökün özellikle kökteki ünlünün değişmesidir.<br />
* Çekim sırasında görülen değişikliklerle yeni sözcükler ve kavramlar ortaya çıkar.<br />
* Hint- Avrupa dilleri (Almanca, Farsca, Fransızca, Hintçe) ile Arapça çekimli dil grubuna girer.</p>
<p>B. Köken Bakımından Dünya Dilleri<br />
1. Hint &#8211; Avrupa Dilleri Ailesi<br />
a. Asya Kolu: Hintçe, Farsça, Ermenice<br />
b. Avrupa kolu:<br />
* Germen (Cermen) Dilleri: Almanca, İngilizce, Felemenkçe (Hollanda’da ve Belçika’nın bir kısmında kullanılan dil).<br />
* Romen Dilleri: Latince, Fransızca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca<br />
* İslav Dilleri: Rusça, Sırpça, Lehçe (Lehistan bölgesinde kullanılan dil).<br />
2. Hami-Sami Dilleri Ailesi: Akatça, Arapça, İbranice<br />
3. Bantu Dilleri Ailesi: Orta ve Güney Afrika’da yaşayan Bantuların dilleri bu gruba girer.<br />
4. Çin Dilleri Ailesi: Çince ve Tibetçe bu ailedendir.<br />
5. Ural- Altay Dilleri Ailesi:<br />
a. Ural Kolu: Fince, Macarca,Estonca<br />
b. Altay Kolu: Türkçe, Moğolca, Mançuca</p>
<p>“ Türkçe dünya dilleri arasında yapı bakımından sondan eklemeli dil grubuna girer. Köken bakımından ise Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna bağlıdır. “</p>
<p>2. TÜRK DİLİNİN TARİHÎ GELİŞİMİ</p>
<p>Türk dilinin kökeni çok eski çağlara dayanmaktadır. Türk dili gelişme aşamaları kitaptaki şemaya göre takip edilecektir.<br />
( Bkz. – Dil ve Anlatım Ders Kitabı &#8211; Sayfa 35 )</p>
<p>TÜRKÇENİN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAYAN ESERLER</p>
<p>Türklerin 10. yüzyıldan itibaren İslâmiyeti kabul etmesiyle birlikte din, dil ve kültür hayatlarında önemli değişiklikler olmuştur. Bu dönemde bilim dili olarak Arapça, edebiyat dili olarak da Farsça kullanılmaya başlanmıştır. Dil ve kültür alanındaki bu etkilenme sonucu Arapçadan, Farsçadan dilimize pek çok sözcük ve kavram girmiştir. Ancak Türkçe bir ta-raftan da varlığını sürdürmüştür. Özellikle Karahanlılar döneminde (932–1212) dil ve edebiyatımız açısından önemli sa-yılan Kutadgu Bilig, Divan-ü Lügati’t Türk ve Atabet’ül Hakayık adlı eserler yazılmıştır.</p>
<p>Anadolu’da Türkçenin gelişmesi ise şöyle olmuştur: 11–12 ve 13. yüzyıllarda Anadolu’da Anadolu Selçukluları devleti yönetime hâkimdi. Bu dönemde devletin resmî dili Farsça idi. Edebiyat ve sanat dili olarak Farsça, bilim dili olarak da medreselerde Arapça öğretiliyordu. Aydınlar eserlerini Arapça –Farsça ya da bu dillerin karışımıyla yazıyorlardı. Türkçenin gelişimine 12 ve 13. yüzyıllarda Şeyyat Hamza, Ahmet Fakih, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hoca Dehhani, Dede Korkut vb. pek çok yazar ve düşünür katkı sağlamıştır.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/tarih-oncesi-devirlerde-insanlar-magara-duvarlarina-ne-amacla-resim-ciziyorlarmis" title="Tarih öncesi devirlerde insanlar mağara duvarlarına ne amaçla resim çiziyorlarmış? (08 Ekim 2009)">Tarih öncesi devirlerde insanlar mağara duvarlarına ne amaçla resim çiziyorlarmış?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sok-ossde-5-hatali-soru" title="ŞOK! &#8216;ÖSS&#8217;de 5 Hatalı Soru&#8217; (18 Haziran 2009)">ŞOK! &#8216;ÖSS&#8217;de 5 Hatalı Soru&#8217;</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ossde-puani-dusuk-olana-mujde" title="ÖSS&#8217;de puanı düşük olana müjde (14 Temmuz 2009)">ÖSS&#8217;de puanı düşük olana müjde</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/atesten-gomlek-halide-edip-adivar" title="Ateşten Gömlek (Halide Edip Adıvar) (05 Nisan 2009)">Ateşten Gömlek (Halide Edip Adıvar)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/2009-oss-birincileri-ve-okullari" title="2009 Öss Birincileri ve Okulları (12 Temmuz 2009)">2009 Öss Birincileri ve Okulları</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/dillerin-siniflandirilmasi-turkcenin-dunya-dilleri-arasindaki-yeri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İletişim, Dil ve Kültür</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/iletisim-dil-ve-kultur</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/iletisim-dil-ve-kultur#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 14:35:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[alemdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dil  ve   ileti]]></category>
		<category><![CDATA[dil dışı göstergeler]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve anlatım iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Dil ve Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve kültür arasındaki fark]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve kültür ilişkisi resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[dilin işlevleri ile resimler]]></category>
		<category><![CDATA[gönderici alıcı ilişkisinde göstergelerin yeri ve önemi]]></category>
		<category><![CDATA[İletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim denir]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim dil kültür]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim dil ve kültür]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim dil ve kültür dilin işlevleri]]></category>
		<category><![CDATA[İLETİŞİM TÜRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimde göndericilerin kullandığı araç ve gereçler]]></category>
		<category><![CDATA[jest ve mimiklerle gerçekleştirilen iletişim sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma dili ile yazı dili arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma dili ile yazı dili arasındaki farklılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma dili ve yazı dili arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma ve yazı dili arasındaki fark]]></category>
		<category><![CDATA[kültür ile dil arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[milli geleneğe bağlı bir varlık olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerle ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen için gerekli iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen ile ilgili içinde şarkı kelimesi olan duygu ve düşünceler nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[orhun abidelerinden hareketle dilin canlı]]></category>
		<category><![CDATA[orhun kitabelerine göre dilin işlevselliği]]></category>
		<category><![CDATA[sembollerle gerçekleştirilen iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[turp nerde yetiştilir]]></category>
		<category><![CDATA[yazı dili ile konuşma dili arasındaki farklar]]></category>
		<category><![CDATA[yunus emrenin günlük  konusma dili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=463</guid>
		<description><![CDATA[1. İLETİŞİM
Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir.
İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır:
Kaynak(Gönderici)
Alıcı
İleti (Mesaj)
Kanal(İletim yolu)
Bağlam(Ortam)
Dönüt(Geri bildirim)
Kaynak(Gönderici) : Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sözü söyleyen kişiye denir.
Alıcı: İletilen sözü alan kişiye denir.
İleti (Mesaj) : Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu, düşünce ya da isteğe denir.
Kanal(Araç) : Gönderici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1. İLETİŞİM</strong></p>
<p>Duygu, düşünce ve isteklerin yazı, konuşma ve görsel-işitsel akla gelebilecek her türlü araçla aktarılmasına iletişim denir.<br />
İletişimin kurulmasında altı temel öğe kullanılır:<br />
Kaynak(Gönderici)</p>
<p>Alıcı<br />
İleti (Mesaj)<span id="more-463"></span></p>
<p>Kanal(İletim yolu)<br />
Bağlam(Ortam)</p>
<p>Dönüt(Geri bildirim)</p>
<p>Kaynak(Gönderici) : Duygu düşünce ve isteğin aktarılmasında sö<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a>ü söyleyen kişiye denir.<br />
Alıcı: İletilen sö<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a>ü alan kişiye denir.<br />
İleti (Mesaj) : Gönderici ile alıcı arasında aktarılan duygu, düşünce ya da isteğe denir.<br />
Kanal(Araç) : Gönderici ile alıcı arasındaki iletinin gönderilme şekline denir.<br />
Bağlam(Ortam): İletişimin gerçekleştiği yere denir.<br />
Dönüt(Geri bildirim) :Alıcının göndericiye verdiği tepkiye (cevaba) denir.</p>
<p><strong>İletişim Niçin Gereklidir?</strong><br />
Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır.<br />
İletişim hayatın vazgeçilmez bir gereğidir.<br />
Ruhsal ve bedensel ihtiyaçlarımı<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a>ı gidermek için iletişim gereklidir.<br />
Toplumsal yasa ve kuralları sağlıklı bir şekilde işletebilmek için gereklidir.</p>
<p><strong>Gösterge ve Türleri:</strong><br />
Kendi dışında başka bir şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen, kelime, nesne, görünüş ve olgulara gösterge denir.<br />
Türleri:<br />
a) Dil Göstergesi: Sö<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a> veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü eylem bu gruba girer.<br />
b) Doğal Gösterge: Ülkelerin doğal güzellikleri, yaprakların sararması…<br />
C) Sosyal Gösterge: Trafik ışıkları, görgü kuralları…</p>
<p>İletişim Kurarken Kullanılan Göstergeler Nelerdir?<br />
* Dil göstergeleri: Sö<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a> veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü eylem bu gruba girer. İnsan duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde dil ile anlatır. Dille gerçekleştirilen iletişim resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlü ve daha kullanılışlıdır.<br />
* Dil dışı göstergeler: Resim, şekil, işaret, hareket, jest ve mimikler bu gruba girer.</p>
<p><strong>2. İNSAN, İLETİŞİM VE DİL</strong></p>
<p>İletişim Türleri:<br />
-Dille gerçekleştirilen iletişim<br />
-Jest ve mimiklerle gerçekleştirilen iletişim<br />
-Resim, şekil, çizgi gibi sembollerle gerçekleştirilen iletişim<br />
-Simgelerle gerçekleştirilen iletişim</p>
<p><strong>Dil Nedir?</strong><br />
Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan, kendisine özgü yasaları olan ve ancak bu yasalar çerçevesinde gelişen, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış seslerden örülmüş bir anlaşma sistemidir.</p>
<p><strong>Dilin Önemi ve Özellikleri</strong></p>
<p>* Dil, gelişmiş bir iletişim aracıdır.<br />
* Dil, seslerden oluşmuş bir anlaşma sistemidir.<br />
* Tam anlamıyla anlatma ve anlaşma; seslerden örülü kurallar bütünü olan “dil” ile sağlanır.<br />
* Dil, düşünce ve zekânın bir göstergesidir.<br />
* Dil, canlı bir varlıktır.<br />
* Dil, sosyal bir varlıktır.<br />
* Dil, bir ortaklıktır.</p>
<p><strong>Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi</strong></p>
<p>* Dil birliği, milleti oluşturan özelliklerin başında gelir.<br />
* Bir milletin dili; onun tarihi, dini ve kültürüyle iç içedir.<br />
* Millet için gerekli olan her şey, dilde saklanır.<br />
* Dil; milletin manevî ve kültür değerlerini, millet olabilme özelliklerini bünyesinde sımsıkı muhafaza eder.<br />
* Dil, milleti meydana getiren bireyler arasında ortak duygu ve düşünceler meydana getirir.<br />
* Dil, milletin birlik ve bütünlüğünü sağlayan en güçlü bağdır.</p>
<p><strong>Dilin İşlevleri</strong></p>
<p><strong> </strong><br />
<strong>Heyecan bildirme işlevi</strong><br />
Of! Canımı sıkma.<br />
<strong>Göndericilik işlevi</strong><br />
Su, iki hidrojen, bir oksijen molekülünden oluşur.<br />
<strong>Alıcıyı harekete geçirme işlevi</strong><br />
Aç artık şu kapıyı.<br />
<strong>Dil ötesi işlevi</strong><br />
Yapım eki almış sözcüklere türemiş sözcük denir.<br />
<strong>Kanalı kontrol işlevi</strong><br />
Söylediklerimi anladın mı?<br />
<strong>Şiirsellik işlevi</strong><br />
Gözlerin gözlerime değince<br />
Felaketim olurdu, ağlardım</p>
<p><strong>3. DİL- KÜLTÜR İLİŞKİSİ</strong></p>
<p>En genel anlamıyla kültür bir toplumun maddi ve manevi alanda ortaya koyduğu tüm eserlerdir. Toplumların yaşam biçimleri, gelenek-görenekleri kullandıkları araç gereçleri, inançları, dili, sanat anlayışı vb. kültürü oluşturur.<br />
Toplumlar yüzyıllar boyu maddi ve manevi alanda çok değerli eserler üretmişlerdir. Bu eserler gelecek kuşaklara dil sayesinde aktarılır. Örneğin İslâmiyet’ten önceki döneme ait destan, koşuk, sağu, savlar, Orhun Yazıtları, Dede Korkut Hikâyeleri, Yunus Emre’nin şiirleri dil sayesinde günümüze dek yaşamışlardır. Günümü<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a> gençleri o eserleri okuyarak o dönemle ilgili bilgi sahibi olabilirler. Bu bilgilenme dil sayesinde olmaktadır. Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır.</p>
<p><strong>DİL VE KÜLTÜRÜN ORTAK ÖZELLİKLERİ:</strong></p>
<p>a) Dil ve kültür geçmiş ile gelecek arasında bir köprü vazifesi görür.<br />
b) Bir toplumun oluşmasında ve ayakta kalmasında ortak dil ve kültürün önemli bir payı vardır.<br />
c) Kültür ve dil bir toplumun yaşayış biçiminden önemli izler taşır.<br />
d) Kültür ve dil bir milletin en önemli ortak özelliklerindendir.</p>
<p>LEHÇE: Bir dilin tarih içerisinde bilinmeyen bir dönemde kendinden ayrılmış olup büyük farklılıklar gösteren kollarına denir. Örn: Çuvaşça, Yakutça<br />
ŞİVE: Bir dilin bilinen tarihi seyri içinde kendinden ayrılmış olup bazı farklılıklar gösteren kollarına denir.Örn: Kırgızca, Kazakça,Azerice …<br />
AĞIZ: Bir ülke içinde aynı dilin farklı konuşma şekillerine denir. Yörelere göre söyleyiş farklılıkları vardır ama yazılış aynıdır. Örn: Karadeniz ağ<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a>ı, Ege ağ<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/zyt-anlamly-yat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with z">z</a>ı…</p>
<p><strong>KONUŞMA DİLİ VE YAZI DİLİ :</strong></p>
<p>Kelime dağarcığı yazı diline göre sınırlı olan ve günlük hayatta kullanılan doğal dile konuşma dili denir.<br />
Bir ülkede resmi dil olarak kabul edilen ve her alanda aynı kurallarla kullanılan dile yazı dili denir.</p>
<p><strong>Konuşma Dili ve Yazı Dili Arasındaki Farklar :</strong><br />
a) Bir ülkede bir yazı dili varken birden fazla konuşma dili vardır.<br />
b) Konuşma dili doğaldır yazı dili yapma bir dildir.<br />
c) Yazı dilinde kurallar varken konuşma dilinde yoktur.<br />
d) Yazı dilinin kullanım sahası konuşma diline göre daha geniştir.<br />
e) Konuşma dili günlük hayatta farklılık gösterirken yazı dili göstermez.</p>
<p><strong>ARGO:</strong> Bir dil içinde belli bir grubun sözcüklere yeni anlam-lar vererek kullanmasıyla oluşan konuşma şekline denir.<br />
* Bu sözcükler ancak bu grup içinde kullanılır ve bu gruba dâhil olan kişiler anlamlarını bilebilir.<br />
* Argo günlük hayatta ve edebiyatta bir malzeme olarak kullanılabilir.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/zorunlu-egitim-9-yila-cikiyor" title="Zorunlu eğitim 9 yıla çıkıyor (10 Haziran 2009)">Zorunlu eğitim 9 yıla çıkıyor</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/siniflandirma-yapilirken-nelere-dikkat-edilir" title="Sınıflandırma yapılırken nelere dikkat edilir? (08 Ekim 2009)">Sınıflandırma yapılırken nelere dikkat edilir?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sevimli-cocuklar-egitim-seti-gunluk-planlar-48-60-ay-60-72-ay" title="Sevimli Çocuklar Eğitim Seti Günlük Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay) (03 Ekim 2009)">Sevimli Çocuklar Eğitim Seti Günlük Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler" title="Öğretici Metinler (12 Ekim 2009)">Öğretici Metinler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi" title="Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi (03 Kasım 2009)">Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/iletisim-dil-ve-kultur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anlatım Türleri</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/anlatim-turleri</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/anlatim-turleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 14:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[10. destansı ve lirik anlatım türleri ile ilgili sorular]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf dil ve anlatım destansı anlatım günlük plan]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf dil ve anlatım anlatım türleri ile ilgili meb'in kitabından örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[6 ve 7 anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[abart]]></category>
		<category><![CDATA[açıklayıcı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[açıklayıcı anlatım ile ilgili örnek metinler]]></category>
		<category><![CDATA[açıklayıcı anlatım örnek metin]]></category>
		<category><![CDATA[acıklayıcı anlatım oykuleyıcı anlatım tarsımacı anlatımla ılgılı testler ve cevap anahtarları]]></category>
		<category><![CDATA[açıklayıcı betimleme özelliği ile anlat?]]></category>
		<category><![CDATA[açıklayıcı betimlemeye örnek]]></category>
		<category><![CDATA[ales]]></category>
		<category><![CDATA[anlat]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım çeşitleri ögretmenim]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri 5 tane]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri d]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri ile ilgili örnek metin]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri kış]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri konu anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri ve farklı metinler]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türleri ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türlerinde olay örgüsü]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türlerini edebi metinlerde inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türlerini metin üzerinde göstermek]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım türlerini örneklerle açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[anlatım ve türleri]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti örnek metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[BETİMLEME İLE TANIMLAMA ARASINDAKİ FARKLAR]]></category>
		<category><![CDATA[betimleme öyküleme açıklama sbs]]></category>
		<category><![CDATA[betimlemenin kullanıldığı metin türleri]]></category>
		<category><![CDATA[betimleyici anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[betimleyici anlatımda hangi zaman eki kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel metinlerde betimleme örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel metinlerde betimlemelere örnek]]></category>
		<category><![CDATA[bir geziyi betimleyerek anlat]]></category>
		<category><![CDATA[bir metinde anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[coşku ve heyacana  bağlı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[coşku ve heyecana bağlı anlatıma örnek]]></category>
		<category><![CDATA[coşku ve heyecana bağlı anlatıma örnek metinler]]></category>
		<category><![CDATA[coşku ve heyecana bağlı anlatıma örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[coşku ve heyecana bağlı anlatımın]]></category>
		<category><![CDATA[coşku ve heyecana bağlı anlatımın özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[çoşkulu ve heyecana bağlı anlatım türü]]></category>
		<category><![CDATA[coşkulu ve heyecana bağlı anlatımın özelliklerini gösterebilme]]></category>
		<category><![CDATA[d]]></category>
		<category><![CDATA[destan türünün özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[destansı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[destansı anlatım tiyatro örnegi]]></category>
		<category><![CDATA[destansı anlatıma örnek şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[dil anlatım - anlatım türleri konusu]]></category>
		<category><![CDATA[dil anlatım 10.sınıf anlatım türleri destansı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve anlat]]></category>
		<category><![CDATA[dil ve anlatım öğretmen kitabı full]]></category>
		<category><![CDATA[döndü kelimesinin farklı anlamda kullanıldığı şiir]]></category>
		<category><![CDATA[düşsel anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce akışını bozan cümleler]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal anlatıma örnek metinler]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat öğretmeni+anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[emredici anlat]]></category>
		<category><![CDATA[emredici anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[emredici anlatımla oluşturulmuş metinler]]></category>
		<category><![CDATA[epik anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[fantastik anlatım türü]]></category>
		<category><![CDATA[gaariiii]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin meslekleri ile ilgili betimleme]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekten söz eden anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekten söz eden anlatım nedir]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekten söz eden anlatım özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekten söz eden nereden çıkmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşmesi mümkün olmayan düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[heyecana bağlı anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[iki ahbap ve ayı romanının olay örgüsü]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi bakış açısı örnek metin]]></category>
		<category><![CDATA[İnce Memedin Dil ve Anlatım Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce geçmiş zaman öğretmen anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce olaylar kişi ağzından]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun betimleme ile ifadeler]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun fethini anlatan kısa hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanıtlayıcı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[kurmaca metinlerde anlatıcılar kaç tane]]></category>
		<category><![CDATA[leyla ile mecnunda anlatım özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[lirik anlatım açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[lirik anlatım türünde metin örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[LİRİK ANLATIMA ÖRNEK METİN]]></category>
		<category><![CDATA[lirik anlatımın diğer anlatım türlerinden farkı]]></category>
		<category><![CDATA[lirik anlatımlı metin örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[lise 2 ]]></category>
		<category><![CDATA[metin üzerinde kelime türlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[mizahi anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciyi açıklayıcı tartışmacı ve kanıtlayıcı anlatım özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinler ve sanatsal metinlerin benzer özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerde anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretici metinlerin anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen başlıklı meinler]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi monolog metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[okulöncesinde monologlar]]></category>
		<category><![CDATA[örnek metin lirik anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[ortaöğretimde]]></category>
		<category><![CDATA[osmancık ın anlatım türü]]></category>
		<category><![CDATA[oturumuna]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatım kaç tane anlamı vardır]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatım örnekleri  ş]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatım yazar tarafından oluşturulmuş gerçekte var olmayan kişiye karakter denir]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatımda sanat  metinleri örneği]]></category>
		<category><![CDATA[öyküleyici anlatımla oluşturulmuş metinlerin ortak özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[öyp monolog]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük teması açıklayıcı metin]]></category>
		<category><![CDATA[roman anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[SBS anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiir akışını bozan unsurlar]]></category>
		<category><![CDATA[şiirde öğretmenliğin hangi yönleri]]></category>
		<category><![CDATA[sınav sitresi ile ilgili monolog metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet türünde kullanılan anlatım türleri]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşmeye bağlı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[tanık olduğunuz bir olayı öyküleyen bir metin yazın]]></category>
		<category><![CDATA[tartışmacı anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[zaman mekan olay ki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=461</guid>
		<description><![CDATA[1-ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM ÖZELLİKLERİ:
1.Olay, kişi, mekân ve zaman ortak öğeleridir.
2.Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)
3.Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
4.Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
5.Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır.
6. Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
7.Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
8.Öyküleyici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1-ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Olay, kişi, mekân ve zaman ortak öğeleridir.<br />
2.Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)<br />
3.Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.<br />
4.Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.<br />
5.Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır.<span id="more-461"></span><br />
6. Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.<br />
7.Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.<br />
8.Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.<br />
9.Yaşanmış olaylarda olay zinciri, kurgulanmış olaylarda olay örgüsü vardır.<br />
10. 3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.<br />
11. Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.<br />
12.Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir.<br />
13.Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.</p>
<p>Örnek metinler için bakınız Dil ve anlatım kitabında sayfa 73 (Kefil), 75 (Kıbrıs’ın Fethi)76,(Cemile),77(On İkiye Bir Var),78(Biz İnsanlar),81(Ayı ve İki Ahbap),82(İstanbul’un Fethi),83 (Başını Vermeyen Şehit)adlı metinler.</p>
<p>2-BETİMLEYİCİ ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Betimlemeler açıklayıcı ve sanatsal betimleme olmak üzere ikiye ayrılır.<br />
2.kişinin iç dünyasını anlatan betimlemelere tahlil(ruhsal portre) denir.<br />
3.Kişinin dış görünüşünü anlatan betimlemelere simgesel betimleme denir.<br />
4.Roman, hikâye, tiyatro, gezi yazısı, Şiir gibi türlerde kullanılır.<br />
5.Kelimenin yan ve mecaz anlamlarına yer verilebilir.</p>
<p>Sanatsal Betimleme:<br />
1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır.<br />
2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur.<br />
3.Ayrıntılar sübjektif olarak verilir.<br />
4.Amaç sanat yapmaktır.<br />
Örnek metinler:s.91-92”İnce Memed” ve “Çarşı”</p>
<p>Açıklayıcı Betimleme:<br />
1.Bilgi vermek amacıyla yazılır.<br />
2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur.<br />
3. Ayrıntılar objektif (olduğu gibi)olarak verilir.<br />
4.Amaç sanat yapmak için değil, bir konu hakkında bilgi vermektir.<br />
5. Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz.<br />
6.Betimlenecek varlığa kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.<br />
Örnek metinler: s.92”Akdeniz Bölgesi”</p>
<p>3-COŞKU VE HEYECANA BAĞLI (LİRİK) ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Lirik anlatımda dil “heyecana bağlı işlev”de kullanılır.<br />
2.Coşku ve heyecana bağlı anlatım daha çok şiir, roman, hikâye, tiyatro türlerinde kullanılır.<br />
3.Öyküleyici anlatımda bir olay ve durumun anlatılması; betimleyici anlatımda kişi, durum ve varlıkların betimlenmesi; lirik anlatımda ise duyguların ifade edilmesi esastır.<br />
4. Coşku ve heyecana bağlı anlatımlarda kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.<br />
5.Öyküleyici anlatımlarda olay ve durumlar anlatılırken duygusal düşünceler katılmaz. Coşku ve heyecana bağlı anlatımda duygular ve içinde bulunulan ruh hali yansıtılır.</p>
<p>4-DESTANSI(EPİK)ANLATIM<br />
ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.<br />
2.Destan türünün yiğitçe havası vardır.<br />
3.Yapıp etmeler yani fiiller ön plandadır.<br />
4.Tarihi konular ve kahramanlıklar işlenir.<br />
5.Etkileyici bir özellik taşır.<br />
6.Sürekli hareket vardır.<br />
7.Kelimeler mecaz ve yan anlamlarda kullanılabilirler.<br />
8 Şiir, destan roman, hikâye, tiyatro, destansı anlatımın kullanıldığı türlerdir.<br />
9.Anlatımda abartıya yer verilebilir.<br />
10.Sanatlı bir dil kullanılır.</p>
<p>Örnek metin: s.124 Çanakkale Şehitlerine, s. 125Sivastopol,Osmancık, Kanije Kalesi’nin Fethi, Genç Osman</p>
<p>5-EMREDİCİ ANLATIM<br />
ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.<br />
2.Emir, telkin, öneri anlamı taşıyan ifadeler yer verilir.<br />
3.Öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.<br />
4.Cümlelerde fiiller hakimdir.<br />
5.Uyulması beklenen bir üslubu vardır.(Zorlama anlamı vardır)<br />
6.Sosyal hayatın düzenlenmesinde emredici anlatım kullanılır.<br />
7.Trafik kuralları, bazı eşyaların kullanma kılavuzları, ilaçların kullanma kılavuzları emredici anlatıma örnek verilebilir.</p>
<p>6-ÖĞRETİCİ ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.<br />
2.Söz sanatlarına, kelimelerin mecaz anlamlarına yer verilmez.<br />
3.Verilen bilgiler örneklerle ve tanımlarla pekiştirilir.<br />
4.Daha çok nesnel cümleler kullanılır.<br />
5.Açıklama, aydınlatma, bilgi verme amaçlarıyla yazılır.<br />
6.Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekir.<br />
7.İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.<br />
8.Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.<br />
9.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.<br />
10.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.<br />
11.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.<br />
12.Bu anlatım türü daha çok ansiklopedilerde ve ders kitaplarında kullanılır.<br />
13.Tarihi metinler, Felsefi metinler, Bilimsel metinler gibi bölümleri vardır.<br />
Örnek metinler için bakınız Dil ve anlatım kitabı sayfa 147–148 “Meridyenler” ,”Klasizm”, Maddenin Üç Hali”</p>
<p>7-AÇIKLAYICI ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.<br />
2.İfadeler kesin ve açıktır.<br />
3.Kelimeler genelde gerçek(temel)anlamlarıyla kullanılırlar.<br />
4.”Tanımlama, açıklayıcı betimleme, sınıflandırma ,örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma “ gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır.<br />
5. Yazarın amacı okuyucuyu bilgilendirmektir.<br />
6.İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.<br />
7.Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.<br />
8.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.<br />
9.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.<br />
10.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.<br />
Örnek metinler için bakınız Dil ve anlatım kitabında sayfa 155–156–157–158 ‘deki metinler</p>
<p>8-TARTIŞMACI ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.<br />
2.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.<br />
3.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.<br />
4.Gereksiz ifadelere yer verilmez.<br />
5.Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz.<br />
6.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.<br />
7.Savunulan ve karşı çıkılan görüşlere yer verilir.<br />
8.İki farklı bakış açısının olduğu konular bu türde işlenmeye daha elverişlidir.<br />
9.Fıkra, deneme, makale, röportaj gibi türlerde kullanılır.<br />
10.Yeteneğe, bilgi ve deneyime göre yöntem belirlenir.<br />
11.Eleştirici bir bakış açısıyla yazılırlar. Anlatım tarzı sohbete varabilir.<br />
12.İhtimal bildirmeyen, kesin, kanıtlanmış bilgiler kullanılır.<br />
Örnek metinler için bakınız Dil ve anlatım kitabında sayfa 160–161–162’deki metinler</p>
<p>9-KANITLAYICI ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.İnandırma, aydınlatma, kendi görüşünü kabul ettirme amaç edinilir.<br />
2.Kavramları tanımlama ve açıklama önemlidir.</p>
<p>3.Okuyucu ve dinleyiciyi ikna etmek, düşündürmek ve üzerinde durulan konudan uzaklaşmamak için bazı kelime, kelime grupları ve cümleler tekrar edilir.<br />
4. Konuşmacı ve yazar üzerinde durduğu konuyu aydınlatmak ve düşüncelerini kabul ettirmek için örneklere başvurur.<br />
5.Konuşmacı ve yazar konuyu aydınlatmak maksadıyla farklı kişilerin düşüncelerine müracaat eder.<br />
6.Kelimeler ve kelime grupları gerçek anlamında kullanılır.<br />
7.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.<br />
8. ”Tanımlama, açıklayıcı betimleme, sınıflandırma örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma “ gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır.<br />
9.Kanıtlayıcı anlatımda hitap edilen toplumun kültür düzeyi ve beklentileri önemlidir.<br />
Örnek metinler için bakınız Dil ve anlatım kitabında sayfa 165–166–167–169 ‘daki metinler.</p>
<p>ÖĞRETİCİ METİNLER, AÇIKLAYICI METİNLER, TARTIŞMACI METİNLER, KANITLAYICI METİNLER’İN BENZER VE FARKLI YÖNLERİ</p>
<p>Anlatım türleri Ortak özellikleri Farklı özellikleri<br />
Öğretici metinler —Dil göndergesel işlevde kullanılır.</p>
<p>—Kelimeler gerçek anlamda kullanılır.</p>
<p>—Amaç bilgi, vermektir.</p>
<p>—Tanımlama, açıklama ve örneklendirmeden yararlanılır.</p>
<p>—Kesin, açık ve anlaşılır ifadelere yer verilir.</p>
<p>—Sade, gösterişsiz bir dil kullanılır. Öğretici metinlerde okuyucunun gerekli bilgi birikimine sahip olması gerekir.<br />
Açıklayıcı metinler<br />
Tartışmacı metinler Tartışmacı anlatımda iki farklı bakış açısının olduğu konular işlenir.<br />
Kanıtlayıcı metinler Kanıtlayıcı anlatımda kendi görüşünü kabul ettirme amaçlanır.</p>
<p>10-DÜŞSEL (FANTASTİK) ANLATIM<br />
Düşsel Anlatımın Özellikleri:</p>
<p>1.D.A.da konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip, hayal ürünüdür.<br />
2.Zaman belirli ya da belirsizdir; olağanüstü özelliklere sahip olabilir.<br />
3.Mekân, olağanüstü, düşsel öğelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.<br />
4.Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.<br />
5.Düşsel anlatımda hayal, varsayım, abartma, kişileştirme gibi unsurlar çok kullanılır.<br />
6.Daha çok di’ li veya miş’li geçmiş zaman kipi kullanılır.<br />
Örnekler: Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi, Gora, E.T,Yıldız Savaşları</p>
<p>Düşsel Anlatımla; Düşsel Olmayan Metinlerin Benzer Ve Farklı Yönleri:<br />
Benzerlikleri:<br />
Her iki anlatımda da yapıyı meydana getiren ögeler (kişi,zaman,mekan,ve olay örgüsü)aynıdır.</p>
<p>Farklılıkları:<br />
1.Düşsel anlatımda: D.A.da konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip,hayal ürünüdür.<br />
Düşsel Olmayan Anlatımda: Konu yaşanmış ya da yaşanabilir olmalıdır. Günlük yaşama ait unsurlar konu olabilir.<br />
2. Düşsel anlatımda: Tema hayali unsurlardan oluşur<br />
Düşsel Olmayan Anlatımda: Tema konuyla ilgili olarak günlük yaşama ait, yaşanabilir özelliktedir.<br />
3. Düşsel anlatımda: Zaman belirli ya da belirsizdir. Bazen zaman ötesi nitelikler taşır.<br />
Düşsel Olmayan Anlatımda: Zaman belirli ya da belirsizdir. İçinde bulunduğumuz zamanın özelliklerine sahiptir.</p>
<p>4. Düşsel anlatımda: Mekân olağanüstü, düşsel ögelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.<br />
Düşsel Olmayan Anlatımda: Mekân, olağanüstü düşsel ögelerden uzak sıradan, günlük yaşamda karşılaşacağımız mekânlardır.<br />
5. Düşsel anlatımda: Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.<br />
Düşsel Olmayan Anlatımda: Kişiler gerçekte olabilecek, sıradan, günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz kişilerdir.<br />
Örnek metinler için bakınız Dil ve anlatım kitabında sayfa 176(“Bitmeyecek Öykü” ,”Ağrı Dağı”), 177 (Dünyalar Savaşı) adlı metinler</p>
<p>11-GELECEKTEN SÖZ EDEN ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
Gelecekten söz eden anlatımın kullanıldığı metin türleri: roman, hikâye, tiyatro, şiir, deneme<br />
Gelecekten söz eden metinlerin ortak özellikleri:<br />
Gelecekten söz eden metinler varsayım ile oluşmuştur.<br />
Gelecekten söz eder.<br />
Verilerden yola çıkılarak geleceğe ait tahmin yapılabilir.<br />
Olandan çok olması istenilen anlatılır.<br />
Gerçekleşmesi mümkün olmayan tasarı ve düşünceler(ÜTOPYA) anlatılır.<br />
Genellikle gelecek zaman ifadesi kullanılır.</p>
<p>“Gelecekten söz eden anlatım” ile “Düşsel anlatım” arasındaki benzerlik ve farklılıklar: Gelecekten söz eden anlatımda ve düşsel anlatımda kişinin kendi hayal dünyasındakiler dile getirilir ve buna göre bir anlatım yolu seçilir. Düşsel anlatımda gerçeklikle ilgisi olmayan tamamen çağrışımlara dayalı olaylar, kişiler, zamanlar anlatılır ve bu yapı unsuruyla konu ve tema oluşturulur. Gelecekten söz eden anlatımda ise gerçeklerden yola çıkılarak tahmine dayalı bir anlatım yolu benimsenir. Yani gelecekten söz eden anlatım gerçeğe daha yakındır. (Bakınız dil ve anlatım kitabı sayfa 183 “Ütopya” ve “İklim Değişikliği” başlıklı metinler.)</p>
<p>12-SÖYLEŞMEYE BAĞLI ANLATIMLA OLUŞTURULMUŞ METİNLERİN ÖZELLİKLERİ<br />
1.Jest ve mimikler anlatımın gücünü arttırır.<br />
2.<a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/sohbet" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sohbet">Sohbet</a>, mülakat ve diyalog, monolog metinleri söyleşmeye bağlıdır.<br />
3.Karşılıklı konuşmalar, bağlama ve konuşulan kişiye göre değişebilir.<br />
4.Görme ve işitmeyle kurulan iletişim önemlidir.<br />
5.Vurgu ve tonlama önemlidir.<br />
6.Hikâye Roman Tiyatro, Mülakat, Röportaj, Monolog söyleşmeye bağlı anlatımın kullanıldığı metin türleridir.<br />
7.Roman, hikâye ve tiyatrolardaki karşılıklı konuşmalara diyalog, iç konuşmalara ise monolog denir.<br />
8.Tekrarlar söyleşmeye bağlı anlatımlarda ifadeyi kuvvetlendirir.<br />
9.Söyleşmeye bağlı metinlerde anlatımın süresi sınırlandırılmalıdır.</p>
<p>13-MİZAHİ ANLATIM</p>
<p>ÖZELLİKLERİ:<br />
1.Okuyucuda uyandırılmak istenen etkiye göre düzenlenir.<br />
2.Ses, taklit, hareket ve konuşma önemlidir.<br />
3.Mizahi unsurlarda gerçekten sapma vardır.<br />
4.Mizahi unsurları oluşturmada karşılaştırmalar, durumlar, hareketler, kelime ve kelime gruplarından yararlanılabilir.<br />
5.Amaç okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir.<br />
6. Roman, hikâye, tiyatro, şiir, deneme gibi türlerde kullanılır.<br />
7.Mizahi anlatımlarda dil bir olayı anlatmak için kullanılır.(sanatsal, edebi işlevlerde kull.)</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/tarihteki-turk-ve-islam-alimlerinin-buluslari" title="Tarihteki Türk ve İslam Alimlerinin Buluşları (17 Eylül 2009)">Tarihteki Türk ve İslam Alimlerinin Buluşları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sozcuk-kelime-bilgisi" title="Sözcük (Kelime) Bilgisi (18 Ekim 2009)">Sözcük (Kelime) Bilgisi</a> (2)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sok-ossde-5-hatali-soru" title="ŞOK! &#8216;ÖSS&#8217;de 5 Hatalı Soru&#8217; (18 Haziran 2009)">ŞOK! &#8216;ÖSS&#8217;de 5 Hatalı Soru&#8217;</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sbs-sonuclari-aciklaniyor" title="SBS sonuçları açıklanıyor (30 Haziran 2009)">SBS sonuçları açıklanıyor</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/mektup-kisiliginizin-bir-aynasidir" title="Mektup Kişiliğinizin bir aynasıdır (08 Ekim 2009)">Mektup Kişiliğinizin bir aynasıdır</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/anlatim-turleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
