<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilge Öğretmen &#187; Fizik</title>
	<atom:link href="http://www.bilgeogretmen.com/category/lise/fizik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilgeogretmen.com</link>
	<description>Öğretmen ve Öğrenciler için kaynaklar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 19:42:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Atom Modelleri</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/atom-modelleri</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/atom-modelleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 17:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[11. sınıf fizik roketler]]></category>
		<category><![CDATA[11.sınıf fizik roketlerin çalışma prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[3. Rutherford Atom Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[atam  taneciği]]></category>
		<category><![CDATA[atom modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[atom ve radırford]]></category>
		<category><![CDATA[atomun modelleri ve özellikleri lise iki konuları]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik ilkesine göre atom modeli]]></category>
		<category><![CDATA[bohr atom modeli postülatları]]></category>
		<category><![CDATA[en son modern atom modeli]]></category>
		<category><![CDATA[fizik bilge]]></category>
		<category><![CDATA[fizik roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı sukut]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlananlar]]></category>
		<category><![CDATA[john thomson un atomla ilgili sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[kışlaya]]></category>
		<category><![CDATA[maddenin öteleme hareketi fizik]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen modelleri ?]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme yapmak ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[radırford]]></category>
		<category><![CDATA[radırford atom açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[radırford atom modeli]]></category>
		<category><![CDATA[radırford atomu]]></category>
		<category><![CDATA[RADIRFORD MODELİ]]></category>
		<category><![CDATA[roketler 11.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[roketler 11.sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[roketler fizik]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensibi 10 sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensibi fizik]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensipleri-tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı ve çalışma prensipleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=446</guid>
		<description><![CDATA[Thomson Atom Modeli : (1902) üzümlü kek şeklindeki atom modeli; Thomson atom altı parçacıklar üzerinde çalışmalar yaparken icat ettiği katot tüpü yardımıyla 1887 yılında elektronu keşfinden sonra kendi atom modelini ortaya attı. Thomson&#8217;a göre Atom dışı tamamen pozitif yüklü bir küre olup ve negatif yüklü olan elektronlar ise kek içerisindeki gömülü üzümler gibi bu küre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Thomson Atom Modeli :<br />
(1902) üzümlü kek şeklindeki atom modeli;</p>
<p>Thomson atom altı parçacıklar üzerinde çalışmalar yaparken icat ettiği katot tüpü yardımıyla 1887 yılında elektronu keşfinden sonra kendi atom modelini ortaya attı. Thomson&#8217;a göre Atom dışı tamamen pozitif yüklü bir küre olup ve negatif yüklü olan elektronlar ise kek içerisindeki gömülü üzümler gibi bu küre içerisine gömülmüş hâldedir.</p>
<p><span id="more-446"></span></p>
<p>Rutherford Atom Modeli:<br />
(1911) güneş sistemine benzeyen atom modeli;</p>
<p>Thomson&#8217;m modeline pek inanmayan Rutherford ünlü alfa saçılması deneyi ile kimya tarihine nükleer atom kavramım sokarak yeni çığır açmıştır. İnce altın levhayı radyoaktif atomların yayınladıkları alfa ışınlarıyla bombardımana tabii tutan Lord Ernest Rutherford gözlemlerine ve deneylerinin sonuçlarına dayanarak, atomun Thomson tarafından hayâl edilmiş &#8220;fon statik topluluk olamayacağına hükmetti. Ve atomun yapısını, topta gezegenlerin Güneş&#8217;in etrafında gravitasyon kuvvetinin etkisiyle dolandıkları gibi gibi elektronlum da pozitif yüklü bir çekirdeğin etrafında elektriksel çekim kuvvetinin etkisi alanda dolanmakta olduğu dinamik bir model olarak açıkladı.</p>
<p>Bohr Atom Modeli :<br />
(1913) kuvantum teorisinin sahneye çıkışı;</p>
<p>Rutherford atom modeli üzerinde kafa yoran Danimarkalı fizikçi Niels Bohr, klasik fizik gereği çekirdeğin etrafında dolanan elektronların ivmeli hareketlerinden dolayı, enerji kaybederek çekirdeğe düşmeleri gerektiğini düşündü. Ama hiç de böyle olmamakta ve atom kararlılığını muhafaza etmektedir. Bohr atomun bu karalılığını;</p>
<p>1. Elektron hareketlerinin ancak belirli yörüngeler (enerji seviyeleri) üzerinde mümkün olmasıyla,</p>
<p>2. Elektronun, bir yörüngeden bir başkasına geçişini ise belirli bir miktarda (bir kuvantum miktarında) bir enerji kazanmasına (ya da kaybetmesine) bağlı olduğuna, ve</p>
<p>3. Bir atomda, elektronların daha da alana düşmeyecekleri bir en alt enerji düzeyinin var olmasıyla açıklamaktadır.</p>
<p>De Broglie&#8217;un Atom Modeli:<br />
(1923) Broglie&#8217;un dalga modeli;</p>
<p>Bohr&#8217;n atom modeli elektronların yörüngeler arası geçişlerin mümkün kılan &#8220;enerji (kuvantum) sıçramaları&#8221; açıklamakta yetersiz kalmaktaydı. Bunun çözümü Fransız fizikçisi Prens Victor De Broglie tarafından teklif edildi. De Broglie bilinen bazı taneciklerin uygun koşullar altında tıpkı elektromanyetik radyasyonlar gibi, bazen de elektromanyetik radyasyonların uygun şartlarda tıpkı birer tanecik gibi davranabileceklerini düşünerek elektronlara bir &#8220;sanal dalga&#8221;nın eşlik ettiği öne sürerek bir model teklif etti. Bu modele göre farklı elektron yörüngelerini çekirdeğin etrafında kapalı dalga halkaları oluşturmaktaydılar.</p>
<p>Born&#8217;un Atom Modeli :<br />
(1927) olasılık kavramına dayanan atom modeli;</p>
<p>Almanya&#8217;lı kuramsal bir fizikçi olan Born Heisenberg&#8217;in belirsizlik ilke katlamakla beraber bir takım olasılık ve istatistiki hesaplar neticesinde bir elektronun uzaydaki yerini yaklaşık olarak hesap etmenin mümkün olabileceğini öne sürdü. Born Schrödinger&#8217;in dalga denklemini olasılık açısından yorumlayarak dalga mekaniği ile kuvantum teorisi arasında bir bağıntı kurdu. Böylece elektronun uzayın bir noktasında bulunması ihtimalinin hesaplanabileceğini göstermiş oldu.</p>
<p>1.1. ATOM MODELLERİ<br />
Bugün bildiğimiz atom bilgisi, teorik ve deneysel konularda yıllardır sürekli yapılan çalışmaların bütünüdür. Çalışmalar sonucunda atomun var-im ı kesin bilgi hâlini aldıktan sonra, onları daha yakından tanımak, özelikleri ile ilgili araştırma ve incelemeler yapmak için modeller tasarlanmaya başlanmıştır. Model, bir konu ya da olayın anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanır, ancak olayın gerçek niteliğini belirtmez.</p>
<p>Atom modelleri; ilim adamları tarafından hayal edilmiş tablolardan ibarettir. Bunlar atomu doğrudan doğruya gözlemleyerek yapılan tasanlar Değildir. En sade atom modelinde atomlar, içi dolu esnek küre olarak kail edilir. Şimdi atom modellerini inceleyelim.</p>
<p>1.1.1. DALTON ATOM MODELİ<br />
Sabit oranlar kanunu ve katlı oranlar kanunu olarak gördüğümüz bileşik-i terdeki kütlesel ilişkilere bakarak 1803 yılında John Dalton, maddelerin çok çok küçük yapı taşlarının topluluğu halinde bulunduğu, fikrini ileri sürdü. Dalton atom teorisi olarak ortaya konulan temel özellikler şunlardır;</p>
<p>1. Maddelerin özelliklerini gösteren birim parçacıklar atomlar veya atom gruplarıdır.</p>
<p>2. Aynı cins elementlerin atomları birbirleriyle tamamen aynıdır.</p>
<p>3. Atomlar içi dolu kürelerdir.</p>
<p>4. Farklı cins atomlar farklı kütlelidir.</p>
<p>5. Maddenin en küçük yapıtaşı atomdur. Atomlar parçalanamaz.</p>
<p>6. Atomlar belli sayılarda birleşerek molekülleri oluştururlar. Örneğin, 1 atom X ile l atom Y&#8217;den XY, l atom X ile 2 atom Y den XY2 bileşiği oluşur. Oluşan bileşikler ise standart özellikteki moleküller topluluğudur.</p>
<p>Atomla ilgili günümüzdeki bilgiler dikkate alındığında Dalton atom modelindeki eksikliklere ek olarak üç önemli yanlış hemen fark edilir.</p>
<p>1. Atomlar, içi dolu küreler değildir. Boşluklu yapıdadırlar.</p>
<p>2. Aynı cins elementlerin atomları tam olarak aynı değildir. Kütleleri farklı (İzotop) olanları vardır.</p>
<p>3. Maddelerin en küçük parçasının atom olduğu ve atomların parçalanamaz olduğu doğru değildir. Radyoaktif olaylarda atomlar parçalanarak daha farklı kimyasal özellikte başka atomlara ayrışabilir; proton, nötron, elektron gibi parçacıklar saçabilirler.</p>
<p>1.2. THOMSON ATOM MODELİ<br />
Dalton atom modelinde (-) yüklü elektronlardan ve (+) yüklü protonlardan söz edilmemişti. Yapılan deneyler yardımıyla, katot ışınlarından elektronun, kanal ışınlarından protonun varlığı ortaya konulmuştu. Bu bilgiler ışığında Thomson&#8217;un atomla İlgili fikirlerini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz.</p>
<p>1. Protonlar ve nötronlar yüklü parçacıklardır. Bunlar yük bakımından eşit, işaretçe zıttırlar. Proton + 1 birim yüke; elektron ise -l birim yüke eşittir.</p>
<p>2. Nötr bir atomda proton sayısı elektron sayısına eşit olduğundan yükler toplamı sıfırdır.</p>
<p>3. Atom yarıçapı 10-8 cm olan bir küre şeklindedir. Söz konusu küre içerisinde proton ve elektronlar atomda rast gele yerlerde bulunurlar. Elektronun küre içindeki dağılımı üzümün kek içindeki dağılımına benzer.</p>
<p>4. Elektronların kütlesi ihmal edilebilecek kadar küçüktür. Bu nedenle atomun ağırlığını büyük ölçüde protonlar teşkil eder.</p>
<p>Nötron denilen parçacıklardan bahsedilmemesi Thomson Atom teorisinin eksiklerinden biridir. Proton ve elektronların atomda rastgele yerlere bulunduğu İddiası ise teorinin hatalı yönüdür.</p>
<p>1.1.3. RUTHERFORD ATOM<br />
Atomun yapısının açıklanması hakkında,önemli katkıda bulunanlardan birisi de Ernest Rutherford (Örnıst Radırford) olarak bilinir. Rutherford&#8217;dan önce Thomson atom modeli geçerliydi. Bu modele göre, atom küre şeklindedir. Ve küre içerisinde proton ve elektronlar bulunmaktadır. Acaba bu proton ve elektronlar atom içerisinde belirli bir düzene mi, yoksa rastgele bir dağılım içerisinde mi bulunuyorlar? Bu sorunun cevabı daha bulunamamıştı. Rutherford bu sorunun cevabı ve Thomson atom modelinin doğruluk derecesini anlamak için yaptığı alfa (a) parçacıkları deneyi sonucunda bir model geliştirmiştir.</p>
<p>Polonyum ve radyum bir a-ışını kaynağıdır. Rutherford, bir radyoaktif kaynaktan çıkan a-taneciklerini bir demet hâlinde iğne ucu büyüklüğündeki yarıktan geçirdikten sonra, kalınlığı 10-4 cm kadar olan ve arkasında çinko sülfür (ZnS) sürülmüş bir ekran bulunan altın levha üzerine gönderdi.</p>
<p>Altın levhayı geçip ekran üzerine düşen a &#8211; parçacıkları ekrana sürülen ZnS üzerinde ışıldama yaparlar. Böylece metal levhayı geçen a &#8211; parçacıklarını sayma imkanı elde edilir. Rutherford, yaptığı deneylerde metal levha üzerine gönderilen a- parçacıklarının % 99,99 kadarının ya hiç yollarında sapmadan ya da yollarından çok az saparak metal levhadan geçtiklerini, fakat çok az bir kısmının ise metale çarptıktan sonra büyük bîr açı yaparak geri döndüklerini gördü. Rutherford daha sonra deneyi altın levha yerine, kurşun, bakır ve platin metallerle tekrarladığında aynı sonucu gördü. Kinetik enerjisi çok yüksek olan ve çok hızlı olarak bir kaynaktan çıkan a &#8211; parçacıklarının geriye dönmesi için;</p>
<p>1. Metal levhada pozitif kısmın olması,</p>
<p>2. Bu pozitif yüklü kısmın kütlesinin (daha doğrusu yoğunluğunun) çok büyük olması gerekir.</p>
<p>Bu düşünceden hareketle Rutherford, yaptığı bu deneyden şu sonuçlan çıkardı.</p>
<p>Eğer, a tanecikleri atom içerisindeki bir elektrona çarpsaydı, kinetik enerjileri büyük olduğu için elektronu yerinden sökerek yoluna devam edebilirlerdi. Ayrıca, a &#8211; taneciği pozitif, elektron negatif olduğundan geriye dönüş söz konusu olmaması gerekirdi. Bu düşünceyle hareket eden Rutherford, metale çarparak geriye dönen alfa parçacıklarının sayısı metal levhadan geçenlere oranla çok küçük olduğundan; atom İçerisinde pozitif yüklü ve kütlesi büyük olan bu kısmın hacmi, toplam atom hacmine oranla çok çok küçük olması gerektiğini düşünerek, bu pozitif yüklü kısma çekirdek dedi.</p>
<p>Rutherford, atomun kütlesinin yaklaşık olarak çekirdeğin kütlesine eşit olduğunu ve elektronlarında çekirdek etrafındaki yörüngelerde döndüğünü ileri sürmüştür. Buna göre, Rutherford atomu güneş sistemine benzetmiş oluyordu. Rutherford atom modelini ortaya koyduğunda nötronların varlığı daha bilinmiyordu. Günümüzde ise «çekirdeğin proton ve nötronlar içerdiği ve bunların çekirdeğin kütlesini oluşturduklarına inanılmaktadır. Rutherford&#8217;un ortaya koyduğu atom modelinin boyutlarını da anlamak önemlidir. Bunu şu şekilde ifade edebiliriz. Eğer, bir atomun çekirdeği bir tenis topu büyüklüğünde olsaydı, bu atom büyük bir stadyum büyüklüğünde olurdu.</p>
<p>He atomu 2 proton, 2 nötron ve 2 elektrondan oluşur. Bir He atomunun 2 elektronu tamamen uzaklaştırılırsa geriye +2 yüklü helyum iyonu (He+2) kalır. Bu iyona alfa (a) parçacığı (alfa ışını) denir.</p>
<p>Bir atomu a &#8211; taneciği ile incelemek, bir şeftaliyi uzun bir iğne ile incelemeye benzer, iğnenin şeftalinin ortasında sert bir şeye çarptığını tespit ederek şeftali çekirdeğinin varlığını ve büyüklüğünü onu hiç görmeden anlamak mümkündür. Bu arada şeftali ile çekirdeğinin büyüklüğü ve atom ile çekirdeğinin büyüklüğünün aynı oranda olamayacağı unutulmamalıdır.</p>
<p>1.1.4. Bohr Atom Teorisi<br />
Buraya kadar anlatılan atom modellerinde, atomun çekirdeğinde, (+) yüklü proton ve yüksüz nötronların bulunduğu, çekirdeğin etrafında dairesel yörüngelerde elektronların dolaştığı ifade edildi. Bu elektronların çekirdek etrafında nasıl bir yörüngede dolaştığı, hız ve momentumlarının ne olduğu ile ilgili bir netice ortaya konmadı. Bohr ise atom teorisinde elektronların hareketini bu noktadan inceledi.</p>
<p>1913 yılında Neils Bohr, hidrojen atomunun spektrum çizgilerini ve Planck&#8217;ın kuvantum kuramını kullanarak Bohr kuramını ileri sürdü. Bu bilgiler ışığında Bohr postulatları şöyle özetlenebilir.</p>
<p>1. Bir atomdaki elektronlar çekirdekten belli uzaklıkta ve kararlı hâllerde hareket ederler. Her kararlı hâlin sabit bir enerjisi vardır.</p>
<p>2. Her hangi bir kararlı enerji seviyesinde elektron dairesel bir yörüngede (orbitalde) hareket eder. Bu yörüngelere enerji düzeyleri veya kabukları denir.</p>
<p>3. Elektron kararlı hâllerden birinde bulunurken atom ışık (radyasyon) yayınlamaz. Ancak, yüksek enerji düzeyinden daha düşük enerji düzeyine geçtiğinde, seviyeler arasındaki enerji farkına eşit bir ışık kuantı yayınlar. Burada E = h-i) bağıntısı geçerlidir.</p>
<p>4. Elektron hareketinin mümkün olduğu kararlı seviyeler, K, L, M, N, O gibi harflerle veya en düşük enerji düzeyi l olmak üzere, her enerji düzeyi pozitif bir tam sayı ile belirlenir ve genel olarak &#8220;n&#8221; İle gösterilir, (n: 1,2,3 &#8230;..¥)</p>
<p>Bugünkü bilgilerimize göre; Bohr kuramının, elektronların dairesel yörüngelerde hareket ettikleri, ifadesi yanlıştır.</p>
<p>Bohr atom modeli, hidrojen atomunun davranışını çok iyi açıkladığından ve basit olduğundan önce büyük ilgi gördü. Ancak, bu model çok elektronlu atomların davranışlarını (atomların spektrumlarını, atom çekirdeğinin bir elektronunu yakalayarak başka atom çekirdeğine dönüşünü) açıklayamadığından yaklaşık 12 yıl kadar geçerli kaldı. Daha sonra yerini modern atom teorisine bıraktı.</p>
<p>Bohr&#8217;a göre, elektronlar çekirdekten belirli uzaklıklarda dairesel yörüngeler izlerler. Çekirdeğe en yakın yörüngede bulunan (n = 1) K tabakası en düşük enerjilidir. Çekirdekten uzaklaştıkça tabakanın yarıçapı ve o kabukta bulunan elektronun enerjisi artar. Elektron çekirdekten sonsuz uzaklıkta iken (n @ ¥) elektronla çekirdek arasında, çekim kuvveti bulunmaz. Bu durumda elektronun potansiyel enerjisi sıfırdır. Elektron atomdan uzaklaşmış olur. Bu olaya iyonlaşma denir.</p>
<p>Elektron çekirdeğe yaklaştıkça çekme kuvveti oluşacağından, elektronun bir potansiyel enerjisi olur. Elektron çekirdeğe yaklaştıkça atom kararlı hâle doğru gelir, potansiyel enerjisi azalır. Buna göre, elektronun her enerji düzeyindeki potansiyel enerjisi sıfırdan küçük olur. Yani negatif olur. Bohr hidrojen atomunda çekirdeğe en yakın enerji düzeyinde (K yörüngesi) bulunan elektronun enerjisini -313,6 kkal/mol olarak bulmuştur.</p>
<p>1.1.5. MODERN ATOM MODELİ<br />
Bohr, elektronu, hareket hâlinde yüklü tanecik olarak kabul edip, bir hidrojen atomundaki elektronun sadece bazı belirli enerjilere sahip olacağını varsayarak teorisini ortaya atmıştı. Bu teori, hidrojen gibi tek elektronlu He+, Li+2 iyonlara da uymasına rağmen çok elektronlu atomların, ayrıntılı spektrumlarının, kimyasal özelliklerinin açıklanmasına uymamaktadır. Yine de, modern atom modelinin gelişmesinde bir basamak teşkil etmiştir.</p>
<p>Modern atom modeli, dalga mekaniğindeki gelişmelerin elektronun hareketine uygulanmasına dayanmaktadır. Bu modelin öncüleri Lois de Broglie , Heisenberg ve Schrödinger gibi bilim adamlarıdır.</p>
<p>1924 yılında Louis de Broglie, ışık ve maddenin yapısını dikkate alarak, küçük tanecikler bazen dalgaya benzer özellikler gösterebilirler, şeklindeki hipotezini ortaya attı. 1927 yılında de Broglie&#8217;nin hipotezi elektron demetlerinin bir kristal tarafından, X-ışınlarına benzer biçimde saptırılması ve dağıtılması deneyi İle ispatlandı.</p>
<p>1920&#8242;li yıllarda Werner Heisenberg, atomlardan küçük taneciklerin davranışlarını belirlemek için ışığın etkisini inceledi. Bunun sonucunda Heisenberg belirsizlik ilkesi olarak anılan şu neticeyi çıkardı.</p>
<p>&#8220;Bir taneciğin nerede olduğu kesin olarak biliniyorsa, aynı anda taneciğin nereden geldiği veya nereye gittiğini kesin olarak bilemeyiz. Benzer şekilde, taneciğin nasıl hareket ettiğini biliyorsak onun yerini kesin olarak bilemeyiz.&#8221;</p>
<p>Buna göre, elektronun herhangi bir andaki yeri ve hızı aynı zamanda kesin olarak bilinemez. Bir taneciğin yerini ve hızını ölçebilmek için, o taneciği görmek gerekir. Taneciğin görünmesi de taneciğe ışık dalgası göndermek ile olur. Elektron gibi küçük tanecikleri tespit etmek için düşürülen uygun dalga boyundaki ışık, elektronun yerini ve hızını değiştirir. Bu yüzden, aynı anda elektronun yeri ve hızı ölçülemez. Bu nedenle de elektronların çekirdek etrafında belirli dairesel yörüngeler izledikleri söylenemez. Yörünge yerine elektronun (ya da elektronların) çekirdek etrafında bulunma olasılığından söz etmek gerekir.</p>
<p>Modern atom modeli, atom yapısı ve davranışlarını diğer atom modellerine göre, daha iyi açıklamaktadır. Bu model, atom çekirdeği etrafındaki elektronların bulunma olasılığını kuvantum sayılan ve orbitaller ile açıklar, kuvantum sayıları, bir atomdaki elektronların enerji düzeylerini belirten tam sayılardır. Orbitaller ise elektronun çekirdek etrafında bulunabilecekleri bölgelerdir.</p>
<p>Elektron tanecik olarak düşünüldüğünde; orbital, atom içerisinde elektronun bulunma olasılığı en yüksek olan bölgeyi simgeler. Elektron maddesel bir dalga olarak düşünüldüğünde ise, orbital, elektron yük yoğunluğunun en yüksek olduğu bölgeyi simgeler. Yani, elektron tanecik olarak kabul edildiğinde elektronun belirli bir noktada bulunma olasılığından, dalga olarak kabul edildiğinde ise elektron yük yoğunluğundan söz edilir</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/zik-11-sinif-roketlerin-yapisi-tarihcesi" title="zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi (11 Ekim 2009)">zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/minik-yildizlar-egitim-seti-gunluk-planlar-48-60-ay-60-72-ay" title="Minik Yıldızlar Eğitim Seti Günlük Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay) (03 Ekim 2009)">Minik Yıldızlar Eğitim Seti Günlük Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/%e2%80%98medya-okuryazarligi%e2%80%99-dersi-zorunlu-olacak" title="‘Medya okuryazarlığı’ dersi zorunlu olacak (03 Ekim 2009)">‘Medya okuryazarlığı’ dersi zorunlu olacak</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sunumtartismapanel-ders-notlari" title="Sunum,tartışma,panel Ders Notları (18 Ekim 2009)">Sunum,tartışma,panel Ders Notları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sevimli-cocuklar-egitim-seti-gunluk-planlar-48-60-ay-60-72-ay" title="Sevimli Çocuklar Eğitim Seti Günlük Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay) (03 Ekim 2009)">Sevimli Çocuklar Eğitim Seti Günlük Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay)</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/atom-modelleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Edison</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/edison</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/edison#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 17:47:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[ampul ve fonografinin farkı]]></category>
		<category><![CDATA[calismak insani su uc beladan kurtar bu ne anliyorsunuz?]]></category>
		<category><![CDATA[Edison]]></category>
		<category><![CDATA[edison anı]]></category>
		<category><![CDATA[edison anısı]]></category>
		<category><![CDATA[edison general electric company]]></category>
		<category><![CDATA[edison ile ilgili anılar]]></category>
		<category><![CDATA[edison ile ilgili çocukluk  anılar]]></category>
		<category><![CDATA[edison nerede ÖĞRETMENLİK YAPTI]]></category>
		<category><![CDATA[edisonun çocukluk anısının kısa özeti]]></category>
		<category><![CDATA[edisonun lambayı nasıl icat ettiği ingilizce olarak]]></category>
		<category><![CDATA[edisonun yaptığı buluşların tarihe göre sıralanması]]></category>
		<category><![CDATA[emredici]]></category>
		<category><![CDATA[fonografi ile  üç tane  cümle]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlananlar]]></category>
		<category><![CDATA[jiao]]></category>
		<category><![CDATA[kaırga anlamına gelen sözler]]></category>
		<category><![CDATA[kronolojik sıraya göre matematik buluşları]]></category>
		<category><![CDATA[merkezince]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenim Bilge açıcı]]></category>
		<category><![CDATA[thomas  alva  edison  un  bir  anısı]]></category>
		<category><![CDATA[thomas alva edison tarihsel anısı]]></category>
		<category><![CDATA[thomas alva edisonun  çocukluk anısı anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[thomas alva edisonun buluşları kısaca anaokulu için]]></category>
		<category><![CDATA[thomas alve edison ÇOCUKLUK ANISI]]></category>
		<category><![CDATA[Tomas Elva Edisın ın anıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=444</guid>
		<description><![CDATA[Thomas Alva Edison ( 11 Şubat 11 Şubat Gregorian Takvimine göre yılın 42. günüdür. Sonraki sene için 323 gün var (Artık yıllarda 324). 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamıdır. Bazı icatları tamamen orjinal olmamakla birlikte, eski icatların geliştirilmesi veya yönetimi altında çalışan yüzlerce çalışana aittir. Yinede Edison elinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Thomas Alva Edison ( 11 Şubat 11 Şubat Gregorian Takvimine göre yılın 42. günüdür. Sonraki sene için 323 gün var (Artık yıllarda 324).<br />
20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamıdır. Bazı icatları tamamen orjinal olmamakla birlikte, eski icatların geliştirilmesi veya yönetimi altında çalışan yüzlerce çalışana aittir. Yinede Edison elinde bulundurduğu kendi adını taşıyan 1,097 Amerikan patentiyle tarihteki en önemli ve en verimli 20. yüzyıl olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler<span id="more-444"></span><br />
.mucitlerden biri olarak nitelendirilir. icat eden<br />
.Patentlerinin çoğu Amerikan&#8217;nın haricinde Patent, ürün veya buluş sahibine, icat ettiği ürünün satışı, pazarlanması, çoğaltılması, bir benzerinin üretilmesi gibi alanlarda ayrıcalıklar getiren resmi bir belge ve unvandır.<br />
.Almanya, Almanya Orta Avrupa&#8217;da Kuzey Denizi ile Alpler arasında uzanan bir devlet. Doğusunda Çekoslovakya ve Polonya; güneyinde Avusturya, İsviçre; batısında Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg; kuzeyinde Danimarka ve Kuzey Denizi yer alır. Almanya, birisi Baltık Denizinde, diğeri Kuzey Denizinde iki adaya sahiptir. Baltık Denizindeki Fehmarn Adası 185 km2, kuzeyinde bulunan Sylt Adası ise 99 kilometrekaredir.<br />
Fransa ve Fransa Cumhuriyeti (Fransızca:République Française) ya da kısaca Fransa, Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, Monako, Andorra ve İspanya ile komşu olan, Batı Avrupa&#8217;da ülke. Avrupa Birliği&#8217;nin kurucu üyesidir.<br />
İngiltere onaylarınada sahiptir.</p>
<p>Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan&#8217;daki Port Huron&#8217;a yerleşen Thomas Alva Edison (1847-1931), ilköğrenimine burada başladıysada yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bundan sonraki üç yıl boyunca özel bir öğretmen tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı kişiliğe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi.</p>
<p>Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeye yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aleti yaptı ve Mors alfabesini öğrendi. O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları ağır işitmeye başladı.</p>
<p>Oniki yaşına geldiğinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete satmaya başlayan Edison, evlerindeki Laboratuvarını trenin yük vagonuna taşıyarak, çalışmalarını burada sürdürdü.Bu dönemde Edison, Michael Faraday&#8217;ın Experimental Research in Electricity adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi. Bunun üzerine bir yandan Faraday&#8217;ın deneylerini tekrarladı bir yandanda kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya başladı. 1868&#8242;de kendine atölye kurdu. Aynı yıl geliştirdiği elektrikli bir oy kayıt makinasının patentini aldı. Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı. tüm parasını yitiren Edison borç içinde Boston&#8217;dan ayrılarak New York&#8217;a yerleşti. Edison&#8217;un şansı altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü. Borsa yetkililerinin istemi üzerine aygıtı ustaca tamir eden Edison, Western Union Telegraph company&#8217;den geliştirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleştirme çalışması yapma önerisi aldı. Bunun üzerine bir arkadaşı ile birlikte Edison Universal Stock Printer mühendislik şirketini kurdu. Ve sattığı patentlerle kısa sürede önemlice bir servet edindi. Bu parayla New Jersey&#8217;deki Newark&#8217;ta bir imalathane kurarak telgraf ve telem aygıtları üretmeye başladı. Bir süre sonra imalathanesini kapatarak New Jersey&#8217;deki Menlo Park&#8217;ta bir araştırma laboratuvarı kurdu ve tüm zamanını yeni buluşlar yapmaya yönelik çalışmalara ayırdı.</p>
<p>1876&#8242;da Graham Bell&#8217;in geliştirdiği konuşan telgraf üzerinde çalışmaya başladı. Aygıta karbondan bir iletici ekleyerek telefonu yetkinleştirdi. Ses dalgalarının dinamiği üzerine yaptığı bu çalışmalardan yararlanarak 1877&#8242;de sesi kaydedip yineleyebilen gramafonu geliştirdi. Geniş yankı uyandıran bu buluşu ününün uluslar arası düzeyde yayılmasına neden oldu.</p>
<p>1878&#8242;de William Wallace&#8217;in yaptığı 500 mum güçündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company&#8217;yi kurdu. Oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ortamda ( vakum) ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla 13 ay boyunca flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı. Sonunda 21 Ekim 1879&#8242;da özel yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan karbon flamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı. Üç yıl sonra New York sokakları bu lambalarla aydınlanacaktı.</p>
<p>1887&#8242;de Menlo Park&#8217;tan New Jersey&#8217;deki West Orange&#8217;a taşınan Edison burada önceki laboratuvarlarının on katı büyüklüğünde Edison Laboratuvarını açtı. 1890&#8242;lara doğru uzun erimli iletime daha uygun olan alternatif akım geliştirildi. Doğru akımın üstünlüğüne inanan Edison, bir kampanya başlatarak kamuoyunu, yüksek gerilimli alternatif akım sistemlerinin son derece tehlikeli olduğu yolunda uyarmaya çalıştı. 1892&#8242;de ise Edison General Electric Company&#8217;nin denetimini yitirdi.Ve şirketi General Electric Company ile birleşti.</p>
<p>İki kez evlenen Edison&#8217;un altı çocuğu oldu. Yaşamının sonuna değin yeni buluşlar yapmak için uğraş verdi.<br />
Edison<br />
Bini aşkın buluş yapan, bu arada elektrik ampulünü fonografi ve film gösterme makinelerini geliştiren Amerikalı mucittir. 7 yaşındayken ailesi ile birlikte Michigan&#8217;daki Port Huron&#8217;a yerleşen Edison, ilk öğretimine burada başladıysa da yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bundan sonraki üç yıl boyunca özel öğretmenlerle eğitildi.</p>
<p>Son derece meraklı ve yaratıcı kişiliğe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi ve bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu. Özellikle kimya deneylerine ve Volta kaplarından elektrik akımı elde etmeyi yönelik araştırmalara ilgi duydu; bir süre sonra kendi başına bir telgraf aygıtı yaptı ve Mors alfabesini öğrendi.</p>
<p>O günlerde geçirdiği bir hastalık nedeniyle kulakları ağır işitmeye başladı. 1878&#8242;de William Wallace&#8217;ın yaptığı 500 mum gücündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yötemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company&#8217;yi kurdu.</p>
<p>Oksijenle yanan elektrik arkı yerine, havası boşaltılmış bir ortamda ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla, 14 ay boyunca filaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı .Sonunda 21 Ekim 1879&#8242;da, özel, yüksek gerilimli elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan, karbon filamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı.</p>
<p>Sonraki yıllarında Edison, burada laboratuvarının 10 katı kadar bir laboratuvar açtı. İki kez evlenen Edison&#8217;un 6 çocuğu oldu. Yaşamının sonuna kadar yeni buluşlar yapmaya devam etti. Geriye çığır açıcı buluşlarını yanı sıra, gözlemleriyle dolu 3.400 not defteri bıraktı.</p>
<p>Keşifleri<br />
Keşifleri kronolojik sıraya göre şöyledir: Remington hâline gelen daktilo, telgraf ve sinyal cihazı, tek hattan aynı anda çeşitli alıcılara mesaj göndermeye yarayan quadruple telgraf vericisi, daha sonra kopya makinası hâline gelen bir makina, elektrik lokomotifi, ampül, vanalı vites, 7 adet elektrik güç transmisyon patenti, demiryolu sinyal sistemi, cam yapım âleti (tabaka levhâ hâlinde) kinetogratik kamera(ilk hareketli kameranın gelişmemiş hâli), sun’î sıva, şarjlı galvanik piller, kompresörle kullanılabilen boyalar, yapım malzemeleri, otomobil tahrik edici ve devamlı ikmâl edici sistemler, renklerin çeşitlerini görmek için geliştirilmiş metodlar, el fenerleri, transmiterler, alkalinli piller, radyo alıcıları, sentetik kauçuk vs.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/masal" title="Masal (13 Ekim 2009)">Masal</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/12-sinif-dil-ve-anlatim-dersi-sayfa-8-3-etkinlik-cozumleri" title="12. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Sayfa 8 3. Etkinlik Çözümleri (08 Ekim 2009)">12. Sınıf Dil ve Anlatım Dersi Sayfa 8 3. Etkinlik Çözümleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/10-sinif-dil-ve-anlatim-sayfa-35-36-37-39-40-41-43-44-45-46-47-48-50" title="10. Sınıf Dil ve Anlatım sayfa 35 36 37 39 40 41 43 44 45 46 47 48 50 (08 Ekim 2009)">10. Sınıf Dil ve Anlatım sayfa 35 36 37 39 40 41 43 44 45 46 47 48 50</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/%e2%80%98medya-okuryazarligi%e2%80%99-dersi-zorunlu-olacak" title="‘Medya okuryazarlığı’ dersi zorunlu olacak (03 Ekim 2009)">‘Medya okuryazarlığı’ dersi zorunlu olacak</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/tikla-oss-puanini-hesapla" title="Tıkla, ÖSS puanını hesapla (18 Haziran 2009)">Tıkla, ÖSS puanını hesapla</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/edison/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/zik-11-sinif-roketlerin-yapisi-tarihcesi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/zik-11-sinif-roketlerin-yapisi-tarihcesi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:58:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[0 ın tarihçesine neden ihtiyaç duyulmuştur]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[11]]></category>
		<category><![CDATA[11. sınıf fiziğinde roketler]]></category>
		<category><![CDATA[11. sınıf roket]]></category>
		<category><![CDATA[11. sınıf roketler]]></category>
		<category><![CDATA[11. Sınıf Roketlerin Yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[11.sınıf fizik dersi roketler konusu]]></category>
		<category><![CDATA[11.sınıf fizik konusu roketler]]></category>
		<category><![CDATA[11.sınıf roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[11.sınıf roketlerin çalışma sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[12.sınıf hidrokarbonlar]]></category>
		<category><![CDATA[9 km/sn ilk hız]]></category>
		<category><![CDATA[ay yapısı hareketleri şekile]]></category>
		<category><![CDATA[basınç merkezinin etkisi rokette]]></category>
		<category><![CDATA[basit hava roketi]]></category>
		<category><![CDATA[basit roketler]]></category>
		<category><![CDATA[belirleme]]></category>
		<category><![CDATA[belirli itici kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[bir roketin fırlatılması için denklem]]></category>
		<category><![CDATA[birinci ve ikinci yapay uydularin kozmik hizi-fizik]]></category>
		<category><![CDATA[black arrow roket yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[budist]]></category>
		<category><![CDATA[çok kademeli roketler]]></category>
		<category><![CDATA[dünyadan roketlerin uçma hızı]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzdeki itme momentum olayları]]></category>
		<category><![CDATA[helis yörünge]]></category>
		<category><![CDATA[iddiayla]]></category>
		<category><![CDATA[ideallerdeki]]></category>
		<category><![CDATA[impuls ve momentum roketler]]></category>
		<category><![CDATA[impuls-momentum roketlerin hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[itme momentum]]></category>
		<category><![CDATA[itme momentum roketler]]></category>
		<category><![CDATA[itme momentumun tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[itme ve momentumun ortaya çıkış sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[itme ve momentun roketler]]></category>
		<category><![CDATA[jet roketlerinin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[jules verne dünyanın merkezine yolculuk özet]]></category>
		<category><![CDATA[katı roket yakıtları]]></category>
		<category><![CDATA[katı sıvı yakıtların neler olduğu bunlar nasıl elde edildiği ve bu yakıtların ayrı ayrı nerelerde kullanıldığı]]></category>
		<category><![CDATA[kimyasal olmayan roketler]]></category>
		<category><![CDATA[kısaca roketlerin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli körfez 11.sınıf öğrencilerine özel ders veren öğretmenler]]></category>
		<category><![CDATA[kompozit yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[lise üç roketler konusu]]></category>
		<category><![CDATA[milli piyango-julies verne kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[miras keçe adlı hikayenin kişilik tiplerini]]></category>
		<category><![CDATA[miras keçe hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[modern roketlerin yakıtları hareketli anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[momentum korunumu ve roketlerin çalışma ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[momentum roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[momentum ve itmenin roketler üzerindeki etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[momentum ve roketler]]></category>
		<category><![CDATA[momentumun tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[N2H4 BAĞ YAPISI]]></category>
		<category><![CDATA[oks]]></category>
		<category><![CDATA[oksitleyiciler blog]]></category>
		<category><![CDATA[ortaöğretimde]]></category>
		<category><![CDATA[roket çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[roket tube]]></category>
		<category><![CDATA[roket tube sek]]></category>
		<category><![CDATA[roket yapısı ve çalışma prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[rokete hareketi sırasında etki eden kuvvetler]]></category>
		<category><![CDATA[roketi oluşturan gazlar]]></category>
		<category><![CDATA[roketi yapan adam tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[roketin gelişimi ve tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[ROKETİN KULLANIMI]]></category>
		<category><![CDATA[roketin motor parçaları]]></category>
		<category><![CDATA[roketin tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketin tarihi ve gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[roketin uçması için hangi gaz kullanılır?]]></category>
		<category><![CDATA[roketin uçuşu ne kuvvetiyle olur]]></category>
		<category><![CDATA[roketin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[roketin yapısı ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlelrin dış yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[roketler 11.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[roketler 11.sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[ROKETLER 11.SINIF KONU]]></category>
		<category><![CDATA[roketler 11.sınıf konusu]]></category>
		<category><![CDATA[roketler de basınç]]></category>
		<category><![CDATA[roketler hakkında bilgi 11 sinif]]></category>
		<category><![CDATA[roketler harekete neden çok hızlı başlar]]></category>
		<category><![CDATA[ROKETLER İÇİN GENELLEŞTİRİLMİŞ HAREKET DENKLEMİ]]></category>
		<category><![CDATA[roketler itme momentum 11.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[roketler nasıl yapı]]></category>
		<category><![CDATA[roketler neden çok büyük hızla fırlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[roketler neden çok hızlı fırlatıldı?]]></category>
		<category><![CDATA[roketler prensibi kinetik enerji]]></category>
		<category><![CDATA[roketler uzaya neden hızla fırlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[roketler uzayda nasıl hareket eder]]></category>
		<category><![CDATA[roketler ve çalışma prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketler ve hızlanma hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerde aerodinamik sürüklenme]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerde ğaz çıkışının oldugu noktalar]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerde ğaz çıkışının oldugu noktalar oldukça küçük neden]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerde günümüze kadar olan gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerde Mf]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerde momentum]]></category>
		<category><![CDATA[roketlere neden ihtiyaç duyulmuştur]]></category>
		<category><![CDATA[Roketlerin çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma alanları]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensibi ile ilgili problemler]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensibi örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensipleri ve tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma prensipleri-tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin calışma sisteleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma sistemi ve problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma sistemleri ile ilgili problemler]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin çalışma sistemleri ve problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin dünyadaki sıcaklıkları]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin fırlatılmasında hidrojen ve oksijen kullanılır mı]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin gaz çıkışının oldugu noktalar küçük mü]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin günümüzdeki gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin hareketini sağlayan basınç]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin hızı]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin iç parçaları]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin iç yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[ROKETLERİN İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin momentumu]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin motor yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ROKETLERİN UÇAKLARIN UCMA PRENSİBİ]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin uçma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin uçuşu itme]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin uzaydaki hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin ve uyduların çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapıları]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı ve çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı ve çalışma prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı ve hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı ve işleyişi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yapısı ve tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yörüngesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerin yörüngeye yerleştirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerle ilgili haberler]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerle ilgili lise yönetmeliği]]></category>
		<category><![CDATA[roketlerle ilgili soru cevap]]></category>
		<category><![CDATA[rokette itme]]></category>
		<category><![CDATA[rokette kullanılan hidrojen]]></category>
		<category><![CDATA[rokette kullanılan madde]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı ve kütle araçlarına gereksinim duyan meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı yakıtla dolu tankların herhangi anında mevcut sınavını hesaplanması]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı yakıtlı roketin yol açtığı teknolojik gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[su roketi en uzağa fırlatma]]></category>
		<category><![CDATA[su roketi uçarken]]></category>
		<category><![CDATA[su roketi yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[toz metal rokette kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[uydu roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[uydu roketlerinin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[uydu ve roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[uydunun fırlatılması nasıl hesaplanır]]></category>
		<category><![CDATA[uzay  roketi]]></category>
		<category><![CDATA[uzay roketi nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[uzay roketi nin hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzay roketlerinin özellikleri (kısaltılmış hali)]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya fırlatılan roketin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya fırlatılan roketlerin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya fırlatılan roketlerle ilgili haber]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya fırlatılan roketlerle ilgili yazı]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya gitmek için neden roketlere ihtiyaç duyulur]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya gitmek için neden roketlere ihtiyaç vardır]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya gitmek için roketlere niçin ihtiyaç duyulur]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya gönderilen roketler neden çok hızlı harekete başlar]]></category>
		<category><![CDATA[uzaya gönderilen roketlerin çalışma prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı silah zık]]></category>
		<category><![CDATA[yapay uyduların yapısı ve tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapısı ve calışma prensipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yuvarlanma eksenindeki değişikliğin uçuş rotasına etkisi yoktur]]></category>
		<category><![CDATA[zik 11. Sınıf - Roketlerin Yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[zik katını]]></category>
		<category><![CDATA[zık marka tabanca]]></category>
		<category><![CDATA[zik silah]]></category>
		<category><![CDATA[zik silahı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=379</guid>
		<description><![CDATA[Roketlerin Yapısı, Tarihçesi ve Çalışma Prensipleri 1.ÖZET Bu çalışmada, roketlerin tarihçesi, roketlerin hareket denklemleri, roketlerin yakıtları ve motorları, roket tipleri ve özellikleri, ses roketi ve son olarak roketlerle ilgili çeşitli haberler yer almaktadır. Roketler 13. yüzyıldan itibaren günümüze kadar büyük ilerlemeler kaydetmiş ve gelişmiştir. Bu sayede uzayı keşfetmek mümkün olmaktadır. Roketlerin hareketini anlayabilmek için Fiziği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Roketlerin Yapısı, Tarihçesi ve Çalışma Prensipleri</p>
<p>1.ÖZET<br />
Bu çalışmada, roketlerin tarihçesi, roketlerin hareket denklemleri, roketlerin yakıtları ve motorları, roket tipleri ve özellikleri, ses roketi ve son olarak roketlerle ilgili çeşitli haberler yer almaktadır. Roketler 13. yüzyıldan itibaren günümüze kadar büyük ilerlemeler kaydetmiş ve gelişmiştir. Bu sayede uzayı keşfetmek mümkün olmaktadır. Roketlerin hareketini anlayabilmek için Fiziği iyi bilmek gerekir.<span id="more-379"></span> Fizikteki itme-momentum-hareket-enerjinin korunumu yasaları bize bu hareketi kolay bir şekilde anlama imkânı sağlar. Bu çalışmada Birleşik Devletler ile Rus roketleri ele alınmıştır. Birleşik Devletler ve Avrupa roketleri ile Rus roketlerinin uzunluk, çap, ağırlık ve itme gibi özellikleri çizelgeler halinde gösterilmiştir. Ses roketleri araştırmacılara oldukça yardımcı olur. Birçok ses roketi uzay, mühendislik, &#8230;vb. bilimlerde teknolojik yenilik için test zemini sağlar. Son olarak şu söylenebilir ki çeşitli ülkeler roket konusunda her geçen gün ilerlemeler kaydetmekte ve bunun sonucunda da bilimde yeni ufuklar açmaktadırlar.</p>
<p>2. GİRİŞ<br />
Bir roket verilen bir yönde, yüksek hızda küçük bir kısmını fırlatan, kendi kendine yeten bir araçtır ve pratik bir hızla kalan kütleyi ivmelendirebilen bir itme reaksiyonu üretir. Diğer dünyalara yolculuk fikri günümüzden çok öncedir. Çok eskilerde, ikinci yüzyılda Yunan bilim adamı Samosata’lı Lucian bir hikâye kaleme aldı. Hikâyede bir grup denizci Cebelitarık Boğazı’ndan geçerken büyük bir deniz hortumuna yakalandı ve Ay’a fırlatıldı. Johannes Kepler bir bilim-kurgu yazdı. Kepler’in kahramanı kötü ruhlar tarafından Ay’a gönderildi. 1865 yılında Jules Verne klasik hikâyesini yayınladı. Bu hikâyede yolcular bir mermi içine yerleştirildi ve güçlü bir silahla namludan Ay’a doğru ateşlendi. Uzay uçuşu hakkındaki ilk doğru bilimsel fikirler Rusyalı Konstantin Eduardouich Tsiolkovskii tarafından 1902 yılında bir dergide yayınlandı. Tsiolkovskii, sıradan uçma makinelerinin havasız uzayda çalışmayacağını fakat roketlerin çalışabileceğini biliyordu. Çünkü Isaac Newton’un tepki kanuna göre bu fikre sahipti. Her etki, eşit ve zıt bir tepkiye yol açıyordu. Örnek olarak, İngiltere’de gece Guy Fawkes’den fırlatılan sıradan ateşlemeli bir roketin gönderildiği düşünülsün. Roket, içi barut dolu ****kli bir tüp içerir. Fitil yakılıp hemen çekildiğinde toz yanmaya başlar; sıcak gaz üretilir, egzoz çıkar, böylece tüpe zıt yönde bir etki uygulanır. Gaz aktıkça roket uçmaya devam eder. Uzayın keşfedilmesinde roketin evrimi büyük rol oynar. Uzayın keşfi diğer yollardan (rasathaneler ve radyo uyduları) yapılmışsa da günümüz için roketler uzayın, “bu yeni okyanusun” krallığını sürdürmektedir. Roketler, Kozmik okyanusta sınırların yıkılmasını sağlamıştır. Böylece yalnızca uzayın yabancı denizlerinin haritası elde edilmez. Aynı zamanda uzayda varoluş duygusu da geliştirilir.</p>
<p>3. TARİHÇE<br />
Roketler konusunda ilk bilgi T***n- King kuşatmasının gerçekleştiği 13. yüzyıla aittir. Uzay uçuşu hakkındaki ilk doğru bilimsel fikirler ise Rusyalı Konstantin Eduardouich Tsiolkovskii tarafından ortaya atılmıştır. Tsiolkovskii, roketlerde katı yakıtların zayıf ve güvensiz olduğunu belirtmiştir ve sıvı yakıtlı roket motorunu planlamıştır. Tsiolkovskii pratik yapan bir bilim adamı değildi ve ilk sıvı yakıtlı roket 1926’ ya kadar ateşlenemedi. Amerikalı bir mühendis olan Robert Hutching Goddard, Tsiolkovskii’ nin çalışmaları hakkında bilgisi olmadan yeterli özellikte bir roket yapmıştır. Bu, onlarca metre uçabilen, saatte 100 km’ nin altında bir zirve hızı olan (96,540 km /saat) bir roketti ve günümüz roketlerinin de atasıydı. Bundan birkaç yıl sonra içinde **rnher Von Braun’ un da bulunduğu bir Alman çalışma grubu, Berlin’in dışında bir roket uçurma alanı kurarak ilk deneylere başlamıştır. Nazi Hükümeti daha sonra bu olaya el koymuş ve roket ile ilgili çalışanları Peenemünde’ ye transfer etmiştir. Burası Baltık’ ta bir adaydı ve burada askeri silah üretimi yapılmakta idi. Yapılan çalışmalar sonucunda ilk “V2” roketi elde edildi. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında (1944-1945), “V2” roketleri İngiltere’yi bombalamak amacıyla kullanılmıştır. Daha sonra Von Braun ve Peenemünde’ de bulunan birçok bilim adamı Amerika’ya gitmiş ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk yapay uydusu olan “Explorer 1” in 1958 yılında fırlatılmasında görev almıştır. Bundan sonra Rusya da “Uzay Çağı” na giriş yaptı ve 4 Ekim 1957’de ilk insan yapımı uydu olan &#8220;Sputnik 1” i uzaya gönderdi. Bu, küçük bir radyo alıcısı taşıyordu ve yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edildi. Roketler konusunda gözle görülür gelişmeler 1957 yılından sonra meydana gelmiştir. Yapay uydular ve uzay istasyonları Dünya’nın yörüngesine oturtulmuştur. İnsanlar Ay’ a ulaşmıştır. İnsansız uzay araçları Pluto’dan itibaren bütün gezegenlere gönderilmiştir. Mars ve Venüs gezegenlerinin yüzeyleri incelenmiştir. 16. yüzyılda Johann Schmidlap, küçük roketleri büyük roketlerin üzerine ekleyerek ilk çok katlı roketleri oluşturmuştur. Büyük roketin yakıtı tükendiğinde roket aşağıya düşer ve ikinci roket ateşlenir. Schmidlap tarafından kullanılan roketler aşamalı roketler olarak adlandırılır. Günümüzde bu yöntem ile inşa edilmiş roketler sayesinde, uzaya ulaşmanın dışında Ay’a ve diğer gezegenlere ulaşmakta mümkün olmaktadır.</p>
<p>4. ROKETLERİN TEMELİ</p>
<p>4.1. Kütle<br />
Kütle, roketin performansını etkileyen önemli bir faktördür. Roket uçuşunun temel prensibi olarak, bir roketin yerden ayrılabilmesi için, motorunun roketin toplam kütlesinden daha fazla itme gücü üretmesi gerekir. İdeal bir roket kütlesi için toplam kütlenin %91’i yakıt, %3’ü tanklar, motorlar, yüzgeçler vb. ve %6’sı diğer gezegen veya Ay’a seyahat için uydular, astronotlar veya uzay araçları olabilir. Bir roket tasarımının verimliliği kütle kesri (MF) ile ifade edilir ve roket yakıtının kütlesinin, roketin toplam kütlesine bölümü olarak aşağıdaki şekilde verilir;</p>
<p>Yukarıda verilen ifade kullanılarak ideal bir roket için bu değerin 0,91 olması gerekir. Kütle kesri formülünden %1,0’lik bir değerin mükemmel bir oran olduğu düşünülebilir, fakat yakıt miktarı karşısında önemsiz olarak görülür. MF ne kadar artarsa roketin taşıyabileceği yük azalır. 0,91’lik bir MF, yük taşıma kapasitesi ve menzil arasında iyi bir dengedir. Uzay taşıtları yaklaşık olarak 0,82 MF oranına sahiptirler. Uzaya uzay gemisi taşıyabilecek büyük roketler ciddi ağırlık problemlerine sahiptirler. Uzayda uygun yörünge hızına ulaşmak için büyük miktarda yakıta ihtiyaç duyulur. Bu yüzden yakıt tanklarının, motorların ve ilgili donanımların büyüklüğü artar. Bir noktaya kadar büyük roketler küçük roketlerden daha fazla yük taşıyabilir. Fakat roket çok büyük olduğunda ağırlığı artar ve kütle kesri, olması mümkün olmayan bir rakama düşer. 16. yüzyılda havai fişek yapımcısı Johann Schmidlap, küçük roketleri büyük roketlerin üzerine ekleyerek ağırlık problemine bir çözüm getirmiştir.</p>
<p>4.2. Momentumun Korunumu<br />
Roket hareketinin temel ifadesi tek bir parçadan, parçalar sistemine doğru Newton’un birinci kanununun geniş bir yazılımı ile ifade edilir. Diş kuvvetlerin varlığında momentum korunur.</p>
<p>O=mV+meVe (4.2.1)</p>
<p>mV = -me Ve (4.2.2)</p>
<p>Burada;<br />
m= Roket kütlesi<br />
V= Roket yakıtının yanması sonucunda kütle merkezine göre roketin kazandığı hız</p>
<p>me= Roket yakıtının kütlesi<br />
Ve= Roketin egzozundan çıkan artık yakıtın kütle merkezine göre hızı</p>
<p>(4.2.2) eşitliği Newton’un üçüncü kanunu olan etki ve tepki kanunudur.</p>
<p>m ve me’nin her ikisi skaler büyüklük olduğu için V ve Ve zıt yönlü ve aynı doğrultu boyunca olmalıdır.<br />
Böylece;<br />
V=iv<br />
Ve=-ive ( 4.2.3)</p>
<p>ve (4.2.2) eşitliği şöyle yazılabilir:<br />
mv=meve (4.2.4)</p>
<p>(4.2.4) eşitliğindeki terimler skaler büyüklük olarak ifade edilir.</p>
<p>4.3. Rokette İtme<br />
Genel olarak bir rokette yakıt, toplam roket kütlesinin yaklaşık bir oranını oluşturur. Kimyasal bir rokette ise roket kütlesinin tamamı yakıttır. Belirli bir t zamanında roket V hızı ile bir referans noktasına göre hareket etsin. Bu durumda momentumu:<br />
Pt=mV (4.3.1)</p>
<p>Fakat dm = -dme (4.3.4) olur.<br />
Sonuçta,</p>
<p>Örnek Problem: 103kg’ lik bir roket hareket sahasına düşey olarak yerleştiriliyor. Yakıt 2kg/sn hızında azalıyor. Roketin yükselmeye başladığı andaki Ve’ nin kritik değerini bulunuz.</p>
<p>Çözüm:<br />
Kritik Ve’ de itme yerçekiminin dış kuvvetine eşittir ve taşıtın üzerindeki net ivme sıfırdır. Sonuç olarak (4.3.7) eşitliği kullanılarak;</p>
<p>4.4. Belirli İtici Kuvvet<br />
Rokete göre ve hızında, bir δt aralığında roketten çıkarılan δme kütlesindeki artış tarafından üretilen itme ele alınsın</p>
<p>.</p>
<p>Roket bu aralıkta bir itici kuvvet alacaktır.</p>
<p>İtici kuvvet çıkarılan kütleye bölünürse;<br />
elde edilir.</p>
<p>Bu ifade bir roketin yakıt performansının direk bir ölçümüdür. Belirli itici kuvvet terimi, çıkarılan roket yakıtının ağırlığı başına düşen itici kuvvet için alınır.</p>
<p>(4.4.4) eşitliği, birim zamanda üretilen itmenin çıkarılan ağırlığa oranıdır. İtme ve ağırlık özdeş birimlerde ise Isp, Newton/Newton/sn, yani saniye biriminde olur. Dolayısıyla zaman birimine sahiptir. Sonuç olarak şöyle söylenebilir: Bir yakıtın Isp değerinin 500sn olması, üretilen itmenin 1 saniye içinde çıkarılan gazın ağırlığının 500 katı olması demektir. Bu büyük itmeyi üretmek için ve büyük olmalıdır.</p>
<p>ve=Ispge=(500sn)9,8 (10-3) km/sn2= 4,9 km/sn</p>
<p>Roketin tüm performansı ya itmenin ağırlığa oranı ile Fitme/mege ya da toplam itici kuvvetin ilk ağırlığa oranı ile;</p>
<p>ölçülür.<br />
4.5 Roket Eşitliği</p>
<p>(4.3.7) eşitliği aşağıdaki gibi yazılabilir:</p>
<p>Burada (4.3.4) eşitliği de kullanılabilir. Dış kuvvetin sadece yer çekimi olduğu kabul edilsin. Böylece, F=mg (4.5.2) olur ve moment için aerodinamik sürüklenme göz ardı edilir. Daha sonra aşağıdaki eşitlik bulunur:</p>
<p>Sabit bir yerçekimi alanına karşın düşey fırlatmada (4.2.3) eşitliği kullanıldığında şu ifade yazılabilir: g=-ig (4.5.4) Buradan;</p>
<p>Roket eşitliği;</p>
<p>elde edilir. Yerçekimini ve aerodinamik sürüklenmeyi içeren bütün dış kuvvetlerin olmaması halinde yanma hızı</p>
<p>ile verilir.<br />
Örnek Problem: Düşey olarak fırlatılan bir roket, saniyede ilk roket kütlesinin 0,005’ine eşit oranda bir kütle çıkarıyor. Eğer ve=5 km/sn ise 10 sn sonra roketin hızını ve yüksekliğini bulunuz. Aerodinamik sürüklenmeyi göz ardı ediniz.</p>
<p>Çözüm:</p>
<p>4.6. Sabit İvmeli Roket<br />
Hayvansal organizmaların üzerinde meydana gelen bozucu etkiler, roket ivmelerine doğal bir sınır oluşturur. İvme mümkün olduğu kadar sabit olmalıdır. Fakat itmeyi sabit tutmaktansa, ilk düşük seviyeden roket kütlesinin boşaltıldığı kritik yüksek seviyeye kadar değişen ivmeye de izin verilmelidir. Roketin dünyadan düşey olarak fırlatıldığı düşünülürse aşağıdaki eşitlik elde edilir:</p>
<p>veya</p>
<p>İntegral alınırsa;</p>
<p>veya</p>
<p>Aerodinamik Sürüklenme</p>
<p>(4.5.5) eşitliğine ihtiyaç duyan atmosferik sürüklenme kuvveti şöyle ifade edilir:</p>
<p>Burada vbo, yanma zamanı olan t süresinde, düşey bir fırlatma da hesaplanan, aerodinamik sürüklenmedeki asıl yanma hızıdır. Düşeyden farklı bir fırlatma yönü için, gSinβ ifadesi (4.5.5) denklemindeki g’de yerine konur. Burada β yataydan yörünge yapan açıdır. (4.7.1) denklemini yaklaşık olarak çözmek için bazı bilgilere ihtiyaç vardır. İlk olarak taşıtın konumu ve zamanın bir fonksiyonu olarak hızı hakkında birinci derecede bilgi elde edebilmek amacıyla vakum yörüngesi hesaplanır. Buradan değerler farklı zamanlarda FDiçin yerleştirilir.</p>
<p>(FD: Sürüklenme kuvveti, Sp: Yakıt tankının taban alanı, CD: Yakıtın yoğunluğu)</p>
<p>Yakıtta kısa yanma süreleri için, sürüklenme faktörünün vbo’ın üzerindeki etkisi fazla değildir. Buna rağmen yanmadan sonra yörünge ve hız, sürüklenme kaybından aşırı derecede etkilenecektir.</p>
<p>4.8 Roket Verimliliği<br />
Bir roketin verimliliği, roketin üzerine yapılan iş olarak tanımlanır. Bu da uygulanan itme sonucu oluşan işin toplam yayılan enerjiye oranıdır. E, yakıtın belirli enerji içeriği olsun. Daha sonra bir αE miktarı roket motoru vasıtasıyla kinetik enerjiye dönüşür:</p>
<p>itmenin büyüklüğü aşağıdaki ifadeye eşittir:</p>
<p>Bir δr mesafesi için itme tarafından roketin üzerine yapılan iş:</p>
<p>olur. Eğer roket uygulanan itme yönünde hareketli ise yapılan iş maksimumdur. Yayılan toplam enerji;</p>
<p>ifadesine eşittir. (4.8.3) ve (4.8.4) denklemleri birbirine oranlanır ve δme ihmal edilirse roket verimliliği için bir eşitlik elde edilir:</p>
<p>Burada önemli olan üretilen itmedir, üretimin verimliliği değildir.<br />
Rokete verilen enerjinin, birim yakıt kütlesine oranı;</p>
<p>şeklinde gösterilir.</p>
<p>4.9 Bir Roket Jetinin Güç Dağılımı</p>
<p>Jetin içindeki kütle artışı dikkate alındığında kinetik enerji;</p>
<p>Bir δt zamanında kütle çıkarılırsa jetteki güç:</p>
<p>olarak bulunur. Eğer Fitme cinsinden yazılmak istenirse;</p>
<p>denklemi yazılabilir.</p>
<p>4.10 Yakıt Kütlesinin Seçimi<br />
Kimyasal bir roket için mümkün olan en hafif yakıt araştırılır. İyonik roket için ise sadece ağır parçacıklar ele alınır. Bunlar cıva iyonları veya ağır organik moleküllerdir. Farklı yaklaşımların sebebini anlamak zor değildir. Kimyasal roket motorundaki asıl problem, yakıtın her gramı için mümkün olduğu kadar fazla itme kazanmasıdır. m ve m&#8217; kütlelerine sahip iki molekül tipi bir roket bölmesinin içinde enerjiye dönüşsün. Bu iki molekül tipinin ortalama enerjilerinin eşit olduğu dikkate alındığında:</p>
<p>elde edilir. Burada, m&#8217;=km (4.10.2) dir ve k çok büyük bir sayıdır.(4.10.1) eşitliğinden aşağıdaki ifade bulunur: v&#8217;=v/k1/2(4.10.3) Ağır molekülün momentumu: m&#8217;v'=(km) (v/k1/2)= k1/2mv (4.10.4) olur. Yani hafif molekülün momentumunun k1/2’sidir. Bununla birlikte yakıtın birim kütlesi başına kazanılan itme, k/k1/2=k1/2faktörü ile hafif molekülleri tercih eder. İyonik rokette önceden de belirtildiği gibi ağır parçacıklar ele alınır. Burada ağır moleküller düşük hızlara ivmelendirilir. (4.9.3) denklemi kullanılarak;</p>
<p>yazılır. Bundan yararlanarak itmede bir kazanç sağlanmaksızın yakıt kütlesi daha hızlı tüketilir.</p>
<p>4.11 Radyoaktif Geri Tepme İtici Kuvveti</p>
<p>Radyoaktivitenin bulunduğu yıllarda ve özellikle 1940’larda çok miktarda radyoaktif madde üretiliyordu. Dolayısıyla yüzeyi radyoaktif madde ile kaplanan bir roketin ileri itilme olasılığı hakkında çeşitli düşünceler ortaya atıldı. Rokette yüzeye doğru hareketli parçacıklar içeri doğru soğurulduğunda, zıt olarak hareketli parçacıklar momentum taşır. Aktivite bitene kadar sürekli bir itme rokete verilir.</p>
<p>4.12 Kademeli Roketler<br />
Yıllarca önce en iyi kimyasal yakıtın plastik tanklarda depolanacağı, en hafif ağırlıktaki motora sahip bir roketin içine yerleştirileceği ve en uygun şartlar altında ateşleneceği düşünülüyordu. Henüz bir roketin Dünyadan kurtulması için gerekli hız sağlanamamıştı. Daha sonra bu probleme bir çözüm bulunmuştur.</p>
<p>24 Şubat 1949 yılında kademe prensibi gösterildi. Bu tarihte bir “Wac Corporal” roketi bir “V2” roketi ile desteklendi. Bu roket 6,5 dakikada 242 millik (yaklaşık 387km) bir yüksekliğe ulaşmıştır. Kademe prensibi aşağıdaki şekil yardımı ile açıklanabilir.</p>
<p>Şekil 4.12.1 Üç kademeli roket. Bir m0kademesinin yüklü kütlesi, mλ yük, ms yapı (ölü ağırlık) ve mp yakıt kütlelerini içerir. Şekilden de görüleceği gibi üç roketin her biri önceki kademesinde yüklü olsun. Üçüncü roketin son kademedeki hızı :</p>
<p>olur. Eğer her bir kademe için harcanan hız aynı ise ;</p>
<p>elde edilir. Sonuç olarak bir etkili kütle oranı tanımlanır;</p>
<p>Yük λ, yapı (ölü ağırlık) s ve yakıt p olduğuna göre;</p>
<p>Burada şunlar yazılmalıdır;</p>
<p>Böylece etkili kütle oranı aşağıdaki gibi olur:</p>
<p>Burada ε yararlı bir roket terimi olan yapı faktörüdür. İhmal edilebilir küçüklükteki yapı faktörü için: (ε 0):</p>
<p>eşitliği bulunur. Burada tank veya diğer ölü ağırlıkların olmadığı varsayılır.</p>
<p>4.13 Radyasyon Basıncı Tarafından Meydana Gelen İtici Kuvvet<br />
Garwin ve arkadaşları, güneş ışığının radyasyon basıncının uzay aracını ilerletmek için kullanılabilmesi konusunu ortaya atmışlardır. Bir radyant akısına bağlı basınç ile soğurulmuş bir yüzey bulunabilir:</p>
<p>prad= (φ / c) soğurulma (4.13.1)<br />
Eğer radyasyon tamamen soğurulursa bu eşitlik yazılır. Burada φ radyant akısıdır (Birim zamanda birim alanda taşınan enerjide). c ise ışık hızıdır. Eğer yüzey toplam olarak yansıtıyorsa geri tepme fotonları, basıncın iki katına çıkmasına neden olur. prad= ( 2φ / c) yansıtma (4.13.2) Örnek problem:</p>
<p>Bir alümine plastik yelken (10-4gm/cm2degerinde) Dünya’nın yörüngesi yakınında Güneş’e bakıyor. Yerçekimi etkileri yok sayılırsa ivmesi ne olur? Çözüm: Radyasyon basıncı:</p>
<p>İvme:</p>
<p>olarak bulunur. Bir yelken bir taşıtı dıştaki bir yörüngeden içteki bir gezegenin yörüngesine doğru ilerletebilir.<br />
Şekil 4.13.1 (a) Dünyadan sonraki gezegene ve (b) Dünyadan önceki gezegene yolculuk için bir yelkenin yerleştirilmesi.</p>
<p>Şekil 4.13.2 Yansıtıcı bir yüzeyin geri tepmesi. Düşen ve yansıyan ışınlardan meydana gelen sonuç kuvveti</p>
<p>2Fincosγ değerindedir ve yüzeyle normal yapacak şekildedir. Eğer yansıma mükemmel kabul edilirse; Fin = Fre (4.13.3)</p>
<p>ve sonuç kuvvetinin değeri:</p>
<p>elde edilir. Yansıyan yüzeyin üzerindeki kuvvet:</p>
<p>Bu ifade radyasyon basıncının terimi olarak yazılırsa; Fs=pradScos2γ (4.13.6) olur. Burada S yüzey alanıdır. Dünya’nın yörüngesindeki r yarıçaplı radyasyon basıncı eğer p0ise, Güneş’ten herhangi bir r mesafesinde bir yelkenin üzerindeki kuvvet aşağıdaki gibidir:</p>
<p>Bu kuvvet radyal ve açısal bileşkelere ayrılır:</p>
<p>Eğer ise, açısal bileşke veya sürüklenme kuvvetinin oldukça üstün olduğu görülür. Açısal bileşke, yelkeni 90 derece döndürerek hareket yönünde bir itme gibi davranır ve radyal bileşenin yardımı sayesinde yelkenin dış gezegene doğru helis yapmasına neden olur.</p>
<p>5. ROKET YAKITLARI ve MOTORLARI</p>
<p>5.1. Katı Yakıtlar ve Sıvı Yakıtlar<br />
Günümüzde çoğu roket katı veya sıvı yakıt ile çalışır. Yakıtın yanması için bir oksitleyici yani oksijen olmalıdır. Jet uçaklar çevredeki havadan motorları içerisine oksijen çekerler. Roketler jet uçakların sahip olduğu lükse sahip değildir. Onlar oksijeni, hiç havanın olmadığı uzaya kendileri ile birlikte taşımalıdır. Dokunulduğunda kuru olan roket katı yakıtları, kimyasal içeriğinde yakıt ve oksitleyiciyi birleşmiş olarak içerir. Genellikle yakıt, hidrojen bileşikleri, karbon ve oksijen bileşiklerinden oluşan oksitleyici karışımdır.</p>
<p>Bir katı yakıtlı roket en basit motor şekline sahiptir. Bu, bir ağızlık, bir kasa, kaplama, yakıt ve bir tutuşturucu içerir. Motor kasası, içi kaplama ile astarlanmış nispeten ince bir metaldir. Yakıt, kaplamanın iç tarafında bulunmaktadır.</p>
<p>Bazı katı yakıtlı roket motorları, içinden yakıtın geçtiği bir iç boşluğa sahiptir. Yakıtın yanma işlemi bir noktadan başlar ve kademeli olarak devam eder. Bütün durumlarda yalnızca yakıtın yüzeyi yanar. Bununla birlikte daha büyük itme sağlamak için iç boşluk kullanılır. Bu, yakıtın mevcut yanma yüzeyini arttırır. Yakıt büyük bir hızla yanar. Yüksek hızda kütle ağızlık bölümünden dışarı gönderilir.</p>
<p>Katı yakıtları tutuşturmak için birçok tutuşturucu çeşidi kullanılır. Günümüzde emniyetli ve güvenilir tutuşturma şekillerinden biri elektrik kullanmaktır. Elektrik akımı uzak bir mesafeden tel içerisinden geçer ve roket içerisindeki özel bir teli ıstır. Tel yakıtla temas ettiğinde yakıtın sıcaklığını yanmanın gerçekleşeceği noktaya kadar yükseltir. Diğer tutuşturucular sıcak tel tertibatlarından daha gelişmiştir. Bazıları önce tutuşan daha sonra yakıtı tutuşturan bir kimyasal yapı ile kaplıdır. Katı yakıtlı bir motorda ağızlık, roketin altından genleşen sıcak gazın çıkmasına izin veren bir açıklıktır. Ağızlığın dar kısmı boğazdır. Ağızlığın amacı, roketi terk eden gazların hızını arttırmaktır ve boğaz bunu maksimuma çıkarır. Roketin içerisinde olduğu gibi, sıcak gazlardan ağızlık kısmını korumak için kaplama yani yalıtım gerekir. Yalıtımın küçük parçaları çok sıcaktır ve ağızlıktan dışarı çıkar. Küçük parçalar dışarıya çıkarken sıcaklık da birlikte dışarı taşınır.</p>
<p>Roket motorlarının temel çeşitlerinden birisi de sıvı yakıtların kullanıldığı motorlardır. Sıvı yakıtlar motor içerisine pompalanabilir veya basınçla beslenebilir. Bu, çok daha karmaşık bir motordur. Sıvı yakıtlar ayrı depolama tanklarına sahiptir. Bunlardan biri yakıt ve diğeri ise oksitleyici içindir.</p>
<p>Bir sıvı yakıtlı roketin yakıtı genellikle gaz yağı veya sıvı hidrojendir. Oksitleyici ise genellikle sıvı oksijendir. Bunlar yanma odası olarak adlandırılan bir boşluk içerisinde birleştirilir. Yanma odası, yakıtların yandığı, yüksek sıcaklık ve basıncın oluştuğu bir bölümdür. Odanın çatısı üzerindeki küçük enjektörler aynı anda yakıtları püskürtür ve karıştırır. Çünkü oda yüksek basınç altında çalışır ve yakıtların basınçla itilmesi gerekir.</p>
<p>Her roket için, özellikle sıvı yakıtlı roketler için, ağırlık önemli bir faktördür. Genel olarak roket, ne kadar ağırsa yerden havalanmak için o kadar itmeye ihtiyaç duyar. Pompalar ve yakıt hatları nedeniyle sıvı yakıtlı motorlar katı yakıtlı motorlardan daha ağırdır.</p>
<p>Sıvı yakıtlı motorların ağırlığını azaltmanın iyi bir yolu, ağızlık çıkışının çıkış hunisini hafif ağırlıklı metallerden yapmaktır. Bununla birlikte huni içerisinden geçen son derece sıcak ve hızlı hareket eden gazlar ince metali eritir. Bu yüzden bir soğutma sistemi gerekir. Sıvı yakıtlı motorlarda, küçük sıcaklıktaki sıvı hidrojeni kullanan yüksek verimli ve karmaşık bir soğutma sistemi yer alır. Hidrojen –253 °C sıcaklığa soğutulduğunda sıvı hale gelir. Burada çıkış hunisinin duvarlarında bulunan küçük tüpler göze çarpar. Tüplerdeki hidrojen meydana gelen fazla ısıyı emer ve duvarların erimesini önler.</p>
<p>5.2. Motor İtme Kontrolü<br />
Bir motorun itmesinin kontrol edilmesi oldukça önemlidir. Çok kısa veya çok uzun zaman aralığında itme, bir uydunun yanlış yörüngeye oturmasına neden olur. Bu durum uydunun, yararlı olmayacak kadar uzağa gitmesine veya Dünya’ya geri dönmesine yol açar. Roketin idare sistemindeki bir bilgisayar, motorun uygun şekilde çalışmasını ya da durmasını ve itmenin gerektiği zamanı belirler. Sıvı yakıtlı motorlar bu işlemi, yanma odasına yakıt akışını başlatma veya durdurma esasına dayanarak gerçekleştirir. Gelişmiş uçuşlarda ( örneğin Ay’a gitmek gibi ) motorlar çeşitli zamanlarda çalışır ve durur. Bazı sıvı yakıtlı motorlar yanma odasına giren yakıt miktarını ayarlayarak motor itme oranını düzenler. Katı yakıtlı roketler sıvı yakıtlı roketler kadar kolay kontrol edilemez. Burada yanmaya başladıktan sonra yakıt, bitinceye kadar yanar. Yanmayı durdurmak veya yavaşlatmak çok zordur. Bazı katı yakıtlı motorlar, oda basıncını boşaltan ve itmeyi sonlandırabilen sistemlere sahiptir.</p>
<p>5.3. Kararlılık ve Kontrol Sistemleri<br />
Verimli bir roket motoru yapmak başarılı bir roketin sadece bir bölümünü oluşturur. Roket, uçuşu sırasında kararlı olmalıdır. Kararlı bir roket değişmeyen bir yönde düzgün şekilde uçar. Kararsız roketler ise istikrarsız bir yönde uçar ve bazı zamanlar sarsılır. Kararlı bir roket, bir kontrol sistemi biçimini gerektirir. Kontroller aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayrılır. Burada önemli olan bir roketi neyin kararlı veya kararsız yaptığını anlamaktır. Bütün problem boyut, kütle ya da şekle bakmaksızın ağırlık merkezi (KM) olarak adlandırılan bir noktaya sahip olmaktır. Ağırlık merkezi, bir maddenin ağırlığına tam olarak karşılık gelen, kusursuz biçimde dengelenmiş yerdir. Ağırlık merkezi etrafında kararsız roketin dönmesi nedeniyle roket uçuşunda ağırlık merkezi önemlidir.</p>
<p>Roketin uçarken dönmesi üç eksen etrafında gerçekleşir. Bu eksenler; yuvarlanma, fırlatma ve sapma olarak adlandırılır. Bu üç eksenin kesiştiği nokta ağırlık merkezini verir. Roketin uç kısımlarında, fırlatma ve sapma eksenleri oldukça önemlidir. Çünkü bu iki doğrultudaki herhangi bir oynama roketi rotasından çıkarır. Yuvarlanma ekseni ise diğer eksenlere göre daha az önemlidir. Yuvarlanma eksenindeki oynamanın uçuş yoluna bir etkisi yoktur. Roketin geneli için uçuşta yuvarlanma hareketi roketin dengelenmesine yardım eder. Fırlatma ve sapma eksenlerindeki dengesiz hareketler roketin olması gereken yörüngesinden ayrılmasına neden olur. Dengesiz hareketlenmeyi en aza indirmek veya engellemek için bir kontrol sistemine ihtiyaç duyulur. Roketin içinde ağırlık merkezinden başka onun uçuşunu etkileyen önemli bir merkez daha vardır. Bu, basınç merkezidir. Basınç merkezi hava hareket eden roketten geçtiğinde oluşur. Roketin dış yüzeyine sürtünen hava akımı roketin üç ekseninden biri etrafında hareketlenmenin başlamasına yol açar. Roketlerdeki kontrol aktif veya pasiftir. Roketin dış yüzeyinde bulunan pasif kontrol sistemleri roketin dengede kalmasını sağlar. Uçuşta dengenin sağlanması için aktif kontroller hareket ettirilir.</p>
<p>5.4. Katı Yakıtlı Roketler<br />
Katı bir yakıt, oksitleyici madde ve yanan maddeden meydana gelir. Bu yakıt katı fazdadır ve modelli bir şekle sahiptir. Yakıtın yüzey alanının yanması itme ile ilişkilidir. Artan bir yüzey alanı itmeyi arttırır. Fakat artan yüzey alanı yüksek hızda yanma ile yakıtın yanma zamanını azaltır. Roket yakıtındaki tanecik için belirli itme hesaba katılmalıdır. Eğer bir yakıt yüksek belirli itme ile yüksek yüzey alanındaki taneciğe sahip bir rokette yakıt olarak kullanılırsa büyük miktarda itme tutuşmayı sağlar. Baruttan daha güçlü yakıtlara dönüşüm, modern katı yakıtlı roketlerin gelişmesine yol açtı. Kimya bilim dalının ilerlemesiyle bilim adamları daha güçlü yakıtları araştırdılar. Bazı yaygın katı oksitleyiciler: Amonyum Perklorit (NH4-CIO4) ve Potasyum Nitrat (KNO3) vb. Bunlar baruttaki oksitleme bileşikleridir. Kompozit, bir yakıt oksitleyicinin ve yakıtın karıştırılmış mekanik bir bileşiğidir. Oksitleyiciler kompozit yakıt yapmak için sıklıkla sentetik kauçuklarla karıştırılır. Bu sentetik kauçuklar; polisitron, polisülfat ve poliüretandir.</p>
<p>Katı yakıtlı roketler basit roketlerdir. Bu roketler bazı dezavantajlara sahiptir. Katı yakıt tutuşturulduğunda yakıtın tamamı durmaksızın bitinceye kadar yanar. Oldukça düşük belirli itme, itmenin büyük değerleri için katı yakıtlı roketlerin kullanımı sınırlar.</p>
<p>5.5. Sıvı Yakıt Roketleri Nasıl Çalışır?<br />
Sıvı yakıtlı roketlerden ilk olarak 1896 yılında Tsiolkovski tarafından yapılan gezegenler arası uzay araştırmasında söz edilmiştir. Bu bilim adamının fikri 27 yıl sonra gerçekleşmiştir. Robert H. Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlatmıştır. Sıvı yakıtlı roketler Rus ve Amerikan uzay araçlarında, Energiya SL-17 ve Satürn V roketlerinde kullanılmıştır. Bu roketlerin yüksek itme kapasiteleri insanları göklere yönlendirmiş ve roket gelişimini hızlandırmıştır. Sıvı yakıtlı roketler bir yakıt ve bir oksitleyiciden oluşur. Yakıt ve oksitleyiciyi muhafaza eden iki metal tank vardır. Fırlatma esnasında sırasıyla iki vana, depolanan sıvının borulara akmasına izin veren konuma getirilir. Eğer vanalar yanma odasına sıvı yakıtın kendi ağırlığınca akmasına izin verecek şekilde basitçe açılmış ise bir kararsız akış hızı meydana gelir ve bu da zayıf bir itmeye neden olur (Dengesiz itme hızına sebep verir). Bu problemin iki çözümü vardır: (1) Basınçlı gaz besleme, (2) Bir turbo pompa ile besleme. Bunlardan basit olanı basınçlı gaz besleme sistemine yüksek basınçlı bir gaz tankı eklemektir. Buradaki gaz reaktif olmayan (inert) ve hafif bir gazdır (Örneğin Helyum gibi). Yüksek basınç altında gaz bir vana ile depolanır ve dengelenir. Gaz tankının içerisinde basınç dengesi oluşturacak şekilde gaz akar. Bu işlemde borular ve yakıt tankları önemlidir. Her ne kadar gaz tankı denge basıncına karşı koyabilirse de borular ve yakıt tankları bir yanma arızasına neden olabilir. Bu basıncı yenecek yakıt tankları kullanılabilir. Fakat bu tankların kütlesi aşırı derecede fazladır. Sonuç olarak vana, yakıt tankları ile birlikte sabit basıncı muhafaza edebilecek bir akışı kontrol eder. Yakıt yüzeyinin üzerine uygulanan sabit kuvvet (basınç), yanma odasının içine doğru itilen sabit bir akışla sağlanır. Gaz depo tankından çıkan bu akış, yakıtın yakıt tankından çıkmasına neden olur. Yakıt akışının yüksek bir oranda olması için sistemin başlangıçtaki basıncını arttırmak gerekir. Sıkça tercih edilen ikinci bir çözüm turbo pompadır.</p>
<p>Turbo pompa fonksiyon olarak düzenli bir pompa ile aynıdır ve gaz basınçlı sistemde gazı yanma bölümünün içine doğru ivmelendirir. Burada pompayı çalıştıracak bir enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji büyük yakıt tanklarına depolanmıştır. Depolanmış kimyasal enerjiyi pompa enerjisine dönüştürmek için küçük bir roket motoru eklenir. Bu küçük motor tipik olarak asıl yakıtla ayni yakıtları kullanır, fakat boyutları küçük olduğundan dolayı küçük bir itme üretimi sağlar. Bu motordaki itme bir türbine yollanır. Bulunan bir pervane türbinin hızlı şekilde dönmesini sağlar. Turbo pompayı çalıştırmak amacıyla gerekli olan mekanik enerjiyi elde etmek için, bu işlem kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürür. Yanma odasına gönderilen yakıtlar olayı karmaşık bir hale getirir.</p>
<p>Oksitleyici ve yakıt karıştırılıp yanma odasında tutuşturulduğunda itme meydana gelir. Bu büyük itme roketi yukarı doğru iter. Yakıt akış hızı ve yanma odasının duvar dayanımı hesaba katılarak yanma sisteminde oluşturulan yoğun basınç belirlenmelidir. Yakıt akış hızı çok küçük olursa yakıt yanma odasına girmez. Bir gaz basınçlı veya turbo pompalı uygun sistem kullanılarak bu problemden kurtulmak mümkün olur. Karşılaşılan diğer bir problem ise oksitleyici ve yakıtın yanmasının oluşturduğu yoğun sıcaklıktır. Yakıtın yanma odası ve ağızlık etrafında sirkülasyon yapılmasıyla bu problem çözülür. Yakıtlar son derecede soğuktur ve bunlar yanma odasının sıcak yüzeyi etrafında akarken motor sıcaklığının bir kısmını soğurup yavaşça buharlaşır. Bu buharlaşma üç etkiye neden olur:<br />
(1) Belirtildiği gibi buharlaşma soğutması,<br />
(2) Buharlaşan yakıt hacminin artmasıyla toplam basıncın artması,<br />
(3) Katalitik etki (Daha fazla reaksiyonel gazların oluşması daha verimli yakma sağlar. Bu da roketin tüm performansını arttırır). Sıvı oksijen en yaygın kullanılan oksitleyicidir. Sıvı yakıtlı roketlerde kullanılan diğer oksitleyici kapsamı; Hidrojen Peroksit (%95 H2O2), Nitrik Asit (HNO3) ve sıvı Florür’dür. Modern sıvı yakıtlı roketlerde sıvı Florür çok nadir olarak kullanılır. STP (Standart sıcaklık; 25 °C ve standart basınç; 1 Atm veya 760 torr)’de oksijen ve florür gazdır. Bu fazda yanma oluşabilir.</p>
<p>Ancak oksijen ve florür gazının oksitleyici tankta depolanan miktarı gerekli itmeyi sağlamaz. Bundan dolayı bu gazları sıvı faza çevirmek için sıcaklıkları belirgin bir şekilde düşürülür ve böylece oksitleyici olarak kullanılır. Sıkça kullanılan sıvı yakıtların kapsamı: sıvı hidrojen, sıvı amonyak (NH3), hidrazin (N2H4) ve kerosin (hidrokarbon) dir. %76 oranında oksijen içeren nitrik asit başka bir oksitleyicidir. STP’ de nitrik asit sıvı fazdadır. Ancak nitrik asitin muhafazası tehlikelidir. Çünkü onun su ile karışması güçlü bir asit oluşturur ve bir yakıtla yanması sonucunda zararlı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple nitrik asitin kullanımı sınırlandırılmıştır.</p>
<p>5.6. Kullanılan Bazı Motorlar<br />
ilk Amerikan Ay araştırması çalışmaları Cape Canaveral üssünde yoğun bir şekilde başlamıştır. Sonradan Altair olarak adlandırılan X-248 fiberglas tabanlı katı motor, Thor Able fırlatma taşıtı tarafından taşınmıştır. Altair katı motorların ilkidir ve ortaya çıkan benzerlerinin en başarılısıdır. Thor Able taşıtı, uyduları sınıflandırarak yörüngeye oturtmak için fırlatılmıştır. Kullanılan diğer bir motor Thiokol’un Star 37 motorudur. İlk Star 37, 1960 yılında Ay araştırmalarında yumuşak iniş sağlamak için motor hız kesici ile geliştirilmiştir. Hemen sonrasında askeri hava uydularını fırlatmak amacıyla kullanılan Thor Burner-2 roketinin üzerinde üst aşama olarak kullanılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ne ait askeri radar uyduları katı motorları, daha yüksek yörüngelere nükleer reaktörlerini kaydırmak için kullanmıştır. İngiltere belli sayıda katı motor geliştirmiştir ve bir uydu fırlatmıştır. Bu fırlatmada Black Arrow roketi kullanılmıştır. Bu roket Waxwing isminde bir katı motora sahiptir. 1960’ların sonunda ve 1970’lerin başında sıvı motorlar ilk Zenit-2 casus uydularını yörüngeye yerleştirmek amacıyla kullanılmıştır. BE-3 motoru da eski yıllara ait ilginç motorlardan bir tanesidir.</p>
<p>Çizelge-5.1. Sıvı yakıtlı Motorlar</p>
<p>6. BAZI ROKET TİPLERİ ve ÖZELLİKLERİ</p>
<p>Bu bölümde bazı roket tipleri gösterilecek ve çeşitli ülkelere ait roketlerin özellikleri çizelge halinde verilecektir.</p>
<p>6.1. Birleşik Devletler Roketleri</p>
<p>6.2. Rus Roketleri</p>
<p>7.ÖZEL BIR ROKET: SES ROKETI<br />
Çevre araştırmalarının yüksek harcamalı olması nedeniyle dikkate değer keşifler yapmak için düşük fiyatlı yöntemler gerekir. Araştırmacılar çeşitli metotlar kullanırlar. Bu araştırmacılar ses roketlerinden yararlanarak birçok önemli veri elde ederler ve böylece bilimde ilerleme kaydedilir. Birçok ses roketi uzay, atmosfer, yeryüzü ve mühendislik bilimlerinde teknolojik yenilik ve değişiklikler için test zemini sağlar. Ses roketi programı doktora tezlerine yol açan çok sayıda proje üretmiştir.</p>
<p>8. ROKETLERDEN HABERLER<br />
Tokyo,12 Temmuz 2000; Japonya’ya ait H2A roketi test sırasında başarısız oldu. Fakat Ulusal Uzay Gelişim Firması yakın bir zamanda roketin fırlatılmasının doğru bir şekilde yapılacağını belirtti.</p>
<p>Tokyo, 24 Ağustos 2000; Tanegashima Uzay Merkezi’nde H2A ana roketinin gelecekteki yeni üretimi için LE7A motorunun 150 saniyelik tutuşma testi başarıyla sürdürüldü.</p>
<p>Paris, 16 Agustos 2000; 3 aylık bir gecikmeden sonra Avrupa yapımı iki telekomünikasyon uydusu Ariane 4 roketi ile birlikte yörüngelerine fırlatıldı.</p>
<p>Evry, 18 Agustos 2000; İki telekomünikasyon uydusunu taşıyan Ariane 4 roketi Fransa’dan kalktı. Brasilsat-B4 ve Nilesat-102’yi taşıyan roket uygun bir şekilde havalandı. Fırlatmadan 25 dakika sonra iki uyduyu yörüngeye bıraktı. Brasilsat-B4 uydusu 12-13 yıl için Brezilya’da televizyon ve telekomünikasyon servislerini sağlayacaktır. Nilesat-102 ise Kuzey Afrika ve İran Körfezi’ndeki ülkelere dijital televizyon programları dağıtacaktır.</p>
<p>Moskova, 29 Ağustos 2000; Rusya’ya ait askeri bir iletişim uydusunu taşıyan roket Kazakistan’daki Baikanur istasyonundan fırlatıldı.</p>
<p>9. SONUÇ<br />
Eski zamanlardan beri uzay insanların ilgisini çekmiştir. Uzayın bir sonunun olup olmadığı, nerelere kadar uzandığı bilim adamlarını ilgilendiren bir konu olmakta devam etmiştir. Roketlerin gelişmesi insanlara uzayın kapılarını aralayınca bu konudaki çalışmalar büyük bir hız kazanmıştır. Roketlerin ileride insanları götüreceği yer belli değildir. Bu, bilimde gerçekleşen keşiflere dayanarak roketlerin gelişmesine bağlıdır.<br />
Roketler sayesinde insanoğlu sınırları aşarak önemli adımlar atmıştır. Buraya kadar her yönüyle incelenen roketler yenidünyaların kapısını aralar ve bilinmeyen pek çok soruya yanıt bulma imkânı sağlar.</p>
<p>Kaynak: Zamanda yolculuk </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/atom-modelleri" title="Atom Modelleri (14 Ekim 2009)">Atom Modelleri</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sozlu-edebiyat-donemi" title="Sözlü Edebiyat Dönemi (11 Ekim 2009)">Sözlü Edebiyat Dönemi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sayfa-180-184-185-11-sinif-edebiyat-etkinlikleri-cevaplari" title="Sayfa 180-184-185 &#8211; 11. Sınıf Edebiyat Etkinlikleri Cevapları (14 Nisan 2009)">Sayfa 180-184-185 &#8211; 11. Sınıf Edebiyat Etkinlikleri Cevapları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ogrenciyi-sikintiya-sokma-sinavi-oss" title="Öğrenciyi Sıkıntıya Sokma Sınavı &#8211; ÖSS (23 Mayıs 2009)">Öğrenciyi Sıkıntıya Sokma Sınavı &#8211; ÖSS</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/fen-egitim-seti-yillik-planlar-48-60-ay-60-72-ay" title="Fen Eğitim Seti Yıllık Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay) (03 Ekim 2009)">Fen Eğitim Seti Yıllık Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay)</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/zik-11-sinif-roketlerin-yapisi-tarihcesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğrusal ve bağıl hareketler &#8211; 10. sınıf fizik</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/dogrusal-ve-bagil-hareketler-10-sinif-fizik</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/dogrusal-ve-bagil-hareketler-10-sinif-fizik#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:56:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[10 fizik düzgün hızlanan hareket soruları]]></category>
		<category><![CDATA[10 sınıf doğrusal hareket grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[10 sınıf düzgün degişen dogrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10 sınıf fizik hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10 sınıf fizik hareket ivmeli]]></category>
		<category><![CDATA[10 sınıf fizik hareket konusu]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf bağıl hız]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf doğrusal hareket çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf doğrusal hareket ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik bagıl hareket konusu]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik doğrusal hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik doğrusal ve bağıl hareket formülleri]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik düzgün hızlanan doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik düzgün hızlanan hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik ivme]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf hareket çeşitleri fizik kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf hız zaman grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf ortalama hız nedir]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf  doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf doğrusal hareketşer]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf düzgün doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik a-t grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik bağıl hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik bağıl hız]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik bileşke çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik doğrusal ve bağıl hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik düzgün değişen hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik düzgün doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik düzgün doğrusal hareket grafik]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik hareket çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik hız zaman grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik ivme bulma]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik ivmeli hareket soru ve cevap]]></category>
		<category><![CDATA[10.SINIF FİZİK KONULARI]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik konuları bağıl hız]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik öğretmen kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik ortalama hız nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik vektörler ve ''özel durumlar'']]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf ivme zaman grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf ortalama hız]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf yeni fizik günlük planı]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf yer deyiştirme]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf zaman grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[9.sınıf fizik hareket grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[alanların cebirsel toplamı]]></category>
		<category><![CDATA[aynı doğrultuda bağıl hız]]></category>
		<category><![CDATA[aynı yönde hareket eden bir ivmeye sahip cismin hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[bağıl hareket]]></category>
		<category><![CDATA[bağıl hareket hakkında herşey]]></category>
		<category><![CDATA[bağıl hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[bagıl hız duzgun hızlanan hareket duzgun degısen hareket ıle ılgılı sorular we cewapları]]></category>
		<category><![CDATA[bağıl sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[bağıl ve bileşke hareket 10.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[bir cismin hızı sabit ise eşit]]></category>
		<category><![CDATA[DAİRESEL VE DOĞRUSAL HAREKETLER]]></category>
		<category><![CDATA[diklik sembolünün tarihi gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[dogrusal hareket çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğrusal hareket çeşitleri grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğrusal hareket çeşitleri sorular]]></category>
		<category><![CDATA[doğrusal hareket çeşitlerinin grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğrusal harekette düzgün dogrusal hareketin hareket grafiğinin incelenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğrusal ve bağıl hareketler - 10. sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[doğrusal yolda k ve l araçları]]></category>
		<category><![CDATA[duran cismin arabaya göre hızı]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün doğrusal hareket 10. sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün doğrusal hareket 11 sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün doğrusal hareket grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün doğrusal hareket hakkında araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün doğrusal hareket nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Düzgün Doğrusal Hareket ve Grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün hızlanan doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[düzgün hızlanan hareket bağıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[eğimi negatif olan grafikler]]></category>
		<category><![CDATA[fizik 10. sınıf ders kitabı araştırma konuları]]></category>
		<category><![CDATA[fizik 10. sınıf konum zaman grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[fizik 10.sınıf bağıl hareket yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[fizik 10.sınıf bağıl hız]]></category>
		<category><![CDATA[fizik 11 düzgün doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[fizik anlık hız soruları]]></category>
		<category><![CDATA[fizik bir aracın hızı]]></category>
		<category><![CDATA[fizik dersi doğrusal hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[fizik doğrusal hareket nedir]]></category>
		<category><![CDATA[fizik düzgün doğrusal hareket grafik sorular]]></category>
		<category><![CDATA[fizik düzgün doğrusal hareket konusu ful anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[fizik düzgün doğrusal hareket şekilleri]]></category>
		<category><![CDATA[fizik hareket düzgün hızlanan doğrusal hareket formülleri]]></category>
		<category><![CDATA[fizik konum ve zaman]]></category>
		<category><![CDATA[fizik öğretmenin alan değişticeği alanlar]]></category>
		<category><![CDATA[fizik onuncu sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[fizik v-t grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[fizik-doğrusal ve bağıl hareket öğretmen anlatımlı]]></category>
		<category><![CDATA[fizikte a işaretine benzeyen sembol]]></category>
		<category><![CDATA[fizikte doğrusal yörünge ekleri]]></category>
		<category><![CDATA[fizikte düzgün doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[fizikte i sembolü ile gösterilir]]></category>
		<category><![CDATA[götürebilecek]]></category>
		<category><![CDATA[hareket çeşitleri ve grafikleri 10. sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[hareket çeşitlerinin grafikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hareket ivme 10.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[hareket ve bağıl hız nedir ve özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hareketin birimi ve sembolü]]></category>
		<category><![CDATA[hız zaman  konum zaman grafik yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[iki boyutta bağıl hız]]></category>
		<category><![CDATA[ilk hızı ile zıt yönde bir ivmeye sahip cismin hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk hızı olmayan düzgün hızlanan doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[ivmeli hareketler]]></category>
		<category><![CDATA[konum zaman grafiği yorumlama]]></category>
		<category><![CDATA[konum zaman ve yer değiştirme ile ilgili açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[lise 1 fizik düzgün doğrusal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[lise 2 hareketin özellikleri iki cismin birbirine göre hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[lise 4 fizik düzgün hızlanan hareket]]></category>
		<category><![CDATA[LYS TERCİH KLAVUZLARI NEREDE SATILIR]]></category>
		<category><![CDATA[notre dame romanının özeti ve incelenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenin sınıf içi hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[oks]]></category>
		<category><![CDATA[otobüslerin durduğu yere ne denir]]></category>
		<category><![CDATA[parabol hangi mesleklerde kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[s2 abdülhamit ve filistin kitabının özeti]]></category>
		<category><![CDATA[sabit hızlı ivme zaman grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[sporla ilgili hız ve zaman grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[tek boyutta ivmeli hareket fizik 10 anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[uma]]></category>
		<category><![CDATA[yer değiştirme miktarına eşit teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yörüngesel hareketler fizik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=377</guid>
		<description><![CDATA[Doğrusal ve Bağıl Hareket Hareket Maddelerin zamanla yer değiştirmesine hareket denir. Fakat cisimlerin nereye göre yer değiştirdiği ve nereye göre hareket ettiği belirtilmelidir. Örneğin at üstünde giden bir yolcu ata göre yer değiştirmiyor fakat yerde duran sabit bir noktaya göre yer değiştiriyordur. Yörünge Bir cismin hareketi sırasında izlediği yolun şekline yörünge denir. İzlenen yolun şekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğrusal ve Bağıl Hareket</p>
<p>Hareket Maddelerin zamanla yer değiştirmesine hareket denir. Fakat cisimlerin nereye göre yer değiştirdiği ve nereye göre hareket ettiği belirtilmelidir. Örneğin at üstünde giden bir yolcu ata göre yer değiştirmiyor fakat yerde duran sabit bir noktaya göre yer değiştiriyordur.<span id="more-377"></span></p>
<p>Yörünge<br />
Bir cismin hareketi sırasında izlediği yolun şekline yörünge denir. İzlenen yolun şekli doğrusal ise bu harekete doğrusal hareket denir. Daire ise dairesel hareket denir.</p>
<p>Konum<br />
Bir cismin seçilen bir başlangıç noktasına olan vektörel uzaklığına konum denir. Bir araç nasıl hareket ederse etsin en son durduğu noktadaki konumu o noktanın seçilen başlangıç noktasına olan vektörel uzaklığıdır. Bir araç dönüp dolaşıp ilk bulunduğu noktaya gelirse konumu sıfır olur.<br />
Yer Değiştirme<br />
Bir cismin iki konumu arasındaki vektörel uzaklıktır. Başka bir ifadeyle son konum (x2) ile ilk konum<br />
(x1) arasındaki vektörel farktır ve son konumdan ilk konumun vektörel olarak çıkarılmasıyla bulunur. Bu işlem Dx = x2 – x1 şeklinde gösterilir.P noktasında duran bir aracın konumu + 1500 metredir. K de duranın konumu ise – 1000 metredir.<br />
N noktasından L noktasına gelen bir araç<br />
Dx = x2 – x1<br />
Dx = – 500 – (+ 1000) = – 1500 m<br />
(–) yönde 1500 metre yer değiştirmiştir.<br />
Eğer ilk konum başlangıç noktası olursa konum ile yer değiştirme eşit olur.<br />
Yatay bir yolda K noktasından harekete geçen araç L M N yolunu izleyerek N de duruyor. Bu araç KN noktaları arasında toplam 70 m yol almasına rağmen 50 m yer değiştirmiştir.Şekil incelenirse KN arasındaki vektörel uzaklık pisagor bağıntısından 50 m olur.<br />
Eğim<br />
Hareket konusunun iyi anlaşılması için eğim kavramının iyi bilinmesi gerekir. Bir doğrunun yatayla yaptığı açının tanjantı o doğrunun eğimine eşittir.<br />
Ayrıca eğim dikliğin bir ölçüsüdür. Diklik artıyorsa eğim artıyor diklik azalıyorsa eğim azalıyor diklik sabit ise eğim de sabittir.<br />
Şekildeki gibi yatay doğruların eğimi sıfırdır.<br />
Düşey doğruların eğimi tanımsızdır. Çünkü tana değerine göre bir sayının sıfıra oranı tanımsızdır.</p>
<p>Bir parabolün eğiminden bahsedilemez. Ancak parabole teğetler çizilerek teğetin eğimine bakılır. Şekildeki parabolün eğimi artıyordur.<br />
Birim çemberdeki sinüs ve cosinüs değerlerin işaretinden faydalanılarak eğimin işareti bulunabilir.<br />
Düşey eksene göre sağa yatık doğruların eğimi pozitif (+) sola yatık doğruların eğimi ise negatif (–) dir.<br />
Hız</p>
<p>Bir cismin birim zamandaki yer değiştirme miktarına hız denir. Hız v sembolü ile gösterilir ve vektörel bir büyüklüktür. Hız<br />
şeklinde tanımlanır.<br />
Hız birimi SI (MKS) birim sisteminde m/s dir. km/saat de hız birimi olarak kullanılabilir.<br />
Hız vektörel büyüklük olduğundan hızın işareti hareketin yönünü gösterir. Hız (+) işaretli ise araç (+) seçilen yönde (–) işaretli ise (–) seçilen yönde gidiyordur.<br />
[SIZE="4"]Ortalama Hız[/SIZE]</p>
<p>Doğrusal yörüngede hareket eden bir cismin toplam yer değiştirmesinin bu yer değiştirme süresine oranı ortalama hıza eşittir. Ortalama hız<br />
şeklinde tanımlanır.<br />
Ani Hız</p>
<p>Hareket eden bir cismin herhangi bir andaki hızına ani hız ya da anlık hız denir.<br />
Konum-zaman grafiğindeki herhangi bir anda yörüngeye çizilen teğetin eğimine eşittir.<br />
İvme<br />
Bir cismin birim zamandaki hız değişimine ivme denir. a sembolü ile gösterilir ve vektörel bir büyüklüktür. Cismin t1 anındaki hızı v1 t2 anındaki hızı v2 ise ivme;<br />
şeklinde ifade edilir. Birimi m/s2 dir.<br />
Hız değişimi yoksa yani cismin hızı zamanla değişmiyorsa ivme sıfırdır. İvmenin olması için mutlaka hızın değişmesi gerekir. Ayrıca ivme sabit ise hız her saniye ivme kadar artıyor ya da azalıyordur. İvme sıfır ise araç ya duruyordur ya da sabit hızla gidiyordur.<br />
Doğrusal Hareket Çeşitleri</p>
<p>1. Düzgün Doğrusal Hareket<br />
Doğrusal yolda hareket eden bir cisim eşit zaman aralıklarında eşit yer değiştirmelere sahipse bu harekete düzgün doğrusal hareket sahip olduğu hıza da sabit hız denir. Bu hareket tipinde hız sabittir. Dolayısıyla ivme sıfırdır.<br />
Yukarıdaki grafikler pozitif yönde hareket eden araca ait grafiklerdir. v sabit hızı ile düzgün doğrusal hareket yapan cismin aldığı yol<br />
X= v.t<br />
bağıntısı ile bulunur.</p>
<p>2. Düzgün Değişen Doğrusal Hareket<br />
Doğrusal bir yolda hareket eden aracın hızı düzgün değişiyorsa bu harekete düzgün değişen doğrusal hareket denir. Bu harekette ivme sabit olduğundan sabit ivmeli harekette denilir. İvmenin sabit olması aracın hızının her saniye ivme kadar artması ya da azalması demektir.<br />
a. Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket<br />
Bu hareket tipinde aracın hızı her saniye ivme kadar artıyordur. Pozitif yönde düzgün hızlanan araca ait grafikler aşağıdaki gibidir.<br />
2. Düzgün Değişen Doğrusal Hareket<br />
Doğrusal bir yolda hareket eden aracın hızı düzgün değişiyorsa bu harekete düzgün değişen doğrusal hareket denir. Bu harekette ivme sabit olduğundan sabit ivmeli harekette denilir. İvmenin sabit olması aracın hızının her saniye ivme kadar artması ya da azalması demektir.<br />
a. Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket<br />
Bu hareket tipinde aracın hızı her saniye ivme kadar artıyordur. Pozitif yönde düzgün hızlanan araca ait grafikler aşağıdaki gibidir.<br />
Konum – Zaman Grafiği</p>
<p>* Konum–zaman grafiğinde eğim hızı verir. Eğimin değişimi nasılsa hızın değişimi de o şekilde olur. Ayrıca eğimin işareti hızın işaretini belirtir.</p>
<p>* Eğimin ve hızın işareti hareketin yönünü belirtir. Hızın işareti pozitif (+) ise araç (+) yönde negatif ise araç (–) yönde hareket ediyordur.</p>
<p>Hız – Zaman Grafiği</p>
<p>* Hız–zaman grafiğinin eğimi ivmeyi verir. Eğimin değişimi ve işareti ivmenin değişimini ve işaretini verir.<br />
I. aralıkta eğim sabit ve işareti (+) olduğundan ivme sabit ve işareti (+) dır. Benzer yorumu diğer aralıklar için de söyleyebiliriz.<br />
*<br />
Grafik parçaları ile zaman ekseni arasında kalan alan yer değiştirmeyi verir.</p>
<p>* Zaman ekseni üzerinde kalan (+) alan pozitif yöndeki yer değiştirmeyi altında kalan (–) alan ise negatif yöndeki yer değiştirmeyi verir. Toplam yer değiştirme alanların cebirsel toplamından bulunur.<br />
* Hızın işaret değiştirdiği yerde araç yön değiştiriyordur.</p>
<p>İvme – Zaman Grafiğiİvme-zaman grafiklerinin altında kalan alan hız değişimini verir. Toplam hız değişimi alanların cebirsel toplamından bulunur. Cismin ilk hızı v0 toplam hız değişimi Dv ise son hız vS = v0 + Dv eşitliğinden bulunur.</p>
<p>BAĞIL HAREKET</p>
<p>Bir cisim sabit bir noktaya göre zamanla yer değiştiriyorsa bu cisim hareket ediyor demektir. Cismin hareketi sabit bir yere göre değilde başka hareketli bir cisme göre sorulursa durum değişir. Örneğin yan yana giden iki çocuk birbirlerine göre hareket etmezken yerde duran sabit bir noktaya göre hareket ediyorlardır. Otobüs içinde koltukta oturan bir yolcu otobüse göre hareket etmiyor fakat yere göre ya da başka hareketli bir cisme göre hareket ediyordur.<br />
Buna göre iki cismin birbirlerine göre hareketine bağıl hareket hızlarına da bağıl hız denir.<br />
Bağıl hızV bağıl = V cisim &#8211; V gözlemci bağıntısı ile bulunur.<br />
vcisim : Cismin yere göre hızıdır.<br />
vgözlemci : Gözlemcinin yere göre hızıdır.<br />
Bir aracın yerdeki sabit noktaya göre hızına yere göre hız denir. Hız vektörel bir büyüklük olduğundan işlemler vektör kurallarına göre yapılacaktır. Yukarıdaki bağıntıya göre cismin hızı aynen alınıp gözlemcinin hızı ters çevrilerek vektörel olarak toplanır. Bileşke vektörün büyüklüğü bağıl hızın büyüklüğünü yönü ise bağıl hızın yönünü belirtir.<br />
Tek Doğrultuda Bağıl Hız<br />
Araçlar aynı doğrultuda hareket ediyorsa<br />
a. Aynı yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızlarının büyüklüğü iki aracın hızlarının farkına eşittir. Yön olarak aracın birine göre (+) ise diğerine göre (–) dir. Yani araçlardan biri diğerini pozitif kabul edilen yönde gittiğini görüyorsa diğeride onun negatif yönde gittiğini görür.<br />
b. Zıt yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızı hızlarının topl***** eşittir. Bundan dolayı karşılıklı gelen araçlar birbirinin yanından geçerken çok hızlı geçiyormuş gibi görünürler.<br />
İki Boyutta Bağıl Hız<br />
Doğuya doğru gitmekte olan K aracının sürücüsü kuzeye doğru giden L aracının gerçek hareket yönünü ve hızını göremez. K nin L yi gördüğü hız bağıl hızdır. Bağıl hız<br />
ise vb = vcisim – vgözlemci<br />
bağıntısından bulunur.</p>
<p>Örneğin her iki araç v hızı ile gidiyorsa K nin L ye göre hızı denildiğinde L gözlemci olur. Gözlenen K cisminin hızı aynen alınır gözlemcinin hızı ters çevrilerek vektörel olarak toplanır. Hızların şiddetleri eşit ve aralarındaki açı 90° olduğundan bağıl hız çıkar.<br />
L nin K ye göre hızı ise<br />
vb = vL – vK den L nin hızı aynen alınır K nin hızı ters çevrilerek toplanır. Hız vektörleri arasındaki açı 90° olduğundan bağıl hız olur.<br />
Her iki araca göre bağıl hızlar eşit büyüklükte fakat zıt yönlüdür </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/turk-ve-dunya-edebiyatinda-mektup-turunun-onemli-temsilcileri-ve-bunlarin-eserleriyle-ilgili-arastirma" title="Türk ve Dünya Edebiyatında mektup türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili araştırma (08 Ekim 2009)">Türk ve Dünya Edebiyatında mektup türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili araştırma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sbs-puaninizi-hesaplayin" title="Sbs Puanınızı Hesaplayın (07 Haziran 2009)">Sbs Puanınızı Hesaplayın</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/leyla-ile-mecnun-hikayesi" title="Leyla ile Mecnun Hikayesi (11 Ekim 2009)">Leyla ile Mecnun Hikayesi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/anasayfa-forum-hakkimizda-ingilizce-kayit-matematik-rss-fikir-blogu-karsiliksiz-paylasim%e2%80%a6-%c2%ab-anahtar-refik-halit-karay-kitap-ozeti-ankara-y" title="Ankara &#8211; Yakup Kadri Karaosmanoğlu (05 Nisan 2009)">Ankara &#8211; Yakup Kadri Karaosmanoğlu</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ani-hatirahatirat-ani-ozellikleri-ani-cesitleri-ani-tarihi-gelisimi" title="Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi (03 Kasım 2009)">Anı (Hatıra,Hatırat): Anı Özellikleri, Anı Çeşitleri, Anı Tarihi Gelişimi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/dogrusal-ve-bagil-hareketler-10-sinif-fizik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Isı ve Sıcaklık &#8211; 10. sınıf fizik</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/isi-ve-sicaklik-10-sinif-fizik</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/isi-ve-sicaklik-10-sinif-fizik#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:56:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[10 g suyun sıcaklığını 10 ºC arttırmak için verilmesi gereken ısı miktarı ne kadardır]]></category>
		<category><![CDATA[10 gram suya gram buz katıldığında sıcaklık 80 c]]></category>
		<category><![CDATA[10 maddenin erime sıcaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf buharlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf fizik suların yükselmesi]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf ısı sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[10. sınıf kütlenin hıza göre değişimi fizik]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik ısı konusu]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik ısı sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik ısı ve sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf fizik molekülü]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf ısı alışverişi]]></category>
		<category><![CDATA[10.sınıf kimya gazlar soru ve cevapları]]></category>
		<category><![CDATA[9 sınıf fizik ısı alışverişi testler]]></category>
		<category><![CDATA[ankarada sıcaklın etkili olan faktörler]]></category>
		<category><![CDATA[atamasını]]></category>
		<category><![CDATA[bilge ışıl öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[Buhar basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[cismin erimesi için gerekli enerji]]></category>
		<category><![CDATA[düşünceyi geliştirme yollarına]]></category>
		<category><![CDATA[Erime buharlaşma ile ilgili grafik ve yorum]]></category>
		<category><![CDATA[eski 10.sınıf ısı ve sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[fizik 10.sınıf termometre]]></category>
		<category><![CDATA[fizik buzun erime ısısnı bulma]]></category>
		<category><![CDATA[fizik degişimler 100 tanesini göster]]></category>
		<category><![CDATA[fizik denge sıcaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[fizik ısı alışverişi grafik]]></category>
		<category><![CDATA[fizik ısı kütle sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[fizik ısı ve sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[fizik katı sıvı ve gazlarda basınc ygs]]></category>
		<category><![CDATA[fizik sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[fizik sıcaklık cal]]></category>
		<category><![CDATA[fizik suyun ısınma grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[Fizikte Hal olayı]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirmişlerdir]]></category>
		<category><![CDATA[hal değişimi grafiği acıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[iletim konveksiyon ışıma]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce öğretmeni bilgen çak öğretmenin resmi]]></category>
		<category><![CDATA[isi alisverisi su ile buz]]></category>
		<category><![CDATA[ısı fizik]]></category>
		<category><![CDATA[ISI SICAKLIK 10.SINIF]]></category>
		<category><![CDATA[ısı sıcaklıklarla 10 madde]]></category>
		<category><![CDATA[Isı Sığası calori]]></category>
		<category><![CDATA[Isı ve Sıcaklık - 10. sınıf fizik]]></category>
		<category><![CDATA[ısı ve sıcaklık 10.sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[ısı ve sıcaklık 11.SINIF]]></category>
		<category><![CDATA[ısı ve sıcaklık fizik 11]]></category>
		<category><![CDATA[katı sıvı ve gazların sabit basınçta ısı sığası]]></category>
		<category><![CDATA[kaynama noktası 10 sınıf dış basınç]]></category>
		<category><![CDATA[LİSE 10. SINIF fizik konuLARININ anlatımı TİTREŞİMİN TANIMI]]></category>
		<category><![CDATA[maddelerin molekül başına hal değiştirme ısıları]]></category>
		<category><![CDATA[maddenin kaynama ve erime noktasını değiştirmek için ne yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[oks]]></category>
		<category><![CDATA[önderlerinden]]></category>
		<category><![CDATA[saf sıvının ısınma donma grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfın hava sıcaklık derecesi]]></category>
		<category><![CDATA[suyun  kaynama  noktasını   değiştiren   etmenler]]></category>
		<category><![CDATA[suyun donma sıcaklığına basıncın etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[suyun sıcaklık ısı grafiği]]></category>
		<category><![CDATA[teson sıcaklıgı fizik]]></category>
		<category><![CDATA[yds]]></category>
		<category><![CDATA[ygs su buz karışımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=375</guid>
		<description><![CDATA[Maddeyi oluşturan atom yada moleküller sürekli hareket halindedir Bu hareket katı maddede denge konumu etrafındaki titreşimler , sıvı ve gaz larda ise hem titreşim hem de bir çok çarpışmalar sonucu kırık çizgiler hali nde öteleme hareketleri şeklindedir. Bu nedenle maddenin her atom veya molekülünün kinetik enerjisi vardır. Bir maddenin sıcaklığı denilince , maddeyi oluşturan atom [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maddeyi oluşturan atom yada moleküller sürekli hareket halindedir<br />
Bu hareket katı maddede denge konumu etrafındaki titreşimler , sıvı ve gaz<br />
larda ise hem titreşim hem de bir çok çarpışmalar sonucu kırık çizgiler hali<br />
nde öteleme hareketleri şeklindedir. Bu nedenle maddenin her atom veya molekülünün kinetik enerjisi vardır.<span id="more-375"></span></p>
<p>Bir maddenin sıcaklığı denilince , maddeyi oluşturan atom ya da mole<br />
küllerin sadece bir tanesinin ortalama kinetik enerjisi ile orantılı tanecilik<br />
anlaşılır.<br />
Bir maddenin ısısı denilince , maddeyi oluşturan tüm taneciklerin kin<br />
etik ve potansiyel enerjilerinin toplamıdır.^^Q^^ ile gösterilir.</p>
<p>Bir maddenin ısısı tanımlanırken aşağıdaki sonuçlar dikkate alınmalı<br />
dır.<br />
1-)Bir maddenin sıcaklığı kütleye bağlı değilken ısı kütle ile doğru orantılıdır. Örneğin bir bardak kaynar suyun sıcaklığı ile bir tencere kaynar suyun sıcaklığı aynı fakat kütlesi fazla olan bir tencere suyun ısısı<br />
daha fazladır.<br />
2-)Sıcaklık enerji değil , ısı bir enerji türüdür.<br />
3-)Sıcaklık termometre ile ölçülebilir. Isı her hangi bir araçla ölçülmez , ancak kütlesi ve sıcaklığına bağlı olarak hesaplanabilir.</p>
<p>TERMOMETRELER</p>
<p>Cisimlerin sıcaklıklarını ölçen araçlara termometre denir.<br />
Yaygın olarak sıvı (civalı veya alkollü) termometre kullanılır. Katı ve sıvıların genleşme katsayılarının farklı oluşundan yararlanılarak yapılır.<br />
İyi bir sıvılı termometrede sıvı haznesinin büyük , kılcal borusunun çok ince , genleşmesinin az olması , kullanılan sıvının genleşmesinin büyük olması gerekir.<br />
Termometreler bölmelendirilirken , suyun donma ve kaynama sıcaklıkları (1 ATM basıncı altında) esas alınmıştır.</p>
<p>1-)CELCİUS:Suyun donma sıcaklığını 0*C ,kaynama sıcaklığını 100*<br />
C olarak kabul eder. Bu iki sıcaklık arası 100 eşit bölmeye ayrılmış ve her bir bölmeye 1*C denilmiştir.<br />
2-)FAHRENHAYT:Suyun donma sıcaklığını 32*F , kaynama sıcaklı-<br />
ğını 212*F olarak kabul eder. Bu iki sıcaklık arası 180 eşit bölmeye ayrılmış<br />
tır ve her bir bölmeye 1*F denmiştir.<br />
3-)REOMÖR:Suyun donma sıcaklığını 0*R , kaynama sıcaklığını 80* olarak kabul eder. 80 eşit bölmeye ayrılmıştır. Her bir bölmeye 1*R denir.<br />
4-)KELVİN:Saf suyun 273*K donduğunu 373*K kaynadığını kabul eden termometreye denir. Bu termometrede bütün sıcaklıklar pozitif sayılarla ifade edilir.<br />
5-)HERHANGİ BİR TERMOMETRE (X):Saf suyun donma noktasın<br />
AX , kaynama noktası da BX olarak ölçmüş olsun. Bunlara göre bütün termometrelerin şeması aşağıdaki gibi olur.</p>
<p>C R F-32 T-273 X-A<br />
&#8212;&#8211; = &#8212;&#8212;&#8211;= &#8212;&#8212;&#8212;= &#8212;&#8212;&#8212;- = &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
100 80 180 100 B-A</p>
<p>MADDELERİN ISI ALIŞ-VERİŞİ(CALORİMETRE) YASALARI</p>
<p>Enerjinin korunum yasasından yararlanılarak kalorimetre yasaları aşağıdaki gibi özetlenebilir.</p>
<p>1-Isı alış verişi sırasında bir olayın gerçekleşmesi için harcanan ısı enerjisi,bu olayın tersi gerçekleşirken ortamdan alınan ısı enerjisine eşittir.<br />
2-Sıcaklıkları farklı maddeler bir araya getirilirse sıcaklıkları eşitleninceye kadar aralarında ısı alış verişi yaparlar.</p>
<p>Isıca yalıtılmış kapalı bir sistemde alınana ısı , verilen ısıya eşittir. Ya da ısıca yalıtılmış kapalı ortamlarda ısı değişimleri toplamı sıfırdır.<br />
Kütlesi m1 , özısısı C1 , sıcaklığı t1 ve kütlesi m2 , özısısı C2 , sıcaklığı t2<br />
Olan iki madde ısıca yalıtılmış bir ortamda bir araya getirilsin. Maddeler için t1  t2 ve denge sıcaklığı t ise</p>
<p>Q(alınan)=Q(verilen)</p>
<p>m1 C1 (t-t1) + m2 C2 (t-t2) = O dır.</p>
<p>NOT:Isı alış verişi yapan maddelerin ısı sığaları eşit ise , denge sıcaklığı maddenin ilk sıcaklıklarının aritmetik ortalamasıdır.<br />
M1 C1 = m2 C2 = t = t1+t2</p>
<p>2<br />
ISI MİKTARI VE HESAPLANMASI (CALORİMETRE)</p>
<p>Bir maddenin ısı enerjisindeki değişme ya sıcaklık ya da maddenin hal değişmesine neden olur. Isısı değiştirilen madde hal değişmiyorsa , ısı değişimi ile doğru orantılı olarak sıcaklık değişimi olur.<br />
ÖZGÜL ISI (ISINMA ISISI) :Bir maddenin 1 gramının sıcaklığını 1C değiştiren ısı miktarıdır.^^C^^ ile gösterilir. Birimi Calori /C‘ dir.</p>
<p>1 CALORİ =&#8221;1 gram&#8221;>1 gramsaf suyun sıcaklığını 1C değiştirmek için gereken ısı miktarıdır.<br />
ISI SIĞASI : m gram maddenin sıcaklığını 1C değiştirmek için gerekli ısı miktarıdır. Birimi Cal / C ‘ dir.</p>
<p>Isı sığası : m.C</p>
<p>Öz ısı tanımını kullanarak m gram maddenin sıcaklığını tC  değiştirmek için gerekli ısı miktarını Q2 = m C  t bağıntısı ile buluruz.<br />
BİRİMLER : Q : Calori (cal)<br />
M : gram<br />
t : tson – tilk (C)<br />
C : Cal / g  C<br />
1 Cal : 4,18 joule</p>
<p>Maddeye aktarılan ısı maddenin yalnız sıcaklığını değiştiriyorsa bu değişim doğru orantılıdır.<br />
Grafiğin eğimi : tg = t</p>
<p>MADDELERİN FİZİKSEL HAL DEĞİŞTİRMELERİ</p>
<p>Hal değişimine uğramayan bir maddeye ısı enerjisi verilirse ;<br />
Q = m.c.t bağıntısına göre cismin sıcaklığı artar.<br />
Madde katı ise belli bir sıcaklık derecesine kadar sıcaklığı yükselir, daha sonra sıvı hale geçer. Madde sıvı ise belli bir sıcaklıktan sonra kaynamaya başlar. Katı sıvılaşırken ( erirken ) , erime bitinceye kadar , sıvı buharlaşırken sıvı bitinceye kadar daima sıcaklık sabit kalır. Yani madde hal değiştirirken sıcaklık ve kütle değişmez. O anda verilen ısı enerjisi hal değişimin sağlar. Yani maddenin molekülleri arasındaki bağları çözmeye harcanır.</p>
<p>ERİME : Bir katı maddenin ısı enerjisi alarak katı halden sıvı hale geçmesi olayıdır.</p>
<p>ERİME NOKTASI (DONMA NOKTASI ) : Belirli bir basınç altında katı maddenin erimeye başladığı sıcaklık derecesine denir.^^te^^ ile gösterilir. Buz için 0C dir.</p>
<p>ERİME ISISI ( Le ) : 1 atmosfer basınç altında ve erime noktasında bulunan katı haldeki arı maddeyi aynı sıcaklıkta sıvı haline dönüştüren ısı miktarına o maddenin erime ısısı denir. 0C deki buz için<br />
Le = 80 calori / Gram</p>
<p>DONMA : Bir sıvı maddenin ısı kaybederek sıvı halden katı hale geçmesi olayıdır.<br />
 saf bir maddenin erime noktası , donma noktasına , erime ısısı donma ısısına eşittir.<br />
M gram maddenin erimesi için gerekli ısı Q = m . Le ile bulunur.<br />
Madde hal değiştirirken hacmi değişir hacimleri değişir. Bazılarının hacimleri küçülür. Bazılarınınki büyür. Örneğin : Buz eriyince hacmi küçülür. Su donunca hacmi büyür.</p>
<p>Erime ve Katılaşmada Basıncın Etkisi : Erime sırasında cismin hacmi küçülüyorsa bunun üzerine etki eden basınç arttırılırsa erime noktası düşer. Erimede cismin hacmi büyürse basınç artarsa erime noktası yükselir.</p>
<p>Aşırı Erime Veya Donmadaki Gecikme : Bir sıvının donma noktasından daha düşük sıcaklığa kadar soğutulduğu halde donmaması olayına denir. Donmadaki gecikme , sıvının moleküllerine bağlı bir olay anormal bir durumdur. Bu durumdaki bir sıvıya sıvısının kristalinden küçük bir parça atılırsa veya sarsılırsa , sıvının bir kısmı hemen donar sıcaklığı da donma noktasına yükselir.<br />
Eğer su aşırı ergirmiş ise ; kristali atılınca donacak suyun kütlesi (x)</p>
<p>X = m .t bağıntısından bulunur. Burada ;<br />
L +c .t<br />
M = aşırı erimiş suyun kütlesi ; L = Buzun erime ısısı ( 80 cal / gr. )<br />
C = buzun ısınma ısısı ( C buz = 0,5 cal / gr &#8211; C ) , t = aşırı erimiş suyun sıcaklığı ( &#8211; ) olduğu halde bunun mutlak değeri alınır.</p>
<p>ERİME KANUNLARI :</p>
<p>1-) Plastik maddeler hariç olmak üzere kristal yapılı her katı maddenin sabit bir basınç altında bir erime noktası vardır.<br />
2-) Erime süresinde maddenin sıcaklığı sabit kalır. Şimdi bir katı maddenin erimesi olayını sıcaklığının zaman göre değişim grafiği ile gösterelim.<br />
Katı maddenin ilk sıcaklığını ( t1 ) , erime sıcaklığı te ise ;<br />
Grafiğin 1. bölgesinde katı erime sıcaklığına kadar<br />
ısınmıştır. Madde katı haldedir.<br />
2. Bölgede verilen ısı katı maddenin molekülleri arasında<br />
ki bağı çözmek için harcamış olup ; madde katı-sıvı karışımı<br />
haldedir.<br />
3. Bölgede ise maddenin erimesi bitmiştir , madde tama<br />
men sıvı haldedir.</p>
<p>DONMA KANUNLARI :</p>
<p>1-)Katısı kristal yapılı olan her sıvını basınç altında belli bir donma noktası vardır.<br />
2-)Katılaşma süresince maddenin sıcaklığı değişmez.</p>
<p>İlk sıcaklığı t1 , donma noktası td olan bir sıvı maddenin<br />
donma grafiği.<br />
Bu iki grafiğin zaman ekseni , aynı zamanda maddenin<br />
aldığı verdiği ısının , sıcaklığa bağlı değişim eksenidir.<br />
Bu grafiklerin bölgelerine göre , cismi verilen gereken<br />
Isı miktarını hesaplayalım.</p>
<p>BUHARLAŞMA :</p>
<p>Bir sıvı maddenin ısı enerjisi alarak sıvı halden gaz hale geçmesidir. Erime belli bir sıcaklık derecesinde olduğu halde buharlaşma her sıcaklık derecesinde olur. Eğer böyle olmasaydı ıslanan bir cisim suyun kaynama noktasına kadar ısıtılırdı.</p>
<p>BUHARLAŞMA ISISI (Lb) : 1 atmosfer basınç altında belli bir sıcaklıkta sıvıyı aynı sıcaklıkta buhar haline dönüştüren ısı miktarına<br />
buharlaşma ısısı denir.<br />
100C de su için Lb = 540 cal/g<br />
Buharlaşma ısısı ; sıvının buharlaştığı sıcaklık derecesine bağlıdır. Yani sıvını sıcaklığı artarsa Lb küçülür.<br />
Kütlesi M olan maddeyi sıvı halden gaz haline getirmek için Q = M . Lb enerjisi verilmelidir.</p>
<p>UYARI : Buharlaşan sıvı çevresinden ısı alır. Onun için elimize kolonya dökünce serinlik hissederiz. Ayrıca terimiz veya ıslak çamaşırlarımız üzerimizde kurursa hasta oluruz. Bunun da sebebi vücudumuzun ısı kaybetmesidir.</p>
<p>YOĞUNLAŞMA : Gaz (buhar) halinde bulunan bir maddenin ısı vererek sıvı hale geçme olayına denir. Sıvı madde buharlaşırken aldığı ısıyı, yoğunlaşırken aynen geri verir. Bir sıvının belli bir<br />
sıcaklık derecesinde buharlaşma ısısı, yoğunlaşma ısısına eşittir.</p>
<p>KAYNAMA : Isıtılan bir sıvının iç buhar basıncının dış basınca eşit olduğu anına kaynama denir. Kaynamanın oluştuğu sıcaklık derecesine kaynama noktası denir.</p>
<p>Kaynama Kanunları:<br />
1)Her sıvı maddenin sabit bir basınç altında kaynama sıcaklığı (Kaynama Noktası) vardır.<br />
2)Sabit bir basınçta kaynama süresince sıvının sıcaklığı değişmez.</p>
<p>UYARILAR:<br />
1)Bir sıvının içine yabancı maddeler katılırsa kaynama noktası yükselir.<br />
2)Kaynama noktası basınç ile doğru orantılıdır. Yani basınç artarsa kaynama noktası da artar. Basınç düşerse kaynama noktası da düşer.<br />
Saf su deniz seviyesinde100C kaynadığı halde denizden yüksekte olan Ankara’da 87-98C de kaynar.</p>
<p>SÜBLİMLEŞME: Bir katı maddenin ısı enerjisi alarak sıvı hale gelmeden doğrudan doğruya buhar haline geçmesi olayına denir.<br />
Şimdi bir katı maddenin belli bir sıcaklıktan itibaren gaz haline gelinceye kadar , hal değişim grafiğini çizelim.<br />
Bu grafik kütlesi M , ısınma ısısı ( Ck ) ,<br />
erime ısısı ( Le ) , buharlaşma ısısı ( Lb ) olan<br />
bir maddeye ait olsun. Her aralık için ısı<br />
denklemlerini yazalım.<br />
1. ARALIK : Cismin sıcaklığını t1C den<br />
erime noktasına kadar arttırmak için verilen ısı:<br />
Q1 = M . CK . ( te – t1 )<br />
2. ARALIK : Maddenin katı-halden , sıvı hale geçtiği aralık olup ,<br />
Q = Q2 &#8211; Q1 = M . Le ısısını almıştır.<br />
3. ARALIK : Sıvılaşan katı maddenin kaynama noktasına kadar ısıtıldığı aralık olup , verilen ısı Q3 – Q2 = M . Csıvı ( tk – te ) ile bulunur.<br />
4. ARALIK : Kaynama noktasına kadar ısınan sıvının tamamen gaz<br />
haline geçebilmesi için ısıtıldığı aralık olup Q = Q4 – Q3 =M . Lb ısısını almıştır.</p>
<p>AÇIK HAVADA BUHARLAŞMA HIZINA ETKİ EDEN FAKTÖRLER<br />
1-)Açık havada buharlaşma hızı , havanın sıcaklığı ile doğru orantılıdır. Sıcak havada buharlaşma hızlı olur.<br />
2-)Buharlaşma hızı buharlaşacak sıvının havaya açık yüzeyinin büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Yüzey geniş ise buharlaşma hızlı olur.<br />
3-)Buharlaşma hızı , buharlaşacak sıvının havadaki buharları ile ters orantılıdır. Buharlar havada çok ise buharlaşma yavaş olur.<br />
4-)Buharlaşma hızı rüzgarlı havada hızlı olur.<br />
5-)Buharlaşma hızı basınç ile ters orantılıdır.<br />
6-)Buharlaşma hızı sıvının cinsine bağlıdır.</p>
<p>ISININ YAYILMASI:</p>
<p>1-)ISININ İLETKENLİK (İLETİM) YOLU İLE YAYILMASI : Sıcaklıkları farklı cisimler birbirlerine dokundurulduklarında ısı alış-verişi yaparlar. Bu alış-veriş (atomlar) tanecikler arasında olur. Her elementin ısı iletkenliği farklıdır. Onun içi ısı iletkenliği maddenin ayırt edici özelliklerinden biridir. En iyi ısı iletkenleri metallerdir. Metallerden sonra diğer katılar , sıvılar ve gazlar sıralanır.<br />
2-)KONVEKSİYON YOLU İLE ISI YAYILMASI : Isı enerjisinin maddesel bir ortam yardımı ile yayılmasına denir. Isı enerjisi maddelerin moleküllerinin hareketi ile iletilir. Sıvı ve gazlarda görülür. Bir kaptaki suyu ısıtırken önce alttaki moleküller ısınır. Isınan molekülün hacmi büyür ve yoğunluğu küçülür. Küçük yoğunluklu moleküller yüzeye doğru harekete geçerler , bu durumda soğuk moleküllerde dibe çöker. Bu hareketler sıvı içinde bir molekül akımı oluştururlar. Aynı olay bir odanın ısınmasında hava moleküllerinin hareketinde de görülür.<br />
3-)IŞIMA YOLU İLE ISI YAYILMASI : Bütün ısı kaynakları , boşlukta ve maddesel ortamlarda yayılma özelliğine sahip ısı ve ışık dalgaları yayarlar. Bu olaya ışıma denir.</p>
<p>Isı enerjisi taşıyan dalgaları soğuran maddeler onların enerjilerini alarak ısınırlar. </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/oss-sonuclari-aciklandi-tikla-ogren" title="ÖSS sonuçları açıklandı tıkla öğren (11 Temmuz 2009)">ÖSS sonuçları açıklandı tıkla öğren</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/olcme-nedir-neden-onemlidir" title="Ölçme nedir? neden önemlidir? (11 Ekim 2009)">Ölçme nedir? neden önemlidir?</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/olay-cevresinde-olusan-edebi-metinler-islamiyet-etkisinde" title="Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler (İslamiyet Etkisinde) (11 Ekim 2009)">Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler (İslamiyet Etkisinde)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/minik-kalpler-egitim-seti-gunluk-planlar-36-48-ay" title="Minik Kalpler Eğitim Seti Günlük Planlar (36 &#8211; 48 ay) (03 Ekim 2009)">Minik Kalpler Eğitim Seti Günlük Planlar (36 &#8211; 48 ay)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/katsayi-adaletsizligi-bitiyor" title="Katsayı adaletsizliği bitiyor (07 Haziran 2009)">Katsayı adaletsizliği bitiyor</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/isi-ve-sicaklik-10-sinif-fizik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Quantum</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/quantum</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/quantum#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:53:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[2009 ösym sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[dolacak]]></category>
		<category><![CDATA[duyuruya]]></category>
		<category><![CDATA[meddah]]></category>
		<category><![CDATA[Quantum]]></category>
		<category><![CDATA[sultansız]]></category>
		<category><![CDATA[uma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=373</guid>
		<description><![CDATA[Lord Kelvin, XIX.yy.&#8217;in sonuna doğru fiziğin hemen hemen tamamlandığı görüşündedir. O&#8217;na göre yalnızca ısı ve ışık kuramı üzerine bazı bilinmeyenler vardı. Fakat H. Hertz&#8217;in 1887&#8242;de keşfettiği &#8220;fotoelektrik etki ve ısı kuramı&#8221; ile, gerçekleştirilen deneyler arasında garip uyumsuzluklar baş gösteriyordu. İşin ilginç yanı, bilim adamlarının; pek önemsemediği bir konunun, tüm detaylarının önceden açıklandığı bir kuramın başlarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lord Kelvin, XIX.yy.&#8217;in sonuna doğru fiziğin hemen hemen tamamlandığı görüşündedir. O&#8217;na göre yalnızca ısı ve ışık kuramı üzerine bazı bilinmeyenler vardı. Fakat H. Hertz&#8217;in 1887&#8242;de keşfettiği &#8220;fotoelektrik etki ve ısı kuramı&#8221; ile, gerçekleştirilen deneyler arasında garip uyumsuzluklar baş gösteriyordu. İşin ilginç yanı, bilim adamlarının; pek önemsemediği bir konunun, tüm detaylarının önceden açıklandığı bir kuramın başlarına çorap örmeye başlamasıydı.<span id="more-373"></span></p>
<p>Alman Ağırlıklar ve **çüler Enstitüsü, yeni elektrik lambaları için bir ölçek ararken, fizikçi W. Wien&#8217;den bir &#8220;kara cisim&#8217;in sıcaklığıyla, onun yaydığı ışınlar arasındaki bağıntıyı belirlemesini istedi. Bilindiği üzere ısıtılan cisimler ısırdı. Sözgelimi bir bakır parçası morötesi ışınları yaymadan önce İlkin kızaracak, sonra akkor hale gelecektir. Bu aşamada cismin yaydığı maksirnurn ışınlar mora kayacaktır.</p>
<p>1900&#8242;da Berlin Üniversitesi profesörlerinden M. Planck bu problemi kuram yoluyla çözmeye çalışırken olanlar oldu. Planck&#8217;a göre kara cisim füzerine gelen bütün ışık, elektromagnetik dalgaları yutarak büyük enerjilere sahip olabilen cisim) ışıması-soğurması denen bu problem, gözlem ve deneylerle ancak şu şartta uyuşuyordu: Kara cisme ulaşan ya da ondan yayılan ışınların sürekli değil; aralıklı, kesik kesik enerji paketleri şeklinde olması gerekir.</p>
<p>Bu ifade açıkçası, klasik fizikte hep sürekli bir büyüklük olarak algılanan ve böylece işlemlere sokulan enerjinin aslında parçalı da olabileceğini söylüyordu. Bundan dolayı yeni bulguya &#8220;miktar parça&#8221; anlamında &#8220;kuantum1&#8242; denildi.</p>
<p>Doğrusunu söylemek gerekirse, bunu kabul etmek için klasik bilim anlayışını bir tarafa bırakmak gerekliydi.&#8217; Bu nedenle, Planck bu varsayımı gönülsüz olarak ortaya koydu ve hesap hatasının söz konusu olabileceğini vurguladı.</p>
<p>Teorinin tarihsel gelişimi</p>
<p>Planck&#8217;ın bulgusundan 5 yıl sonra A.Einstein fotoelektrik etki olarak bilinen fizik olayını açıkladı ve Nobel ödülünü almaya da hak kazandı. Einstein&#8217;e göre ışıklı parçacıklar, frekanslarıyla orantılı olarak enerji taşır ve bu enerji ¤¤¤¤llerin elektronlarına aktarılabilirdi. Böylece vakum ortamda, ışık yoluyla ¤¤¤¤lden kolayca elektron sökülebilir, elektrik akımı iletilebilirdi. Işığın C.Huygens&#8217;den beri bilinen dalga yapısı bu olayı açıklayamazdı. Çünkü çok kısa bir sürede, ışığın frekansının büyüklüğüne bağlı olarak ¤¤¤¤lden elektron sökülmesi ancak ışığın tanecik şeklinde düşünülmesiyle mümkündü. Planck haklı çıkmıştı, kesikli büyüklükler (kuantlar) görüşü anlam kazanıyor, bilim adamları mikroskobik olayları düşünürken bu çözüm ihtimalini de göz önünde tutuyorlardı.</p>
<p>1906&#8242;da, E.Rutherford atomun yapısının araştırılması amacıyla yaptığı deneylerde, atomun Güneş Sistemi benzeri bir yapıda olduğunu ve merkezde (+) artı yüklü bir çekirdekle bu çekirdeği çevreleyen (-) eksi yüklü elektronlardan oluştuğunu ortaya koydu. Fakat bu şekilde açıklanmış bir atomda elektronların hareketi, klasik hareket denklemleriyle incelendiğinde ortaya çelişki çıkıyordu. Çünkü, bu durumda çekirdeğin çevresinde dolanan bir elektron, eninde sonunda çekirdeğe düşmeliydi. Bu doğruysa ne dünyanın ne de evrenin varolmaması gerekiyordu. Ortada, atom kalmıyordu. Bu sorunun üstesinden Danimarkalı genç bilim adamı N.Bohr geldi.Bohr elektronlar için atom çekirdeği etrafında belirli çembersel yörüngeler öngörüyordu. Bundan hareketle, açısal momentumun kuantalı, büyüklük olduğunu belirtiyor; Planck sabitinin (h), 2n&#8217;ye bölümünün tam katları şeklinde yörüngeler düşünüyordu. Kararlı yörüngedeki elektron bu yörüngeyi ancak enerji vererek ya da enerji alarak terkedebirdi. Bu geçişlerde enerjisi &#8220;hf&#8221; ile verilen fotonlar ısınıyor ya da soğuruluyordu. Bu ifade de fotoelektrik olaydaki gibi kuantalı enerjiyi Ön görüyordu, (h: panck sabiti; f: ışığın frekansı) Okullarımızda, geçerli atom teorisi olarak işlenen, Bohr&#8217;un bu bulgusu da kuantumluluk tezini destekliyordu.</p>
<p>Bohr&#8217;un atom teorisinin sonraları hidrojen ve hidrojen benzeri (son yörüngesinde bir elektron taşıyan) sistemler için geçerli olduğu gözlendi. Fizikçiler artık atomik düzeydeki yapılan açıklayabilmek için tek çıkar yol olarak kuantum teorisini kullanmaya devam ettiler. Dolayısıyla teorinin ana çatısı atomik yapıların gün ışığına çıkmasıyla oluşuyordu.</p>
<p>Atom teorisiyle alakalı bu gelişmeler sürerken 1922&#8242;de Amerikalı fizikçi H.Comptom, X ışınları üzerine yaptığı incelemelerde; &#8220;hf&#8221; enerjili olarak düşünülen fotonların serbest elektronlara çarptırılmasıyla bu ışınların &#8220;hf/c momentumlu olarak elektronlarla etkileştiğini gözlemledi. Bununla da kalma¤¤¤¤¤, çarpışmadan sonra açığa çıkan ışının frekansının daha küçük olduğunu tesbit etti. Bu deney şunu kesin bir şekilde belirtiyordu ki mikroskobik sistemlerde kesikli paketçik yapıda çizgisel momentum öngörülebiliyordu. Bu da kuantumluluk hipotezine bir doğrulama getirmiş, teorinin tanımı genişlemiştir.</p>
<p>Almanya&#8217;da Göttingen Üniversitesi&#8217;nde araştırmacı olan W. Heissenberg, hocası M.Born ve arkadaşı P. Jordan ile birlikte çok elektronlu atomların açıklanması bağlamında &#8220;matris mekaniği&#8221; teorisini ortaya attı. Yine, 1923&#8242;de Paris Üniversitesi&#8217;ne verdiği doktora teziyle L. de Broglie, Heissenberg&#8217;in fikirlerini de destekleyerek yeni bir atom anlayışı gündeme getirdi: Elektronlar bir tanecik olarak değil fakat dalga olarak yorumlanmalıydı. Böylece, çekirdeğin çevresinde dolanan her tam dalga ancak belli bir yörüngeye rastgeliyor ve neden elektronların belirli yörüngelerde dolandığı bütünüyle açığa çıkıyordu. Bohr&#8217;un farkında olmadan, sezgisiyle teorisinde söz ettiği belirli yörüngeler çıkarımı böylece doğrulanmış oluyordu. Bu durumda enerjinin kuantumlu olmasına ek olarak çizgisel momentum gibi açısal momentumun da kuantumlu bir büyüklük olabileceği resmen ispatlanıyordu.</p>
<p>1926&#8242;da E.Schrödinger, de Broglie tarafından yorumlanan dalga teorisini tanımlayan dalga denklemini makaleler halinde açıkladı. Fizikte, bir kuramın anlaşılabilirliği, gözlenebilirliği ve uygulanabilirliği çok önemlidir. Bu nitelikleri taşıyan dalga denklemi ve dalga görüşü fizikçiler arasında çok çabuk kabul gördü. Fakat bir yandan da nasıl olup bu dalgaların tanecik gibi, Geiger sayacında tıklamalar oluşturduğu bir sorundu. Bohr, bu problemi elektronların dalga şeklinde nitelendirilmesinin ancak soyut olarak geçerli olabileceği fikrini ortaya atarak, çalışmalarda gerektiğinde dalga Özelliğinin gerektiğinde de tanecik özelliğinin kullanılması gerektiğinin altını çizerek çözümledi.</p>
<p>Kuantum teorisinin felsefesi</p>
<p>Ünlü kuramcı Bohr, &#8220;Kuantum teorisiyle şok olmayan kimse, onu anlamamıştır&#8221; der. Gerçekten de matematiksel olarak açık bir şekilde ifade edilmesine karşın bu teorinin felsefi alanda yorumlanması ve oluşturduğu problemlerin çözümlenmesi bir hayli zor görülüyor.</p>
<p>Kuantum teorisi bilime ve doğaya farklı bir bakış açısı getirmiştir. Şimdi, bu yenilikleri görebilmek için klasik ve kuantumlu anlayışın belli başlı özelliklerini ortaya koyalım. Öncelikle klasik fiziğin felsefi dayanaklarına bakarsak:</p>
<p>1) Klasik fizikte, bir cismin hızı, ivmesi, enerji ifadeleri gibi tüm nicelikler cismin konumunun zamana göre diferansiyelleri ile ifade edilir.</p>
<p>2} Yukarıda sözü edilen momentum. enerji gibi fiziksel büyüklüklerin bütün olarak ele alındığı görülür.</p>
<p>3) İrdelenen olaylar belli bir kesinlik, belirlilik taşır ve istenilen doğrulukta ve aynı anda bütün fiziksel büyüklükler ölçülebilir.</p>
<p>4) Evrenin geçmişinde oluşan olaylar incelenerek, geleceğe ilişkin bir yordama yapılabilir. Sözgelimi, Jüpiter Gezegeni şu zamanda, yörüngesinin şurasında ve bize bu kadar uzaklıkta olacaktır, denilebilir. Gözlem ve deneylerde küçük hatalar çıkabilme olasılığına karşın tahminlerimiz büyük ölçüde doğrulanır.</p>
<p>5) Klasik fizik ile incelenen her sistem ya da olay birbirinden bağımsız olarak düşünülür; bu sistemi oluşturan ve birbiri İle iletişim olanağı bulunmayan varlıklar bütünüyle ayrı olarak ele alınır.</p>
<p>6) Klasik olarak incelenen olay, gözlemci ve kullanılan deney aleti ile değişiklik göstermez.</p>
<p>Kuantum görüşünün kabul edilen temel olguları ise:</p>
<p>a) Olayların incelenmesinde kompleks yapıda ve bir olasılık denklemi olan Schrödinger dalga denklemi kullanılır. Bu denklemden vj/ dalga fonksiyonu bulunup işlemlerde konarak, konum, momentum ve diğer nicelikler elde edilir.</p>
<p>b) Fiziksel nicelikler kesikli parçalı yapıda ele alınır.</p>
<p>c) Kuantum teorisi fiziğe kuşku götürmez bir biçimde belirsizlik (indeterminizm) olgusunu sokmuştur.</p>
<p>d) Parçacıklar söz konusu olduğunda her büyüklük olasılıklarla belirlenir ve gelecekle ilgili tahminler olasılıklara dayanarak yapılabilir. Örneğin ışığın yapı taşı olan fotonların, uzayda bir yerde bulunması ancak olasılıklarla belirlenir.</p>
<p>e) Birbiriyle hiç iletişim olanağı bulunmayan iki varlık arasında &#8220;bağlılaşım-correlation&#8221; görülebilir. Örneğin aynı kaynaktan çıkan fotonların karşıt doğrultularda göstermiş olduğu davranışları, birbiri ile uyuşum halindedir.</p>
<p>f) Kuantumda; gözlemci, gözlenen ve gözlem aleti birbiriyle bir bütünlük oluşturur. Bunlar birbirlerinden ayrı düşünülemez.</p>
<p>Görüldüğü gibi klasik fizik ile kuantumcu düşünce birbirinden bir çok noktada farklılık gösterir. Bu farklılıklar ayrıntılı olarak göz önüne alındığında şu yorumlar yapılabilir:</p>
<p>Kuantum teorisinin önemli buluşlarından birisi belirsizlik bağıntısıdır. 1927&#8242;de Heissenberg tarafından ortaya konulan bu bağıntıya göre mikro boyutta tanımlı bir parçacığın, eş zamanlı olarak konum ve momentumunun tesbit edilmesi en az Planck sabit (h) kadar bir hata içerir. Aynı olgu eşzamanlı olarak, parçacığın enerjisi ile bu enerjiyi taşıdığı zaman için de söz konusudur. Örneğin bir elektronun bulunduğu uzayda konumunun tesbiti İçin, elektronun üstüne büyük frekansta ışık göndermeliyiz. Aksi halde elektronu gözlemleyenleyiz. Bu durumda yüksek frekanslı ışık elektronun konumunu belirler. Ancak elektrona bir hız verir. Dolayısıyla konumun belirlenmesiyle beraber parçacığın hızını ve momentumunu yitirmiş oluruz . Tersi olarak; elektronun momentumunu belirlemek İçin küçük frekanslı ışık kullanırız, bu durumda da konum belirlenemez.</p>
<p>İkinci önemli bulgu da &#8220;dalga/parçacık dualite&#8217;dir. Huygens&#8217;ten beri ışığın kırınım ve girişim yaptığı biliniyordu.Örneğin ışık Young deneyi düzeneğinden geçirilirse karşıdaki ekranda aydınlık-karanlık noktalar oluşur. Yani girişim yapar. Yine yarım bardak suya sokulan bir kalemin kırık olarak algılandığı görülür. Bu gibi olayların hepsi ancak dalga mo****yle açıklanabilir. Einstein&#8217;ın fotoelektrik olayını açıklamasından sonra ışığın parçacıktı yapıda olması gerektiği bulundu. Yine ışığın cisimler üzerine uyguladığı anlık basınçlar ve Geiger sayacında göstermiş olduğu etkiler bunu destekler. Sonunda Bohr, &#8220;Işığın dalgacık mı tanecik mi olduğunu belirlenmesi ancak gözlemcinin sorduğu soruya göre cevaplanabilir&#8221; diyerek gözlemcinin de vazgeçilmez biçimde teoride yerini alması gerektiğini belirtir.</p>
<p>Amerikalı J.Davisson ve L.Germer adlı bilim adamları elektronların da hızlı olarak bir kristal katıya çarptırıldıklarında dalga özelliği gösterebileceğini buldular. Böylece düalite yalnızca ışık (elektromagnetik dalga) İçin geçerli değil aynı zamanda maddesel parçacıklar için de geçerliydi. Bu da Broglie&#8217;ın öne sürdüğü elektronlar için dalga yapısının deneysel bir ispatıydı, aynı zamanda Kuantum teorisindeki düaliteyi, 1915&#8242;te, X ışınlarıyla yaptığı çalışmalarından dolayı Nobel ödülü alan VV.Bragg şöyle belirtiyordu. &#8220;Pazartesi, çarşamba ve cuma günleri parçacık kuramını; Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri dalga kuramını öğretiyorum.&#8221;</p>
<p>Diğer önemli yenilik ise olasılık kavramıdır. Bir parçacığın bir uzay bölgesinde bulunması ancak olasılıklarla bellidir. Parçacığın konumu için kesin koordinatlar verilemez. Born bu düşünceden hareketle Schrödinger&#8217;in ortaya attığı dalga fonksiyonunu yorumlamış ve y ile gösterilen bu kompleks fonksiyon için, uzayda bir noktada beili bir anda hesaplanan dalganın genliğinin karesinin, parçacığın o noktada o anda bulunması olasılığını verdiğini belirtmiştir.</p>
<p>Belirsizlik ilkesi , dualite, olasılık tanımı ve gözlemci-gözlenen bütünlüğü kuantum mekaniğine, Kopenhag yorumu olarak girmiştir ve tartışmalara rağmen halihazırda kuantum teorisinin en etkin yorumu olarak karşımıza çıkar. Kuantum felsefesinin ..sorunlarına bakıldığında önemli tartışmaların temelde, Young deneyinin yorumlanmasından kaynaklandığı görülür. Bilim adamları, fotonların iki ayrı ****kten geçişinin mantıksal olarak nasıl algılanması gerektiği üzerinde durarak; fotonlarla gözlemci arasındaki ilişkiyi aramaktadırlar.</p>
<p>Bohr ve Kopenhag ekolü savunucuları fotonların, iki ayrı ****kten geçmelerini iki ayrı dünyada hareketleri olarak düşünüyor. Onlara göre girişim bu birbirinden tamamen iki ayrı iki dünyadan her-birinin birlikte hazırlanarak birbirinin üstüne çakış-masıyla ve birbirlerini bütünleştirme siyle oluşur. Dolayısıyla sonuçta her iki dünyanın hakiki bir melezi oluşur. Başta Einstein olmak üzere pek çok fizikçiye bu melez-bütünleyici dünya yorumu pek sıcak gelmedi. 1935&#8242;te &#8220;Schrödinger kedisi&#8221; yorumu ortaya atıldı. Bu görüşe göre her an zehirlenmesi tehlikesi olan bir kedi kapalı bir kutudadır. Gözlemciye göre bu kedi her an ölü ya da diri bir halde bulunmalı, iki ayrı olasılık eşit olarak göz önünde tutulmalıdır. Bu aynı zamanda Young deneyinin iki ayrı ****kle oluşturulan farklı dünyalarına benzer. Farklı nokta ise; kedinin ölü ya da diri olduğunu kesin belirleyene kadar kedinin iki durumunun da yan yana bulunduğunun öne sürülmesidir. Yani kedi, yarı canlı-yarı ölüdür, aynı zamanda.</p>
<p>Başka bir yorum da Everett&#8217;ten 1957&#8242;de gelir. Ona göre, birçok gözlenemez paralel evren mevcuttu. Bunlara Everett, &#8220;alternatif kuantum dünyaları&#8221; diyordu. Bütün olaylar bu dünyaların birinde, olasılıkların hepsi gerçekleşecek biçimde olmaktadır. Sonuçta bütün olasılıklar evrende varoluyordu. Zaman ilerledikçe daha pek çok yorum ortaya atıldı. Bunların içinde Wigner Gellmann, Bohm, Penrose gibi fizikçilerin yorumlarını saymak mümkün.</p>
<p>Kuantum ve bilim</p>
<p>Kuantum teorisinin ortaya koyduğu yeniliklere göre klasik fizikten farklı olarak doğanın bir bütünlük içinde ele alınması gerektiği belirtilir. Özellikİe gözlemcinin ve gözlenenin birbirini bütünleyici unsurlar olarak nitelendirilmesi fotonların, elektronların ve diğer parçacıkların birbirine bağımlı hareket etmeleri bu bütünlüğü ortaya koymaktadır.</p>
<p>Kuantum teorisinin doğuşundan günümüze gelene kadar ki sürecine bakıldığında bu teorinin, fiziğin uygulamalı bir dalı olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Sayısız deneyler yardımıyla kuantum teorisinin genel esasları ortaya konabilmiştir. Diğer yandan Young deneyi problemi gibi gözlemci, gözlenen, zaman kavramları üzerinde net bir felsefi çözüme gidilememiştir. Felsefi çatıdaki eksikliklere rağmen, kuantum teorisinin varlığıyla laser, elektron mikroskobu, transistor gibi çok kullanışlı ve insanlığın bilimsel teknolojik ilerlemesine ışık tutabilecek araçlar elde edilebilmiştir. Yine atom ve çekirdek yapısı, elektriğin nakli, katıların mekanik ve ısıma özellikleri gibi fenomenler çırpıda açıklanmıştır.</p>
<p>Öyle görülüyor ki bilim adamlarının tüm evreni tanımlayan bir teoriye varması başka bir deyişle fiziğin tamamlanması daha çok uzun zaman alacak gibi ama kuantum teorisinin bu yolda daha pek çok işi halledeceği açıkça ortada </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ogretici-metinler" title="Öğretici Metinler (12 Ekim 2009)">Öğretici Metinler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/turk-ve-dunya-edebiyatinda-mektup-turunun-onemli-temsilcileri-ve-bunlarin-eserleriyle-ilgili-arastirma" title="Türk ve Dünya Edebiyatında mektup türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili araştırma (08 Ekim 2009)">Türk ve Dünya Edebiyatında mektup türünün önemli temsilcileri ve bunların eserleriyle ilgili araştırma</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/tarihteki-turk-ve-islam-alimlerinin-buluslari" title="Tarihteki Türk ve İslam Alimlerinin Buluşları (17 Eylül 2009)">Tarihteki Türk ve İslam Alimlerinin Buluşları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sunum-nedir-sunum-nasil-yapilir-nelere-dikkat-edilir" title="Sunum nedir? Sunum nasıl yapılır; nelere dikkat edilir? (08 Ekim 2009)">Sunum nedir? Sunum nasıl yapılır; nelere dikkat edilir?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/arsimet-prensibi" title="Arşimet Prensibi (11 Ekim 2009)">Arşimet Prensibi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/quantum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuantum Mekaniği</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/kuantum-mekanigi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/kuantum-mekanigi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:52:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[025141744]]></category>
		<category><![CDATA[budist]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat sayfa 109]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum bilgelik]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum dalga mekaniğinin tarihsel gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuantum Mekaniği]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum mekaniği niçin gereklidir?]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum mekaniğinin gelişimi günlük plan]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum mekaniğinin tarihsel gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[kuantum mekanik sınav soruları]]></category>
		<category><![CDATA[lise 2 kuantum mekaniği]]></category>
		<category><![CDATA[promosyonlarla]]></category>
		<category><![CDATA[saatle ilgil etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[sayfalarınızı]]></category>
		<category><![CDATA[standart ölçü birimi neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[türk edebiyatı 11. sınıf sayfa191]]></category>
		<category><![CDATA[uma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=371</guid>
		<description><![CDATA[Kuantum Mekaniği Bir kaç yıl içinde özellikle 1924-1930 arasında , atom altı dünyaya açıklık getirmek için , dinamiğe yeni bir teorik yaklaşım kazandırıldı.Buna kuantum mekaniği yada dalga mekaniği denildi.Bu görüş 1923&#8242;te Fransız fizikçi L.de Broglie tarafından ortaya atıldı.Broglie , elektromanyetik radyasyonda olduğu gibi maddelerin de dalgalara sahip olduğunu düşündü.Maddi parçacığa eşlik eden bu dalganın dalga [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuantum Mekaniği</p>
<p>Bir kaç yıl içinde özellikle 1924-1930 arasında , atom altı dünyaya açıklık getirmek için , dinamiğe yeni bir teorik yaklaşım kazandırıldı.Buna kuantum mekaniği yada dalga mekaniği denildi.Bu görüş 1923&#8242;te Fransız fizikçi L.de Broglie tarafından ortaya atıldı.<span id="more-371"></span>Broglie , elektromanyetik radyasyonda olduğu gibi maddelerin de dalgalara sahip olduğunu düşündü.Maddi parçacığa eşlik eden bu dalganın dalga boyu h/mv idi.Bahsedilen madde dalgası , parçacığın hareketine kılavuzluk eden bir pilot gibi kavrandı.Böyle düşünülmesinin nedeni , uygun koşullar altında gözlenen difraksiyondu.Bu da, 1927 yılında Amerikan fizikçileri C.Davisson ve L.H.Germer ile İngiliz fizikçi P.Thomson&#8217;un yaptıkları elektron kristal etkileşimi deneyleri ile teyit edildi.Sonradan Alman fizikçiler W.Hisenberg , M.Born , E.Pascual Jordan ile ünlü Avusturyalı fizikçi E.Schrödinger Broglie&#8217;nin fikirlerine matematiksel elbiselerini giydirerek daha ileriye taşıdılar.Bu teori artık bir çok fiziksel olay ve klasik fiziğin el bile süremediği problemlerle başa çıkabilecek kapasitesine yükselmişti.Bohr&#8217;un atomik enerji düzeylerinin kuantizasyonunu teyit etmesine ek olarak , şimdi kuantum mekaniği çoğu kompleks atom için açıklamalar getirebiliyor olmasının yanı sıra nükleer fiziğe giden yolun perisi oluyordu.</p>
<p>Her ne kadar kuantum mekaniğine genellikle makro değil de mikro dünyada ihtiyaç duyuluyor olsa da bazı makroskopik etkilere sadece kuantum mekaniği başarılı açıklamalar getirebiliyordu.De Broglie&#8217;nin dalga-parçacık ikileminin ötesinde, kuantum mekaniksel düşünce ile çok önemli kavramlar bir araya getirilmiştir.Sonuçta da , bir elektronun daima bir manyetikliğinin ve spin&#8217;inin olduğu keşfedilmiştir.Spin temel bir özelliktir ve takip eden çalışmalarla diğer bütün temel parçacıklarda da spin görülmüştür.1925&#8242;te Avusturyalı fizikçi W.Pauli dışarlama ilkesini ilan etti.Bu ilke , aynı kuantum sayısına sahip birden fazla atomik elektronun bulunamayacağını söylüyordu.Atomik bir elektronu tam olarak tanımlayabilmek için 4 kuantum sayısına gerek vardır.Dışarlama ilkesi elementlerin yapısının ve dolayısı ile periyodik tablonun anlaşılabilmesinde hayati önem taşır.</p>
<p>Hisenberg 1927 de belirsizlik ilkesini ilan etti.Bu ilke , iki fiziksel birimin aynı anda ve kesinlik içinde ölçülebilmesine doğal bir sınırın varlığını ileri sürüyordu. Örneğin atomik bir elektronun , belirli bir anda hem enerjisi hem de pozisyonu kesinlik içinde hesaplanamaz.</p>
<p>Sonunda kuantum mekaniği ve rölativitenin sentezini 1928&#8242;de İngiliz matematiksel fizikçi P.A. Dirac yaptı.Bu sentez pozitronun varlığını ön görmesinin yanı sıra gelişmekte olan kuantum mekaniğini doruk noktasına ulaştırdı.Büyük oranda Bohr&#8217;un fikirlerinin ürünü olarak fizikte , farklı ve istatistik bir yaklaşım geliştirilmiş oldu.İstatistiksel olasılığın gelecek hakkındaki kehanetleri , Newton mekaniğinin deterministik neden-sonuç ilişkilerinin ayağını kaydırıp onun yerine geçti.Çünkü maddenin dalga özelliği (belirsizlik ilkesine de uygun olarak),tüm kuvvetler biliniyor olsa dahi,parçacıkların hareketinin ne olacağının asla bilinemeyeceğini söyler.İstatistik yaklaşımın etki ve sonuçları her ne kadar makroskopik hareketlerde tesbit edilemiyor olsa da , moleküler,atomik ve atom altı dünyadaki rolü büyüktür.Yani mikro dünyada baskın olan istatistiksel kuantum mekaniğidir. </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/tarih-oncesi-devirlerde-insanlar-magara-duvarlarina-ne-amacla-resim-ciziyorlarmis" title="Tarih öncesi devirlerde insanlar mağara duvarlarına ne amaçla resim çiziyorlarmış? (08 Ekim 2009)">Tarih öncesi devirlerde insanlar mağara duvarlarına ne amaçla resim çiziyorlarmış?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sunum-nedir-sunum-nasil-yapilir-nelere-dikkat-edilir" title="Sunum nedir? Sunum nasıl yapılır; nelere dikkat edilir? (08 Ekim 2009)">Sunum nedir? Sunum nasıl yapılır; nelere dikkat edilir?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sayfa-209-210-11-sinif-edebiyat-etkinliklerinin-yanitlari" title="Sayfa 209-210 &#8211; 11. Sınıf Edebiyat Etkinliklerinin Yanıtları (14 Nisan 2009)">Sayfa 209-210 &#8211; 11. Sınıf Edebiyat Etkinliklerinin Yanıtları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/eglenceli-kitaplar-egitim-seti-yillik-planlar-48-60-ay-60-72-ay" title="Eğlenceli Kitaplar Eğitim Seti Yıllık Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay) (03 Ekim 2009)">Eğlenceli Kitaplar Eğitim Seti Yıllık Planlar (48 &#8211; 60 ay) (60 &#8211; 72 ay)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/cindeki-oss-tam-bir-iskence" title="Çin&#8217;deki ÖSS tam bir işkence (25 Haziran 2009)">Çin&#8217;deki ÖSS tam bir işkence</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/kuantum-mekanigi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arşimet Prensibi</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/arsimet-prensibi</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/arsimet-prensibi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[025141744]]></category>
		<category><![CDATA[8 er ritmik sayma]]></category>
		<category><![CDATA[Arşimet Prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[duyuruya]]></category>
		<category><![CDATA[fırçalarla]]></category>
		<category><![CDATA[sultansız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[Arşimet Prensibi SIVILARIN KALDIRMA KUVVETİ Sıvı içinde bulunan bir cisim sıvı tarafından yukarıya doğru itilir. Bu itme kuvveti, sıvının kaldırma kuvveti olup cismin sıvı içinde kapladığı hacim kadar hacimdeki sıvının ağırlığıdır. F=Vbatanhacim.r=Vbatanhacim.d.g Sıvı içine bırakılan bir cisme aynı anda iki kuvvet etki eder: G=Cismin ağırlığı G=V.dcisim.g F=Sıvının kaldırma kuvveti F=V.dsıvı.g Yüzme Ve Batma Koşulları I) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arşimet Prensibi<br />
SIVILARIN KALDIRMA KUVVETİ</p>
<p>Sıvı içinde bulunan bir cisim sıvı tarafından yukarıya doğru itilir. Bu itme kuvveti, sıvının kaldırma kuvveti olup cismin sıvı içinde kapladığı hacim kadar hacimdeki sıvının ağırlığıdır.<span id="more-369"></span></p>
<p>F=Vbatanhacim.r=Vbatanhacim.d.g</p>
<p>Sıvı içine bırakılan bir cisme aynı anda iki kuvvet etki eder:<br />
G=Cismin ağırlığı G=V.dcisim.g<br />
F=Sıvının kaldırma kuvveti F=V.dsıvı.g</p>
<p>Yüzme Ve Batma Koşulları</p>
<p>I) G>F ise; dc>ds olur. Bu durumda cisim batar.<br />
II) G=F ise; dc=ds olur. Bu durumda cisim sıvı içinde nereye bırakılırsa orada kalır.<br />
III) G<F ise; dc<ds olur. Bu durumda cisim sıvı içinde yukarıya yükselmeye başlar. Cismin bir kısmı sıvı dışına çıkınca cisim dengeye gelir.<br />
Bu durumda: G=F olur.<br />
V.dc.g=Vbatan.ds.g<br />
dc/ds=Vbatan/V=batma miktarı olur.<br />
Örneğin, eğer cismin özkütlesi 1g/cm3 , sıvının özkütlesi 3g/cm3 ise cismin hacminin 1/3 ü sıvı içine girer.<br />
Bir cismin bir kısmı veya tamamı sıvı içinde ise ancak cisim batmamışsa daima cismin ağırlığı sıvının kaldırma kuvvetine eşit alınır.<br />
Aynı cisim farklı sıvılarda şekillerdeki konumlarda dengede ise farklı sıvılar cismi daima aynı kuvvetle kaldırır.<br />
İki cisim bir sıvıda dengede ise GX+GY=F olur.<br />
Bir cisim, birbirine karışmayan X ev Y gibi iki sıvı içinde dengede ise G=FX+FY olur.<br />
Cismin hacminin yarısı X,diğer yarısı Y sıvısı içinde ise dcisim=(dX+dY)/2 olur.<br />
Serbest bırakıldığında sıvıda batabilecek olan bir cisim iple bağlanarak sıvıya daldırılmış olsun. İpteki T gerilme kuvveti T=G-F olur. Bu durumda kap G-T=F kadar ağırlaşmış olur.<br />
Esnek olmayan cisimler iple şekildeki gibi bağlanmış olsun.<br />
T1=G-F ve T2=F-G olur.<br />
T<br />
ip gerilmesini değiştirmek için F kaldırma kuvvetini değiştirmek gerekir. F’yi değiştirmek için<br />
1.Kaptan biraz sıvı dökerek cisimlerin bir kısmının sıvı dışına çıkmasını sağlamak gerekir.Bu durumda cismin sıvı içindeki hacmi azaltılmış olur.Veya;<br />
2.Kaptaki sıvının özkütlesini değiştirmek gerekir.</p>
<p>İçi hava dolu esnek balon iple kabın tabanına bağlı olsun. Bu durumda T=F-G olur. İpteki gerilme kuvvetini değiştirmek için F kaldırma kuvvetini değiştirmek gerekir. F’yi değiştirmek için;<br />
1.Sıvının özkütlesini değiştirilmelidir.Veya;<br />
2.Sıvının balona yaptığı basınç değiştirilmelidir.Basın artarsa,balonda içindeki havanın basıncını artırma için hacmini azaltmak zorunda kalır.</p>
<p>SIVILARIN KALDIRMA KUVVETİ<br />
VE<br />
KULLANILDIĞI YERLER</p>
<p>• Sıvıların Kaldırma Kuvveti Nedir?<br />
Sıvıların içine batırılan cisimler,yukarıya doğru itilirler ve ağırlıklarından kaybederler.Bunun nedeni sıvıların kaldırma kuvvetidir.Kaldırma kuvvetinin varlığı ,Arşimet adlı bilim adamı<br />
tarafından bulunmuştur.</p>
<p>(şekil-1-Kaldırma kuvvetinin cisme etkisi)<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
Bütün sıvılar içlerinde bulunan maddeye kaldırma kuvveti uygularlar. Bu kuvvet cismin akışkan içindeki hacmine ve akışkanın yoğunluğuna bağlıdır. Sıvı ne kadar yoğunsa uygulanan kaldırma kuvveti de o kadar fazladır. Bu yüzden suyun kaldırma kuvvetini suya girdiğimizde hissederiz ama havanın bize herzaman uyguladığı kaldırma kuvvetini ,çok az olduğundan dolayı hissedemeyiz. Bu bağlamda da sıvıların kaldırma kuvvetinin yoğunluğa da bağlı olduğunu söyleyebiliriz.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
• Arşimet Prensibi:<br />
Bir sıvı içindeki katı cisim,taşırdığı sıvının ağırlığına eşit bir kuvvet ile yukarıya itilir.Ünlü bir deneyde Arşimet,aynı kütledeki altın bir taç ile bir altın külçesinin taşıracakalrı su miktarlarının aynı olması gerektiğini ileri sürmüş ve dediği çıkmayınca tacın altın olup olmadığını anlamıştır.<br />
• Kullanıldığı Yerler:<br />
Arşimet prensibi,cisimlerin kendi ağırlıklarının bulunmasında kullanılır.<br />
Parmaklarımızı bitiştirip içi su dolu bir kaba batıralım.Elimizi aşağıdan yukarıya doğru iten bir kuvvet hissederiz.Denizde yüzerken de bizi suyun yüzeyine iten bir kuvvet vardır.Çok büyük kütleli ve boyutlu gemiler bile suda Arşimet prensibi sayesinde yüzerler.Bütün bu örnekler bizlere,sıvıların bir kaldırma kuvveti olduğunu gösterir.Bu kaldırma kuvvetinin kullanıldığı alanlar ise oldukça fazladır.<br />
İnsanların yiyecek ihtiyacından tutun da,turistik faaliyetler için bile şu anda suyun kaldırma kuvvetinden yararlanılmaktadır:<br />
Bazı bölgelerde bulunan baraj gölleri,balık bakımından zengindirler.Kayık,kaldırma kuvvetinden yararlanılarak yapılmış olduğu için kayık kullanan bir kısım balıkçılar hem geçimlerini sağlamak hem de insanların besin ihitiyacını karşılamak için bu yola başvurular.Yine aynı şekilde, kaldırma kuvvetinden yararlanılarak yapılan bir spor da raftingdir.Her yıl binlerce turist ülkemize gelerek bu sporla ilgilenirler.Turistlerin bu konudaki ilgi alanları bununla sınırlı kalmaz.Günümüzün yaygın sporlarından Jet-Ski,Sörf,Yelkenli ; turistlerin ilgi odağı olmuştur.<br />
Kaldırma kuvvetini kullanıldığı bir diğer alan ise taşımacılıktır.Kıbrıs&#8217;ın bir ada olması bakımından oraya yapılan gezilerde su yolu kullanılmaktadır.Ülkemizde bulunan Keban Gölü&#8217;nde bile iki köy arasında gidip gelmek için kayıkla veya sallar ile ulaşım gerçekleşir.Her gün binlerce İstanbullu öğrenci Anadolu ve Avrupa yakasına varabilmek,okullarına ulaşabilmek için(köprü olmasına rağmen)ucuz ve rahat olduğu için deniz yolunu tercih etmektedirler.<br />
Toprakları deniz kıyısında bulunan ülkeler için su ve su yolları savunma bakımından büyük önem taşır.Kaldırma kuvveti ile su üzerinde durabilen binlerce tonluk savaş gemileri yapılarak ülkeler arası güvenlik sağlanır.<br />
Osmanlı Devleti zamanında bir çok devlet sıcak denizlere açılıp ticaret yapmak istemişlerdir.Bunun için de su yolunu kullanmışlar ,dolayısıyla da suyun kaldırma kuvvetinden yararlanmışlardır.Bu şekilde ticaretlerini geliştirerek dünyanın sayılı ülkeleri haline gelmek istemişlerdir.İşte Arşimet&#8217;in bulduğu kaldırma kuvvetinden birçok devlet belki de bu prensibi bilmeden ondan yararlanmışlardır.<br />
Sonuç olarak;suyun böyle bir özelliğinin farkında olmasaydık hayat bizim için belki de çok zor<br />
olacaktı.Unutmayalım ki,şu anda yüzüp,denizde seyahat ediyorsak, bunlarArşimet&#8217;in sayesinde olmuştur.Bu yüzden bu bilim adamının kıymetini bilmeli,prenisibini en iyi şekilde kullanarak onu geliştirmeye çalışmalıyız </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sbs-yerlestirme-sonuclari-aciklandi" title="SBS yerleştirme sonuçları açıklandı (27 Temmuz 2009)">SBS yerleştirme sonuçları açıklandı</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/quantum" title="Quantum (11 Ekim 2009)">Quantum</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/iletisim-dil-ve-kultur" title="İletişim, Dil ve Kültür (18 Ekim 2009)">İletişim, Dil ve Kültür</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/2009-kpss-a-grubu-sorular-ve-cevaplari" title="2009-KPSS A Grubu Sorular ve cevapları (29 Haziran 2009)">2009-KPSS A Grubu Sorular ve cevapları</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/11-sinif-cografya-dersi-sayfa-74-78-79-80-81" title="11. Sınıf Coğrafya Dersi, sayfa 74-78-79-80-81 (11 Ekim 2009)">11. Sınıf Coğrafya Dersi, sayfa 74-78-79-80-81</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/arsimet-prensibi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölçme nedir? neden önemlidir?</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/olcme-nedir-neden-onemlidir</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/olcme-nedir-neden-onemlidir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[Lys]]></category>
		<category><![CDATA['basit ve çizgi bölüntülü ölçü aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[0]]></category>
		<category><![CDATA[0-25 mm mikrometre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[0001 nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[05 LİK KUMPAS VARDIR]]></category>
		<category><![CDATA[1 / 32" verniyer bölüntülü kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[1 10 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1 128 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1 20 kumpas hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[1 20 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1 20 lik kumpas okunması]]></category>
		<category><![CDATA[1 50 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1 50 kumpas ornek]]></category>
		<category><![CDATA[1 metreden küçük yerı ölçmek için ne kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[1 micron kaç mm]]></category>
		<category><![CDATA[1 mikron kaç mm]]></category>
		<category><![CDATA[1 milimetre kaç mikron]]></category>
		<category><![CDATA[1 milimetre kaç mikron eder]]></category>
		<category><![CDATA[1 mm cetvel ustunde]]></category>
		<category><![CDATA[1 mm kaç mikron]]></category>
		<category><![CDATA[1 mm kaç mikron eder]]></category>
		<category><![CDATA[1 mm nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[1 parmak kac inch]]></category>
		<category><![CDATA[1.000 kg nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[1/10 1/20 1/50 verniyeli kumpasla ilgili örnek]]></category>
		<category><![CDATA[1/10 1/20 1/50 verniyeli kumpasla örnek]]></category>
		<category><![CDATA[1/10 hassasiyetindeki kumpas örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[1/10 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1/100 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1/1000 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1/1000 mikrometre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 hassasiyetli kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 inç inç kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 inç kumpas hassasiyeti bulmak]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 inch kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 lik kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 lik kumpas ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[1/128 parmaklı verniyerli sürmeli kumpas örnek ve çözümleri]]></category>
		<category><![CDATA[1/128" Verniyeli Kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[1/2 inç diş kaç mm]]></category>
		<category><![CDATA[1/2 inç parmak ölçüsü nedir]]></category>
		<category><![CDATA[1/20 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[1/20 kumpas okuma örnekli]]></category>
		<category><![CDATA[1/20 kumpas okuması]]></category>
		<category><![CDATA[1/20 mm kumpas nedir]]></category>
		<category><![CDATA[1/20'lik kumpas örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[1/20kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[1/28 verniyer kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[1/50 kumpas okuması]]></category>
		<category><![CDATA[10 mikron kaç mm eder]]></category>
		<category><![CDATA[1000mm-5000mm iç mikrometre]]></category>
		<category><![CDATA[1128 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[128 İNCH KUMPAS OKUMA]]></category>
		<category><![CDATA[150 kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[150 lik kumpas okuma örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[1:1 ölçü nedir]]></category>
		<category><![CDATA[1mm kaç dm]]></category>
		<category><![CDATA[1parmak kaç adımdır]]></category>
		<category><![CDATA[2 ½ nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[20 İNÇ KAÇ PARMAK]]></category>
		<category><![CDATA[3 yıllık öğretmen hangi derece ve kademededir]]></category>
		<category><![CDATA[3/1 ölcü ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[3/8 vidanın diş dibi çapını bulunuz]]></category>
		<category><![CDATA[32 inç çelik metre ağırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[4 sınıf matematik hassas ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[4. sınıf gönye ile açı ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[4. sınıf hassas ölçme birimleri]]></category>
		<category><![CDATA[4. sınıf uzunluk ölçüleri çevrilmiş 50 örnek testler]]></category>
		<category><![CDATA[4.sınıf açı ölçüsü nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[4.uzunluk ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[48 inç kaç mm çap olur]]></category>
		<category><![CDATA[5]]></category>
		<category><![CDATA[5 mm kaç mikron]]></category>
		<category><![CDATA[5.sınıf uzunluk ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[5.SINIF uzunlukları ölçme merdiven]]></category>
		<category><![CDATA[5/8 inç vida eğim açısı]]></category>
		<category><![CDATA[5/8 inch kaç mm dir]]></category>
		<category><![CDATA[5mm kaç inch]]></category>
		<category><![CDATA[6 sınıf matematik metrik sistemi dışında ÖLÇME alanında başka birimi kullanılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[6. uzunluk ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[6.sınıf uzunluk ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[8 mikrometre nedir]]></category>
		<category><![CDATA[80 mm çap nedir ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[9.sınıf kütle ve hacim ölçme yöntemlerinin incelenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[açı gönyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[açı gönyeleri okuma]]></category>
		<category><![CDATA[açı gönyelerini okuma]]></category>
		<category><![CDATA[açı kavramı neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[acı konusu neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[açı neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[açı neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[AÇI ÖLÇER KULLANIMI]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçer nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçer nasıl kullanılır video]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçer neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçer niçin kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçer yapımı meb]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçerlerin okunması]]></category>
		<category><![CDATA[aci ölcme aleti nedir]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçmede 7n 3n ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[açı ölçmeye yarayan şey nedir]]></category>
		<category><![CDATA[açılar neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[açılar nedir neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[açıları ölçme nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[açıları ölçmek için neyi kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[açıölçer ne demek 3. sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlık ölçü birimleri nelerdir ve neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlık ölçümünü bilmemiz niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlık ölçüsü birimleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[alan ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma derinlik mikrometresi]]></category>
		<category><![CDATA[ayar ölçme nedr]]></category>
		<category><![CDATA[bandi metre nedir]]></category>
		<category><![CDATA[basit acı ölçme cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[basit bölüntüsüz ölçü aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[bina ve köprü yapımında hassas ölçü neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[bina ve köprü yapımında hassas ölçüm neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[bina yapımında hassas ölçme ne kadar önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[bir inç kaç mm.dir]]></category>
		<category><![CDATA[bögür capı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[bölüntülü ölçü aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[bölüntüsüz iç ve dış çap kumpasları]]></category>
		<category><![CDATA[bölüntüsüz ölçü aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[çap metreleri]]></category>
		<category><![CDATA[çap neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[Çap ölçer nedir]]></category>
		<category><![CDATA[capı ölcme aletleri ve gönyeler]]></category>
		<category><![CDATA[çelik niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[cetvel üstünde ölçüm]]></category>
		<category><![CDATA[cetvel üzerinde dm]]></category>
		<category><![CDATA[cetvelin birimleri nelerdir?]]></category>
		<category><![CDATA[cetveller]]></category>
		<category><![CDATA[çizgi bölüntülü çubuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgi Bölüntülü Ölçü Aletleri ve Bölüntü Esasları.]]></category>
		<category><![CDATA[çizgisel hızın açısal hıza çevrilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cm]]></category>
		<category><![CDATA[cm mm dm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dayama kumpası]]></category>
		<category><![CDATA[delik ölçüsü en hassas nasıl ölçülür]]></category>
		<category><![CDATA[delik töleransı kacıklıgı]]></category>
		<category><![CDATA[derinlik kumpası kısımları]]></category>
		<category><![CDATA[DERİNLİK KUMPASLARI]]></category>
		<category><![CDATA[derinlik mikrometresi]]></category>
		<category><![CDATA[derinlik ölçer]]></category>
		<category><![CDATA[devir sayısının ölçülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[direk ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[direk ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[direkt ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[direkt ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dış çap mikrometre nedir]]></category>
		<category><![CDATA[dış çap mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[dış çap mikrometrelerde ölçme alanı]]></category>
		<category><![CDATA[dm ve mm merdivende sıralanışı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru ölçme neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[doku ve çizgi nedir niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[elektirik aletlerinin elle tutulan kısmı neden yapılmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[en direkt ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[eskı acı ölcer]]></category>
		<category><![CDATA[eski açı ölçer ile yeni açı ölçerin farkı]]></category>
		<category><![CDATA[eskiden kullanılan ölçü aletlerinin karşılaştırılması]]></category>
		<category><![CDATA[fatura ölçme mikrometresi]]></category>
		<category><![CDATA[fatura ölçümü yapan mikrometre]]></category>
		<category><![CDATA[fizik ölçme nedir ölçmede hata kaynakları ödev]]></category>
		<category><![CDATA[geçer mastar böğür çapı]]></category>
		<category><![CDATA[gönye hangi açıları ölçer]]></category>
		<category><![CDATA[gönye hangi açıyı ölçmek neden]]></category>
		<category><![CDATA[gönye ile açı nasıl ölçülür]]></category>
		<category><![CDATA[gönye ile hangi açılar ölçüle bilir]]></category>
		<category><![CDATA[gönye ile ölçmek ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[gönye kaç çesittir]]></category>
		<category><![CDATA[gönye nede kullanilir]]></category>
		<category><![CDATA[gönye nedir]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeden açı okunması]]></category>
		<category><![CDATA[gönyeyle açı ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren fotoğraflar]]></category>
		<category><![CDATA[hangi meslek ölçüyle ölçerler]]></category>
		<category><![CDATA[hareket etmek nedir ve niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[hareket neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[hareket önemlimidir?Niçin?]]></category>
		<category><![CDATA[hareketli açı ölçer cetvelin adı]]></category>
		<category><![CDATA[hareketli açı ölçme çetveli]]></category>
		<category><![CDATA[hareketli ölçü aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[hasas ölçme birimi ile bilgi nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[hasas ölçme neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[HASSA ÖLÇME]]></category>
		<category><![CDATA[hassa ölçme neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassaa ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[Hassas  Ölçme  Neden  Önemlidir?]]></category>
		<category><![CDATA[hassas  ölçme neden  gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme aletleri  mikrometre nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme aletleri neden kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme için kullanılan ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme ile ilgili bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme ile ilgili çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme ndir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme neden gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme neden kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme neden yaparız]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme nedenleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme nedir araştır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme nedir neden kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme nedir ve nerelerde kullnılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme niçin yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[hassas olcme yapabilen gerecler]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme yapmak neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme yapmak neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme yapmanın gerekleri neler]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçme yapmanın önemi]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçmenin değeri]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçmenin önemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçmeye bir örnek]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçü birimlerinde yapılan hatalar]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçü ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[HASSAS ÖLÇÜ NEDEN KULLANILIR]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçü nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüleri hangi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm neden]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm neden gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm nedi]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm nedir yanlış ölçümde ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm NİÇİN GEREKLİDİR]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm yapmak neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçüm yapmak neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçümler neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçümler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas ölçümünün önemi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas uzunluk ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[hassas uzunluk ölçü birimleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[hassas uzunluk ölçüm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[hataş açıölçer çetveli ne amaçla kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[herhangi bir açıyı ölçmek için ne kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[i nedir]]></category>
		<category><![CDATA[i.ö.o. 3. sınıf ölçü aletleri ve kullanım alanları]]></category>
		<category><![CDATA[ibreli kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[ibreli kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[ibreli mikrometreler]]></category>
		<category><![CDATA[iç çap komparatörü ile ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[iç çap mikrometre kısımları]]></category>
		<category><![CDATA[iç çap mikrometre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[iç çap mikrometresi nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[iç çap mikrometresi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[iç çap tolerans cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[ıc prog ayarları h0000 adres hatası]]></category>
		<category><![CDATA[Ic ve Dis Bükey Lik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[İÇ YÜZEY ÖLÇER ŞERİT METRE]]></category>
		<category><![CDATA[inç cinsinden kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inç derinlik mikrometreleri]]></category>
		<category><![CDATA[inç iç çap mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inç kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inç kumpasla ölçü nasıl alınır anlatımı]]></category>
		<category><![CDATA[inç mikrometre nasil okunur]]></category>
		<category><![CDATA[inç mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inç mikrometre okunması]]></category>
		<category><![CDATA[İNÇ MİKROMETRELERDE ÖLÇÜ NASIL ALINIR]]></category>
		<category><![CDATA[inç ölçülü derinlik mikrometresi okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inc sistem kumpas ölçme dersi]]></category>
		<category><![CDATA[inc sistemli kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[inç sistemli kumpasları okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inç verniyer bölüntülü kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[inç'li kumpas ile ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[ince ölçülü aletler]]></category>
		<category><![CDATA[inch diş üstü çapı]]></category>
		<category><![CDATA[inch ile mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inch kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[inch kumpas okuması]]></category>
		<category><![CDATA[inch metre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[inch mikrometre]]></category>
		<category><![CDATA[inch mikrometre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[inçlik bir kumpasla nasıl ölçü alınır]]></category>
		<category><![CDATA[inçlik kumpasla nasıl ölçü alınır]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce 0]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce öğretmeni neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ışık neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[kama  ölcü cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[katlanır metre nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kiloğram hangi nesneleri ölçmekte kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[komparatör okuma]]></category>
		<category><![CDATA[komparatör saati ile nasıl ölçüm yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[komparatörle dairesel ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[köprü yapımında hassas ölçme neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas  inc okunması]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas 1/10 örnek]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas gonye okuma]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas hataları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas kısımları]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas mikro]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas mikrometre nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma 1/10]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma 1/128]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma 1/20]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma görüntülü]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma hataları]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma inç]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma inç kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma resimli anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okuma video]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas okumak]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas ölçüm hataları nasıl halledilir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas üzerinde inç okuma şekli]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas ve mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas vida diş ölçmek]]></category>
		<category><![CDATA[KUMPAS.MİKROMETRE SAPMA DEĞERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasın bölümleri sabit çene]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasın görüntülü kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasın inc kısmını okumak]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasın kısımları]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasın kısımları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasın okuma animasyonlu anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasla nasıl ölçüm alınır]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasla nasıl ölçüm yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasla ölçüm nasıl yapilir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasla ölçüm örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[kumpaslar anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[kumpaslar nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[kumpaslarda okuma tamlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kumpaslarda ölçüm aralığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kumpaslarda parmak sistemle ölçüm]]></category>
		<category><![CDATA[kumpaslarda sayı okuma]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasların elde edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasta inç]]></category>
		<category><![CDATA[kumpasta inch]]></category>
		<category><![CDATA[KÜTLE KOMPARATÖRÜ NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[layner çap komparatörler]]></category>
		<category><![CDATA[m]]></category>
		<category><![CDATA[makina ölçme bilgisi kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[matematik hassas ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[matematik ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[meb teknolojide arapça ders cdleri]]></category>
		<category><![CDATA[MEKANİK İKİ AĞIZLI İÇ ÇAP MİKROMETRELERİ kullanim yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik kumpas okunması örnek]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik kumpas ölçme ve tolerans dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[mekanik ölçüm derinlik mikrometresi]]></category>
		<category><![CDATA[meslek liseleri için kama ve miller]]></category>
		<category><![CDATA[metal eğim ölçme tarak cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[metre aleti neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre askatları katları merdiveni]]></category>
		<category><![CDATA[metre ile ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[metre nano katları]]></category>
		<category><![CDATA[metre neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre niçin gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre ve santimetre neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre ve santimetre neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[metre ve santimetrenin milimetreye çevrilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[metrede inç ölçü okuma]]></category>
		<category><![CDATA[metreden küçük ölçmek için ne kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[metric C sıcaklık nedir]]></category>
		<category><![CDATA[METRİK 6 kaç mm eder]]></category>
		<category><![CDATA[metrik 8 in çapı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[metrik 8 vidanın diş üstü çapı kaçtır]]></category>
		<category><![CDATA[metrik ölçülü kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[metrik sistemde metrenin bilinmeyen a s ve üst katları]]></category>
		<category><![CDATA[metrik sistemde metrenin bilinmeyen katları nelerdir ?]]></category>
		<category><![CDATA[metrik sistemi ve bu alanında başka hangi uzunluk ölçme kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[metrik ve withword vida nın özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[metrik vida kaç norm]]></category>
		<category><![CDATA[metrik vida nedir]]></category>
		<category><![CDATA[metrik vida withword nedir]]></category>
		<category><![CDATA[micrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[mikro inch kaç mikrometre eder]]></category>
		<category><![CDATA[mikro kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre 100 desi 1000 desi nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre diş dibi ölçmek için]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre ile dış çap ölçme işlemi]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre ile ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre ile ölçme örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre ile ölçülerin okunması örnek]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre kaç m]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre kumpas gönye açıölçer nedir]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre kumpas metre]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okunur inch]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okunur öğretme]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okunur örnek]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okuNUR ÖRNEKLER]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okunur örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre nasıl okunur resimli anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okuma nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okuma örnek]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okuma örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okumak]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okuması]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okunması]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre okunması resimli anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre ölçmesi]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre parmak okuma]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometre ve kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometreler örnek ölçümler]]></category>
		<category><![CDATA[MİKROMETRELERDE KULLANILAN YAĞ NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometrelerde ölçü okuma]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometrenın bulunuş tarıhı]]></category>
		<category><![CDATA[mikrometrenin okunması]]></category>
		<category><![CDATA[milim kaç mikron eder]]></category>
		<category><![CDATA[mm]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl hassas ölçme yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[NEDEN 0]]></category>
		<category><![CDATA[neden açılar kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçme aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçme yaparız]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçme yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçme yapılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçüm kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçüm yaparız]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçüm yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçüm yapılır e okul]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçümler yaparız]]></category>
		<category><![CDATA[neden metreyle ölçüm yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden milimetreyi kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[neden öğretmen önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçme aletlerini kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[NEDEN ölçme yapılIR]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçü aletleri kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçü aletlerini kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçü birimi kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçüler metrede aynıdır]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçüm gerekli]]></category>
		<category><![CDATA[neden ölçüm yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[neden uzunluk ölçümü yaparız]]></category>
		<category><![CDATA[neden yeni ölçü birimleri kabul edilmiştir]]></category>
		<category><![CDATA[neden hassas ölçüm yaparız]]></category>
		<category><![CDATA[nesneler neden iki eşit parçaya bölünmemiştir]]></category>
		<category><![CDATA[NİÇİN HASSAS ÖLÇME YAPARIZ]]></category>
		<category><![CDATA[niçin hassas ölçme yapılmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[niçin hassas ölçü kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[niçin hassas ölçü kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[niçin ölçmeye ihtiyaç vardır]]></category>
		<category><![CDATA[niçin ölçü kullanırız]]></category>
		<category><![CDATA[niçin şerit metre ile ölçü alırız]]></category>
		<category><![CDATA[niçin uzunluk ölçüsü kullanırlar]]></category>
		<category><![CDATA[ÖÇLME NEDEN ÖNEMLİ]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci için öğretmen niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen  neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ögretmen ne ZAMAN ÖLCÜM YAPAR]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen neden daha çok bilir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen neden daha önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen neden gereklidir?]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen niçin önenlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenin hassas ölçme yapılması elerdir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler bizim için neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler niçi önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ÖGRETMENLER NİÇİN ÖNEMLİ]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenler niçin vardır]]></category>
		<category><![CDATA[ÖGRETMENLERİMİZ NEDEN ÖNEMLİ]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlerin ölçüm aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[ögretmenlerniçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlikte yapılan hassas ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmken nedir ? neden]]></category>
		<category><![CDATA[oks]]></category>
		<category><![CDATA[okul öğretmen neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[olası durumda neden hassas ölçüm yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme alanları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme aleti neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme aletleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme aletlerinin büyük küçük olması nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme aletlerinin neden kullanıldığı]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme birimleri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme birimleri neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme birimlerine neden ihtiyaç vardır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme birimlerine niçin ihtiyacımız vardır]]></category>
		<category><![CDATA[Ölçme hataları. basit ve bölüntülü ölçme aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölcme neden gereklidir yazı]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme neden ihtiyacımız var]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölcme nedir böluntu nedır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme nedir kaç yolla yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme nedir ölçü birim]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme nedir vb]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme nedir ve ölçmede hatalar]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme nedir. önemi nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme nedir? kumpas mikrometre]]></category>
		<category><![CDATA[Ölçme nedir? neden önemlidir?]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme niçin önemlidir kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÇME NİÇİN YAPILIR]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme önemlimidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme ve kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[ölçme yapmak niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmede kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmede yanlış nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmek neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmeye neden ihtiyaç bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmeye neden ihtiyaç vardır]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÇMEYE NİÇİN GEREK VARDIR]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü aleti değer okuma]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü aleti hataları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü aletinde sıfır ayarı niye yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü aletleri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü aletleri neden yapılmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü aletleri niçin yapılmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimi neden gerklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölcü birimi olarak cetvelle ilgili arştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimleri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimleri neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimleri neden vardır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimleri niçin gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÇÜ BİRİMLERİ NİÇİN KULLANILIR*]]></category>
		<category><![CDATA[ölcü birimleri niiçin gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü birimlerine neden ihtiyaç vardır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü neden  önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü neden lazımdır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçü tamlığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüler neden gereklidir.]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm  birim niçin gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm aletleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm neden öneml]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm neden yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm nedir örnek]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüm niçin  önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ölçüyle gönye nasıl alınır]]></category>
		<category><![CDATA[on parmak üç dakikada kaç kelime ölçmek için]]></category>
		<category><![CDATA[optik ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[örnekli mikrometre okuma]]></category>
		<category><![CDATA[özel çelik cetvel imalatçısı]]></category>
		<category><![CDATA[PARMAK KUMPAS OKUMA]]></category>
		<category><![CDATA[parmak kumpası okuma]]></category>
		<category><![CDATA[parmak kumpaslar okunması]]></category>
		<category><![CDATA[parmak mikrometre nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[parmak ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[parmak ölçüsü mm cinsinden hesaplanır]]></category>
		<category><![CDATA[parmak sistemli kumpaslar]]></category>
		<category><![CDATA[piko nasıl çekilir görüntülü]]></category>
		<category><![CDATA[pleytler nedir]]></category>
		<category><![CDATA[saatli kumpas okuma]]></category>
		<category><![CDATA[sabit gönye nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sabit gönyeler]]></category>
		<category><![CDATA[sabit mastar nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sayılar neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[sayılar niçin önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sayıları ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ŞERİT LAYNER NORMU]]></category>
		<category><![CDATA[şerit metre üzeri dm]]></category>
		<category><![CDATA[şerit metreler']]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık degerını bılmek nıcın onemlıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık değerleri bilmek niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[sıcaklık ölçme birimi kısa ve uzun yazılışları]]></category>
		<category><![CDATA[sikinin kaç metre oldugunu ölç]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlar ölçme neden uygulanır ?]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf açı ölçerle ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[ssk iş kazası ölçüm cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[standart açı ölçme neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[standart alan ölçme birimi neden önemlidir?]]></category>
		<category><![CDATA[standart ölçme birimleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[standart ölçü birimeri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[standart ölçü birimi neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[standart ölçü birimleri ne neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[standart ölçü birimleri neden gereklidir?]]></category>
		<category><![CDATA[standart uzunluk ölçüleri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[SÜNGER sertlik ölçme cihazı]]></category>
		<category><![CDATA[sürmeli kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[sürmeli kumpas nedir]]></category>
		<category><![CDATA[sürmeli kumpaslarda verniyer bölüntüsü niçin kullanılır?]]></category>
		<category><![CDATA[tarihname nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tasarı cümleleri]]></category>
		<category><![CDATA[teknik lise ve metrik ölçüm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Teller Yardımıyla Hassas Uzunluk Ölçümü]]></category>
		<category><![CDATA[tesviyecilikte en hassas ölçme aleti]]></category>
		<category><![CDATA[Tesviyecilikte hassas ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[tesviyecilikte mikrometreokuma]]></category>
		<category><![CDATA[TESVİYECİLİKTE neden hassas ölçme yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[tesviyecilikte ölçme aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[tıp ta hassas ölçümün önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tolerans Cetveli okumak örnek anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[tolerans neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeleştirmeye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversal açı gönyesi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversal açı ölçer kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk biriminin merdivende yazılışı]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk hassas ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçme cetvel nedir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçme hareket zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçme mesleği ve meslekte hassasiyetlik]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçme miliyi]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçme nedir 2. sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme birimlere örnekler]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme birimleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme birimleri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme için kullanılan ölçme birimleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme yapabilmek için kullanılan ölçme]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme yapabilmek için kullanılan ölçme birimleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme yapabilmek için kullanılan ölçme birimlerini belirleme]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçmede hassas ölçme yapabilmek için kullanılan ölçü birimleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçü aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçü biri metrenin tarihçesi ve nasıl hesaplandığı]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçü birimi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçü birimleri NİÇİN KULLANILIR]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçüleri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçüleri neden önemli]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçüleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçüleri nedir neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçülerinin çevrilmesi mikro nano]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluk ölçüsü neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[uzunluklar neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[verniyeli inç mikrometre okuma örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[verniyeli kumpas ve okunması]]></category>
		<category><![CDATA[verniyeli kumpasın kısımları]]></category>
		<category><![CDATA[verniyeli kumpasta inç nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[Verniyeli Sürmeli kumpası parçaları]]></category>
		<category><![CDATA[verniyer bölüntülü açı gönyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[verniyerli kumpas nedir ve nasıl okunur]]></category>
		<category><![CDATA[vida diş dibi nasıl belirlenir]]></category>
		<category><![CDATA[vida dişi mikrometresi]]></category>
		<category><![CDATA[vida tarağı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[vida tarağının okunması]]></category>
		<category><![CDATA[wıthword 12 adımı]]></category>
		<category><![CDATA[withword birimi]]></category>
		<category><![CDATA[withword sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[withword vida adımları]]></category>
		<category><![CDATA[withword vida nedir]]></category>
		<category><![CDATA[withword vida ölçüleri]]></category>
		<category><![CDATA[yapımında hassas ölçüleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[yay basıncı olcer]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ölcme birimi nicin gereklıdır]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ölçme birimleri neden önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ölçme birimleri niçin gerekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ölçme birimleri niçin gerekliydi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ölçü birimleri neden gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[yeni ölçü birimleri niçin gereklidir]]></category>
		<category><![CDATA[zaman kaç çeşit ölçülür]]></category>
		<category><![CDATA[zaman ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[zaman ölçümü neden önemlidir?]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı ölçme neden önemlidir?]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı ölçme nedir]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı ölçmek nçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[ZAMANI ÖLÇMEK NEDEN ÖNEMLİDİR?]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı ölçmek neden önemliedir]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı ölçmek niçin önemlidir]]></category>
		<category><![CDATA[\'\'kumpaslar\'\' inç li anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[ hassas ölçme neden gereklidir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=367</guid>
		<description><![CDATA[Ölçme Nedir ? Her hangi bir nesnenin ne kadar büyük, küçük veya çok olduğunu belirtme sorunudur. Ölçme, bilinmeyen bir değeri veya bir ölçüyü , bilinen bir değer veya bir ölçü ile mukayese edilmesidir. Başka bir deyişle herhangi bir nesneyi kanunla belirlenmiş bir birimle karşılaştırmaktır. Ölçmenin Gayesi Her hangi bir işin ölçü aletlerinden okunarak bir ölçme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme Nedir ?</p>
<p>Her hangi bir nesnenin ne kadar büyük, küçük veya çok olduğunu belirtme sorunudur. Ölçme, bilinmeyen bir değeri veya bir ölçüyü , bilinen bir değer veya bir ölçü ile mukayese edilmesidir. Başka bir deyişle herhangi bir nesneyi kanunla belirlenmiş bir birimle karşılaştırmaktır.<br />
<span id="more-367"></span><br />
Ölçmenin Gayesi</p>
<p>Her hangi bir işin ölçü aletlerinden okunarak bir ölçme değerinin belirlenmesidir.</p>
<p>Örneğin; Bir masanın yüksekliği, genişliği ve eni veya agırlığını bilinen bir değer ile karşılaştırarak okumaktır.</p>
<p>Ölçme ilgili kavram:</p>
<p>ÖLÇME</p>
<p>Uzunluk Açı Ağırlık Zaman Sıcaklık Işık Elektirik -Alan -Açısal Hız -Kütle -Hız -Isı miktarı -Optik -Elektirik -Hacim -Devir sayısı -Kuvvet -İvme -Işık Direnci &#8211; -Frekans &#8211; Basınç -Elektirik &#8211; - Enerji Miktarı</p>
<p>Bir Birimin Üst ve Ast Katları</p>
<p>Ondalık sisteme göre düzenlenmiş özel işaretler kullanılır. Bunlar herhangi bir ölçü biriminin , daha büyük üst katları veya küçük as katları yazılışını basitleştirmiştir.</p>
<p>Birimin Üst Kısa Birimin As Kısa</p>
<p>Katları İşareti İsareti Katları İsareti İşareti</p>
<p>1.000.000.000.000 Tera T 0,1 Desi d</p>
<p>1.000.000.000 Giga G 0,01 Senti c</p>
<p>1.000.000 Mega M 0,001 Mili m</p>
<p>1.000 Kilo K 0,000 001 Mikro m</p>
<p>100 Hekto H 0,000 000 001 Nano n</p>
<p>10 Deka Da 0,000 000 000 001 Piko p</p>
<p>Temel Ölçü Birimleri</p>
<p>Günümüzde kabul edilmiş olan öloçü sistemi metrik ölçü sistemidir.Fakat bunun yanı sıra yaygın biçimde kullanılan diger bir ölçü sistemide ingiliz ölçü sistemidir.</p>
<p>Uzunluk:Metrik sistemde uzunluk birimi metre’dir. İngiliz ölçü biriminde parmak ( inç ) birimidir.</p>
<p>Kütle :Metrik sistemde kütle birimi gramdır.İngiliz ölçü biriminde onş tur.</p>
<p>Hacim : Metrik sistemde hacim birimi litredir.İngiliz ölçü biriminde golondur.</p>
<p>Kuvvet : Metrik sistemde kuvvet birimi newton’dur.İngiliz ölçü biriminde pound’tur.</p>
<p>Sıcaklık : Metrik sitemde sıcaklık birimi santigrad ( °C ) dır.İngiliz ölçü biriminde Fahrenheit ( °F ) dır.</p>
<p>İki Şekilde Ölçme Yapılır.</p>
<p>Direk ölçme ( Metre ile bir uzunluğun ölçülmesi )</p>
<p>Endirek ölçme ( sıcaklık dış çap kumpası ile ölçme )</p>
<p>Kontrol :Belirlenen bir ölçünün doğrulanmasına denir.(Bir duvarın su düzeci ile kontrolü )</p>
<p>Ölçme ile Kontrolü Etkileyen Faktörler :</p>
<p>Ölçü aletinin ve ölçme yapılan ortamın ısısı.</p>
<p>Ölçme yapan kişinin hatası</p>
<p>Işık hatası</p>
<p>Ölçü aletinin hatası</p>
<p>Makine ve takım hatası</p>
<p>Ölçü Aletleri Kontrol Aletleri Ölçme ve kontrol Aletleri</p>
<p>1. Basit çizgi bölüntülü 1. Basit bölüntüsüz 1. İbreli ölçme ve kontrol ölçü aleti metre ve celik M. Kontrol aleti.Sıcak aleti.İbreli <a href="http://www.bilgeogretmen.com/tag/kumpas-mikro" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kumpas mikro">kumpas mikro</a>.</p>
<p>2. Verniye bölüntülü ölçü aleti 2. Gönyeler.Kıl gönye 2. Su düzeci</p>
<p>Sürmeli kumpas 90° gönye 3. Monometre</p>
<p>3. Vida devirli Ö.A. 3. Pleytler,Markalı Pleytler 4. Johson mastarları</p>
<p>Purametre 4. Mastarlar,Çatal vida tarağı</p>
<p>5. Sertlik ölçü aleti</p>
<p>Wicker sertlik</p>
<p>Rochwell sertlik</p>
<p>Birinell sertlik</p>
<p>Uzunluk Ölçü Aletleri</p>
<p>Ölçü taşıma aletleri; Bölüntülü ölçü aletleri Ayarlana bilir bölüntülü A. Sabit değer ölçü A.</p>
<p>1. İç çap kumpasları 1. Çelik metre 1. Sürgülü kumpas 1. Şablonlar</p>
<p>2. Dış çap kumpasları 2. Katlanır metre 2. Sürgülü derinlik kumpası 2. Sınır mastarları</p>
<p>3. Çift kumpaslar 3. Şerit metre 3. Mikrometre 3. Tam ölçü(Jonson)</p>
<p>4. Ölçü saati</p>
<p>5. Hassa mikrometre</p>
<p>Ölçme kuralları</p>
<p>Ölçme, eğer güvenilir ve gerekli olan titizlik gösterilerek yapılmışsa bir değerifade eder.</p>
<p>Ölçmede istenilen ölçü tamlığına uygun olan ölçü aleti kullanınız..</p>
<p>Okuma sırasında okuma yerine dik olarak bakınız.</p>
<p>İşin ve aletin ölçme yüzeylerini, ölçme işlemlerinden önce temizleyiniz.</p>
<p>Ölçmeden önce iş parçasının çapaklarını alınız.</p>
<p>Hasas Ölçmelerde, civarın sıcaklığına dikkat ediniz. İşlem dolayısıyla ısınan iş parçalarını soğumaya bırakınız</p>
<p>Bazı özellik arz eden ölçü aletlerinde, ölçü baskısının tam değerini veriniz. Hiçbir zaman zorlamayınız.</p>
<p>Hiçbir zaman hareket halindeki iş parçasında ve tezgah çalışırken ölçme yapmayınız.( kaza tehlikesi ve ölçme aletinin bozulmasını doğurur.)</p>
<p>Manyetik iş parçalarının ölçmeden önce manyetik özelliği kaldırılmalıdır.</p>
<p>Ayarlanabilir ölçü aletleri tekrar sıfır duruma getirilip kontrol edilmelidir.</p>
<p>Ölçü aletlerinin ölçü derecesi, belirli zaman aralıklarında kontrol edilmelidir.</p>
<p>Ölçü Aletlerinin bakımı</p>
<p>Yalnız iyi bakımlı ölçü aletleriyle kusursuz bir ölçme yapılabilir.</p>
<p>1)ölçü aletlerini kesici aletlerden uzakta bir yerde muhafaza ediniz.</p>
<p>2) hassas ölçü aletlerini yumuşak bir altlık ( kumaş veya sünger ) üstüne koyunuz ve pislik ile küçük talaşlardan koruyunuz.</p>
<p>3) hassas ölçü aletlerini soğuk ve sıcak tesirlerden koruyunuz.</p>
<p>4) ölçü aletlerini düşürmeyiniz.</p>
<p>5) ölçü aletlerini kullandıktan sonra veya çalışma sona erince, itinayla kaldırınız ve gerektiği durumlarda temizleyiniz. Paslanma tehlikesine karşı olan ölçü aletlerini asitsiz yağ ile veya gresle ovunuz.</p>
<p>Hatalı ölçü aletlerini kendiniz onarmaya veya üzerinde herhangi bir değişiklik yapmaya kalkmayınız.</p>
<p>Uzunluk Ölçü Sistemleri</p>
<p>mekik sistem: birimi metre’dir.</p>
<p>Metre</p>
<p>(m)</p>
<p>Desimetre</p>
<p>(dm)</p>
<p>Santimetre</p>
<p>(cm)</p>
<p>Milimetre</p>
<p>(mm)</p>
<p>Mikron</p>
<p>(m)</p>
<p>1m</p>
<p>10</p>
<p>100</p>
<p>1 000</p>
<p>1 000 000</p>
<p>1dm</p>
<p>0,1</p>
<p>10</p>
<p>10</p>
<p>100 000</p>
<p>1cm</p>
<p>0,01</p>
<p>0,1</p>
<p>10</p>
<p>10 000</p>
<p>1mm</p>
<p>0,001</p>
<p>0,01</p>
<p>0,1</p>
<p>1 000</p>
<p>1m</p>
<p>0,000 001</p>
<p>0,00001</p>
<p>0,0001</p>
<p>0,001</p>
<p>parmak ( withword ) sistem : birimi parmak (inç) ( ²) dir.</p>
<p>1 parmak (1 ² ) = 25,40 mm ‘dir.</p>
<p>Örnek : ½ inç kaç mm’ dir?</p>
<p>½*25,40 =25,40/2 = 12,70mm? ½ inç = 12,70mm</p>
<p>örnek: 5/8inç kaç mm’dir ?</p>
<p>5/8*25,40 = 127/8 = 15,875mm ?5/8inç = 15,875mm</p>
<p>Uzunluk Ölçü Aletleri</p>
<p>1-) Ölçü Taşıma Aletleri : Uzunluk ölçülmesinde kullanılır. Bunların hiçbiri çizgisel bölüntüsü yoktur.Bunun için istenilen ölçü tamlığına göre ayar veya ölçülen değerleri okumak için uygun ölçü aletlerinin seçilmesi gerekir.</p>
<p>a-)Dış Ölçmeler için ; Dış çap Kumpası</p>
<p>Kumpas her iki elle açmak şartı ile, ölçülecek miktara yaklaşık olarak ayarlanır.</p>
<p>Tam ayar kolları dış ( iç ) kısımlarını hafifçe vurularak yapılır.</p>
<p>Hiçbir zaman ölçme yüzeyi üstüne vurmayınız.</p>
<p>Kumpasın İnce Ayarı : İstenen ölçü tamlığına uygun bir ölçü aleti ( kumpas , mastar vb. ) seçilmesi şartır.</p>
<p>Ölçü aletinden alınan ölçü işin ölçüsü ile karşılaştırılır.</p>
<p>İş parçasından alınan ölçü değeri , sürmeli kumpas ile kontrol edilir.</p>
<p>b-)İç ölçmeler için ; İç Çap Kumpası:</p>
<p>Kumpas her iki kolla açmak şartıyla , ölçülecek miktara yaklaşık olarak ayarlanır.</p>
<p>Tam ayar kolların dış ( iç ) kenarlarına vurmak sureti ile ayarlanır.</p>
<p>Kumpasın ince ayarı dış çap kumpasının aynıdır.</p>
<p>c-)Dış ve İç Ölçmeler İçin ; Çift kumpas :</p>
<p>Bu kumpasların ayarlanması ve kullanılması diğer kumpaslarla aynıdır ve aynı kurallar geçerlidir.</p>
<p>2-) Bölüntülü ölçü aletleri:Uzunlukların ve çizgilerin ölçülmesinde kullanılır. İtinalı bir kullanma ile kullanılan ölçü aletinin çinsine göre uzunlukların 0,5mm hassasiyette ölçmek mümkündür.</p>
<p>a-)Katlanır metre :Yapılış uzunlukları 1 ve 2 m’likler 6 veya 9 parçalıdır. Çelik veya hafif metal katlanır metrelerde hata sınırı, parçalar kusursuz yaylandığı sürece 1000 mm de ± 1mm kadardır. Ağaçlardan yapılanında ise 1m 6 parçalı, 2m on parçalıdır.</p>
<p>b-) Çelik çetvel :İmalat uzunlukları 300 ve 500 mm’dir. Gereç olarak yay çeliği, yaklaşık 12m genişlik ve 0,3 mm kalınlıktadır. Bölüntü çetvelin en uç kenarından başlar.</p>
<p>c-)Çalışma ölçü aletleri :Yapılış uzunlukları 500mm’den 5000mm’ye kadar.Gereç olarak takım çeliği 5mm’den 14mm’ye kadar kalınlıkta , 25mm’den 70mm’ye kadar genişlikte .Ölçü cetveli her iki uçta bölüntüleri yaklaşık olarak 10mm’ye kadar geçer.</p>
<p>d-) Çelik Bant Metre:Bu metreler iki tiptir.</p>
<p>1.Tip; Yapılış uzunlukları 1,2 ve 3 m yaklaşık olarak 12mm genişliktedir. Paslanmaz yay çeliğidir.</p>
<p>2.Tip; Yapılış uzunlukları 10 20 30 m genişliği 13mm gereç olarak paslanmaz bant yay çeliği kolu ve kutu şekli yapılmışlardır.</p>
<p>e-) Çekme ölçü Çetveli : Dökümcülükte gerekli olan modellerin yapımında kullanılır. Döküm gereç soğuk iken Önemli miktarda çeker.( ölçüsü küçülür.) Bunu karşılamak için model uygun olarak daha büyük yapılır. Çekme ölçü cetvellerine göre yapılmış olan model döküm gerecin soğuması sırasında çekme miktarı kadar daha büyük yapılmış olur.</p>
<p>3-) Ayarlana Bilir Görüntülü Ölçü Aletleri</p>
<p>A) Sürmeli kumpas : Tesviyecilikte kullanılan bir ölçü aletidir. Sürmeli kumpasta üç çeşit ölçü alınır.</p>
<p>a)dış çapın ölçülmesi.</p>
<p>b) İç çapın ölçülmesi.</p>
<p>c)Derinlik ölçülmesi.</p>
<p>Kumpasın Kısımları Şunlardır:</p>
<p>Cetvel.</p>
<p>Hareketli çene ve verniyeli çetvel.</p>
<p>Sabit çene .</p>
<p>Kılıç ( dil )</p>
<p>Çeşitli sürmeli Kumpaslar :</p>
<p>1-Dış ölçmeler için ölçme çeneleri ile keskin kenarlı çeneler, İç bölümler için ağızları vardır.</p>
<p>2-Dış ölçmeler için ölçme çeneleri ile keskin ağızlı çeneleri , iç ölçmeler için ağızları derinlik ölçmeleri için derin kılıç vardır.</p>
<p>3-Dış ölçmeler için ölçme çeneleri ile keskin ağızlı çeneleri ,iç ölçmeler için ağızları ve derinlik ölçmek için dili vardır.</p>
<p>4-Dış ölçmeler için ölçme çeneleri ile iç ölçmeler için ağızları ve ince ayar için ayar vidası vardır.</p>
<p>Sürmeli Kumpasın Dış Ölçümlerde Kullanılması</p>
<p>kumpas, ölçülecek ölçüden büyük olarak açılır.</p>
<p>Sabit çene iş parçasına dayatılır</p>
<p>Hareketli ölçü çenesi, parçaya doğru hareket ettirilir.</p>
<p>Hareketli çene parçaya değdikten sonra bastırılmaz ve ölçü okunur.</p>
<p>Kumpas ağızları kısa olarak kavratılırsa ve kumpas iyi oturmazsa ölçme hatalı olur.</p>
<p>Dar girintileri ( fatura ) ölçmelerde ( 80 mm çapaklar ) çapraz ağızlı kumpas kullanılabilir. bu sırada ölçme çenelerinin keskinleştirilmişleri kullanılır.</p>
<p>Sabit veya bağlanmış iş parçalarının ölçülmesi sırasında kumpas her iki elle kavranır.</p>
<p>Sürmeli Kumpasın İç Ölçümlerde Kullanılması</p>
<p>Kumpas , ölçülecek ölçüden küçük olarak açılır.</p>
<p>Sabit çene iş parçasına dayatılır.</p>
<p>Hareketli ölçü çenesi, parçaya doğru hareket ettirilir.</p>
<p>Hareketli çene parçaya değdikten sonra bastırılmadan ölçü okunur.</p>
<p>İç ölçmelerde kumpas çenelerinin daima delik eksenine paralel olmaları şarttır.</p>
<p>Keskin kenarlı çapraz ağızlı çeneler çapa tam olarak oturtulur.</p>
<p>Kumpas yanlış oturtulmuşsa yanlış ölçü verir. okunan değer gerçek ölçüden daha küçüktür.</p>
<p>b-) Derinlik Kumpası  erinliklerin ve Kademelerin ( merdiven ) ölçülmesinde kullanılır.</p>
<p>Çeşitli Derinlik Kumpasları:</p>
<p>1-Ucu incelmiş derinlik dayaması, Derinlikleri ve kademeleri ölçmek içindir.</p>
<p>2-Takma deriklik dayaması küçük delikler ve dar kanalların derikliklerini ölçmel içindir.</p>
<p>3-Acılı kancalı dayaması iç kademeleri ölçmek içindir.</p>
<p>4-Açı şeklindeki köprüsü vardır. Millerin kama yerleri derinliklerini ölçmek içindir.</p>
<p>5-Döndürüle bilir cetveli ,iç boşaltmaların derinliklerini ölçmek içindir.</p>
<p>Derinlik Kumpası ile Ölçmesi:</p>
<p>Köprüyü, daima ölçü irtibat yüzüne sıkı olarak dayatınız.</p>
<p>Derinlik dayamalı kılcı, hafifçe derinliğin tabanına oturuncaya kadar bastırınız.</p>
<p>Tespit vidasını dikkatlice sıktıktan sonra, Derinlik kumpasını kaldırınız ve ölçme değerini okuyunuz.</p>
<p>Kumpasın Okunması:</p>
<p>Kumpaslar sistem olarak iki çeşittr.</p>
<p>MM’lik ölçülü kumpas ( kumpasın alt kısmında yer alır.)</p>
<p>Parmak ( ” ) ölçülü kumpas ( kumpasın üst kısmında yer alır.)</p>
<p>Verniyer : Kumpas üzerinde yardımcı bir cetvel olup tam sayıdan sonraki ölçünün belirlenmesinde en büyük rolü oynar.Üç çeşit metrik verniyer vardır.</p>
<p>1/10 verniyer</p>
<p>1/20 verniyer</p>
<p>1/50 verniyer</p>
<p>1/10 verniyer: Cetvel üzerinde 9mm’lik kısım verniyer üzerinde 10 eşit parçaya bölünmüştür. Böylece verniyer üzerindeki bir bölüm cetvel üzerindeki bir bölümden 0,1mm daha küçüktür.Cetvelin bölümleri 1mm verniyerinkiler ise 0,9mm’dir.</p>
<p>9/10 = 0,9mm</p>
<p>1-0,9 = 0,1mm</p>
<p>0,1 = 1/10</p>
<p>2) 1/20 Verniyer : 1/20mm ( 0,05) hassasiyetinde bir kumpas elde etmek için cetvelin 19mm’lik kısmını verniyer üzerinde 20 eşit parçaya bölüştürülürmüştür.</p>
<p>19/20 = 0,95</p>
<p>1 – 0,95 = 0,05</p>
<p>0,05 = 1/20</p>
<p>3) 1/50 Verniyer : 1/50 ( 0,02mm ) hassasiyetinde bir kumpas elde etmek için çetvelin 49mm’lik kısmını verniyer üzerinde 50 eşit parçaya bölünmüştür.</p>
<p>49/50 = 0,98mm 1 – 0,98 = 0,02 0,02 = 1/50</p>
<p>Kumpası Okuması : Verniyeli kumpası okumak kolaydır. Önce elimizdeki verniyerin hassasiyet değerini bilmeniz gerekir. Ölçülecek parçaya göre kumpas açılır. Parçanın uzunluğunun tam değeri çetvelden okununr. Küsür altı kısmı verniyerden okunur.Eğer verniyerin sıfır çizgisi çetveldeki mimimetre çizgilerinden biriyle bir hizaya gelirse okuma mm olarak tam değerindedir. Eğer verniyerin sıfırı cetveldeki mm çizgisiyle karşılaşmıyorsa , okuma mm olarak tam değildir. Bu durumda mm ondaları verniyer üzerinden okununr.Verniyer bölüntü çizgilerinden birisi cetlelin mm çizgilerinden birisiyle karşı karşıya gelir.Eğer verniyer 1/20’lik ise 10. Çizgi çakışıyor ise cetvelden okunan değere 10 x 0,05 = 0,5mm ilave edilir.</p>
<p>Kumpasın teknik olarak okunması:</p>
<p>Örnek 1 :</p>
<p>1/20 kumpasta O.Ö. = T.S + ( H.D.x V.Ç. )</p>
<p>Tam Sayı = 19 O.Ö. = 19 + ( 0,05 x 14 )</p>
<p>Verniyer Çizgisi = 14 O.Ö. = 19 + 0,70</p>
<p>Okunan ölçü = ? O.Ö. = 19,70mm</p>
<p>Örnek 2 :</p>
<p>1/20 Kumpas O.Ö. = T.S. + (H.D. x V. Ç. )</p>
<p>Tam Sayı = 41 O.Ö. = 41 + ( 0,05 x 5 )</p>
<p>Verniyer Çizgisi = 5 O.Ö. = 41 + 0,25</p>
<p>Okunan Ölçü = ? O.Ö. = 41,25mm</p>
<p>Örnek 3 :</p>
<p>1/50 Kumpas O.Ö. = T.S. + ( H.D. + V.Ç. )</p>
<p>Tam Sayı = 25 O.Ö. = 25 + ( 0,02 + 32 )</p>
<p>Verniyer Çizgisi = 32 O.Ö. = 25 + 0,64</p>
<p>Okunan Ölçü = ? O.Ö. = 25,64mm</p>
<p>Örnek 4 :</p>
<p>O.Ö: = T.S. + ( H.D. + V.Ç. )</p>
<p>O.Ö. = 20 + ( 0,05 + 12 )</p>
<p>O.Ö. = 20 + 0,60</p>
<p>O.Ö. = 20,60mm</p>
<p>Örnek 5:</p>
<p>O.Ö. = T.S. + ( H.D. x V.Ç. )</p>
<p>O.Ö. = 48 + ( 0,05 x 19 )</p>
<p>O.Ö. = 48 + 0,95</p>
<p>O.Ö. = 48,95mm</p>
<p>Paramk İnç Sisteminin Okunması :</p>
<p>Örnek 1 :</p>
<p>1/28 kumpas O.Ö. = T.S. + ( H.D. x Ç.C.)</p>
<p>Tam Sayı = 3/8 ” O.Ö. = 3/8 + ( 1/128 x 5 )</p>
<p>Çakışan Çizgi = 5 O.Ö. = 3/8 + 5/128 = 48/128 + 5/128</p>
<p>Okunan Ölçü = ? O.Ö. = 53/128″</p>
<p>Mm cinsinden = 53/128 x 25,4 = 1346,2/128 = 10,51</p>
<p>Örnek 2 :</p>
<p>T.S. = 5/8″ O.Ö. = T.S. + ( H.D.xÇ.Ç. ) = 5/8 + ( 1/128 x 4 )</p>
<p>Ç.Ç = 4 O.Ö. = 5/8 + 4/128 = 84/128 = 21/32″</p>
<p>Mm cinsinden = 21/32 x 25,4 = 533,4/32 = 16,668mm</p>
<p>Örnek 3 :</p>
<p>O.Ö. = 1/1 + 3/16 +5/128</p>
<p>O.Ö. = 128/1128 + 24/128 + 5/ 128 = 153/128″</p>
<p>Mm cinsinden = 153/128 x 25,4 = 3886,2/128 = 30,36mm</p>
<p>C) Mikrometreler : Tesviyecilikte kullanılan bir ölçü aletidir. Mikrometreler; dış çap , iç çap , vida ve derinlik mikrometreleri olmak üzere çeşitli tipleri vardır. Mikrometreler aşağıdaki sebeplerden ötürü çok önemlidirler.</p>
<p>Küçüktür,taşına bilir ve normal kullanımlara dayanacak kadar sağlamdırlar.</p>
<p>Hassasiyetini çok iyi muhafaza eder ve aşınınca kolaylıkla ayarlana bilir.</p>
<p>Kullanılması , okunması kolaydır ve tek elle kullanıla bilir.</p>
<p>Dış ölçmeler için kullanılan mikrometreler :1/100mm’ye kadar okuma tamlığında imal edlirler.</p>
<p>Dış ölçmeler için</p>
<p>Et kalınlıklarını ölçümek için özel şekilde yapılmışlardır.Dış ölçümeler için 1/1000 mm okuma tamlığında verniyerli.</p>
<p>Değiştirile bilen ağızlı vidaların aşağıdaki dış ölçüler içindir</p>
<p>Dış çap</p>
<p>Çekirdek çapı</p>
<p>Böğür çapı</p>
<p>Ölçme baskısını gösteren tertibatlı mikrometre .</p>
<p>Hassas mikrometre</p>
<p>Takılabilen</p>
<p>Geçme şeklinde takıla bilen göstergeli 1/1000mm tamlığında yapılmıştır.</p>
<p>Mikrometrelerde dış ölçmeler :</p>
<p>Mikrometre ölçülecek ölçüden büyük olarak açılır.</p>
<p>Örs iş parcasına dayatılır.</p>
<p>Ölçme mili iş parçasına doğru döndürülerek hareket ettirilir.</p>
<p>Ölçme parçasına yaklaştırırken ölçme milini çok dikkatli döndürünüz.</p>
<p>Ölçme mili parçaya değdikten sonra ölçüyü okuyunuz.</p>
<p>Çok yüksk ölçme baskısı , ölçme hatası doğurur.</p>
<p>Bağlanmış iş parçaının ölçülmesi ; mikrometre sol elle kavranır ve ölçme mili işe doğru çevrilir.</p>
<p>Bir el ile ölçüleçek iş parçasını tutmak mecburiyetinde ise , ölçme şekilde gösterildiği üzere sağ elle yapılır.</p>
<p>Çok sayıda aynı parçaların ölçülmesinde mikrometre bir tutucuya bağlanmalıdır. Dikkat :</p>
<p>özel tamlık isteyen ölçmelerden önce sıfır veya başlangıç durumunu kontrol etmek</p>
<p>gerekir.Normal ölçü baskısında , scala burcundaki sıfır çizgisi ile ölçme tamburundakinin karşılaştırılması lazımdır.</p>
<p>Vidalı mikrometreler ile ölçme : Vida biçimine özel takma parçaları vardır.Dış vidaları ölçmeye yarayan mikrometreler , ölçme vidasını seri ve doğru olarak sıfıra ve muayene ölçüsüne göre ayarlaya bilmek için genellikle ince ayar vidası ile sabitleştirme bileziği gerekir.</p>
<p>Vidaların adımları ve böğür açıları çeşitlidir. Bu sebepten takılabilen takımlar bunlara uygun olarak yapılır.</p>
<p>Vida ölçme telleri 0,17- 3,2 mm ‘ler arasında kademeli olarak yapılmışlardır.</p>
<p>Mikrometre ile dış vidanın ölçülmesinde gerekli olan takma ağızların ölçme şekline göre ( Dış,çekirdek veya böğür ) ve vidanın adımı veya Böğür açısına göre seçilmesi gerekir.</p>
<p>Mikrometre ile aşağıdaki ölçüler tespit edilir.</p>
<p>Vidanın diş üstü çapı d</p>
<p>“ “ dibi “ dı</p>
<p>“ “ böğür “ d2</p>
<p>Adımı ( h) ve böğür açısını ( a ) ölçmek için vida taraklarına ihtiyaç vardır.</p>
<p>Böğür ve çekirdek çaplarının mikrometre ölçülecek ölçüden büyük olarak açılmalı ve ölçme değeri , ölçme milinin gerekli titizlikle döndürülmesiyle elde edilir.</p>
<p>Doğru ayarlamada , vidanın boşluksuz ve basınç yapmadan geçmesi gerekir.</p>
<p>Hassas mikrometre :</p>
<p>Örs (sabit tuş ) hareketli yapılmıştır.Bir yay basıncı altında duran örsün hareketi , mekanik olarak bir kaldıraç sistemi yardımıyla bir göstergeye iletilir. Gösterge üzerinde ±20 ( ± 0,020mm )gösterir.Örsün harektli oluşu gösterge ve ölçüme tamburunun konumları birbirine bağlı olur.Örsün yaylı olması nedeniyle , her ölçme aynı baskıyla yapılır. Sıfır veya başlangıç durumunun kontrolünde , tambur sıfırda iken , ibrede sıfır üzerinde bulunmalıdır.</p>
<p>Derinlik ve iç ölçmelerde kullanılan mikrometreler:</p>
<p>derinlik mikrometreleri:</p>
<p>Normal tipte</p>
<p>Millerdeki kama yerlerinin ölçülmesine yarayan tipte yapılır.</p>
<p>Derinlik ölçme çubuğu değişe bilir.</p>
<p>İç ölçme mikrometreleri :</p>
<p>Değişe bilen ara parçalı tip,Ölçme alanı 50mm den 1800mm ye kadar.</p>
<p>5-30mm ölçme alanlı tip.</p>
<p>5-55mm ölçme alanlı tip.</p>
<p>Üç noktadan temaslı tip.Ölçme alanı 6-300mm.</p>
<p>İç vida ölçme mikrometreri :</p>
<p>Değişe bilen takma ağızlı tip.</p>
<p>Değişe bilen takma ağızlı ve ara parçalı tip.</p>
<p>MikrometreLDerinlik ölçme :</p>
<p>Mikrometre ölçülecek ölçüden küçük açılır.</p>
<p>Ölçü irtibat yüzüne sıkı olarak oturtulur.</p>
<p>Ölçme mili , ölçülen yüzeye doğru döndürülmek üzere hareket ettirilir.</p>
<p>Mil temas ettirilince mikrometreyi okumak için delikten çıkartılır.</p>
<p>Millerde ve silindirik parçalardaki kama yeri yuvalarının deliklerini ölçmek için , açılı olarak boşaltılmış köprülü bir mikrometre kullanılır.Bu sırada yuva deliğini iki ölçü alarak bulunuz.</p>
<p>ÖRNEK :</p>
<p>Ölçmede okunan değer = 10,25mm</p>
<p>Ölçmede okunan değer = 2,50mm</p>
<p>7,75mm</p>
<p>Mikrometrelerde İç Ölçmeler :</p>
<p>Mikrometre ölçülecek ölçüden küçük olarak açılır.</p>
<p>Mikrometrenin sabit ölçme yüzü iş parçasına dayatılır.</p>
<p>Ölçme mili döndürülerek iş parçasına temas ettirilene kadar ona doğru hareket ettirilir.</p>
<p>Mikrometrenin ölçü irtibat yüzeyine göre dikine boyuna doğrultuda , dik açı yapacak şekilde bulunması gerekir.</p>
<p>Deliklerde mikrometrenin dikine doğrultuda en büyük değere , eksen doğrultusunda ise en küçük değere intibak etmesi gerekir.</p>
<p>İç köşelerde mikrometrelerinin boyuna ve dikine doğrultularının en küçük değere intibak etmesi gerekir.</p>
<p>Üç noktada temas eden mikrometrelerde ( yalnız delikler için ) ince ayar için , çıt çıt 3 ile 4 defa döndürülür. Böylece aynı ölçme baskısını elde ederiz.</p>
<p>Ölçme ağızlı mikrometreler: Bu mikrometrelerin kullanılmasında özel bir dikkat istenir. Çünkü ağızlarında meydana gelebilecek kaldıraç tesiri ,</p>
<p>vidayı yanlış ölçmeye ve ölçme vidasının zarar görmesine neden olabilir.</p>
<p>Mikrometre ile iç vidaların ölçülmesi : Ölçme için gerekli olan takma uçları ölçme cinsine ( dış , diş dibi ve böğür çapı ) ve vidanın adımı veya böğür el açısına göre seçilmelidir.</p>
<p>Böğür çapının ölçülmsinde , eğer vidanın böğür açısı normal değerinden farklı ise , ölçme sonucu yanlış bir değer çıkar. Takma uçların böğürleri bu taktirde , vida profiline uymaz.Bu durumu yok eymek için ölçme yüzeyi kısıtlanmış takma ağızları kullanılır.</p>
<p>75mm’den 300mm’ye kadar vidalar için, ara parçalı iç vidalar kullanılır.</p>
<p>Çapı 20mm’den 95mm’ye kadar olan vidaların böğür çapının ölçülmesinde , özel çeneli mikrometreler kullanılır</p>
<p>DİKKAT : Mikrometreler ölçme işleminden , önce bilezik şeklindeki vida mastarlarına göre ayarlayın.</p>
<p>Mikrometrenin Teknik Olarak Okunması:</p>
<p>Tam Sayı 4,00 Tam sayı 6,00</p>
<p>Cetveldeki yarım sayı ___ Cetveldeki yarım sayı 0,50</p>
<p>Tamburdaki sayı 0,45 Tamburdaki sayı 0,46</p>
<p>+ _____ +_____</p>
<p>4,45mm 6,96mm</p>
<p>Hassas Mikrometrelerin teknik olarak okunması :</p>
<p>Gösterge eski alanda</p>
<p>Tam sayı 5,000</p>
<p>Tamburdaki Sayı 0,470</p>
<p>+_____</p>
<p>Ayar 5,470</p>
<p>Gösterge 0,004</p>
<p>+______</p>
<p>Ölçme değeri 5,446mm</p>
<p>Gösterge Artı Alanda</p>
<p>Tam sayı 5,000</p>
<p>Tamburdaki Sayı 0,460</p>
<p>+_______</p>
<p>Ayar 5,460</p>
<p>Gösterge 0,006</p>
<p>+_______</p>
<p>Ölçme değeri 5,466mm</p>
<p>Eğer hassas mikrometre , çok sayıda aynı parçanın ölçülmesinde kullanılırsa ve bunlarda , gerkli ölçüden çok küçük sapmalara ( örn. ± 0,01mm) müsaade ediyorsa aşağıdaki şekilde ölçme yapılır.</p>
<p>Bölüntü Yüksüğünde ölçme değeri ( örn 8,42mm ) bir lupla tam olarak ayarlanır.</p>
<p>Tespit bileziği sıkıdır.</p>
<p>Ayarlama kontrol edile bilir.</p>
<p>Tolerans İşaretleri /( + 10m ve &#8211; 10m) ayarlanır.</p>
<p>Basma düğmesi ile örs geri çekilir.İş parçası araya konur.</p>
<p>Basma düğmesi serbest bırakılır.</p>
<p>Gösterge tolerans işaretlerinin arasında kaldığı sürece ölçme değeri müsaade edilen tolerans içindedir.</p>
<p>d. Ölçme Saatleri ( Komparatör ): Toleransların belirli ölçü değerinde olması gereken uzunlukların ölçülmesinde kullanılrı. Okuma tamlığı 1/100 mm’dir. Ölçme işlemi için özel taşıyıcı tertibatlara ve iç ölçmeler için ayrıca iletme çubuklarına ihtiyaç vardır.</p>
<p>Çeşitli ölçme saatleri :</p>
<p>Ölçme saati</p>
<p>a-3 mm ölçme alanlı., tolerans işaretli ve</p>
<p>işaretsiz.</p>
<p>b-10mm ölçüm alan.lı tolerans işaretli ve işaretsiz.</p>
<p>Taşıyıcı tertibatlı</p>
<p>a-İş tezgahları için ölçme sapmaları.</p>
<p>b-Ölçme plakası için ölçme masaları.</p>
<p>c-Kalınlıkları ölçmek için kıvrık taşıyıcılar.</p>
<p>d-İç ölçmeler için iletme çubukları.</p>
<p>Ölçme Saati İle Ölçme : önce johanson mastarı ( sabit ölçü mastarı ) ile ibrenin sıfıra ayarı yapılır. Ölçme saati ile belli bir ölçme değerinde olan sapmaları gösterir.</p>
<p>Ölçme saati pratik olarak öyle ayarlanır ki; ibre sıfırda dururken temas pimin kursu, her iki doğrultuda mümkün olabilecek sapmaları</p>
<p>da içine alabilsin. Uygun olan kurma yaklaşık 1 mm’dir.</p>
<p>Eğer tolerans işaretleri varsa o zaman bunlar kabul edilen sapma miktarına göre ( örnek 0,1 mm ) ayarlanırlar. Parçaların ölçülmesinde ibre tplerans çizgileri arasında kalıyorsa, bu iş parçalarının hepsi ölçü bakımından kusursuz kabul edilir.</p>
<p>Ölçme saati ile parçaların eksenden kaçıklığının ölçülmesinde ölçme saati milinin, iş parçası miline daima dik açı yapacak şekilde durması şarttır.</p>
<p>Eksenden kaçıklık ( eksantirik ) ölçülecek olan ( H ) kursu ile hesaplanır. e</p>
<p>=H/2 ölçme çeşitli kısımlarda tekrarlanmalıdır.</p>
<p>Bu iş parçasının dairesel hareketlerinin kontrolü :</p>
<p>Ölçme saati, belli bir hareket yapabilecek şekilde sıfıra ayarlanır. Eğer iş parçası yavaşça dönerken, ölçme saatinin hiçbir sapma yapmıyorsa,</p>
<p>o zaman iş parçası kusursuz demektir. Fakat gösterge bir sapma meydana getiriyorsa;</p>
<p>o zaman en büyük ve en küçük ölçme değerinin farkı kursu ( sapmayı ) verir. Eksenden kaçıklık</p>
<p>bunun yarısına eşittir. e= H/2</p>
<p>Paralel Yüzeylerde Eksen Kaçıklığının Ölçülmesi:</p>
<p>Ölçülecek olan yüzeyin, ölçme aletinin gövdesinin ( sehpanın ) oturduğu yüzeye paralel olmasına dikkat</p>
<p>edilmelidir. Bu durum, sehpanın yerinin değiştirilmesiyle kontrol edilir. Bu sırada göstegenin hiçbir sapma</p>
<p>yapmaması icabeder. Bundan sonra saat okunur, saat kaldırılıp alt yüzey yukarı çevrilir. Yeniden paralellik temin</p>
<p>edilir ve tekrar okunur. Eğer iki okuma arasında hiçbir fark bulunmazsa, o zaman yüzeyler eksene göre simetrik</p>
<p>konumdadır. Bir fark bulunduğu zaman, eksen kaçıklığı e=H/2 bulunur.</p>
<p>Bir eksantirik kursunun ölçülmesi:</p>
<p>Ölçme saati ile bir defa eksantrikliğin en yüksek ( M1 ) ve bir defa en alçak ( M2 ) konumda ölçme yapılır.</p>
<p>Eksantrik kursu H= M1 – M2</p>
<p>Eksatriklik e=H/2</p>
<p>Örnek:</p>
<p>M1= 9,00 H= 9,00-1,58</p>
<p>M2= 1,58 H=7,42</p>
<p>e=H/2= 7,42/2= 3,71 mm</p>
<p>Açı ölçme arçları:</p>
<p>Açılar sabit veya ayarlanabilir açı ölçme aletleri ile birlikte ölçüle bilirler.Sabit açı ölçme aletleri yalnız sabit bir açının ölçülmesi için yapılmışlardır.Ayarlı açı ölçme aletleri derece bölüntülü ve bölüntüsüz olarak yapılırlar ve herhangi bir açıya göre ayar edile bilirler.</p>
<p>Çeşitli ölçme aletleri :</p>
<p>Sabit açı ölçme</p>
<p>dikdörgenler</p>
<p>belli dar ve geniş açı gönyeleri</p>
<p>2. Ayarlı açı ölçme aletleri</p>
<p>Herhangi bir açıyı nakletnede kullanılan ölçü bölüntüsüz gönyeler.</p>
<p>Herhangi bir açıyı ölçmekte kullanılan bölüntülü gönyeler.</p>
<p>Sabit Gönyeler ile ölçme :</p>
<p>Gönye her iki kolu ( kılıcı ) iş parçasının yüzeyleri ile dik açı yapacak şekilde iş parçasına oturtulur.</p>
<p>Kaide olarak uzun olanı dayama yüzeyi görevini görür.</p>
<p>Açının tamlığı ( doğruluğu ) ışık aralığı metodu ile belirlenir.</p>
<p>Gönyenin konulmasında bir kol ölçme yüzünün tam genişliğince dayatılacak yüzeye oturtulur. Ve gönye yavaşça kolu boyunca diğer kol iş parçasına temas</p>
<p>edinceye kadar hareket ettirilir. Bu sırada iş parçası ve gönye ışığa doğru tutulur. Bakış doğrultusu</p>
<p>ile ölçülen yüzeyin aynı düzlemde bulunması gerekir. Eğer iş parçasının açısı , kullanılan</p>
<p>ölçü aletininki ile ışık sızmayacak şekilde çakışır ise o zaman tan açı sağlanmış olur.</p>
<p>İç , açının ölçülmesinde , gönyenin bir kolu dış ölçme yüzeyi iş parçasına dayama yüzeyine oturtulur ve gönye iş</p>
<p>parçasının diğer yüzeyine doğru , gönye temas edinceye kadar kaydırılır.(1)</p>
<p>Gönyenin direk olarak dayama yüzeyine konmasında (2) özel bir itina göstermek lazımdır.</p>
<p>Ayarlana bilir açı ölçer :</p>
<p>Üniversal açı ölçerin montajı ve bölüntüleri o şekilde yapılmıştırki , her türlü açının 5 tamlıkta okunması mümkündür. Esas bölüntü , her biri 90°’lik dört alanı ihtiva eder.Bu , 0°’den başlayıp her iki tarafa doğru 90°’ye kadar artarak gider.Buradan itibaren tekrar azalarak 0°’ye iner.</p>
<p>Verniyede aynı şekilde her iki tarafa doğru yapılmıştır.Böylece esas bölüntünün her iki tarafa hareketinde olduğu</p>
<p>gibi , doğru ölçme yapıla bilir.</p>
<p>Açı ölçerlerde ölçmeler :</p>
<p>Kılıç iş parçasına o şekilde dayatılır ki , artık kılıç ile iş parçası arasında bir ışık aralığı farka dilmez.</p>
<p>Açı ölçerin kılıç ölçme yüzeyi üstünde her zaman dik konumda durur.</p>
<p>Basit açı ölçerde hareketli kılıç , açı değeri doğrudan doğruya okuna bilecek şekilde ayarlanır.</p>
<p>Üniversal açı ölçerlerde ölçme sırasında her açınınkatları ayarlana bilir.</p>
<p>Dar açının ölçülmesinde : Ölçme değeri = okuma değeri</p>
<p>Genilş açının ölçülmesinde : Ölçme değeri = 180° &#8211; okuma değeri</p>
<p>Açı ölçerlerin okunmasında önce esas bölüntü üstünde sıfırdan sonraki tan derece miktar verniyerin sıfır çizgisi yardımıyla okunur. Bundan sonra aynı yönde harekete devam edilerek , esas bölüntünün bir çizgisi ile çakışan verniyer bölüntü çizgisi ile dakika miktarı okunur.</p>
<p>Boşluk Muayne edici ( Layner ) :</p>
<p>Makinaların ve aparatların montajında , örn. Kızakların , yatakların , v.b. boşluklarını tespit etmede kullanılır. Bir boşluk muayene edici dilleri , takım halinde ve çeşitli kademededir.</p>
<p>Kavis Şablonu :</p>
<p>Dış bükey ( konveks ) veya iç bükey ( konvak ) eğri yüzeylerin kavis yarı çaplarını mukayese etmek suretiyle</p>
<p>tespit etmekte kullanılır.</p>
<p>Eğer bir iş parçasının kavisi şablonun kavisine uymaz ise , bu zaman bir ışık aralığı meydana gelir</p>
<p>İş parçasının kavisi çok İş parçasının kavisi ile şab- İş parçasının kavisi</p>
<p>Küçük lonun kavisi çakışır. Çok büyük.</p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/leyla-ile-mecnun-hikayesi" title="Leyla ile Mecnun Hikayesi (11 Ekim 2009)">Leyla ile Mecnun Hikayesi</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/isi-ve-sicaklik-10-sinif-fizik" title="Isı ve Sıcaklık &#8211; 10. sınıf fizik (11 Ekim 2009)">Isı ve Sıcaklık &#8211; 10. sınıf fizik</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/cumle-tumce-bilgisi" title="Cümle (Tümce) Bilgisi (18 Ekim 2009)">Cümle (Tümce) Bilgisi</a> (2)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/zorunlu-egitim-9-yila-cikiyor" title="Zorunlu eğitim 9 yıla çıkıyor (10 Haziran 2009)">Zorunlu eğitim 9 yıla çıkıyor</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/zik-11-sinif-roketlerin-yapisi-tarihcesi" title="zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi (11 Ekim 2009)">zik 11. Sınıf &#8211; Roketlerin Yapısı, Tarihçesi</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/olcme-nedir-neden-onemlidir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektriklenme ve çeşitleri?</title>
		<link>http://www.bilgeogretmen.com/elektriklenme-ve-cesitleri</link>
		<comments>http://www.bilgeogretmen.com/elektriklenme-ve-cesitleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 15:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[19nısan sına sonucları]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıntılı elektriklenme ve çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[elektriklenme çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[ELEKTRİKLENME ÇEŞİTLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[elektriklenme formül çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[elektriklenme şekli]]></category>
		<category><![CDATA[Elektriklenme ve çeşitleri?]]></category>
		<category><![CDATA[elektrilenmenin teknolojideki kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ödeneğinin]]></category>
		<category><![CDATA[plastikteki elektriklenme]]></category>
		<category><![CDATA[unable]]></category>
		<category><![CDATA[vefatının]]></category>
		<category><![CDATA[ygs de çıkan elektriklenme soruları]]></category>
		<category><![CDATA[yün halıda yürüyüp kapı koluna dokunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilgeogretmen.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Elektriklenme Üzerimizdeki yün kazağı çıkarırken bazen çıtırtılar duyarız.Bazen de yolcuk sonunda otomomilden inip arabanın kapı koluna dokunduğunuzda elektirik çarpması hissederiz.Evde naylon halı varsa ve terlikleüzerinde yürüyüp metal kapı koluna değdiğimizde elektrik çarpması hissedebiliriz.Bütün bu olaylar maddelerin elektriklenmesi ile ilgilidir.Balonlarn itip çekmesine sebep olan etken elektriklenme olarak adlandırılır.Cisimler birbirine sürtünürken etkileşen temas yüzeyi arttığı için elektriklenme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Elektriklenme</p>
<p>Üzerimizdeki yün kazağı çıkarırken bazen çıtırtılar duyarız.Bazen de yolcuk sonunda otomomilden inip arabanın kapı koluna dokunduğunuzda elektirik çarpması hissederiz.Evde naylon halı varsa ve terlikleüzerinde yürüyüp metal kapı koluna değdiğimizde elektrik çarpması hissedebiliriz.Bütün bu olaylar maddelerin elektriklenmesi ile ilgilidir.Balonlarn itip çekmesine sebep olan etken elektriklenme olarak adlandırılır.Cisimler birbirine sürtünürken etkileşen temas yüzeyi arttığı için elektriklenme daha kolay gerçekleşir.<span id="more-365"></span></p>
<p>Elektrostatikte yalıtkan cisimlerin elektrik yükleri ile yüklenmesi 3 farklı şekilde olabilir</p>
<p>1. Etki ile elektriklenme: Nötr (Yüksüz) bir cisme (-) veya (+) yüklü bir cisim yaklaştırıldığında nötr cismin yük düzeni bozlularak söz gelimi yaklaştırılan cisim (-) yükle yüklü ise nötr cismin yaklaştırılan cisme yakın olan kısmı (+) uzak olan kısmı (-) yüklenir. Bu elektriklenme şekli geçicidir zira elektriklenmeye sebep olan yüklü cisim uzaklaştırıldığında nötr cisim eski durumuna geri döner.</p>
<p>2. Dokunma ile elektriklenme: Bu tip elektrilenme cisimler arasında elektron geçişi bittikten sonra iki cisimde aynı cins yükle yüklenir. Örneğin: Nötr bir cisme (+) yüklü bir cisim dokundurulursa son yük durumunda her ikiside (+) yüklenir. Eğer (+) ve (-) yüklü cisimler birbirine dokundurulursa bakılır; eğer yük miktarları eşitse son durumda her ikiside nötr olur. Eğer (-) miktarı fazlaysa son durumda her ikiside (-), (+)lar fazlaysa son durumda her ikiside (+) yüklü olur.</p>
<p>3. Sürtünme ile elektriklenme: Bu kısımda sürtünen cisimler arasında elektron geçişi olur ve elektron kaybeden (+), kazanan (-) yükle yüklenir. Örneğin (her zaman): Yün kumaş ile ebonit (plastik) çubuk birbirine sürtüldüğünde yün kumaş pozitif, ebonit çubuk negatif yükle yüklenir. Aynı şekilde ipek kumaş ile cam çubuk bir birine sürtüldüğünde ipek kumaş negatif, cam çubuk pozitif yükle yüklenir. birde : karşında güzel bir kız görünce kalbinin sıkışması tüylerinin tiken tiken olup ülperme diyede tarif edilebilir </p>

	<h4>İlgili Konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/bilimde-siniflandirmaya-nicin-ihtiyac-duyulmustur" title="Bilimde Sınıflandırmaya niçin ihtiyaç duyulmuştur? (08 Ekim 2009)">Bilimde Sınıflandırmaya niçin ihtiyaç duyulmuştur?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/%e2%80%9cmektup-kisiliginizin-aynasidir%e2%80%9d-sozunun-aciklamasi" title="“Mektup kişiliğinizin aynasıdır” sözünün açıklaması (08 Ekim 2009)">“Mektup kişiliğinizin aynasıdır” sözünün açıklaması</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/yesil-gece-resat-nuri-guntekin" title="Yeşil Gece &#8211; Reşat Nuri Güntekin (05 Nisan 2009)">Yeşil Gece &#8211; Reşat Nuri Güntekin</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/sbs-puaninizi-hesaplayin" title="Sbs Puanınızı Hesaplayın (07 Haziran 2009)">Sbs Puanınızı Hesaplayın</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.bilgeogretmen.com/ossde-puani-dusuk-olana-mujde" title="ÖSS&#8217;de puanı düşük olana müjde (14 Temmuz 2009)">ÖSS&#8217;de puanı düşük olana müjde</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilgeogretmen.com/elektriklenme-ve-cesitleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
