<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Bilge Öğretmen</title>
	<atom:link href="http://www.bilgeogretmen.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilgeogretmen.com</link>
	<description>Öğretmen ve Öğrenciler İçin Kaynaklar...</description>
	<pubDate>Mon, 12 May 2008 15:51:40 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>&#8216;Ne alan kalacak, ne katsayı&#8217; diyen YÖK Başkanı Özcan: Hepsi gidecek</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/haber/ne-alan-kalacak-ne-katsayi-diyen-yok-baskani-ozcan-hepsi-gidecek</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/haber/ne-alan-kalacak-ne-katsayi-diyen-yok-baskani-ozcan-hepsi-gidecek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 15:51:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[Öss]]></category>

		<category><![CDATA[öss 2008 değişiklikler]]></category>

		<category><![CDATA[öss 2008 yenilikler]]></category>

		<category><![CDATA[öss 2009 değişiklikler]]></category>

		<category><![CDATA[öss 2009 yenilikler]]></category>

		<category><![CDATA[öss yenilikler]]></category>

		<category><![CDATA[öss2008]]></category>

		<category><![CDATA[öss2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=272</guid>
		<description><![CDATA[ YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversiteye giriş için tek aşamalı ancak adayların yılda birkaç kez girebilecekleri bir sınav modeli düşündüklerini açıkladı.

Özcan, Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) yapmayı düşündükleri değişikliklere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.



ÖSS'yi değiştirmek istediklerini belirten Özcan, bu konu üzerinde çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) da konuyla ilgili çalışmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.basinyayin.net/wp-content/uploads/2008/05/osssinav2.jpg" alt="" width="126" height="102" /> YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, üniversiteye giriş için tek aşamalı ancak adayların yılda birkaç kez girebilecekleri bir sınav modeli düşündüklerini açıkladı.</p>
<p>Özcan, Öğrenci Seçme Sınavı&#8217;nda (ÖSS) yapmayı düşündükleri değişikliklere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.</p>
<p><span id="more-272"></span></p>
<p>ÖSS&#8217;yi değiştirmek istediklerini belirten Özcan, bu konu üzerinde çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) da konuyla ilgili çalışmaları olduğunu söyleyen Özcan, MEB ile ortak çalışacak aşamaya henüz gelinmediğini kaydetti. Özcan, &#8221;Benim isteğim onlarla bizim ekibin beraber çalışması. Onların hazırlıkları bizimkinden önce başladı sanırım. Onlarınki, öğrencinin her yıl lise 1, 2, 3 ve 4 yıllardaki gösterdiği performansın ortalamasının sene sonundaki bir imtihanla birleştirilmesi ve onun nota dönüştürülmesi şeklinde. Biz de İngilizlerin yaptığı gibi düşünüyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>İngiltere&#8217;deki sistemde adaylara 12-13 konu verildiğini ve adayların bu konulardan istedikleri birkaçını seçerek sınava girdiklerini anlatan Özcan, kendilerinin de bu model üzerinde durduklarını ifade etti. Özcan, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8221;12-13 konuda imtihan verelim öğrencilere, öğrenciler 5&#8242;ini seçsin imtihana girsin, hepsinden girmesin. 3&#8242;ünden aldığı puanla da üniversitelere müracaat etsin. Üniversiteler de alacakları öğrencileri bölümlere bağlı olarak, 3 konu belirleyerek istesinler. Örneğin, desinler ki &#8216;makine mühendisliğine genel kabiliyet, matematik ve biyolojiden 80 puanın üzerinde alanları kabul edeceğim, Bu puanı tutturanlar müracaat etsin&#8217;.</p>
<p>Bunu üniversiteler de yapabilir, ÖSYM&#8217;ye de yaptırabiliriz. Aynı eskiden olduğu gibi öğrencinin 3 konuda aldığı puan hangi bölüme tutuyorsa onu otomatik olarak yaptırabiliriz. Yani yerleştirme işini ÖSYM&#8217;ye verebiliriz, üniversiteye de yaptırabiliriz.</p>
<p>Eskiden, bizim zamanımızda, puan alıyordunuz, üniversiteye müracaat ediyordunuz. Üniversite de durumuna bakarak sıralıyordu. Her üniversitenin kapısında listeler yayınlanırdı, &#8216;şunlar girmeye hak kazandı&#8217; diye. Ona benzer bir sistem. Her halde ikisini karıştırırız. Henüz net değil. Tek bildiğimiz şey sistemin kesinlikle değişeceği.&#8221;</p>
<p>-&#8221;NE ALAN VAR, NE KATSAYI&#8221;-</p>
<p>&#8221;Bu sistemde öğrencinin hangi okuldan mezun olduğunun önemi kalmayacak mı?&#8221; sorusuna Özcan, &#8221;Ne alan kalacak ne katsayı, hepsi gidiyor. Tamamen başarıya odaklı bir sistem olacak. Çocuğun, 3 dersten veya her neyse lise 1, 2, 3 ve 4&#8242;teki başarısına dayanan bir sistem olması lazım&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Özcan, üniversitelerdeki her bölüm için adayların hangi derslerden veya konulardan başarılı olması gerektiğini üniversitelere soracaklarını belirterek, &#8221;Örneğin, makine mühendisliği bölümlerine soracağız &#8217;siz hangi 3 tür puanla öğrenci almak istiyorsunuz&#8217; diye. Onlar belirleyecek. Daha sonra bunları ÖSYM&#8217;nin kitapçığında yayınlayacağız&#8221; dedi.</p>
<p>MEB&#8217;in öngördüğü sistem ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Özcan, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;O da iyi bir sistem. Fakat orada ben bir şeye güvenmiyorum: Ortalama ağırlıklı puan konusu. Bu puanın hesaplanması konusunda&#8230; Yani biz bunu bırakırsak, bazı hocalar öğrencilerin başarısını gereksiz yere şişirebilirler, çocuğun durumu iyi görünsün diye. Ondan korkuyorum. Öyle olacağına, genel bir imtihan olsun, hiçbir sübjektif tarafı olmayan, öğrenci imtihana girsin, oradaki başarısına göre olsun, bu daha iyi.&#8221;</p>
<p>-&#8221;TOEFL GİBİ BİR MEKANİZMA OLSUN&#8221;-</p>
<p>&#8221;Siz, tek sınav mı düşünüyorsunuz?&#8221; sorusunu Özcan, şöyle yanıtladı:</p>
<p>&#8221;Aynı üniversite sınavı gibi tek ama senenin her anında yapılabilir bir sınav düşünüyoruz. Böyle bir defada olmasın, aday onu 3-5 defa alabilsin. Mesela matematikten girdi, diyelim ki 100 üzerinden 25 aldı, bu onu tatmin etmedi. 6 ay sonra bir sınav daha olsun. ÖSYM, bu imtihanları döndürsün istiyoruz. Nasıl işte, TOEFL&#8217;da 120 doları veriyorsun, o hafta sonu sana hemen veriyorlar imtihanı. Burada da öyle bir mekanizma olsun. Herkes, yığınlar, gidip bir günde o imtihanı almasın. Mesela, genel yetenek testini gelecek ay alacak, matematik testini 2 ay sonra, coğrafya sınavını ondan bir ay sonra alacak. Ama okul açılmadan yapılacak bu sınavlar, sürelere de riayet edilecek. Diyelim ki kaldınız, bir daha alabileceksiniz. Sonra aldığınız puanlarla üniversitelere başvuracaksınız. Bu sınavları döndürelim istiyorum, bir günde olmasın. Hani diyorlar ya &#8216;190 dakikada insanın hayatı tayin ediliyor&#8217;. Çocuk rahat rahat girsin. Hem çocuğun şansı da artar.&#8221;</p>
<p>Adayın üniversiteye sınavda aldığı en yüksek puanla başvurabileceğini söyleyen Özcan, bu sistemde &#8221;psikolojik stresinin de az olacağını&#8221;, adayın &#8221;kendini iyi hissettiği bir zamanda sınava girmesine olanak sağlanmış olacağını&#8221; kaydetti.</p>
<p>Böyle bir sistemin teknik olarak uygulanıp uygulanamayacağının sorulması üzerine Özcan, &#8221;ÖSYM uygulayabilir&#8221; dedi.</p>
<p>-&#8221;BİZİM KONTROLÜMÜZDE OLSUN&#8221;-</p>
<p>Özcan, böyle bir sistemde sınavın Ankara&#8217;da yapılmasından yana olduğunu söyledi. &#8221;Yapılacaksa Ankara&#8217;da olsun bu iş. Herkes Ankara&#8217;ya gelsin. Burada, bizim kontrolümüzde olsun&#8221; diyen Özcan, daha sonra birkaç ile yaygınlaştırılabileceğini kaydetti.</p>
<p>&#8221;Bu durum tepki çekmez mi, Ağrı&#8217;daki bir aday buraya nasıl gelecek?&#8221; sorusuna Özcan, &#8221;Eskiden, bizim zamanımızda geliniyordu. Tabii şöyle bir şey de yapabiliriz: Doğudakiler mesela Erzurum&#8217;da girebilir. Yani belli yerlerde olsun. Kastettiğim şey kontrollü olsun, kontrol edebileceğimiz iller olsun. Hakkari&#8217;deki sınavı ben kontrol edemem. Yeni bir sisteme geçiyoruz, bilinmezi de çok olur. O yüzden hakim olabileceğimiz Doğuda birkaç il, Orta Anadolu&#8217;da bir kaç il olabilir&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p>Özcan, yeni sistemin, &#8221;İngiliz sistemi göz önünde bulundurularak, ülke koşullarına uygun bir sistem olmasını düşündüklerini&#8221; kaydetti.</p>
<p>-&#8221;GELECEK YIL İÇİN OLMASA BİLE&#8230;&#8221;-</p>
<p>İngiliz sisteminde açık uçlu sorular da yöneltildiğinin belirtilmesi üzerine Özcan, &#8221;Bazılarında açık uçlu sorular var. Sosyal alanında sorular açık uçlu zaten, test değil. Bizde eskiden uygulanan olgunluk sınavlarının aynısı. Mesela Tarihten &#8216;şu savaşın etkilerini yazın&#8217; diyor. Hepsi test değil yani&#8221; dedi.</p>
<p>&#8221;Yeni sistemde de öyle mi olacak&#8221; sorusuna Özcan, &#8221;Tabii. Onu kaldıran konularda hepsi açık uçlu olacak&#8221; dedi.</p>
<p>YÖK Başkanı Özcan, konu &#8221;olgunlaştıktan&#8221; sonra üniversitelerle paylaşacaklarını bildirdi.</p>
<p>Özcan, düşünülen değişikliğin ne zaman uygulamaya konulacağı konusunda da &#8221;Gelecek yıl için olmasa bile, bu sefer alan ve katsayıları kaldırırız. ona bir hazırlık olur. Evet, yetişmeyebilir, olmazsa bir sonraki sene geçeriz&#8221; dedi.</p>
<p>-&#8221;KATSAYI YERİNE PUANLA YERLEŞTİRİLECEK&#8221;-</p>
<p>&#8221;Alan ve katsayıların kaldırılması halinde adaylar nasıl yerleştirilecek?&#8221; sorusu üzerine Özcan, &#8221;Aldığın puana göre yerleştirileceksin. Kimse de sana &#8217;sen bu meslek okulundasın ancak şu meslek yüksek okuluna gidebilirsin&#8217; diye bir şey söylemeyeceksin. Puanın tutuyorsa makine mühendisi ol, sosyolog ol, psikolog ol&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Özcan, birçok ülkenin üniversiteye giriş sistemini incelediklerini belirterek, &#8221;Yeni yeni bilgi topluyoruz sistemlerle ilgili. Dünyada nasıl yapılıyor, bizde nasıl yapılıyor? Bizimki türden sınav uygulayan 3 ülke kaldı&#8221; dedi.</p>
<p>&#8221;Düşündüğünüz modeli Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaştınız mı?&#8221; sorusuna Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, &#8221;Milli Eğitim Bakanı ile özel olarak konuştum. &#8216;Olgunlaşsın ondan sonra görüşürüz&#8217; diyor, gayet iyi karşılıyor&#8221; yanıtını verdi.</p>
<p>Zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/haber/ne-alan-kalacak-ne-katsayi-diyen-yok-baskani-ozcan-hepsi-gidecek/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSS&#8217;ye 5 kala 7 kritik TAVSİYE</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/oss/ossye-5-kala-7-kritik-tavsiye</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/oss/ossye-5-kala-7-kritik-tavsiye#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 22:34:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Öss]]></category>

		<category><![CDATA[öss rehberlik]]></category>

		<category><![CDATA[öss tavsiyeler]]></category>

		<category><![CDATA[öss2008]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[ OKS ve ÖSS'ye sayılı günler kala her geçen dakika önemli. Bugünlerde yapılanlar ve yapılmayanlar sonucu direk etkileyebiliyor. Peki nelere dikkat etmeli?

İŞTE UZMANINDAN OKS VE ÖSS'YE 5 KALA 7 ÖNEMLİ TAVSİYE



- Öğrenciler testlerden sonra 3N'yi araştırsınlar

Öğrenciler, deneme sınavlarında yapamadıkları sorularda, (Neden, Niçin, Nasıl) yapamadıklarını, 3N'yi iyi araştırsınlar. Çeşitli kaynakların deneme sınavları var. Bunları çözsünler ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.basinyayin.net/wp-content/uploads/2008/05/osssinav.jpg" alt="" width="176" height="130" align="left" /> OKS ve ÖSS&#8217;ye sayılı günler kala her geçen dakika önemli. Bugünlerde yapılanlar ve yapılmayanlar sonucu direk etkileyebiliyor. Peki nelere dikkat etmeli?</p>
<p>İŞTE UZMANINDAN OKS VE ÖSS&#8217;YE 5 KALA 7 ÖNEMLİ TAVSİYE</p>
<p><span id="more-271"></span><img class="mce_plugin_wordpress_more" title="Daha fazla..." src="http://www.edebiyatimiz.com/wp-includes/js/tinymce/themes/advanced/images/spacer.gif" alt="Daha fazla..." width="100%" height="10" /></p>
<p>- Öğrenciler testlerden sonra 3N&#8217;yi araştırsınlar</p>
<p>Öğrenciler, deneme sınavlarında yapamadıkları sorularda, (Neden, Niçin, Nasıl) yapamadıklarını, 3N&#8217;yi iyi araştırsınlar. Çeşitli kaynakların deneme sınavları var. Bunları çözsünler ve neleri yapamadıklarını bulsunlar.</p>
<p>- Günde kaç soru?</p>
<p>Bu konuda tavsiyem, kimseyle yarışmasınlar. Öğrenci günde 200 soru çözebilir. Yapamadığı soruların nedenlerini, niçinlerini, nasıllarını bulsun, ertesi gün 250 soru çözsün. Başkalarıyla değil, kendisiyle yarışsın. Aileler de bu konuda çocuklarını başka çocuklarla mukayese etmesinler.</p>
<p>- Önce kuvvetli olunan testlerden başlayın</p>
<p>Sınavda belli bir süre veriliyor. Eğer o sürenin dışında gençler girdikleri sınavların sorularını çözseler, inanın tamamını çözerler. Ama ÖSYM, &#8220;bilgini, belirli bir zaman içinde dikkatli olursan ölçerim&#8221; diyor. Zamanı çok iyi değerlendirmek lazım. Önce kuvvetli olunan testlerden başlanmalı. Ancak zamana karşı yarışta sürenin de çok iyi kullanılması gerek. Yapamadığınız soruyu atlayacaksınız. Daha sonra yaptıklarınızı en son yapamadıklarınız için başa döneceksiniz.</p>
<p>- Sınav öncesi alışkanlıklarınızı değiştirmeyin</p>
<p>Sınav öncesinde öğrencinin çalışma, yeme, yatma alışkanlığı kısaca yaşamında hiçbir şey değiştirilmemeli. Sınavdan bir gün öncesini de abartılı geçirmemek gerek. Olağandışı hareketler stresi artırıyor. &#8220;Kalabalık yerlere girme, kalem tutacağın eline dikkat et, şunu yeme gibi&#8221; söylemler gencin kaygı düzeyini artırıyor. Çocukların yeme alışkanlıklarını bozmayın. Bir de bizde bir adet vardır. Sınava bütün sülale gidilir. Bunu yapmayalım. Bu genç insanı germektedir. Tamam, ilköğretim öğrencilerini aileleri götürecek. Ama ailelerden ricam, o günü abartmasınlar.</p>
<p>- Kolay soruları zorlaştırmayın</p>
<p>Sınavda bir test tekniği var. Çan eğrisi dediğimiz sisteme göre sorular sorulacak. Yani soruların yüzde 10&#8242;u çok kolay, yüzde 20&#8217;si kolay, yüzde 40&#8242;ı normal, yüzde 20&#8217;si zor, yüzde 10&#8242;u çok zor olacak. Ancak adaylar arasında yapılan bir istatistiğe göre, yüzde 10 çok kolay olan sorular gençleri elemektedir. Örneğin 2 artı 2 kaç diye sorulur ve genç &#8220;bu kadar kolay soru olamaz&#8221; diye düşünerek içinde farklı şeyler arar ve yanlış cevabı işaretler. Gençleri uyarıyorum; çok zor sorular olduğu gibi çok kolay sorular da olacak. Öğrenciler hep zor soruları çözmeye eğilimlidir. Lütfen kolay sorularda şaşırmasınlar.</p>
<p>- Heyecandan korkmayın</p>
<p>Gençler sınava girdiklerinde ilk 10 dakika bir şey yapamam diye düşünecekler. Heyecan duyacaklar. Elleri terleyecek. Bunlar normal. Ama sonra bütün bir yıl çalıştıkları soruların benzerlerini görünce rahatlayacaklar. Ve çözmeye başlayacaklar.</p>
<p>- Tercihlere dikkat</p>
<p>Tercihlerin tek bir kuralı vardır: hangi puan türünden tercih yapacaksa, o puan türündeki Türkiye başarı sıralamasıyla, istediği lise ya da bölümün aldığı en son öğrencisinin sayısını bağdaştırmak. Örneğin 30 bininci olmuş bir öğrenci, 15 binden başlar, 60 bine kadar öğrenci almış yerleri yazarsa, kazanma şansını artırmış olur.</p>
<p>SAİT GÜRSOY - SABAH</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/oss/ossye-5-kala-7-kritik-tavsiye/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KPSS Eğitim Bilimleri Ders Notları</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/kpss/270</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/kpss/270#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:57:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kpss]]></category>

		<category><![CDATA[eğitim bilimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=270</guid>
		<description><![CDATA[



Gazi üniversitesinden!!                      (resim temsilidir)

PROGRAM GELİŞTİRME ve MATERYAL GELİŞTİRME

KARIŞIK KONU ANLATIMLARI

PROGRAM GELİŞTİRME ve MATERYAL GELİŞTİRME  ALINTIDIR!!

Materyal Tasarımı (pdf)

Ders Aracı (ppt) 

Öğretim Materyallerinin Genel Özellikleri (doc)

Öğretim Materyallerinin Hazırlanması (ppt)

Yazılı Öğretim Materyalleri (ppt)

KARIŞIK KONU ANLATIMLARI 

Dikkat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img527.imageshack.us/img527/8950/122479oq8.jpg" alt="" width="384" height="262" /></p>
<p><span id="more-270"></span></p>
<p>Gazi üniversitesinden!!                      (resim temsilidir)</p>
<p><span style="color: #8b0000;">PROGRAM GELİŞTİRME ve MATERYAL GELİŞTİRME</span></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><span style="font-family: VerdanaTahomaComic Sans MS;"><span style="font-size: 12pt; line-height: 100%;"><span style="color: darkred;">KARIŞIK KONU ANLATIMLARI</span></span></span></span></p>
<p><strong><span style="color: #8b0000;">PROGRAM GELİŞTİRME ve MATERYAL GELİŞTİRME  ALINTIDIR!!</span></strong></p>
<p><!--colorc--><!--/colorc--><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/materyal/tasarim.zip" target="_blank"><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto-->Materyal Tasarımı<!--fontc--></span><!--/fontc--><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo--> (pdf)<!--sizec--></span><!--/sizec--><!--fontc--></span><!--/fontc--></strong><!--colorc--></span><!--/colorc--></a></p>
<p><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/materyal/dersaraci.zip" target="_blank"><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto-->Ders Aracı<!--fontc--></span><!--/fontc--><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo--> (ppt) <!--sizec--></span><!--/sizec--><!--fontc--></span><!--/fontc--></strong><!--colorc--></span><!--/colorc--></a></p>
<p><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/materyal/Ogrt_mat_gen_ozl.ZIP" target="_blank"><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>Öğretim Materyallerinin Genel Özellikleri <!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo-->(doc)<!--sizec--></span><!--/sizec--></strong><!--colorc--></span><!--/colorc--></a><!--fontc--></span><!--/fontc--></p>
<p><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/materyal/ogrtmatrylhaz.zip" target="_blank"><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>Öğretim Materyallerinin Hazırlanması</strong><!--colorc--></span><!--/colorc--></a><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong> <!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo-->(ppt)<!--sizec--></span><!--/sizec--></strong><!--colorc--></span><!--/colorc--><!--fontc--></span><!--/fontc--></p>
<p><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/materyal/Yaziliogretim_Materyalleri.zip" target="_blank"><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>Yazılı Öğretim Materyalleri <!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo-->(ppt)<!--sizec--></span><!--/sizec--></strong><!--colorc--></span><!--/colorc--></a><!--fontc--></span><!--/fontc--></p>
<p><!--coloro:#ffffff--><span style="color: #ffffff;"><!--/coloro--><!--fonto:VerdanaTahomaComic Sans MS--><span style="font-family: VerdanaTahomaComic Sans MS;"><!--/fonto--><!--sizeo:3--><span style="font-size: 12pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo--><strong><!--coloro:darkred--><span style="color: darkred;"><!--/coloro-->KARIŞIK KONU ANLATIMLARI<!--colorc--></span><!--/colorc--></strong> <!--sizec--></span><!--/sizec--><!--fontc--></span><!--/fontc--><!--colorc--></span><!--/colorc--></p>
<p><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/konu%20anlatimi/Dikkatcekme.zip" target="_blank"><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>Dikkat Çekme </strong><!--colorc--></span><!--/colorc--><!--fontc--></span><!--/fontc--></a></p>
<p><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/konu%20anlatimi/isibrliginedayali.zip" target="_blank"><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>İşbirliğine Dayalı Öğrenme <!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo-->(ppt)<!--sizec--></span><!--/sizec--></strong><!--colorc--></span><!--/colorc--></a><!--fontc--></span><!--/fontc--></p>
<p><a href="http://www.mtt.gazi.edu.tr/Ders_notlari/Egitim/konu%20anlatimi/tamogrenme.zip" target="_blank"><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>Tam Öğrenme </strong><!--colorc--></span><!--/colorc--><!--fontc--></span><!--/fontc--></a><!--fonto:Verdana--><span style="font-family: Verdana;"><!--/fonto--><!--sizeo:2--><span style="font-size: 10pt; line-height: 100%;"><!--/sizeo--><!--coloro:royalblue--><span style="color: royalblue;"><!--/coloro--><strong>(ppt)</strong></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/kpss/270/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>750 bin ÖSS&#8217;linin çözemediği soru</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/duyurular/750-bin-osslinin-cozemedigi-soru</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/duyurular/750-bin-osslinin-cozemedigi-soru#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 18:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>

		<category><![CDATA[Öss]]></category>

		<category><![CDATA[öss2008]]></category>

		<category><![CDATA[ösym]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[ 60 kişilik ekip tarafından hazırlanan 2008 yılı ÖSS sorularını okuyan ÖSYM Başkanı Yarımağan, "Sorulara baktım geçen yıldan zor değil. Bazıları okumaya anlamaya dayalı, günlük hayatta bile bilinebilecek sorular" dedi.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'na (ÖSS) girecek 1.5 milyonu aşkın öğrencinin en çok merak ettiği konuların başında, "Bu yıl ÖSS'deki sorular kolay mı zor mu" sorusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.basinyayin.net/wp-content/uploads/2008/05/osssoru.jpg" alt="" width="110" height="83" /> 60 kişilik ekip tarafından hazırlanan 2008 yılı ÖSS sorularını okuyan ÖSYM Başkanı Yarımağan, &#8220;Sorulara baktım geçen yıldan zor değil. Bazıları okumaya anlamaya dayalı, günlük hayatta bile bilinebilecek sorular&#8221; dedi.<br />
<span id="more-269"></span>Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı&#8217;na (ÖSS) girecek 1.5 milyonu aşkın öğrencinin en çok merak ettiği konuların başında, &#8220;Bu yıl ÖSS&#8217;deki sorular kolay mı zor mu&#8221; sorusu geliyor. Bu soruya Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan&#8217;a sorduk. Yanıtı, &#8220;Soruların zorluğunu, kolaylığını öğrenciler nedense gereğinden fazla önemsiyorlar. Hazırlanan soruları bir tur okudum. Geçen yılki ile eşdeğer sorular, geçen yıldan daha zor değiller&#8221; oldu.</p>
<p>SOKAKTA İNSAN ÇÖZER</p>
<p>Sabah Gazetesi’nin haberine göre; Öğrencilerin soruların zor mu kolay mı olacağı konusunu çok önemsediğini ancak bilen için bunun önemli olmadığını anlatan Yarımağan, şöyle devam etti: &#8220;Soru zor olsa bile bildiğiniz konulardaki sorular kolay gelir. Bizim sorularımız arasında bir kısım sorular var ki genel kültüre, okuduğunu anlamaya dayalı. Örneğin Türkçe soruları. Belki imla soruları hariç, herkes çözebilir özel bir bilgi gerekmiyor. Sokaktaki bir insana bu soruları sorarsanız, bazı fizik sorularını bile bilebilir. Soruların bir kısmı okumaya anlamaya dayalı sorular. Edebiyat soruları günlük hayatta bilinebilecek sorular. Matematikte özellikle de Matematik 1&#8242;deki sorular oldukça kolay, belirli kavramları bilerek, soru çözmeye yönelik oldukça kolay sorular. Bunun yanında müfredata, bilgiye dayalı sorular da var elbette. Ben bunlarda en belirgin biyoloji ve kimya sorularını görüyorum. Bunlar özel bilgi gerektiriyor.&#8221;</p>
<p>DENGEYE BAKIYORUZ</p>
<p>Sorular arasında kolaylık ve zorluk derecelerinin dengeli olmasına çalıştıklarını dile getiren Yarımağan, bunun nedenlerini şöyle açıkladı: &#8220;Soruların belli bir zorlukta da olması lazım. ÖSS gibi çok sayıda adayın girdiği bir sınavda kitleleri birbirinden ayırmamız lazım. Birkaç bin kişilik çok üst grup var. Bunlar soruların tamamını çözüyorlar. Bu grubu birbirinden ayırmak için zor sorulara ihtiyacımız var. Eğer bütün soruları orta zorlukta sorarsanız üst kesimi birbirinden ayıramazsınız. Diğer taraftan kolay soruların da sınavda yer alması lazım ki bu kez de daha alt başarılı kesim birbirinden ayrılsın. Bu nedenle zorluk dereceleri değişik düzeylerde olan sorulara yer verilir. Adaylar arasında iyi bir ayırım yapabilmek için ortalama başarının yüzde 50&#8242;nin altında olması gerekiyor. Yani 100 soruluk bir test uyguladıysanız giren kitlenin ortalama başarısı örneğin 40–50 düzeyinde olursa o test iyi bir test oluyor. Ortalama başarıyı yüzde 80&#8242;lere çektiğinizde bu kez üst kısımdaki adayları birbirinden ayıramıyorsunuz. Ortalama başarıyı yüzde 30&#8242;ların altına indirirseniz bu sefer alt ve orta kesimi ayıramazsınız. O yüzden sorular arasında zorluk ve kolaylık açısından kitleleri ayırabilmek için denge olması gerek.&#8221;</p>
<p>YARIMAĞAN’IN UNUTAMADIĞI SORU</p>
<p>Yarımağan sınava giren adaylar arasında dört işlemi bile yapamayanlar olduğunu belirterek, şu örneği verdi: &#8220;Bir soru vardı hiç unutamıyorum. 2006 yılında sorduk. Rakamlar tam hatırımda değil ama soru şöyleydi: 15-(8-3) =? Sonucun ne olduğunu sorduk. 8&#8242;den 3&#8242;ü çıkaracak, 5 kalacak, 15&#8242;ten 5&#8242;i çıkaracak 10 kalacak. Bunu adayların yüzde 48 yapamadı. Yani 1.5 milyon kişiden nerede ise yarısı bu sorunun cevabını veremedi. Maalesef seviye böyle.&#8221;</p>
<p>Sabah</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/duyurular/750-bin-osslinin-cozemedigi-soru/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mehteran Takımı -Hasan Cihat ÖRTER</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/video-muzik/mehteran-takimi-hasan-cihat-orter</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/video-muzik/mehteran-takimi-hasan-cihat-orter#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 23:04:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Video-Müzik]]></category>

		<category><![CDATA[Mehteran Takımı -Hasan Cihat ÖRTER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=268</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="350" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/HY6G1OiWYfg" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350" src="http://www.youtube.com/v/HY6G1OiWYfg"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/video-muzik/mehteran-takimi-hasan-cihat-orter/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ÖSS başvuruları yarın son!</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/oss/oss-basvurulari-yarin-son</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/oss/oss-basvurulari-yarin-son#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 14:28:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Öss]]></category>

		<category><![CDATA[ösym]]></category>

		<category><![CDATA[sınav]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=266</guid>
		<description><![CDATA[ ÖSS ve YDS'ye girecek adaylar için yarın çok önemli bir gün.Bu sınavlara girmek için şimdiye kadar müracaat etmediyseniz bu haberi iyi okuyun.
2008-ÖSYS'ye, 2007-2008 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının (lise veya dengi okullar, açıköğretim lisesi) son sınıfında okumakta olan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.basinyayin.net/wp-content/uploads/2008/04/oss.thumbnail.jpg" alt="oss.jpg" align="left" /> <span class="habermetin"><span class="manset_ozet">ÖSS ve YDS&#8217;ye girecek adaylar için yarın çok önemli bir gün.Bu sınavlara girmek için şimdiye kadar müracaat etmediyseniz bu haberi iyi okuyun.</span><br />
<span class="manset_detay">2008-ÖSYS&#8217;ye, 2007-2008 öğretim yılında ortaöğretim kurumlarının (lise veya dengi okullar, açıköğretim lisesi) son sınıfında okumakta olan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar, ortaöğretim kurumlarının dışarıdan bitirme sınavlarına girenler, ortaöğretim kurumlarını bitirmiş olanlar ile ortaöğrenimlerini yabancı ülkelerde yapanlardan durumları belirtilen unsurlara uyanlar başvurabilecek.</span></span><span id="more-266"></span><img class="mce_plugin_wordpress_more" title="Daha fazla..." src="http://www.basinyayin.net/wp-includes/js/tinymce/themes/advanced/images/spacer.gif" alt="Daha fazla..." width="100%" height="10" /><br />
<span class="habermetin"><span class="manset_detay"><br />
Ayrıca, durumları bunlardan birine uyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da sınava başvurabilecek. Ancak, bu adaylar ÖSS sonuçları ile 2008-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilemeyecek.</p>
<p>2008-2009 Öğretim yılında yükseköğretimin tüm lisans ve önlisans (meslek yüksekokulları ile açıköğretim önlisans programlarına sınavsız geçiş dahil) programlarına girmek veya yurt dışında öğrenim görmek isteyen adaylar da 2008-ÖSYS&#8217;ye girecek.</p>
<p>Üniversitelerin yabancı dil ile ilgili bölümlerinde okumak isteyen adaylar, ÖSS ile birlikte YDS&#8217;ye de başvuracaklar.</p>
<p>KILAVUZ NASIL SAĞLANACAK?</p>
<p>Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okumakta olan öğrenciler okullarının bağlı olduğu başvuru merkezinden, mezunlar ise istedikleri başvuru merkezlerinden, içinde 2008-ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan “2008-ÖSYS Kılavuzunu” 2 YTL karşılığında edinebilecekler. Adayların, sınava başvurmak için başvuru merkezlerinden randevu almaları gerekiyor.</p>
<p>Ortaöğretim okul müdürlükleri, ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM Büroları ÖSYS&#8217;de başvuru merkezi olarak görev yapacak. Henüz mezun olmamış, son sınıftaki adaylar ise başvurularını, okullarının bağlı olduğu başvuru merkezine yapacak.</p>
<p>Mezunlardan 2007-ÖSYS&#8217;ye başvurmamış olanlar ile 2007-ÖSYS&#8217;ye başvurmuş olanlardan öğrenim bilgilerinde değişiklik olanlar başvurularını istedikleri başvuru merkezine yapabilecek.</p>
<p>Mezun durumdaki adaylardan 2007-ÖSYS&#8217;ye başvurmuş olan ve öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayan adaylar başvurularını, isterlerse bireysel olarak internet aracılığıyla yapabilecek, isterlerse diledikleri bir başvuru merkezine başvurabilecek.</p>
<p>ÖSS&#8217;ye girecek adayların kılavuzda belirtilen bankalardan birine 40 YTL, YDS&#8217;ye katılacak adayların da ilave 10 YTL daha ödemeleri gerekiyor. Adaylar, bankaya ücreti ödedikten sonra randevu aldıkları başvuru merkezlerine giderek başvurularını gerçekleştirecek.</p>
<p>ÖSS 15 Haziran 2008, YDS ise 22 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak.</span></span></p>
<p>Samanyolu haber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/sinavlar/oss/oss-basvurulari-yarin-son/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Matematiğin Tarihi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/2-kademe/matematik/matematigin-tarihi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/2-kademe/matematik/matematigin-tarihi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 11:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>

		<category><![CDATA[matematik tarihi]]></category>

		<category><![CDATA[matematiğin tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/2-kademe/matematik/matematigin-tarihi</guid>
		<description><![CDATA[

Sayı ve biçime ilişkin kavramlarla tanışmamız Yontma Taş Devri’ne kadar uzanır .Yüzbinlerce yıl boyunca insanlar , hayvanların yaşadığı koşullardan pek farklı olmayan bir biçimde mağaralarda yaşadılar .Enerjilerinin çoğunu nerede yiyecek bulurlarsa onu toplamaya harcıyorlardı .Avlanmak ve balık tutmak için silahları , birbirleriyle anlaşmak için konuşma dilini geliştirdiler .Yontma Taş Devri’nin sonlarına doğru da yaratıcı sanatlarla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/matematik.thumbnail.jpg' alt='matematik.jpg' /></p>
<p>Sayı ve biçime ilişkin kavramlarla tanışmamız Yontma Taş Devri’ne kadar uzanır .Yüzbinlerce yıl boyunca insanlar , hayvanların yaşadığı koşullardan pek farklı olmayan bir biçimde mağaralarda yaşadılar .Enerjilerinin çoğunu nerede yiyecek bulurlarsa onu toplamaya harcıyorlardı .Avlanmak ve balık tutmak için silahları , birbirleriyle anlaşmak için konuşma dilini geliştirdiler .Yontma Taş Devri’nin sonlarına doğru da yaratıcı sanatlarla heykelcikler ve resimler yaparak yaşamlarını renklendirdiler .Fransa ve İspanya’daki yaklaşık 15.000 yıl öncesinin mağara duvar resimlerininayinsel bir anlamı olabilir , ama bunun ötesinde de üstün bir biçim anlayışı gösteriyorlardı .<span id="more-264"></span><br />
         Maden Devrinde ise bunun aksine ticaret öylesine gelişmişti ki , yüzlerce mil uzaklıktaki köyler arasındaki ilişkilerin izleri fark edilebiliyordu .Önce bakırın daha sonra da tuncun eritilmesiyle bu metallerden araçlar ve silahlar yapıldı .Bu da ticaretin ve yeni dillerin daha da gelişmesine yol açtı .Bu dillerdeki nesnelerin çoğunlukla somut ; yani elle tutulur ve gözle görülür nesneleri belirtmesine ve az sayıda olmasına karşın bazı sayısal terimler ortaya çıktı .Benim düşüncelerime göre matematiğin ilk kez ortaya çıktığı çağ Maden Çağıdır .<br />
         Ünlü bir matematikçi olan Adam Smith’in “insan aklının ürünü en soyut düşünceler” olarak tanımladığı sayısal terimlerin kullanılmaya başlanması çok yavaş oldu .Bunlar ilk ortaya çıktıklarında bir cismin sayısını değil niteliğini gösteriyordu .Örneğin ; “bir insan” değil sadece “insan” kavramını gösteriyordu .Sayısal kavramların bu niteliksel kökenlerinin izleri hala Yunanca ve Keltçe gibi bazı dillerdeki ikili terimlerde görülebilir .</p>
<p>Renkli resimli devamını indir:<br />
<a href='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/matematiktarihi.rar' title='matematiktarihi.rar'>matematiktarihi.rar</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/2-kademe/matematik/matematigin-tarihi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Açılar ve Üçgenler</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/lise/matematik-2/acilar-ve-ucgenler</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/lise/matematik-2/acilar-ve-ucgenler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 11:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Matematik]]></category>

		<category><![CDATA[açılar]]></category>

		<category><![CDATA[üçgenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/lise/matematik-2/acilar-ve-ucgenler</guid>
		<description><![CDATA[

     Aynı doğru üzerinde olmayan, başlangıç noktaları ortak olan iki ışının birleşim kümesine AÇI denir.      Açıyı oluşturan iki ışının kesişim kümesine  AÇININ KÖŞESİ, bu ışınlara ise AÇININ KOLLARI  denir.      
     Açılar üç şekilde okunur;  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/acilar.thumbnail.jpg' alt='acilar.jpg' /></p>
<p>     Aynı doğru üzerinde olmayan, başlangıç noktaları ortak olan iki ışının birleşim kümesine AÇI denir.      Açıyı oluşturan iki ışının kesişim kümesine  AÇININ KÖŞESİ, bu ışınlara ise AÇININ KOLLARI  denir.<br />
     Açılar üç şekilde okunur;<br />
<span id="more-261"></span></p>
<p>Konunun renkli resimli tamamını indir:<br />
<a href='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/acilarveucgenler.rar' title='acilarveucgenler.rar'>acilarveucgenler.rar</a>                                        </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/lise/matematik-2/acilar-ve-ucgenler/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dna</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/lise/dna</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/lise/dna#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Apr 2008 11:25:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Lise]]></category>

		<category><![CDATA[dna]]></category>

		<category><![CDATA[rna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/lise/dna</guid>
		<description><![CDATA[

DNA "Deoksi Ribo Nükleik Asit" isimli bir tür molekül grubunun kısaltılmış isimidir.DNA'nın çift zincirli ip merdivene benzer.Çift zincirli yapıdaki DNA zinciri oldukça uzun bir zincirdir.

Nasılki uzun bir ipi makaraya düzenli bir şekilde sarıyorsanız, hücrede buna benzer bir mekanizma ile DNA yı paketleyerek çekirdeğinin (Nukleus) içine yerleştirir.DNA her hücrede bulunur.Örneğin şu an ekrana bakan gözlerinizdeki her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/dna.thumbnail.jpg' alt='dna.jpg' /></p>
<p>DNA &#8220;Deoksi Ribo Nükleik Asit&#8221; isimli bir tür molekül grubunun kısaltılmış isimidir.DNA&#8217;nın çift zincirli ip merdivene benzer.Çift zincirli yapıdaki DNA zinciri oldukça uzun bir zincirdir.</p>
<p>Nasılki uzun bir ipi makaraya düzenli bir şekilde sarıyorsanız, hücrede buna benzer bir mekanizma ile DNA yı paketleyerek çekirdeğinin (Nukleus) içine yerleştirir.DNA her hücrede bulunur.<span id="more-258"></span>Örneğin şu an ekrana bakan gözlerinizdeki her hücrenin içinde DNA zinciri paketlenmiş bir vaziyette yerleşik olarak bulunur.Veyahut klavyeyi kullanan ellerinizdeki herbir hücrenin içerisinde ayrı ayrı DNA molekülü bulunur.Böbreklerinizin hücrelerinde, karaciğerinizin hücrelerinde, kemik hücrelerinizde kısacası vücudunuzdaki her hücrede DNA molekülü mevcuttur. </p>
<p>DNA uzun bir zincir olmasına karşılık üzerindeki baz sıraları bir düzen içerisinde taksim edilmiştir. Taksim edilen bu baz gruplarına ise&#8221; Gen &#8220;denir.Mesela bir canlının DNA zincirinde 15.000.000 adet baz(Nukleotid) dizisi olsun ve bu baz dizileri 1000 &#8216; er adet olmak üzere 15 gruba ayrılmış olsun.İşte bu 15 tane grubun her biri birer &#8220;gen&#8221; dir.İnsan hücresinde ise yaklaşık olarak 3 milyar adet gen bulunur.Tabii her genin içinde binlerce nükleotid dizisi vardır.<br />
Bir canlının bütün karakterleri ise DNA daki genlerde saklıdır.<br />
　</p>
<p>　<br />
&#8220;a=adenin&#8221;,&#8221;t=timin&#8221;,&#8221;g=guanin&#8221; ve &#8220;c=sitozin&#8221; bazları arasında adenin bazı yanlızca timin ile guanin bazı ise yanlızca sitozin(c) ile bağ yapar.<br />
Adenin ve Guanin bazları yapısal olarak büyük boylu moleküllerdir.Timin ve Sitozin ise küçük boylu moleküllerdir.Adenin ve timin bazlarını bir futbol topu, guanin ve sitozin bazlarını ise tenis topu olarak düşünebilirsiniz.</p>
<p>Eger adenin bazının karşısına timin değilde guanin gelseydi heliks yapısının düzgün ilerlemesi mümkün olmayacaktı.Fakat DNA da küçük bazlara karşı büyük bazların gelmesiyle aradaki mesafenin her noktada sabit olması sağlanmıştır. DNA nın yapısı bazların bu şekilde ardı ardına sıralanmasıyla uzayıp gider. </p>
<p>DNA daki şifrelerin deşifre olup organizmayı meydana getirmesi aşama aşama meydana gelmektedir.Bu aşamalar ise sırasıyla ;</p>
<p>1-) DNA dan RNA sentezi (Transkripsiyon)<br />
2-) RNA dan protein sentezi (Translasyon)<br />
3-) Proteini üretilen hücrenin farklılaşması (Morfogenez) </p>
<p>1-) DNA dan RNA sentezi (Transkripsiyon) : </p>
<p>Erkek bir canlıdan gelen spermin taşıdığı bir miktar DNA ile dişi bir canlıdan gelen yumurtanın taşıdığı DNA birleşerek tam bir DNA yı verir.Bu DNA meydana gelecek yavrunun tüm özelliklerini içinde barındırır.Mesela bu canlının DNA sında 1 milyar gen var ise bu genlerin 500 milyontanesi anneden 500 milyon taneside babadan gelir.Yumurta ile spermin birleşmesinin ardından DNA daki o eşsiz şifreler çözülerek, küçücük bir yumurta (zigot) dan kocaman bir canlıyı meydana getirmeye başlar. </p>
<p>İlk aşama RNA sentezidir.Bu işlem DNA nın açılmasıyla başlar.Biliyoruzki DNA daki bazlar karşı karşıya gelip el ele tutuşarak her iki omurgayı birleştirmişlerdi.Fakat bu bazlar ellerini bırakarak yani aralarındaki bağları kopararak DNA nın çift zincirli yapısını tıpkı bir &#8220;fermuar&#8221; gibi açmaya başlar. DNA çözülmeye başladıkça &#8220;RNA polimeraz&#8221; adı verilen özel bir protein DNA nın üzerinde gezerek onu okumaya ve RNA yı sentezlemeye başlar.Bu işlemi daha iyi anlamak icin aşagıdaki şekle bakalım.<br />
　<br />
Sekilde DNA çözülmüş bir vaziyette görülmektedir.Büyük mavi bölge RNA polimerazı temsil etmektedir.Yeşil şerit ise sentezlenen RNA dır. Anlaşılacağı gibi DNA zinciri açılmış ve RNA polimeraz enzimi vasıtasıyla DNA daki bazlara karşılık gelen diğer bazlar birbirlerine eklenerek RNA üretilmektedir. </p>
<p>Uretilen RNA nın DNA dan tek farkı Adenin bazının karşısına Timin yerin &#8221; U &#8221; harfiyle gösterilen &#8221; Urasil &#8221; bazının gelmiş olmasıdır.Üretimi tamamlanan RNA daha sonra DNA üzerinden ayrılarak bir dizi işleme tabii tutulur. </p>
<p>Bu işlemler sırasında RNA kaba olarak DNA dan üretildikten sonra üzerinde düzeltmeler yapılır.Nasılki bir marangoz kestiği tahtaları düzeltmek için yontuyorsa, hücrede aynı şekilde üretilen kaba RNA yı düzeltmek için bir dizi enzimi görevlendirir. </p>
<p>Not: Üretilen bu RNA, mRNA (mesajcı RNA) dır. </p>
<p>2-) RNA dan protein sentezi (Translasyon): </p>
<p>Düzeltme işlemleri tamamlanmış olan mRNA daha sonra çekirdek (nukleus) den çıkarak &#8220;Ribozom&#8221; adı verilen bir organele doğru yol almaya başlar.Ribozoma ulaşan mRNA ribozoma bağlanır. mRNA nın bir özelliği ise DNA daki gibi sıralanan bazların 3 lü gruplar halinde ayrılmış olmasıdır.Bir örnek verelim ;<br />
DNA üzerindeki kodonlar &#8221; AATGCCGATGTA &#8221; şeklinde ise, sentezlenen mRNA nın görünümü &#8221; UUA-CGG-CUA-CAU &#8221; şeklinde olacaktır.Dikkat ederseniz baz sıralamasında bir değişme yoktur, yanlızca bazlar 3 lü gruplar halinde taksim edilmişlerdir.Taksim edilen bu 3 lü gruplara ise &#8220;Kodon&#8221; adı verilir.Tabii RNA da adenin bazına karşılık urasil bazının, guanin bazına karşilik ise sitozin bazının geldiğini unutmamak gerekir. </p>
<p>Bu şekilde üretilen mRNA ribozoma bağlandıktan sonra 3 lü grupların okunmasına başlanır.tRNA adı verilen bir başka RNA çeşidi ise bildiğimiz mRNA veya DNA kadar uzun değildir.tRNA (Taşıyıcı RNA) üzerinde yanlızca 15-20 baz sırası bulundurur.tRNA nın diğer bir özelliği ise birbiri ardına sıralanan bazların bir daire oluşturacak şekilde bağlanmasıdır.Bunu halay çeken bir grup insana benzetebilirsiniz. </p>
<p>tRNA halkasının üzerinde iki önemli bölge vardır.Bu bölgelerden ilki, taşıyacağı aminoasidin tanınmasını sağlayan bölgedir.Diğer bölge ise tRNA nın mRNA ya bağlanacağı, 3 adet baz sırasından oluşan bölgedir.Bu bölgeye ise &#8221; Anti-kodon &#8221; adı verilir. mRNA üzerinde bazların 3 lü gruplar halinde dizildiğinden bahsetmiştik.İşte tRNA üzerinde bulunan, &#8221; anti-kodon &#8221; adı verilen ve yanlızca 3 adet baz sırasından oluşan bu bölge, ribozoma tutunmuş mRNA üzerindeki &#8221; kodon &#8221; adı verilen 3 lü gruplara bağlanır.Tabii tRNA ların anti - kodonları, mRNA üzerindeki kodonlara sırasıyla bağlanırken beraberlerinde taşıdıkları aminoasitleride getirmişlerdir.Bu yüzden tRNA ya bu isim verilmiştir.&#8221; Aminoasiti taşıyan RNA &#8221; </p>
<p>tRNA lar aminoasitleri taşıyıp sırasıyla kodonlara bağlandıkça, tRNA ların sırtlarındaki aminoasitlerde birbirleriyle bağlanmaya başlarlar. </p>
<p>　<br />
　<br />
Usteki şekilde mRNA (messenger RNA) daki kodonlardan birisine bağlanmakta olan bir tRNA görülüyor.Görüldüğü gibi mRNA daki kodonun baz dizilimi GCC, bu kodona bağlanan tRNA nın ise anti - kodonu CGG şeklindedir.tRNA üzerinde bulunan pembe halka ise &#8221; aminoasit &#8221; i temsil etmektedir.<br />
Yüzlerce binlerce tRNA yanyana dizildiklerinde, üzerlerindeki aminoasitlerde yanyana gelmiş olur.İşte yanyana gelmiş olan bu aminoasitler birbirleriyle bağ yaparak proteini sentez etmeye başlar.Hatırlarsanız protein molekülünün aminoasit zincirlerinden meydana geldiğini soylemiştik.<br />
　<br />
tRNA lar sırasıyla mRNA üzerine yerleştikten sonra, sırtlarındaki amino asitler bağ yapar.Tam bu sırada işi biten tRNA yükünü boşaltmış olarak mRNA dan bağını kopararır ve ribozomdan ayrılır.Fakat taşıdığı amino asit, kendinden önceki tRNA nın getirdiği aminoasitle bağ yapmış olarak protein zinciri oluşumuna katılır. </p>
<p>Bu gerçektende insanı hayranlık içerisinde bırakan bir sistemdir.Bugün dünya üzerinde yapay olarak üretilen proteinler bile canlı bir hücre tarafından üretilen proteinin adi bir taklidi olmaktadır. </p>
<p>3-) Proteini üretilen hücrenin farklılaşması </p>
<p>Buraya kadar olan aşamalar hücrede protein sentezi için gerekli işlemleri kapsıyordu.Bundan sonra ise üretilen proteinin çeşidine göre hücrenin kazandığı fonksiyondur. </p>
<p>Bir yumurta ile bir spermin birleşmesiyle meydana gelen yapı zigot adını alır ve tek bir hücreden ibarettir.Zigot içerisinde DNA kendisinin bir kopyasını çıkarır.Dolayısıyla hücrede DNA miktarı iki katına çıkmış olur.Fakat hücre derhal bölünmeye başlar bu DNA lardan birisi bir hücreye giderken diğer DNA ise ikinci yavru hücreye aktarılır.Böylelikle hücre ikiye bölünmüş olur.Bölünmeler ta ki anne karnında bir bebeğin meydana gelmesine dek sürer.<br />
Yani tek bir hücre, o kadar çok bölünme geçirirki sayıları trilyonları bulur ve bir canlı embriyoyu (anne karnındaki bebek) meydana getirir.DNA şifrelemesi ise bu noktada devreye girer.<br />
Bir önceki basamağımız protein sentezi ile ilgiliydi.Fakat proteinler çesitli hücreler için farklı tiplerde üretilir.Bir yavru anne karnında gelişirken, yavrunun gözlerini oluşturacak hücrelerdeki DNA lar yanlızca göz organı ile ilgili proteinleri üretirler.Aynı şekilde yavrunun beynini oluşturacak hücrelerin DNA ları ise yanlızca beyin organı ile ilgili proteinleri üretirler. </p>
<p>Burada önemli olan nokta şudur.İnsanın kemik hücresi olsun, karaciğer hücresi olsun, böbrek hucresi olsun kısacası vücudunun her bolgesindeki hücrelerin içindeki DNA larda insanın bütün organlarını oluşturacak bilgiler saklıdır.Fakat saklanan bu bilgilerden yanlızca ilgili organ için üretilecek protinlerin meydana getirilmesi sağlanır.Yani her hücrede insan vücudunun her organının protein bilgileri saklanır fakat bu proteinlerin hepsi üretilmez.Yanlızca meydana getirilecek organla ilgili proteinler üretilir.Bir organda, organla ilgili proteinler dışında DNA da saklanan diğer proteinlerin üretilmemesi için DNA nın üzeri &#8221; Histon &#8221; adı verilen özel bir proteinle örtülür. </p>
<p>Hücrelerin programlanmış bir şekilde farklı farklı proteinler üretip farklı organlara dönüşmesi olayına Tıp dilinde farklılaşma (morfogenez) denir.Bugün bilim adamlarının kafasını kurcalayan en büyük problem ise hücrelerdeki &#8221; Histon &#8221; ların hangi genlerin üzerini örtüp hangilerinin üzerini açık bırakacağını nereden bildiğidir.Çünkü proteinlerde birer moleküldür ve moleküllerde atomlardan oluşur.Şuursuz ve aklı olmayan atomlar, bu derece muazzam bir tasarım harikasını meydana getiremeyeceğine göre, bu sistem bize açık bir şekilde yaratıldığını göstermektedir.<br />
　<br />
RİBONÜKLEİK ASİT (RNA)<br />
RNA&#8217;lar ribonukleotitlerinbirbirlerine bağlanması ile meydana gelen tek zincirli nukleik asitlerdir. DNA molekülleri ile kıyaslandığı zaman boyları daha kısadır. Hemen hemen bütün hücrelerde bol olarak bulunmaktadırlar. Gerek prokaryotik gerek ökaryotik hücrelerde genellikle üç ana sınıf RNA&#8217;ya rastlanmaktadır. Bunlar mesencır RNA (mRNA), ribozomal RNA (rRNA) ve transfer RNA (tRNA) dır. Bütün RNA&#8217;lar tek zincirli özel bir baz dizisine, karakteristik bir molekül ağırlığına sahip ve belirli bir biyolojik fonksiyonu yerine getirmektedir.<br />
MESENCIR RNA (mRNA)</p>
<p>DNA&#8217;da saklı bulunan genetik bilginin, protein yapısına aktarılmasında kalıplık görevi yapan aracı bir moleküldür. mRNA ribozomlara tutunur ve DNA&#8217;dan aldığı genetik şifreye göre sentezlenecek proteinin amino asit sırasını tayin etmektedir. Her mRNA molekülü, DNA üzerinde bulunan ve gen adı verilen belirli bir bölge ile komplementerlik göstermektedir. Tek bir ökaryotik hücre yaklaşık 10.000 farklı mRNA molekülü ihtiva etmekte ve bunların her birinden bir veya daha fazla polipeptid zinciri sentezlemektedir.</p>
<p>TRANSFER RNA (tRNA)</p>
<p>tRNA&#8217;lar da ribonukleotidlerin polimerize olması ile meydana gelmiş, çok kıvrımlar gösteren ve tek zincirli yapıya sahip bir RNA çeşididir. tRNA&#8217;lar yonca yaprağına benzeyen üç boyutlu yapılarında yer yer çift sarmallı bir durum göstermektedir. Zincirde yer alan ribonukleotid sayısı 70 ile 99 arasında, molekül ağırlığı ise 23.000 ile30.000 dalton arasında değişmektedir. Doğada yer alan 20 aminoasitin her biri için en az bir tRNA molekülü bulunmaktadır. tRNA&#8217;lar adaptörlük görevi yaparak bir uçlarına bağladıkları amino asiti, ribozoma tutunmuş mRNA&#8217;nın taşıdığı kodono göre polipeptid zincirine dizerler. tRNA&#8217;lar üç bazdan meydana gelen antikodon adı verilen uçları ile yine mRNA üzerinde bulunan ve kodon adı verilen bölgeye geçici bağlanarak amino asitlerin mRNA üzerindeki şifreye göre doğru bir şekilde dizilmelerini temin etmektedir.</p>
<p>RİBOZOMAL RNA (rRNA)</p>
<p>rRNA&#8217;lar ribozomların ana yapısal elementi olup yaklaşık olarak ribozom ağırlığının % 65&#8242;ini teşkil ederler. Prokaryotik hücrelerde 3 çeşit, ökaryotik hücrelerde ise 4 çeşit rRNA bulunmaktadır. Ribozomal RNA&#8217;lar ribozomların yapı ve fonksiyonlarında önemli rpller oynamaktadır.<br />
Bunlara ilave olarak ökaryotik hücrelerde iki çeşit RNA daha bulunmaktadır. Bunlardan birincisi heterojen nuklear RNA (hnRNA)&#8217;lardır. Bunlar ökaryotik hücrede sentezlenen ve prosese uğramamış öncül mRNA molekülleridir. İkincisi ise küçük nuklear (snRNA)&#8217;dır ve yine öncül mRNA moleküllerinin prosese uğraması esnasında ortaya çıkmaktadırlar.</p>
<p>Resimli metin için aşağıdaki dosyayı indiriniz<br />
<a href='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/dna.rar' title='dna.rar'>dna.rar</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/lise/dna/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sabun İmalatı</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/lise/kimya/sabun-imalati</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/lise/kimya/sabun-imalati#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Apr 2008 20:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>

		<category><![CDATA[sabun]]></category>

		<category><![CDATA[sabun imalatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/lise/kimya/sabun-imalati</guid>
		<description><![CDATA[

Diğer sabun çeşitleri ise şunlardır.
METAL SABUN
 Genellikle ağır metallerden her hangi birinin çözünen bir tuz ile alkali bir sabunun tepkimesinden oluşan sabun
 PUL SABUN
 Yağ asitleri ile reçine asitlerinin oranı en az % 78 olan, küçük yada iri parçalı, ince ve düzgün pulcuklardan oluşan sabun
AYDAM SABUN
   Homojenliğini koruması, eloktrelitlere karşı duyarsız hale getirilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/sabun.jpg' alt='sabun.jpg' /></p>
<p>Diğer sabun çeşitleri ise şunlardır.<br />
METAL SABUN<br />
 Genellikle ağır metallerden her hangi birinin çözünen bir tuz ile alkali bir sabunun tepkimesinden oluşan sabun<br />
 PUL SABUN<br />
 Yağ asitleri ile reçine asitlerinin oranı en az % 78 olan, küçük yada iri parçalı, ince ve düzgün pulcuklardan oluşan sabun<span id="more-255"></span><br />
AYDAM SABUN<br />
   Homojenliğini koruması, eloktrelitlere karşı duyarsız hale getirilmesi için, yapısına şeker, gliserin ya da bir alkol katılan sabun<br />
SIVI SABUN<br />
 Bilesiminde % 36 oranında hindistan cevizi yağından elde edilmiş potasyum sabunu bulunan sulu çözeltiye denir.<br />
    TIBBİ SABUN<br />
   Badem yada çekirdek yağının sodyum hidroksit çözeltisiyle sabunlaşması sırasında ilk aşamada elde edilen sabun : bu sabunlar kir çıkartmaktan çok dezenfektan olarak kullanırlar.<br />
    TOZ SABUN<br />
Yağ asitleri ile reçine asitlari oranı en az % 82 olan toz halinde sert sabun ( Toz sabunlar çamaşır için özel hazırlanır.<br />
 YÜZER SABUN : Yoğunluğunu  suyun yoğunluğunun altına düşürmek için karıştırma yoluyla içine hava katılan sabun<br />
YARI PİŞMİŞ SABUN : Kısmi bir tuzlama yapılsın yada yapılmasın sıcakta hamurlaştırma işlemiyle elde edilen sabun<br />
SOĞUK ÜRETİM SABUNU : Sıvı durumda katılın dolgu maddeleriyle  alkali kostik çözeltinin ısı veren tepkimesi sonunda elde edilen sabun.<br />
PONZA SABUNU : Bu sabunun diğer ismi ise mineral sabundur. Bileşimine ponza taşı katılan bir sabundur .<br />
 SABUNUN ÜRETİMİ<br />
Sabun ilk olarak içyağı, yer fıstığı yağı, palmiye özü yağı, hindistan cevizi yağı, zeytinyağı vb. gibi yağlı maddelerden  lede edilen yağ asitleri ile sodyum tuzlarının tepkimesinden oluşur. Yağlı madde karışımının seçimi, yerel ekonomik koşullara ve üründe bulunması istenen ( kir sökme, köpürme ve yüzey ıslatma, yumuşaklık verme vb. ) göre yapılır. Klasik sabun üretimi yada tam deyimle Marsilya yöntemi, şu dört evreden oluşur : sabunlaşma, yıkama, pişim, sıvılaştırma. Sabunlaşma evresi sodyum hidroksitle kimyasal bir tepkimenin gerçekleştrilmesine dayanır ; Yıkama aşamasında sabun üretiminin önemli bir yan ürünü olan gliserol ayrılır ve sabun tek başına elde edilir ;  Pişim sabunlaşmayı sağlar ; Sıvılaştırmaysa sabunun daha sonra kolayca kullanılabileceği fiziksel bir biçime sokulması işlemidir. Sabuncu ustasının uzun bir çıraklık dönemi boyunca  görgü yoluyla öğrenerek uyguladığı bu farklı aşamalardaki kimyasal tepkimeler, yapılan araştırmalarla anlaşılmış, dolayısıyla bunların denetim altına alınması sağlanmıştır. Günümüzde bu sürecin tamamı çok iyi bilinmektedir; bu dört evrenin genellikle otomatik ve en iyi biçimde kesintisiz olarak uygulanması, modern sabunculuğun temelini oluşturur. Bu aşamalardan sonra sıvı sabun, tüketicilerin kullandığı parça sabunları dönüştürülür. Bitirme denen bu son aşama kurutma, yoğurma, kalıplama, kesme, markalama ve nihayet ambalajlama işlemlerini kapsar. yoğurma sırasında sabuna kendi özelliklerini ürüne aktaran dolgu maddeleri, talk pudrası, parfümler, boyar maddeler, alı koyucular, deodoranlar vb. gibi katkı ürünleri ilave edilir.Bumaddelerin türleri ve miktarları, elde edilen ürünün kullanım amacına ( el sabunu, tuvalet sabunu bakteri öldürücü sabun vb. ) göre değişir. Son yıllarda çamaşır makinelerinde  kullanılmak üzere özel toz sabunlar geliştirilmişti .<br />
Karmaşık formüllü bu tür sabunlar, patent hakları ile koruma altına alınmışlardır. Bu ürünlerin bileşiminde sabunun yanı sıra ayrıca, sudaki kireç taşıyla oluşan kireçli sabunları dağıtan etkenlerle çamaşırın sertleşmesine yol açan bu kireçli sabunların çamaşır üzerine çökmesini önleyen etkenler bulunur.Günümüzde  petrol türevleriden elde edilen klasik deterjanlarla bu yeni toz sabunlar arasında yoğun bir rekabet sürmaktedir.<br />
Türkiye&#8217; de, sabun üretimi oldukça eski tarihlere dayanmakta, resmi kayıtlara göre XIX. yuzyıl başlarında Antakya&#8217; da taş kazanlarda sabun yapıldığı bilinmektedir.Günümüzde ise, birkaç büyük tesis dışında sabun üretimi, çok dağanık ve küçük kapasiteli imalathanelerde yapılmaktadır. Öte yandan sabun&#8217; un önemli hammaddelerinden sudkostik ve donyağının büyük bir bölümü yurt dışından sağlanmaktadır. 1992 yılında, Türkiye sabun üretimi 160.000 ton, yurtiçi talep 100.000 ton olmuş, sabun dış satımı 60.000 ton, dışalımı ise 2.000 ton olarak gerçekleşmiştir.<br />
KAYNAKLAR : Gelişim Hachette<br />
                            Büyük Larousse<br />
                            Meydan Larousse<br />
Hazırlayanlar: Yakup KUBUR, Ahmet ÜNVER, Bahri İKTUMUR ,Mayıs 1998<br />
<a href='http://www.bilgeogretmen.com/wp-content/uploads/2008/04/sabun-imalati.doc' title='sabun-imalati.doc'>sabun-imalati.doc</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/lise/kimya/sabun-imalati/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
